{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t   \t\t\t\t\t\t\t\t\t \t\t     GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t:  Esas<br>KARAR NO\t: <br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br>DAVA\t: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 12/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 24/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;  müvekkilinin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye ve 196 arsa sahibine konut teslimi  yapıldığımı, davalının kooperatif üyesi olduğunu vei ferdileştirme ile taşınmaz temin ettiğini, davacı kooperatifin halen tasfiye aşamasında olmağığını, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişileri ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konut teslimi yapamadığını, mağduriyetlerin büyüdüğünü, üyelcfin ve arsa sahiplerinin haklarının temin edilmesi hususunda ümitlerini yitirdikleri bir aşıımaîia kooperatif ve mağdur üyelerin bir araya gelerek taahhüt edilen konutların yapımı ve teslimi ve borçların ödenmesi için süratle çalıştığını,  bu doğrultuda kooperatiflen taşınmaz tı%min eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığı anlaşıldığı, üyelerden ödenmeyen maliyğt bedelleri için davalar açıldığını, Kayseri ATM'de 160'dan fazla dava açıldığını, mahkemeîbe davanın kabulüne karar verildiğini ve istinaf mahkemesince onandığını, temyiz başvuruğunda Yargıtay 6. H.D.'nin 2021/6290 E, 2022/521 K sayılı ilamında kooperatif inşaatlarırın tamamı bitmeden kesin maliyet delip edilemeyeceği gerekçesiyle erken dava sebebiyle yerel mahkeme kararının bozulduğunu, Yargılay'ın söz konusu kararı sonrasında birçok yerel mahkemenin bu kararı emsal kabul ederek davaların reddi yönünde karar verdiğini, istinaf mahkemelerinin merci mahkemenin  kabul yönündeki kararlarının kaldırdığını, bu davalardaki üyelerin tamamının üye olmadıkları, kooperatifle ilişiklerinin kesildiğini ileri sürdüklerini, Yargıtay ilgili kararında bu konudaki uyuşmazlığa noklayı koyduğunu ve üye olduğunu kabul ettiğini, kooperatifçe inşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceğinin bahse konu Yargıtay kararında belirtildiğini, hal böyle olunca davalının istifa edip etmediğine bakılmaksızın aidat borcundan sorumlu olacağını, kooperatifçe alınan genel kurul kararları doğrultusunda davalının aidat borcu olduğunu, davalı borcuna ilişkin aidat çizelgesini dosyaya sunduklarını, davalının 2005 yılı Ocak ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu 2022 yılı Mayıs ayına kadar ödemesi gereken tutardan şimdilik 9.000-TL talep ettiklerini, kooperatif aidat borçlarına zamanâşımı işlemesinin söz konusu olmayacağı belirterek şimdilik 9.000-TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafından açılmış olan davayı kabul etmediklerini, davanın reddini talep ettiklerini, davacı kooperatif ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış  olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirtmiş ve bu kapsamında da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alınmış ve müvekkilinin de buna dayanarak 2011 yılında  kesin maliyet bedelini ödemiş ve tapusunu aldığını,  bu  durumda yukarıda belirtilen yasada aranan şartların sağlandığı ve bu kapsamda müvekkilinden kesin maliyet talep edilemeyeceği zira kooperatifin  de  kesin maliyeti ödeyen üyeye tapusunu verdikten sonra üyeliğin sona erdiğini zımnen kabul edip bu yönde de hareket ettiğini, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi  2017/2182 e.  2020/2757 k. Sayılı  sayılı ilamında da açıkça bu durumun belirtildiğini, ayrıca davacının talebi zamanaşımına uğramış olup bu sebeple de reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER: davalı üyelik dosyası, ödeme evrakları, kooperatif ana sözleşmesi ile genel kurul tutanakları, bilirkişi raporu. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava,  kooperatif aidatı ve ara ödeme alacağının davalı kooperatif üyesinden tahsili istemine  ilişkindir. <br> Mahkememizce, dosyanın bir kooperatif muhasebesi konusunda uzman bilirkişi ile bir kooperatif hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi ile kooperatif defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 27/03/2024 havale tarihli raporda özetle; davalının 28.02.2011 tarihli maliyet raporunda belirtilen tutarı ödediği ve bu maliyetten borcu kalmadığı, bu tarihten sonraki tutarları davalının ödemesi gerektiği yönünde mahkemede kanaat oluşması durumunda bahse konu 28.02.2011-30.04.2023 dönemi aidatlar toplamı 197.800 TL olarak hesaplanmış olup davalının bu aidatlara yönelik bir ödemesi dosyadaki hesap ekstresinde gözükmediği, davalının maliyet raporunun hazırlandığı 28.02.2011 tarihinden önceki ve sonraki tüm aidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda (davacı talebi) davacının aidat alacağı (233.010 TL — 116.599 TL -) 116.411 TL olarak hesaplandığı, davacı taraf davalıdan ara ödeme tutarları için şimdilik 100 TL talep ettiği,  Kooperatif genel kurul kararlarına göre ödenmesi gereken ara ödeme toplamı dava tarihi itibariyle 121.000 TL (Ek Tablo-3) olarak hesaplanmış olup davalının bu borç yönünden bir ödemesi gözükmediği, davacının ticari defterlerindeki kayıtların ayrıntısı niteliğindeki muavin defter kayıtları incelendiğinde davalıya 394.220 TL borç tahakkuku yapıldığı görüldüğü, davalı ödemesi ise 116.599 TL olarak kayıtlı olduğu,  bu durumda davacının rapor  ekindeki muavin defterlerinde kayıtlı davalıdan olan alacak tutarı (394.220 - 116.599 TL-) 277.621 TL hesaplandığı, 15 Haziran 2022 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına dair kanun ile Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici madde 11 Anayasa Mahkemesi tarafından 2022/126 E. 2023/29 K. sayılı 16/02/2023 karar tarihli karar ile Anayasanın 10. ve 48. Maddelerine aykırı olması gerekçesi ile iptal edildiği,  bu nedenle incelemelerin Yargıtay 6. Hukuk dairesinin son içtihatları çerçevesinde yapıldığı, Yargıtay son içtihatlarında inşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceğini, bağımsız bölümleri teslim edilenlerin istifa edebilecekleri yönündeki ana sözleşme değişikliğinin yok hükmünde olduğunu ve maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yönünde karar verildiği, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2101 E. 2023/1889 K. sayılı ilamında; “Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği” hususunun yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edildiğine işaret ettiği, bu kararların temel dayanağının eşitlik ilkesi olduğu, Kooperatiflerde ortakların hak ve borçlarının dayandırıldığı temel ilke eşitlik ilkesi olduğu,  bu ilke Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesinde düzenlendiği, bu eşitlik ilkesini hem mutlak hem nispi eşitlik olarak anlamak gerekmektedir. Mutlak eşitlik dediğimizde anlaşılması gereken ortaklara aynı haklar ve aynı borçlar yüklenirken ortakların katkısının, özverisinin veya ortakların içinde bulunduğu şartların bir etkisinin bulunmadığı,  örneğin ortaklardan her birine, sermaye payları ne olursa olsun bir oy hakkı verilmesi durumunda mutlak eşitlikten bahsedileceği, Bunun yanı sıra iptal davası açma  hakkı, sorumluluk davası açma hakkı gibi haklar mutlak eşitlik esas alınarak tanınmış haklar olduğu, nispi eşitlik ise; farklı şartlar içinde bulunan veya farklı özelliklere sahip olan ortaklara, belirli bir objektif ölçü kullanılarak, hak ve menfaatin farklı ama göreceli olarak eşit şekilde sağlandığı ya da borcun farklı ama göreceli olarak eşit şekilde yüklendiği hallerde söz konusu olduğu, düşük aidat ödeyen ortağa düşük maliyetli, yüksek aidat ödeyen ortağa yüksek maliyetli konutların tahsis edilmesi durumunda nispi eşitlikten bahsedileceği, eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmadığı, (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar) Yukarıda da ifade edildiği üzere kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını tamamlar ve amaçlarını gerçekleştirileceği,  bu nedenle bağımsız  bölümün alınmış olması kooperatife aidat ödeme borcunu sona erdirmeyeceği, kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması durumunda kooperatifin aidat toplamaya devam etmesinin (Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar) doğal olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.<br>Kaldırma kararı sonrası, dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile kaldırma ilamı doğrultusunda ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup  bilirkişi heyetinin 28/11/2024 tarihli ek raporda özetle; davacı kooperatifin ara ödemeye yönelik kararları incelendiğinde 08.04.2012 ve 01.06.2014 tarihli genel kurul kararlarında imalatın devamına ilişkin açıklama bulunduğu, diğer ara ödeme kararlarında herhangi bir içerik belirlenmediği tespit edildiği, davacı kooperatif genel kurullarında alınan ara ödeme kararlarının takdiri mahkemeye ait olmak üzere bilanço açığını kapatmaya yönelik bir ek yükümlülük olmadığının  değerlendirildiği, kooperatif genel kurul kararlarının iptali veya yoklukla malul olduğuna yönelik açılan davalar incelendiğinde kök raporda ve yukarıda belirtilen ara ödeme kararlarını kapsamadığı, BAM kararında davacının eşitlik ilkesi doğrultusunda tüm üyelerden ara ödeme talep edip etmediğinin tespiti talep edildiği, davacı vekili yerinde inceleme yapıldığı sırada taraflarına 60 adet ara ödeme talepli dava dosyasının bulunduğunu ifade edildiği, bahse konu hususun UYAP üzerinden  mahkemece tespit edilebileceğinin tespit edildiği bildirilmiştir. <br>Mahkememizce davanın kabulüne dair verilen 14/06/2024 tarihli ... sayılı kararın istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2024 tarih ve ... sayılı ilamıyla;''... Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dilekçesinde aidattan başka bir de ara ödeme talebinde de bulunduğu anlaşıldığından , mahkemece öncelikle davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği ara ödemenin tam olarak neye ilişkin olduğu sorulup açıklattırılarak, davacı Kooperatifin somut olarak  hangi genel kurul ya da kurullarında alınan hangi ara ödeme kararlarına dair olduğu ve içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup  olmadığı, ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı, varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişi kurulundan  ek rapor da alınıp  oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. (Yargıtay 6. HD 2023/361 Esas 2024/612 Karar;  2023/3162 Esas  2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar)...''gerekçesiyle kaldırılmıştır.<br>Kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekili tarafından beyan dilekçesi sunulmuş ve bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, 08/04/2012 ve 01/06/2014 tarihli ara ödeme kararlarının imalatın devamına ilişkin alındığı,diğer ara ödeme alınmasına ilişkin kararlarda içerik belirtilmediği,ara ödemelerin ek ödeme niteliğinde olmadığı,Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında 28/11/2021 tarihli genel kurulun 3,11,12 ve 14.maddelerinin iptali için davanın açıldığı ancak iş bu maddelerin ara ödemeye ve aidat alınmasına ilişkin olmadığından davanın esasını etki etmeyeceği, ara ödemeye ilişkin mahkemelerde açılan 60 adet davanın bulunduğunun tespit edildiği ancak bir kısım üyeden daha sonra talepte bulunulabileceği gözetildiğinde bu haliyle tüm üyelerden talep edilip edilmediğinin tespitinin yapılmasının bu aşamada mümkün olmayacağı mahkememizce değerlendirilmiş olup, Yargıtay 23. HD'nin içtihatlarından anlaşıldığı üzere Genel Kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek olmadan genel kurullarca kararlaştırılan parasal yükümlülüklere ilişkin kararlar daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece tüm üyeleri bağlayacağı, genel kurulca belirlenen aidat miktarı,ara ödeme ve gecikme faizi oranları, genel kurul kararlarına katılsın ya da katılmasın ortaklara ayrıca tebliğinin gerekmediği, toplantıya katılmayan üyeler için de bağlayıcı olduğu, kesinleşmiş olması ve yok hükmünde olmaması halinde bu kararın alacağın dayanağı durumunda olduğu, davacı kooperatifin genel kurul toplantılarında aidat ve ara ödeme alınmasına ilişkin kararların iptal edildiğine veya yok hükmünde olduğuna dair itiraz olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı, bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının ödemesi gereken aidat borcunun 116.411-TL, ara ödeme borcunun ise 121.000 TL olduğunun tespit edildiğinden bilirkişi raporu, ıslah dilekçesi ve davacı vekilinin 24/01/2025 tarihli duruşmadaki asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına ilişkin talebi doğrultusunda davanın kabulüne,Ankara 6. Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasında davalıdan haricen tahsil edildiği bildirilen 83.478,00-TL' nin infaz aşamasında gözetilmesine dair aşağıdaki  karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-Davanın KABULÜ ile;  237.411,00-TL'nin (aidat ve ara ödeme alacağı) davanın ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,<br>2-Ankara 6. Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasında haricen tahsil edildiği bildirilen 83.478,00-TL' nin infaz aşamasında gözetilmesine, <br>3-Alınması gereken 16.217,55-TL nispi karar ve ilam harcından, davacıdan  alınan 179,90-TL peşin harç ile 4.051,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 11.986,65‬-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, <br>4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı, 4.051,00-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 283,45-TL tebligat masrafı, 512,4‬0-TL posta ve müzekkere masrafı, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.295,85‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı taraf kendisini bir vekille ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1. maddesi  uyarınca taktir olunan 37.985,77-TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davalı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>9-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde  ilgili tarafa iadesine,<br>Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/01/2025<br><br>Katip ...<br>  ¸E-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸E-imzalıdır <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f24ef24f438453a1","SID":"6ed17699ad23a4c4"}}