{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/819 Esas<br>KARAR NO:2025/111 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:20/03/2023<br>NUMARASI:2020/499 E.  -  2023/196 K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:29/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2016 yılında davalı şirketi temsilen davalı şirket yetkilisi ... ile kendisine ait ... şubesi için franchising verilmesi hususunda anlaştığını, anlaşma karşılığı peşinat olarak belirlene 47.000,00 TL' yi . 21.09.2016 tarihinde davalı şirket yetkilisi ...'ye gönderdiğini, ancak ödemeye rağmen franchising hakkının müvekkiline verilmediğini, ödenen paranın iadesi için noter vasıtası ile ihtarname gönderildiğini, kendilerine herhangi bir dönüş olmadığını, bunun üzerine İstanbul ... İcra Dairesi ... numaralı icra dosyası ile  takip başlatıldığını, davalılar tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazı iptaline, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde; gerek ihtarnameye karşı ve gerekse icra takibine karşı itirazlarında belirtildiği üzere  iş bu alacağın zamanaşımına uğradığını, ödemenin 21.09.2016 tarihinde yapıldığını, icra takibinin ise  16.06.2020 tarihinde yapıldığını,  banka dekontundaki  açıklama incelendiğinde; \"... Şubesi peşinat\" yazıldığını, ekte sundukları sözleşmeden de görüldüğü üzere paranın yatırılmasından  dokuz gün sonra, yani 01.10.2016 tarihinde davalı ....A.Ş. ile ... Şti. arasında Franchising sözleşmesi imzalandığını, davacının da bu şirketin ortaklarından olduğu, ancak daha sonra iç ilişkide ortaklık konusunda anlaşamadıklarını duyduklarını, bu haksız talep ile karşılaştıklarında dava dışı ... Şirketi yetkilileri ile görüştüklerini ve davacıya kendi haklarının verildiği bilgisini aldıklarını, davanın ilgili şirkete ve/veya şirket yetkililerine de ihbarı gerektiğini savunarak, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI:İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2023 tarihli  2020/499E. - 2023/196K. sayılı kararıyla; \"...Takibin konusu,  davalı firma ile yapılan  franchising sözleşmesi peşinatı  olarak davacı tarafından davalı firma yetkilisi davalı ... hesabına 21.09.2016 tarihinde  aktarılan 47.000,00 TL'  nin  franchasing verilmemesi nedeniyle iadesi talebine ilişkindir. Taraf beyanları, banka kayıtları, celp edilen deliller ve dinlenen   tanık  anlatımları dikkate  alınarak, davacı  ile tanık  ... ve dava dışı ...' nun davalı firma ile franchasing sözleşmesi hususunda görüştükleri ve anlaştıkları davacının banka nakit durumunun müsait olması nedeniyle 21.09.2016 tarihinde 47.000,00 TL peşinat bedelinin davacı hesabından davalı firmanın yetkilisi olan davalı ...'in hesabına aktarıldığı, bilahare   davacı  ile dava dışı ...' nun  banka ve vergi daireleriyle olan borçları  nedeniyle tanık ... adına ....Şti kurularak bu şirket ile davalı şirket arasında 01.10.2016 tarihinde Franchising sözleşmesi imzalandığı, davacı hesabından 47.000 TL peşinatın ödenmesi dışında davacı ile davalılar arasında davacı adına Franchising sözleşmesi imzalanacağına dair herhangi bir belge ve delilin bulunmadığı, yapılan ödemenin davacı ve birlikte hareket ettiği tanık ... ile dava dışı ...'nun birlikte gayri resmi ortak olarak hareket ettikleri ...Şti adına yapılan ödeme olduğu, tanık ...'ın anlatımına göre sözleşmenin imzalanmasından 4-5 ay sonra davacının bu gayrı resi ortaklıktan kendi rızası ile ayrıldığı ve kendisine 60.000,00 TL ödemede bulunulduğu iddia edilmiş ve celp edilen banka kayıtlarına göre ... firması adına düzenlenen 20.10.2019 keşide tarihli ... seri nolu  40.000,00 TL tutarlı çekin davacı emrine düzenlendiği ve çekin tahsil edildiği anlaşılmıştır.Davacının hesabından 01.10.2016 tarihinde davalı şirket yetkilisi davalı şahıs hesabına aktarılan ve aradan 4 yıl geçtikten sonra ilk olarak 24.03.2020 tarihinde ihtarname ile iadesi talep edilen 47.000,00 TL' nin 3.şahıs  ...Şti adına yapılan ödeme olduğu,  davacı ile davalılar arasında akdi ilişkinin kurulmadığı ve ödemenin davacı ile davalı firma arasında kurulacak akdi ilişki için olmadığı bu bedele ilişkin varsa dava ve talep hakkının dava dışı ... firmasına ait olduğu, davacının dava ve talep hakkının bulunmadığı kanaatine varılarak davacının aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden davanın  reddine, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olması ve koşullarının sabit görülmemesi nedeniyle  davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine...\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; 47.000,00 TL'nin müvekkili tarafından davalı taraf ödendiğine ve müvekkiline franchising verilmediğine dair davalı tarafın bir itirazının bulunmadığını,Müvekkilinin ödediği paranın müvekkiline iade edildiğine dair bir delil de sunulmadığını,... A.Ş.'ye ait çekin dava konusu ile ilgisinin bulunmadığını, çekin davacılar tarafından değil ... Şirketi tarafından keşide edildiğini, müvekkilin bu şirketin ortağı olmadığının ... kayıtları ile sabit olduğunu, 20/10/2019 tarihli çekin 40.000,00 TL bedelli olup, müvekkilinin ise 47.000,00 TL ödeme yaptığını, çekin miktar ve tarih olarak müvekkilinin davalılara ödediği bedelle bir ilgisinin bulunmadığını, ... Şirketi ile davalılar arasında imzalanan Franchise Sözleşmesinde bedel bulunmadığını, buna rağmen davalı tarafın kötüniyetli olarak franchise bedelini müvekkilinin ödediği iddiasında bulunduklarını,Müvekkilinin bir süre dava dışı ... Şirketi'nde sigortalı olarak çalıştığını, söz konusu çekin işçi alacaklarına karşılık müvekkiline verildiğini, Mahkemece çekin ödeme aracı olarak kabul edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun ve hatalı olduğunu,İlk derece mahkemesince yazılı belge karşısında muvafakatları olmadığı halde tanık dinlenmişse de, tanıkların beyanlarının da gerçeği yansıtmadığını, aleyhe beyanlarını kabul etmediklerini, tanık ...'ın davalıların ticari ortağı olduğunu beyan ederek, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/03/2023 tarihli, 2020/499 Esas, 2023/196 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, haklı davanın kabulüne, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:... sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ... A.Ş. Ve ... oldukları, 47.000,00 TL asıl alacak olmak üzre toplam 81.708,46 TL alacak için 16/06/2020 tarihinde ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının 24/03/2020 tarihinde borçlulara gönderdikleri ihtarnameye binaen 47.000,00 TL asıl alacak olarak belirtildiği, borçlulardan ...'ne ödeme emrinin 07/08/2020 tarihinde, ... A.Ş.'ne 25/06/2020 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği, her iki borçlunun da 30/06/2020 tarihinde borca ve takibe itiraz ettikleri, itirazın iptali davasının yasal süresinde açıldığı tespit edilmiştir.İcra dosyasına sunulan davalı ...'ne ait... Bankası hesap hareketleri incelendiğinde; 21/09/2016 tarihinde, davacı ... tarafından \"... Şubesi peşinat\" açıklaması ile 47.000,00 TL havale gönderildiği tespit edilmiştir.Dosyaya sunulan Franchise sözleşmesi incelendiğinde; ...A. Ş. (Franchise Veren) ile .... Şti. (Franchise Alan) arasında 01.10.2016 tarihinde imzalandığı, sözleşmenin ... Ataşehir/İstanbul adresinde bulunan ... restoranını işletilmesi için imzalandığı, süresinin 120 ay olduğu tespit edilmiştir.Davalı tanığı ... beyanında;  davalı şirket ... Gıda firmasında müdür olarak 2009 yılından beri çalıştığını, davacıyı tanımadığını, davalı ...’nin çalıştığı firmanın yetkilisi olduğunu, davacı ve iki ortağının bir şirket kurdurduklarını, şirketin hatırladığı kadarıyla ... adında bir şirket olduğunu, bu şirketle kendisinin yetkilisi olduğu şirketle franchise sözleşmesi yaptıklarını, üç yıl boyunca bu sözleşme kapsamında dükkanı işlettiklerini, sonrasında dükkanı devredeceklerini belirttiklerini, sözleşmenin feshini istediklerini, birlikte fesih protokolü düzenlediklerini, karşılıklı imzalandığını, karşılıklı borç alacak ilişkisini kapattıklarını, çalıştığı firmanın davacıya herhangi bir borcu olmadığını, takip konusu alacak talebinin davacı ile ortakları arasındaki bir meseleden kaynaklandığını, franchise sözleşmesi başında alınan bedeli sözleşme sonunda iade etmediklerini, bunun sözleşmeden kaynaklanan bir durum olduğunu, sözleşmede bedel iadesi olmadığını,  davacı ile doğrudan bir sözleşme yapılmadığını, ona ve iki ortağına ait ... firması ile sözleşme imzalandığını, daha doğrusu her üç ortağın yetkili kıldığı ...ile sözleşme yapıldığını beyan etmiştir.Davalı tanığı ... beyanında; ... şirketinin yetkili müdürü olduğunu, 2016 yılının Eylül ayında  ..., ... ve ... olarak üçünün bir araya geldiklerini, ...’dan franchise almak üzere karar verdiklerini, ... yetkilisi ... bey ile yaptıkları görüşme sonrasında franchise almak konusunda anlaştıklarını, önden ek bir ödeme olarak kendisine 47.000,00 TL ödemeye karar verildiğini, ... Bey parayı vermek için şirkete gidip muhasebeye makbuz karşısında teslim etmelerini istediğini, bunun anlaşmanın kapora parası olduğunu, ancak ...'nin kendi şahsi hesabı da olduğu için, ... Beyin zaman kaybetmemek için parayı bankadan göndermeyi önerdiğini, ... Beyin kendilerine yardımcı olmak için kendi şahsi hesabına bu parayı göndermelerini söylediğini, kendi şirketlerini henüz kuramadıklarından resmi olarak şirket üzerinden... firmasına para aktaramayacakları için bu şekilde ... hesabına para aktarıldığını, şirket kurma aşamalarında ... ve ...'nun bankalara ve vergi dairelerine olan borçlarından dolayı hissedar olmak istemediklerini, kendisinin tek başıma ... ...’nin ayrılmaya karar verdiğini ve kendisinin ...e'nin parasını ...bank ... şubesindeki çek karnesi ile çek olarak ödediğini, 2 tane de 5.000,00 'er TL'lik senet verdiğini, davacıya toplam 60.000,00 TL ödediğini, böylelikle onun şirkette herhangi bir ortaklığı kalmadığını, ...’nin 2017 yılında şirketten ayrıldığını, ...'nun franchise sözleşmesini 2020 yılının Nisan ayında başka işlerinin yoğunluğu nedeniyle sonlandırdığını, diğer şubedeki işlerine odaklandığını, .... ile borç alacak ilişkilerini tasfiye ettiklerini, ...'nin ... Gıda’dan ayrılmasına karşılık olarak kendisine senetlerle birlikte verdiği çekin tutarının hatırladığı kadarı ile 40 ya da 50 bin TL olduğunu beyan etmiştir.<br>G E R E K Ç E:Dava;  İİK’nun 67. maddesi gereği açılan itirazın iptali  davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davacının davalılardan ...’ne gönderdiği 47.000,00 TL’lik banka havalesinin açıklamasında \"... Şubesi peşinat\" yazdığı, paranın gönderilmesinden 9 gün sonra davalı şirket ile  dava dışı ... şirketi arasında ... Şubesi için franchising sözleşmesi imzalandığının dosyaya sunulan sözleşme örneği ile tespit edildiği, davacının ... şirketi ile bağlantısı bulunduğunun kendisinin de kabulünde olduğu, bu durumda işbu 47.000,00 TL’nin davacı ile yapılması düşünülen franchsinig sözleşmesi için gönderilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, paranın dava dışı ... şirketi adına franchise bedeli olarak gönderildiğinin kabulü gerektiği, davacının bu parayı kendisi için gönderdiğini ispatlayamadığı, ... şirketi ile yapılan sözleşmenin her iki tarafça ifa edildiği ve karşılıklı anlaşılarak feshedildiği, bu nedenle davacının ödenen franchise bedeli için davalılardan talepte bulunamayacağı, davalıların icra takibine yaptıkları itirazlarında haklı oldukları, mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 29/01/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a833268c8483596","SID":"a3282bd77471e998"}}