{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2024/1586 <br>KARAR NO:2025/111 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:15/6/2023<br>NUMARASI:2020/705 (E) - 2023/534 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ:23/1/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenleyen davacı sigorta şirketinin, dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatı, sigorta sözleşmesine aykırı davrandığını ileri sürdüğü sigortalı davalı işletenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dairemizin 17/9/2020 gün ve 2020/1833 (E) - 2020/3845 (K) sayılı kararıyla, davacı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, ilk derece mahkemesinin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin 16/1/2020 gün ve 2020/1833 (E) - 2020/3845 (K) sayılı kararının ön inceleme duruşma gününün yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-a/5'inci maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesinin ardından sürdürülen yargılamada ilk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 57.621,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; husumet itirazları gözetilmeden verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ... plakalı aracın maliki olmakla birlikte aracın işleteni olmadığını, zira davaya konu aracın 1/9/2006 günü 36 ay süreyle dava dışı ..., ... AŞ'ye kiralandığını, böylece aracın zilyetliğini kira sözleşmesi uyarınca devralan  adı geçen kiracı şirketin işleten sıfatını edindiğini; tahkim yargılamasının müvekkili şirkete ihbar edilmediğini, bu nedenle savunma haklarının kısıtlandığını; ölenin mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, davacının dosyayı ihbar etmemesi nedeniyle savunma yapılamadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesinin hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu, davaya konu kazada ölenin kusuru ile zarar arasında nedensellik bağı bulunduğunu, ölenin mirasçısına tazminat ödenmesinin haksız olduğunu, bu nedenle müvekkili şirkete rücu edilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, ZMSS poliçesini düzenleyen davacının, gerçekleşen riziko nedeniyle dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatın, sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürdüğü sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.Eldeki davada davacı .. Sigorta Şirketi ile davalı ... AŞ arasında 27/10/2007 günü, adı geçen davalı şirkete ait ... plakalı otomobil cinsinden araç için, 27/10/2007 başlangıç, 27/10/2008 bitiş tarihleri arasında geçerli ZMSS poliçesi düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ölen sürücünün ZMSS poliçesiyle sigortalı otomobili alkollü olarak sürmesinin, sigortacı davacının, dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatı, sigortalısına rücu edip edemeyeceği konusunda toplanmaktadır. Kolluk tarafından düzenlenen Ölümlü/Yaralanmalı Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı içeriğinde, davacı ... Şirketine ZMSS poliçesiyle sigortalı davalıya ait, dava dışı  sürücü ...'nun yönetimindeki ... plakalı otomobilin, 1/10/2008 günü Kırıkkale İlinde, Samsun Bulvarını takiben Ankara yönünde seyir halinde iken, aynı yönde seyreden ... plakalı otobüse arkadan çarptığı belirtilmiş; davaya konu kazada ölen adı geçen sürücüden Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinde yapılan otopsi sırasında alınan kan ve iç organ parçaları üzerinde yapılan toksikolojik ve histopatalojik incelemede, otomobil sürücüsü ...'nun kanında 343 mg/dl etanol (etil alkol) bulunduğu belirlenmiş; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 7/10/2017 gün  2017/26835 (E) - 2017/49050 (K) sayılı kararıyla başvuran ...'nun talebinin kabulüne, 44.988,39 TL destekten yoksun kalma tazminatının ... Sigorta Şirketinden alınarak, adı geçen başvurana ödenmesine, alacağı 7/4/2017 gününden itibaren avans faizi işletilmesine hükmolunmuş; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 6/12/2017 gün ve 2017/26835 (E) - 2017/İHK-5098 (K) sayılı kararıyla, temerrüt tarihinin 6/4/2017 olarak değiştirilmesine, hükmün diğer kısımlarının aynen infazına karar verilmiş; davacı ... Şirketi tarafından, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin kararına dayanılarak başlatılan İstanbul 4'üncü İcra Dairesinin ...(...) sayılı takibine 2/11/2017 günü 57.621,53 TL ödendiği anlaşılmış; bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda ise kazanın oluşumunda ölen...'nun %100 oranında kusurlu olduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığı bildirilmiş; nöroloji uzmanı tabip bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise kazanın münhasıran alkolün etkisi altında  gerçekleştiği belirtilmiş; aktüerya hesap uzmanı bilirkişi tarafından ise destek alacaklısı ...'nin 22 yaşına kadar süre için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının 92.569,32 TL olacağı, davacı sigorta şirketinin ise işleyen faizlerle birlikte  57.621,53 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödediği bildirilmiş; ilk derece mahkemesince dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi taşıyan ve HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen bilirkişilerin raporları benimsenerek karar verildiği anlaşılmıştır.Poliçenin tanzim tarihinde ve olayın meydana geldiği günde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1409'uncu maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2'nci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır.Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin  Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının (KMAZMSSGŞ), A.6'ncı maddesinde sayılan teminat dışında kalan haller ile B.4'üncü maddesinde sayılan zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı kapsamında olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, KMAZMSSGŞ'nin, A.6'ncı ve B.4'üncü maddeleri ve TTK'nin 1446'ncı maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yükü yer değiştirir. Bu durumda oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. ZMSS'de sigortacının rücu hakkı KTK'nin 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası ile KMAZMSSGŞ'de düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bu tür davalarda KTK'nin 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri sürme olanağı bulunmayan sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre sigorta ettirene rücu edebilir. Davacı ile davalı arasında ZMSS poliçesinin akdedildiği 27/10/2007 günü ve kazanın meydana geldiği 1/10/2008 tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın (KMAZMSSGŞ), zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkına ilişkin B.4'üncü maddesinin \"d\" bendi uyarınca, tazminatı gerektiren olayın işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatrı için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa ödemede bulunan sigortacı, sigortalıya rücu edebilir.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davalıya ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun 343 mg/dl miktarında alkollü olduğu, davaya konu trafik kazasının ise, yukarıda açıklanan nöroloji uzmanı tabip bilirkişi tarafından düzenlenen rapor içeriğine göre münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiği,  böylece davacı ... Şirketi ile ZMSS poliçesini düzenleyen davalı işleten ... AŞ'nin sözleşme ve KMAZMSSGŞ'ye aykırı davrandığının anlaşılması karşısında, KTK'nin  95'inci maddesinin 2'nci fıkrası ile KMAZMSSGŞ'nin B.4'üncü maddesinin \"f\" bendinde öngörülen rücu koşullarının oluştuğunun anlaşılması karşısında, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.936,12 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 958 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 2.978,12 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı avalı ... AŞ'nin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/1/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3ff205a98a39ded","SID":"ac75d7af92a2d0ac"}}