{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/827 Esas<br>KARAR NO:2025/113 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/09/2022<br>NUMARASI:2021/188 E.  -  2022/191 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:29/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2018 yılında kurulduğunu ve kurulduğu tarihten itibaren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte çalıştığını, projeler yaptığını, müvekkili şirketin kurucu ortağı olan davalının 04/06/2020 tarihinde ortaklık hisselerini devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, davalının kötü niyetli olarak ortaklıktan ayrılmadan hemen önce müvekkili şirketin diğer ortaklarından habersiz olarak şirket unvanının kendi adına tescili için başvuru yaptığını, ayrıca davalının TPMK'ya ... başvuru numaralı \"...\" ibareli marka için de başvuru yaptığını, müvekkilinin ilk faaliyet gösterdiği tarihten itibaren tüm fatura ve sevk irsaliyelerinde \"...\" logosunun bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkili şirketin kuruluşundan itibaren müvekkili tarafından kullanıldığını, marka ve logonun gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ve davalı tescilinin kötü niyetli olduğunu iddia ederek, davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;  müvekkilinin 11/07/2018 tarihinde kurulan ...'nin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketin kuruluşundan itibaren \"...\" isim ve markasının büyümesine katkı sağladığını, markanın logosunun tasarımının bizzat müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin yıllardır emek verdiği \"...\" markası ve logosunun elinden alınmak istendiğini, markanın hem hukuken, hem de gerçek ticari hayatta, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin dava konusu markayı tescil tarihinden önce ve sonra aktif olarak kullandığını, müvekkilinin tescilinde herhangi bir kötü niyet bulunmadığını ve davacı iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>MAHKEME KARAR:Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarihli 2021/188 E. - 2022/191K. sayılı kararıyla; \"...Dosya kapsamı deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde ; SMK m.6/3 kapsamında, davacı açısından sunulan söz konusu belgelerden en eski tarihli olanın 03.09.2018 tarihli olduğu, ilgili yetki belgesinde dava konusu markanın kullanılmakta olduğu, şirket görevlisi olarak davalı ...’ün yetkilendirildiğinin görüldüğü, davacı açısından en eski tarihli kullanımı gösterir yetki belgesinin tarihi olan 03.09.2018 tarihi itibariyle davalı ...’ün şirketin ortağı konumunda olduğu,SMK m.6/3 kapsamında davalı açısından sunulan söz konusu belgelerin bazılarında davalının markasal bir kullanımının yer almadığı, ayrıca sunulan bazıbelgelerin, tarihsel açıdan da marka başvurusundan sonraki tarihli belgeler olduğu, dolayısıyla davalı açısından eskiye dayalı/gerçek hak sahipliği savunmasını destekler nitelikte, adına olan 14/02/2020 tarihli marka tescil başvurusu dışında, tescilsiz markasal kullanımın daha önceki tarihli olduğunu gösterir yeterli belge olmadığı, bu noktada, tarafların ilgili şirketin kurucu ortakları oldukları, markayı beraber ihdas edip, şirketin 2018 yılında tescili ile birlikte markayı yoğun bir şekilde şirket tarafından kullanmaya başlandığı, SMK 6/3 kapsamında davacı şirketin marka üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğu, keza SMK 6/9 maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede de davalının davacı şirketin önceki ortağı olup, şirketin kullanımından haberdar olduğu gibi şirket ortaklığından ayrılmazdan kısa süre önce şirketin bilgisi dışında şirket unvanı ile aynı olacak şekilde marka tescili yaptığı, bu nedenle bu tescilin SMK m.6/9 kapsamında “kötüniyetli tescil” olarak değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine...\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, marka üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu,Şirketin kuruluş tarihi olan 11/07/2018 tarihinden önce markanın logosunun tasarımını bizzat kendisinin yaptırdığını, logo tasarımı ile ilgili müvekkiliyle ... arasında yapılan yazışmaların mevcut olduğunu, 06/07/2018 tarihinde ... tarafından son şeklini alan ve müvekkili adına tescili yapılan logo tasarımının gönderildiğini,Markayı davacı şirketten önce kullanmaya başladığının delillerinden birisinin ...'a hitaben göndermiş olduğu 24/06/2018 tarihli ve antetli tanıtım mektubu olduğunu, Müvekkilinin 24/06/2018 tarihinde ...com alan adını kendi adına satın aldığını,Gerek davacı şirketin kuruluşundan önce, gerekse davacı şirkette ortaklığının devam ettiği sürede markayı ciddi ve yoğun şekilde kullandığını,Sosyal medya hesaplarında markanın tanıtımını yaptığını, markanın büyümesi için yoğun çaba sarf ettiğini,Davacı şirket ortaklarının marka ile ilgilenmediklerini markayı tescil ettirme gereği dahi duymadıklarını,Davacının marka kullanımına delil olarak kabul edilen İstanbul Geri Dönüşüm Dergisi'ne verilen ve Ocak 2019 tarihinde yayınlanan reklamın da müvekkili tarafından verildiğini,Yine \"...\" logosu bulunan 18/01/2019 tarihli antetli faturanın da müvekkili tarafından kesildiğini, davacı şirketin makayı kullandığına dair delil olarak kabul edilemeyeceğini,Gerek reklamın verildiği, gerekse faturanın kesildiği tarihte müvekkilinin davacı şirketin kurucu ortağı olduğunu, kendi marka ve logosunu kullanmasının doğal olduğunu,İncelenen 33 adet belgenin hepsinde müvekkilinin adının ve imzasının yer aldığını, buna rağmen bilirkişi raporunda müvekkilinin marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğuna dair bir kullanım bulunmadığı görüşünün çelişkili olduğunu,Davacı tarafın müvekkilinin markayı tescil ettirirken kötüniyetli olduğunu ispat edemediğini, Müvekkilinin kendisine ait markayı şirket ortaklığından ayrılmadan dört hafta önce kendi adına tescil ettirmek için başvurmasının kötüniyetli olduğunu göstermediğini,Davacı şirketin marka tescil başvurusuna itiraz etmediğini,Müvekkili tarafından davacı tarafa markayı kullanmaya son vermeleri için ihtarname gönderildiğini, haklarında dava açılmasını engellemek için işbu davayı açtıklarını,Davacı şirketin ihtarname ile markanın tescilinden haberdar olmasına rağmen, arabuluculuk toplantısında haberdar olduklarına dair iddialarının doğru olmadığını,Diğer şirket ortaklarının müvekkilinin markayı tescil ettirmek için başvuru yaptığından haberdar olduklarını belirterek, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 27/09/2022 tarihli, 2021/188 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, icranın yargılama sonuna kadar durdurulmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde;  14/02/2020 başvuru, 15/09/2020 tescil tarihli, ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının 39, 40 ve 42. sınıflarda on yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan Ticaret Sicil Gazete örnekleri incelendiğinde; davacı şirketin ..., ... ve ... tarafından 03/07/2018 tarihinde kurulduğu, ...'ün hisselerini ... ve...'a devrederek 27/05/2020 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince Marka uzmanı ...’den alınan 22/03/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; \"… SMK m.6/3 kapsamında, Davacı açısından sunulan söz konusu belgelerden en eski tarihli olanın 03.09.2018 tarihli olup ilgili yetki belgesinde dava konusu markanın kullanılmakta olduğu, şirket görevlisi olarak Davalı ... yetkilendirildiğinin görüldüğü,Davacı açısından en eski tarihli kullanımı gösterir yetki belgesinin tarihi olan 03.09.2018 tarihi itibariyle, Davalı ...'ün şirketin ortağı konumunda olduğu, SMK m.6/3 kapsamında, Davalı açısından sunulan söz konusu belgelerin bazılarında Davalının markasal bir kullanımının yer almadığı, ayrıca sunulan bazı belgelerin, tarihsel açıdan da marka başvurusundan sonraki tarihli belgeler olduğu, dolayısıyla, Davalı açısından eskiye dayalı/gerçek hak sahipliği savunmasını destekler nitelikte, adına olan 14/02/2020 tarihli marka tescil başvurusu dışında, tescilsiz markasal kullanımın daha önceki tarihli olduğunu gösterir yeterli belge olmadığı, Bu noktada, tarafların ilgili şirketin kurucu ortakları oldukları, markayı beraber ihdas edip, şirketin 2018 yılında tescili ile birlikte markayı yoğun bir şekilde kullanmaya başladıkları, marka üzerinde tescilsiz olarak müştereken hak sahibi oldukları ve bu nedenlerle birbirlerine karşı marka üzerinde gerçek hak sahipliği/üstün hak iddiasının ileri sürülemeyeceği,Davalının, dava konusu markayı tescil ettirmesinin SMK m.6/9 kapsamında \"kötüniyetli tescil\" olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususu hukuki nitelendirme arz ettiğinden takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu…\" yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince aynı bilirkişiden alınan 05/08/2022 tarihli ek bilirkişi raporu incelendiğinde; \"…Söz konusu belgelerin bazılarında Davalının markasal bir kullanımı yer almamaktadır. Ayrıca sunulan bazı belgelerin, tarihsel açıdan da marka başvurusundan sonraki tarihli belgeler olduğu tespit edilmektedir. Dolayısıyla, Davalı açısından eskiye dayalı/gerçek hak sahipliği savunmasını destekler nitelikte, adına olan 14/02/2020 tarihli marka tescil başvurusu dışında, tescilsiz markasal kullanımın daha önceki tarihli olduğunu gösterir yeterli belge olmadığı değerlendirilmektedir. Tespite ilişkin nihai değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemenize aittir.Bu noktada,*tarafların ilgili şirketin kurucu ortakları oldukları, * markayı beraber ihdas edip, şirketin 2018 yılında tescili ile birlikte yoğun  şekilde kullanmaya başladıkları,* MARKA ÜZERİNDE TESCİLSİZ OLARAK MÜŞTEREKEN HAK SAHİBİ OLDUKLARI VE BU NOKTADA BİRBİRLERİNE KARŞI MARKA ÜZERİNDE ÜSTÜN HAK İDDİASININ İLERİ SÜRÜLEMEYECEĞİ,tespit, sonuç ve kanaatine varılmış olup, işbu tespite dair nihai hukuki değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemeye aittir.Bu açıdan, Sayın Taraf vekili itirazları noktasında kök raporda varılan görüşten dönülmesini gerektirecek bir durum olmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, nihai hukuki değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemeye aittir. Hükümsüzlük ve diğer tüm taleplere ilişkin karar ve tüm değerlendirmelere ilişkin karar ve tüm değerlendirmelere ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemenizindir…\" şeklinde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E:Dava, öncelik hakkı ve kötüniyetli tescil iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı vekili dava konusu markanın logosunu müvekkilinin  tasarladığını ve ... tarafından 06/07/2018 tarihinde son şeklinin verildiğini belirterek, markanın müvekkiline ait olduğunu iddia etmişse de, davacı şirketin 03/07/2018 tarihinde kurulduğu, bu kadar kısa sürede davalının davaya konu markada tescilsiz kullanım nedeniyle hak elde ettiğinin kabul edilemeyeceği, markanın, kurulma aşamasında olan davacı şirketin kullanımı için oluşturulduğunun kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Yine her ne kadar davalının 24/06/2018 tarihinde biyomcevre.com alan adını kendi adına satın alması nedeniyle marka üzerinde hak elde ettiği iddia edilmişse de, alan adı hakkı ile marka hakkı birbirinden farklı haklar olduğundan, alan adı davalıya marka üzerinde üstün hak sağlamaz.Dosyaya sunulan ve davaya konu markanın tescil başvuru tarihinden önceki bazı belgelerde davalının adı ve imzası mevcut olsa da, imzaların davacı şirket adına atıldığı, davacı şirket tarafından markanın kullanıldığının anlaşıldığı, davacı şirketin tescilsiz kullanım nedeniyle davalının marka tescil başvuru tarihinden önce marka üzerinde hak sahibi olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davalının kurucu ortağı olduğu şirketin ticaret unvanının esas unsurunu içeren davaya konu markayı ortaklıktan ayrılmadan kısa bir süre önce diğer ortaklarına bildirmeden kendi adına tescili için başvuru yapmasının kötüniyetli tescil olduğu kanaatine varılmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 29/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7cfd67ffe3d36cb3","SID":"26e2b1b6231a64c4"}}