{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi  Esas-Karar No: 2023/1190 - 2024/1705<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/1190 <br>KARAR NO\t: 2024/1705<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/835 Esas 2023/307 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 21/01/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 08/09/2014 tarihinde, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı, sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki aracın seyri sırasında, araç sürücüsünün bilinmeyen bir sebepten direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yolun sağ tarafındaki tarlaya doğru yoldan çıkarak, takla atarak durduğunu, kazada araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde;  dava konusu zararlandırıcı olayın 08.09.2014 tarihinde gerçekleşmiş olup, TCK'da belirtilen taksirle yaralama suçuna ilişkin 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin dahi aşıldığını, dolayısı ile esasa dahi girilmeden zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece davanın, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik  tazminat  davası olduğu, 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinin; \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zaman aşımına uğrar.\" şeklinde düzenlendiği,  yine aynı Kanunun 109/2 maddesinde, \"Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmüne yer verildiği,\t davaya  konu  trafik  kazası sonucunda davacı yaralanmış olup, bu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'da öngörülen ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, davacının kazayı ve zararı öğrendikten sonra 2 yıl içerisinde ve ceza zamanaşımı süresi olan 8 yıllık süre içerisinde davayı açmadığı ve arabuluculuğa başvurmadığı,  davalının süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, davalının zamanaşımı itirazı yerinde görüldüğünden yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; \"zamanaşımı nedeniyle davanın reddine,\" karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, COVİD 19 Salgın Hastalığı  nedeniyle zamanaşımı süresinin durduğunu ve arabuluculuğa başvurulduğunu, bu süreler nazara alındığında davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen karardaki kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'ın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığından bahisle reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tZamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden, dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade etmektedir. Sonucu alacak hakkına son verme değil, onu eksik borç haline getirme olarak ortaya çıkmaktadır. Zamanaşımına ilişkin düzenlemelerin temelinde iddia edilen alacağın aradan uzun zaman geçmiş olmasına rağmen kullanılmaması karşısında borçlunun oldukça uzak geçmişte kalan bir borçtan doğabilecek ihtilaflara karşı korunması, kendi alacağına karşı uzun süre kayıtsız kalan kimsenin bu hakkının artık korunmaya layık olmadığını kabul etmiş sayılması yatmaktadır.<br>Diğer bir ifadeyle özel hukukta teknik bir kavram olan zamanaşımı, bir hakkın kazanılmasında veya kaybedilmesinde yasanın kabul etmiş olduğu sürenin tükenmesi anlamına gelmektedir (Yargıtay HGK'nın 2018/21-523 E. - 2019/70 K.).<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/523 E. - 2019/70 K. sayılı 05/02/2019 tarihli kararında da; \"Zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili hususunda devlet kendi gücünü kullanmaktan vazgeçmekte, böylece söz konusu alacağın ödenip ödenmemesi keyfiyeti borçlunun iradesine bırakılmaktadır. Şu hâlde zamanaşımına uğrayan alacak ortadan kalkmamakla beraber artık doğal bir borç (Obligatio naturalis) hâline gelmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, alacağın salt zamanaşımına uğramış olması, onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli olmayıp borçlunun kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'ide bulunması gerekir (Reisoğlu, Sefa: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1998, s.334 vd.; Kuru/Arslan/Yılmaz: Medeni Usul Hukuku, Ankara 1995, s.304 vd.; Üstündağ, Saim: Medeni Yargılama Hukuku, İstanbul 1997, s.346 vd.; Pekcanıtez/Atalay/Özekes: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2009, s.323; Tutumlu: s.2., HGK’nın 05.05.2010 tarihli ve 2010/8-231 E., 2010/2553 K.; 3.5.2006 tarihli ve 2006/4-232 E. - 269 K. sayılı kararları).\" denilmiştir.<br>Yargıtayın istikrar kazanmış son uygulamalarına göre, zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle, maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup usul hukuku anlamında ise bir savunma aracıdır (Kuru, Baki: age, Cilt:2, s.1761; Von Tuhr, A.:Borçlar Hukuku (C.Edege Çevirisi), Ankara 1983, Cilt:1-2, s.688 vd.; Canbolat, F.: Def’i ve İtiraz Arasındaki Farklar ve İleri Sürülmesinin Hukuki Sonuçları, EÜHF Dergisi, Cilt:III, Sayı:1, Kayseri 2008, s.255 vd.; HGK’nın 06.04.2011 tarihli ve E:2010/9-629, K:2011/70; 09.10.2013 tarihli ve E:2013/4-36, K:2013/1457; 12.03.2014 tarihli ve E:2013/4-544, K:2013/315 sayılı kararları).<br>Dolayısı ile görülmekte olan bir davada, yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunulması halinde mahkemece, zamanaşımına yönelik savunma değerlendirilir. Zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi sırasında, zamanaşımını kesen veya durduran sebepler titizlikle değerlendirilmeli, zamanaşımını kesen veya durduran nedenlerin varlığı halinde bu haller gözardı edilmemelidir. Bu çerçevede, 2918 Sayılı Yasa kapsamında belirlenen zamanaşımı süreleri açısından da, TBK'nın 153 ve 154. maddelerinde düzenlenen zamanaşımını durduran ve kesen sebeplerin uygulanmasında ayrık bir durum bulunmadığından, 2918 Sayılı Yasa'dan kaynaklanan tazminat taleplerinde de bu yasa hükümleri uygulanır. Yine özel yasalarda da, genel olarak zamanaşımının durmasına yahut kesilmesine yönelik getirilen düzenlemelerde, ayrık bir durum söz konusu olmadıkça 2918 sayılı Yasa'dan kaynaklanan maddi tazminat davalarında da uygulanır.<br>Bu açıklamalardan sonra TBK'nın \"D. zamanaşımının kesilmesi\", \"1. Sebepleri\" yan başlıklı 154. maddesinde; \"(1)Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:<br>1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse,<br>2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa\" denilerek, zamanaşımını kesen nedenleri, TBK'nın \" III. yeni sürenin başlaması\", \"I. Borcun ikrar edilmesi veya karara bağlanması halinde\" yan başlıklı 156. maddesinde borcun ikrar edilmesi yahut karara bağlaması ile zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlayacağı, düzenlemiş, TBK'nın \"E. Davanın reddinde ek süre\" yan başlıklı 158. maddesinde ise ;\"Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.\" denilerek, davanın reddi halinde ek süre düzenlemiştir. Öte yandan Dünyada ve Ülkemizde görülen Covid19 salgın hastalığı nedeniyle 25/03/2020 tarihli Resmi Gazete'de Yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun \"GEÇİCİ MADDE 1\" maddesinde de; \"(1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, …..itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.\" denilerek, zamanaşımı sürelerinin durmasına ilişkin düzenleme getirilmiş, Kanun verdiği yetkiye istinaden 2480 Karar 29 Nisan 2020 Gün Sayılı, 30 Nisan 2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile durma süresi 15/06/2020 tarihine kadar uzatılmış olup, söz konusu durma süreleri de zamanaşımı süresinin belirlenmesinde nazara alınır.<br>Yine, TTK'nın 5/A. maddesi ile bir kısım ticari davalarda \"dava şartı arabuluculuk\" kabul edilmiş olduğundan, dava şartı arabuluculağa tabi davalarda da 6325 sayılı Yasa'nın 18/A-15. fıkrasında \"Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.\" denildiğinden, bu süre zarfında da zamanaşımı süresi duracağından, zamanaşımı süresinin belirlenmesinde nazara alınmalıdır. <br>\tSomut olayda, davacı 08/09/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talep etmiştir. Davacı 27/09/2022 tarihinde dava şartı arabulucuk nedeniyle arabuluculuk yoluna müracaat etmiş, 21/11/2022 tarihinde arabuluculuk süresinin anlaşamama ile sonuçlanması sonrasında 15/12/2022 tarihinde eldeki davayı açmıştır. Taksirle yaralama suçundan ceza kanunlarındaki zamanaşımı süresi, ilk derce mahkemesi kararında da açıklandığı üzere 8 yıl olacaktır. Ne var ki zamanaşımını \"kesen sebepler\" olması halinde, kesen sebepler sonrasında kanunlardaki 2 yıllık zamanaşımı süresi yeniden işlemekte ise de, Covid 19 Salgın Hastalığı nedeniyle zamanaşımını durduran sebeplerin varlığı halinde 8 yıllık Ceza Kanun'larında öngörülen zamanaşımı süresinin  duracağı Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatlarıyla da kabul edilmektedir. (Yargıtay 4. HD  2022/3302 E  2023/7770 K.).<br>\tEldeki uyuşmazlıkta da, 7226 Sayılı Kanun ile sürelerin durdurulduğu tarih olan 13/03/2020 tarihi itibariyle 8 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Gerek Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle zamanaşamı süresinin durduğu 95 günlük süre, gerekse de 6325 sayılı Yasa'nın 18A-15 maddesi hükmü nazara alındığında, davanın zamanaşımı süresi içerisinde  açıldığı  anlaşılmakla, yargılamaya devam edilerek,  deliller toplanarak davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.   <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirmeden karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, dava şartları mevcut ise yargılamaya devam edilerek, taraf delilleri toplanılmak suretiyle davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 11/04/2023 tarihli 2022/835 Esas 2023/307 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacıya iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"002e88fb25bccaf2","SID":"6a7a9b324f1fcfa5"}}