{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1527 <br>KARAR NO: 2025/25<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/06/2024<br>NUMARASI: 2023/326 Esas, 2024/687 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 09/01/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında hakkediş usulüne dayalı ticari ilişki bulunduğunu, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Hendek Şubesi tarafından onaylanmamış, hukuki dayanağı bulunmayan ve karşılığı olmayan yüksek tutarlı faturalar düzenlenmesi sonucu, bu alacak iddialarıyla başlatılan haksız icra takibine maruz kaldıklarını, taraf ehliyeti olmayan Davalı Şube’nin başlattığı bu icra takibi nedeniyle borç ilişkisinin bulunmadığının tespiti, İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesi, davalıların hukuka aykırı ve kötü niyetli işlemleri sonucunda müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili,  davacı ve davalı ... Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin uzun yıllar boyunca farklı projelerde hakkediş usulüyle yürüttüğü ticari ilişkide, davalı şirketin konkordato sürecine girmesiyle birlikte ticari etik dışı davranışlar sergileyerek gerçeğe aykırı ve kötü niyetli beyanlarla alacak iddiasında bulunduğunu, bu doğrultuda hukuka uygun olmayan şekilde başlatılan icra takibine ilişkin taraf ehliyeti, hakkedişlerin ödenmesi, Libya, Manisa ve Riva şantiyelerine yönelik hak ediş hesaplamaları gibi birçok konuda iddialarını temellendirdiğini, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığı halde alacak temerrüdü iddiasının öne sürüldüğünü ve mahkemece ihtiyati tedbir kararının haksız bir şekilde kabul edilmesiyle müvekkili şirketin hak ettiği alacaklarını tahsil edemeyerek zarar uğratıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme tarafından davacı vekiline tensip zaptı ile birlikte duruşma günü, elektronik tebligat yoluyla 10.10.2023 tarihinde tebliğ edilmiş; ancak davacı vekilince gönderilen mazeret dilekçesi nedeniyle 18.01.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında, davacı vekilinin mazereti kabul edilerek duruşma 07.03.2024 tarihine ertelenmiştir. Duruşma zaptı, 23.01.2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir. 07.03.2024 tarihli duruşmada ise davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı, davalı vekilinin ise davayı takip etmediğine dair beyanda bulunması nedeniyle ön inceleme duruşması yapılamamış ve mahkemece, HMK'nın 150/1-4. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Üç aylık yasal süre içinde dosya yenilenmediğinden, mahkeme 27.06.2024 tarihli kararı ile HMK'nın 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Bu karara karşı davalılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Davalılar vekili istinafında, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek hükmün düzeltilmesini talep etmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. maddesinde; “Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti bu tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde yazılı miktarları geçemez” hükmü düzenlenmiştir.  Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 12.09.2014 tarih, 2014/861 Esas, 2014/5556 karar sayılı kararında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesi hükmüne göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde, davalı taraf lehine tarifedeki maktu vekalet ücretine hükmedileceği belirtilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 7. maddesi uyarınca, davanın açılmamış sayılması halinde hükmedilecek vekalet ücreti düzenlenmiştir. AAÜT’nin 7/1. maddesinin ilk cümlesinde vekalet ücretinin nasıl hükmedileceği belirtilmiş, ikinci cümlesinde ise bu ücretin sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu düzenleme doğrultusunda, dava dilekçesinde belirtilen değer esas alınarak vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği ve hükmedilecek vekalet ücretinin tarifedeki maktu vekalet ücretini aşamayacağı anlaşılmıştır. Bu durum, bir maddi hata teşkil ettiğinden, hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemektedir. Bu nedenle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüyle, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davalılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/06/2024 tarih ve 2023/326 Esas, 2024/687 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın 07/03/2024 tarihi itibari ile işlemden kaldırıldığı ve aradan geçen süre zarfında davanın yenilenmemiş olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,<br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gerekli 427,60 TL harcın için peşin alınan 78.958,47 TL harçtan mahsubu ile fazla ‭78.530,87‬ TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istek halinde davacıya İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca  30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara tarafa İADESİNE,2-Davalılar  tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 390,00 TL tebligat ve posta  gideri olmak üzere toplam 1.559,4‬0 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara  VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 09/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a3c6077209a504b","SID":"6d17a0185a3684da"}}