{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1140 - 2024/1675<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1140 <br>KARAR NO\t: 2024/1675<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2015/433 Esas - 2023/338 Karar<br><br>ASIL DAVADA;<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30/12/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve birleşen dava davalı ... Sigorta AŞ.vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi müteveffa ...’nin 03.03.2015 tarihinde idaresindeki servis aracı ile seyir halindeyken aracını emniyet şeridine çekip tekerleğe bakmak üzere araçtan indiği sırada aynı istikamette seyreden dava dışı ... idaresindeki ve davalı ... Sigortaya ZMMS ile sigortalı kamyonun ...’ye çarpması neticesinde yaralamalı ve ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, müteveffanın ve müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, kaza tarihinden 08.06.2015 tarihine kadar yoğun bakım ünitesinde %100 işgöremez şekilde hayatını devam ettirmeye çalıştığını ve 08.06.2015 tarihinde hayatını kaybettiğini, müvekkili davacının müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, müteveffanın 03.03.2015 tarihi ile vefat tarihi olan 08.06.2015 tarihine kadar olan sürede yoğun bakım ünitesinde %100 oranında işgöremez şekilde tedavi görmesi nedeniyle şimdilik 1.000TL  geçici işgöremezlik maddi tazminatı ile destek ...’nin 08.06.2015 tarihinde vefat etmesi sebebiyle şimdilik 3.000TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBirleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/302 esas sayılı davada; <br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi müteveffa ...’nin 03.03.2015 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı olup idaresindeki servis aracı ile seyir halindeyken aracını emniyet şeridine çekip tekerleğe bakmak üzere araçtan indiği sırada aynı istikamette seyreden dava dışı ... idaresindeki ve davalı ... Sigorta'ya ZMMS ile sigortalı kamyonun ...’ye çarpması neticesinde yaralamalı ve ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkili davacının müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, bu davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, fakat Sigorta Şirketi tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, müvekkili davacı ... için şimdilik 3.000TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte Sigorta Şirketinden tahsilini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen 03.03.2015 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 09.04.2014-2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başına 290.000,00 TL olduğunu, trafik sigortacısı şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabildiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları hususunun tespit edilmesi gerektiğini, hesap raporunda asgari ücretin esas alınmasının gerektiğini, meydana gelen kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, meydana gelen trafik kazasının sürücü müteveffa bakımından bir iş kazası olduğunu, kazaya karışan sigortalı aracın ticari araç olmaması sebebi ile hükmedilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini, bilirkişi hesap raporunda bakiye tazminat hesaplanması halinde, faiz başlangıç tutarı tarihi olarak bilirkişi raporu tarihinin esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>\tDavacı vekili 17/04/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, asıl dava yönünden 1.861,94 TL maddi tazminat ile 122.047,69 TL destek tazminatı, birleşen dava yönünden ise; 147.047,69 TL destek tazminatı talep ettiklerini bildirmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; ”Asıl davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında açılan davanın kabulü ile, 147.047,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının 15/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili ve birleşen dava davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; aslı dosyanın feragat nedeniyle reddinin doğru olmadığını, zira dosyadaki ibranamenin geçersiz olduğunu, bu hususu yargılama sırasında da ileri sürdüklerini, önceki davacı avukatının davacıdan habersiz olarak bu belgeyi imzaladığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın da talep artırımı doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tBirleşen dosyada davalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu talebin teminat dışı olduğunu, 2016 yılında değişen KTK'nın 92. madde hükmüne göre hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen zarardan sorumlu olmadıklarını, dolayısıyla davacının destek tazminatından sorumlu olmadıklarını, SGK’dan rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan karar verilmesinin de doğru olmadığını, zira ölenin servis aracı sürücü olduğunu ve işe giderken kazanın meydana geldiğini, olayın iş kazası olması nedeniyle SGK’nın ödeme yapmış olabileceğini, hesapta asgari ücretin üzerinde 1,44 kat olarak gelirin esas alınmasının doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekili ve birleşen dava davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tAsıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel mahkeme tarafından asıl davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve birleşen dava davalı ... Sigorta AŞ. vekili  tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDavacının asıl dosyada verilen karara yönelik istinafı yönünden;<br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının Av....’ya vekalet verdiği, vekaletnamede feragat yetkisinin de bulunduğu, bu vekil tarafından da yine Av.... (...)...’e verilmiş vekaletnamedeki tüm yetkileri içeren yetki belgesi bulunduğu, Av.... ile ... Sigorta vekili arasında düzenlenen 21/04/2016 tarihli, “İBRANAME, FERAGAT BEYANI VE SULH ANLAŞMASI” başlıklı belgeye göre tarafların 30.200TL'ye anlaştıkları ve belgenin imzalandığı, UYAP Avukat Portalda 26/04/2016 tarihinde Av.... (...)... tarafından oluşturulan feragat dilekçesinin sunulduğu, bu dilekçeden sonra 03/05/2016 tarihinde aynı avukat tarafından “gördüğümüz lüzum üzerine davacı vekilliğinden çekiliyoruz” dilekçesi verildiği, sonraki davacı vekili tarafından bu feragatin geçersiz olduğu ileri sürülmüşse de, feragat tarihinde geçerli ve feragat yetkisini de içeren vekaletname gereğince yapılan feragatin geçerli olduğu anlaşıldığından, mahkemece feragat kapsamında karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin buna yönelik istinafına itibar edilmemiştir.<br>\tBirleşen dosya davalısı ... Sigorta AŞ’nin istinafı yönünden;<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde; “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, 85/1 maddesinde; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85/son maddesinde ise; “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, kaza tarihi olan 03/03/2015 tarihinde yürürlükte bulunan 15 Ağustos 2003 tarihli Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesinde de; “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” denilmektedir.<br>\tHem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir. <br>\tKarayolları Trafik Kanunu'nda Zorunlu Trafik Sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan halleri de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar” başlıklı 92. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. <br>\tBu noktada üzerinde durulması gereken hususlardan birisi de, 2918 sayılı KTK.’nın 92/b maddesinde yer alan, “İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğuna” ilişkin hükümdür.<br>\tBu hükümle Kanun koyucu, tehlike sorumlusu zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu kapsamından sadece, tehlike sorumlusu olan işletenin eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararları çıkarmıştır. <br>\tŞu haliyle, anılan kişilerin mallarına gelen zararlar dışında kalan ölüm ve yaralanmaya ilişkin cismani zararlar ise sigortacının sorumluluğu kapsamında bırakılmış, böylece tehlike sorumlusunun yakınlarının dahi belirtilen anlamda sigorta kapsamında olduğu benimsenmiştir. <br>\tDurum bu olunca, işletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin ölüm veya yaralanmaları halinde bundan kaynaklanan zararlarının zorunlu sigorta kapsamında olduğu kabul edilmelidir. <br>\tAraç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri ise 92. madde kapsamında yer almamakla birlikte, sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir. <br>\tNitekim, Hukuk Genel Kurulu'nun 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K. sayılı ilamında, Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün mirasçılarının açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasında da, Kanun'un kapsam dışılığı düzenleyen 92. maddesinde, araç şoförünün desteğinden yoksun kalanların isteyebileceği tazminatların kapsam dışı olduğuna dair bir düzenlemeye yer verilmediği ve sürücünün desteğinden yoksun kalanların üçüncü kişi olduğu kabul edilerek Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısından tazminat talep edebilecekleri kabul edilmiştir. <br>\tDestekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.<br>\tBu durumda; araç sürücüsü murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır. <br>\tSigortalı araç sürücüsünün yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığına ilişkin Kanun'da ve buna bağlı olarak poliçede açık bir düzenleme bulunmadığı da uyuşmazlık konusu değildir. <br>\tDavacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettiği hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır.<br>\tDavacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde dahi, desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacının da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı Sigorta Şirketinin sorumlu olacağına karar vermek gerekir (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar sayılı, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı, HGK'nun 16.01.2013 gün ve 2012/17-1491 esas ve 2013/74 karar sayılı ilamları uyarınca).<br>\tKarayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde değiştirilmiştir. Meydana gelen kazada davalının sorumluluğunun belirlenmesi açısından dikkat edilecek husus kaza tarihi olmayıp, poliçenin düzenlenme tarihidir. Davalı nezdinde düzenlenen trafik sigorta poliçesinin düzenlenme tarihi 09/04/2014’tür. Bu durumda davalının sorumluluğu 01.06.2015 tarihinden önce yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na (Eski Genel Şartlar) göre belirlenecektir. <br>\tO halde; davacının destekten yoksun kalma zararının, trafik sigortası Eski Genel Şartlar ve HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar sayılı, HGK'nın 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas - 2012/92 karar sayılı, HGK'nın 16.01.2013 gün ve 2012/17-1491 esas ve 2013/74 karar sayılı ilamları uyarınca sigorta teminatı kapsamında kaldığı gözetilerek  mahkemece destekten yoksunluk tazminatından desteğin sürücüsü bulunduğu aracın ZMMS sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir (YARGITAY 4.HD 2021/4075 E. 2021/4827 K.).<br>\tDavacı birleşen dosyadaki dava dilekçesinde; “müştereken ve müteselsilen” talepte bulunmadığından dava konusu olayda davalı sigorta şirketinin olay nedeniyle gerçekleşen zararın tamamından değil müteveffa sürücünün %60 kusuruna göre ve zararın sigorta limitinin(240.000TL) üzerinde (eş-davacı için 616.168,36TL, baba için 200.228,68TL ve anne için 398.779,05TL toplam 1.215.176,09TL) olması ve dava dışı anne ve babanın da hak sahibi olduğu gözetilerek garame hesabı yapılarak davacının bu davalıdan talep edebileceği destek tazminatının (147.047,69TL) belirlendiği ve bu kapsamda karar verildiği anlaşıldığından birleşen dosya davalısının tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile birleşen dosya davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekili ile birleşen dosya davalısı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tHarçlar Kanunu gereğince birleşen dosya davalısından alınması gereken 10.044,83TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.512,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.532,83 TL harcın istinaf eden bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, asıl davadaki karara yönelik olarak  HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara  tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, birleşen dosyadaki karar yönünden HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye<br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56e1ccd48d847263","SID":"3c2ff58d90913703"}}