{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1432 Esas<br>KARAR NO: 2025/86<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/12/2017<br>NUMARASI: 2016/395 Esas, 2017/881 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Kayıt Kabul<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müflis şirket ... Mortaj A.Ş.nin iflas ettiğini ancak halen Kocaeli Sanayi Odası üyesi olduğunu, üyeliği sona erene kadar aidat ödemek zorunda olduğunu, iflas durumunun aidat ödemeye istina getiren bir durum olmadığını, kaldı ki müflisin iflas tarihinin 17.03.2011 tarihi olduğunu, iflas Müdürlüğü kararını kabul anlamına gelmemek kaydıyla istenen alacağın 6.854,85 TL lik kısmının 2011/1.dönemine yani iflas öncesi döneme ilişkin olduğunu belirterek 14.115,20 TL alacağın iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı iflas idaresi davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 5174 sayılı Kanunun 25/3. Maddesinde zarar eden üyelerin o yıl munzam aidat ödemeyeceklerinin düzenlendiği, müflis şirketin iflas etmekle sanayici vasfını yitirdiği, 2011 yılı aidatlarının Haziran ve Ekim ayında ödenmesi gerektiği, müflis şirketin ise 17/03/2011 tarihinde iflasına karar verildiği nazara alındığında müflis şirketin iflasının verildiği tarih itibariyle henüz aidatların ödeme vadelerinin gelmediği, iflas tarihi itibariyle davacının faiz isteme hakkının bulunmadığı, müflis şirketin iflasının aidat ödeme zorunluluğunu sonlandırdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müflis şirketin 17.03.2011 tarihi itibariyle iflasına karar verilmiş olmakla birlikte Kocaeli Sanayi Odasında üyeliğinin aktif olarak devam ettiğini, müflisin üyeliği sona erene kadar aidat ödemesinin zorunlu olduğunu, iflasın aidat tahakkukuna engel bir durum olmadığını, ayraca müvekkilinin iflas tarihi öncesine ait aidat alacağının da bulunduğunu, müflisin iflas tarihi itibariyle vadesi gelmiş ve geçmiş aidat borcunun bulunduğunu, bu nedenle Mahkeme kararının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK nun 235. maddesinde düzenlenmiş olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.Kayıt kabul davalarında, dava açma süresi, ilan halinde gazetede yapılan son ilandan, tebliğde ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gündür. Mahkemece bu süre re'sen gözetilir, çünkü hak düşürücü süredir. Kocaeli ... İflas Dairesinin ... iflas esas sayılı iflas sayılı dosyasından verilen yazı cevabı ve ekleri kapsamından, davacı tarafından müflis şirket masasına 265 kayıt numarası ile 14.115,20TL alacak kaydı yaptırılmış olup, iflas idare memurları tarafından alacağın tamamının reddedildiği, red kararına ilişkin ek sıra cetvelinin davacı vekiline 04/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği, sıra cetvelinin 04/03/2016 tarihli ... Gazetesi ve 04/03/2016 tarihli ... Gazetesinde ilan edildiği, buna göre davanın yasal 15 günlük süresi içinde 21/03/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili uyap üzerinden gönderdiği 01/02/2023 tarihli dilekçesi ile istinaftan feragat etmiş ise de dilekçenin sunulduğu tarih itibariyle dosya kapsamında yer alan vekaletnamesinde istinaf kanun yolundan feragat yetkisi bulunmadığı görülmekle, feragat dilekçesi değerlendirmeye alınmamıştır. Bilirkişi 08/11/2016 tarihli raporunda; ... Mühendislik hakkında 17/03/2011 tarihinde iflas kararı verildiğini, davacı odanın talep ettiği aidatların davalı müflis şirket defterlerinde kayıtlı olmadığını, davacının 2011 yılı oda aidatları talebinin kabulü halinde, iflas tarihi itibariyle henüz ödeme vadesi dolmadığı için davacının faiz talebinde bulunmayacağını, mahkememizce bir alacağa hükmedilmesi halinde iflas tarihine kadar bu tutara faiz işletilemeyeceğini, müflis şirketin 2011 yılı yıllık aidatının 398,00 TL munzam aidatının 7.960,00 TL , 2011 yılı toplam aidatının 8.358,00 TL olduğunu ve bu tutarın masaya alacak olarak kaydedilebileceğini, davacı odanın 2012 yılı aidatının talep edilmesi durumunda 2012 yılı yıllık aidat tutarının 443,00 TL masa alacağı olarak değerlendirilebileceğini belirtmiştir. Davacının Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün ... iflas Müdürlüğüne 14.115,20 TL alacağın kaydı için yaptığı 25.08.2015 tarihli başvurusunun, iflas Müdürlüğü tarafından, müflis şirket yetkililerinin borcu kabul etmediği, sunulan belgelere göre talep edilen 14.115,20 TL'sının iflas nedeniyle üyelik durumunun söz konusu olmaması, gerek İİK ve gerekse 6183 sayılı yasa gereğince iflastan sonra faiz ve gecikme zammı yürütülemeyeceğinden bahisle tümüyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda incelenen davalı müflis şirketin defterlerinde davacıya ait herhangi bir borç bakiyesinin görünmediği tespit edilmiştir. Davacı, 2011 ve 2012 yıllarına ait üyelik aidatlarını iflas masasına kaydını talep etmiştir. <br>5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunun odaya kayıt zorunluluğu başlıklı 9.maddesinde; Ticaret siciline kayıtlı tacirler ve 5.maddeye göre sanayici ve deniz taciri sıfatını haiz tüm gerçek ve tüzel kişiler ile bunların şubeleri ve fabrikalarının bulundukları yerdeki odaya kaydolmak zorunda oldukları belirtilmiştir. Değişikliklerin bildirilmesi başlıklı 10.maddesi 2. Fıkrasında \"...vergi mükellefiyetinin terkin edildiği tespit edilen veya içinde bulunulan yıldan önceki iki yıldan itibaren adresleri ve durumları tespit edilemeyen ya da bu süre zarfında aidat ödemeyen üyelerin isimleri oda yönetim kurulu kararı ile meslek grupları ve seçmen listelerinden silinir, aidat tahakkukları durdurulur...\" şeklindedir.Aynı yasanın 24. Maddesinde de, oda aidatlarının her yılın Haziran ve Ekim aylarında iki eşit taksitte ödenmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yargıtay 23 Hukuk Dairesini 2015/9916 E-2016/1042 K sayılı 24/02/2016 tarihli kararı: \" 1-Dava, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir.  Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında belirtildiği gibi, iflas masasının safi (net) mevcudu (masaya giren mal, alacak ve haklar), \"alacakların ödenmesine tahsis olunur\" (İİK m.184,I,c.1). Buradaki \"alacaklar\" teriminden maksat, aslında yalnız \"iflas alacaklarıdır.\" İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut  olan  alacaklar  yani  müflisin  iflasın  açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilir (masaya yazdırılabilir). İflas masasından istenebilecek (hatta, iflas alacaklarından  daha önce ödenecek) olan, bir başka alacak çeşidi de masa alacaklarıdır. Bunun masa bakımından adı \"masa borcudur.\" Masa borçları müflisin değil, (çünkü, müflisin iflas açıldıktan sonra masayı bağlayıcı nitelikte borçlanmasına imkân yoktur.) iflas masasının yaptığı borçlardır. Masa  borçları,  iflasın  açılmasından  iflas  tasfiyesinin  sonuçlanmasına kadar, iflas masası (masa adına iflas dairesi veya iflas idaresi) tarafından yapılan borçlardır. (İİK. m. 248, 303/2) Masa borçları iflas masasından tam olarak ödenir. (örn: İflas kararının ilanı giderleri (m.166;219), defter tutma (m.161;208) giderleri (bkz: m.160), masa mallarının muhafazası için kiralanan depo için ödenecek kira, iflas idaresinin ücreti (m.223,IV), masanın (iflas idaresinin) taraf olduğu davaları takip eden avukatın avukatlık ücreti masa borcudur. Bu sayma, tahdidi değildir; masa borçlarına bazı misaller vermek içindir. Şu halde, masa alacakları (borçları), iflas açıldıktan sonra iflasın tasfiyesi  için  bizzat  masa ( yani,  masa  adına iflas dairesi veya  idaresi) tarafından yapılan borçlardır. Masadan ödenecek alacakların, iflas alacağı ve masa alacağı olarak ikiye ayrılmasının pratik önemi şudur: Masa borcu, iflas masasından tam ve iflas alacaklarından daha önce ödenir (m.248). Oysa, iflas alacaklarının tam olarak ödenmesi çok enderdir (belki yalnız m.206'nın ilk üç sırasındaki imtiyazlı alacaklar tam olarak ödenir.) İflas alacakları (özellikle m. 206'nın dördüncü sırasındaki imtiyazsız alacaklar), iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında ödenir. İşte bu nedenle, iflas masasından istenen bir alacağın, iflas alacağı mı, yoksa masa alacağı mı olduğunu belirlemenin büyük önemi vardır. (Kuru Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Tamamen Yeniden Yazılmış ve Genişletilmiş 2. Baskı, S. 1212 vd. Ankara, 2013). İflasın açıldığı sırada müflise karşı ileri sürülebilecek alacaklar iflas alacaklarını; iflasın tasfiyesi sırasında yapılan masraflarla, iflas idaresinin yükümlü olduğu ya da devraldığı mükellefiyetler de (genel bir ifade ile) masa borçlarını oluşturur. İİK'nın 248. maddesinin kenar başlığı \"iflas masrafları ve masanın borçları\" şeklindedir. Madde metninde açıkça iflas masraflarının iflas alacaklarından önce ödeneceği belirtilmiş ise de masa borçlarından bahsedilmemiştir. Ancak masa borçlarının da iflas alacaklarından önce ödeneceği doktrin ve uygulamada kabul edilmektedir. (Öztek, Selçuk, İflas Hukukunda Sıra Cetveli Prosedürü ve Sıra Cetveline Karşı Müracaat Yolları, yayımlanmamış doçentlik tezi, s.14; Postacıoğlu, İlhan: İflas Hukuku İlkeleri, İstanbul, 1978, s. 205; 19. HD'nin 27.02.1996 tarih ve 202 E, 1568 K; 20.11.1997 tarih ve 6557 E, 9865 K. sayılı ilamı). İflas masraflarına örnek olarak, iflas kararının ilanına ve gereken yerlere bildirilmesine ilişkin masrafları, defter tutma, malların muhafaza ve satış masrafları, iflas idare memurlarının ücretleri, paraya çevirme ve paylaştırmaya ilişkin harç ve masrafları sayılabilir. Masa borçları ise, iflasın açılmasından sonra ve devamı sırasında masa namına tekeffül edilen ve onun tarafından ödenmesi gereken borçlardır. Masa borçlarına örnek olarak, iflas idaresinin müflisin sanat veya ticaretinin devamı çerçevesinde akdettiği borçları, iflas idaresinin sebepsiz iktisap, haksız fiillerinden doğan borçları ve iflas idaresi tarafından tutulan avukatın vekalet ücretini sayabiliriz. İflas masrafları ve masa borçlarından masa sorumlu olup, müflis sorumlu tutulamaz. Masa alacaklısına alacağının masa tarafından karşılanmayan kısmı için aciz vesikası verilemez. (Öztek, Selçuk, a.g.e s. 17-18) İflas masrafları ve masa borçlarına sıra cetvelinde yer verilmez. Ancak pay cetvelinde gösterilmelidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, ancak bu alacak masa borcu niteliğinde ise masadan tazmin edilir, değilse tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır. İflas idaresi, müflise ait işyerini masanın menfaatini gözeterek işletmeye devam ederse, diğer anlatımla müflisin yaptığı sözleşmeyi feshetmeyip benimser ise bu işletmenin borcu masa borcu niteliğindedir. Alacak, iflastan sonra doğmuş ve masa borcu da değilse, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nın 235.  maddesine  dayalı  kayıt kabul istemine konu  olabilecek  müflis  borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir.  İflas tarihinden sonra doğan böyle bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, inceleme, şikayet yolu ile icra mahkemesine değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalı ise iflas idaresidir.  İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır. Somut olayda, müflis şirketin 28.05.2009 tarihinde iflasına karar verildiği anlaşılmış olup, dava dışı işçi tarafından davacı aleyhine İş Mahkemesinde açılan dava sonucu hüküm altına alınan alacağın yine iflas tarihinden sonra ödeme yapılmak suretiyle dava tarihi   itibariyle yürürlükte bulunan BK'nın 117. maddesine dayalı rücu hakkı (iflastan sonra) doğmuştur. Bu durumda alacak, iflastan önce doğmadığından, sırasına ve esasına itiraz  edilebilecek, İİK'nın 235.  maddesine  dayalı  kayıt kabul istemine konu  olabilecek  müflis  borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan genel nitelikli bir alacak niteliğindedir.Öte yandan, HMK'nın 297/2. maddesi \" Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.\" hükmünü içerir. Bu durumda mahkemece, dava konusu alacağın iflastan sonra doğduğu, ancak masa borcu niteliğinde olmadığı, müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve tasfiyede bakiye kalırsa ödenecek bir alacak niteliğinde olduğu gözetilerek, koşullu tahsil hükmü kurulması gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak ve uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamı ile çelişecek şekilde, hem tahsil hükmü kurulması, hem de kayıt kabul davası olarak kabul edildiğine karar verilmesi doğru olmamıştır. \" şeklindedir. Somut olayda, müflis şirketin 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunun 9.maddesi gereğince odaya kayıt zorunluluğu bulunan tüzel kişi şirket olduğu, aynı yasanın 10. Maddesi gereğince vergi mükellefiyetinin sona erdirildiğine dair herhangi belgenin dosya kapsamında yer almadığı, yine aynı Kanunun 24.maddesine göre oda aidatlarının her yılın Haziran ve Ekim aylarında iki eşit taksitte ödenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre 2011 yılı aidatlarının, Haziran ve Ekim aylarında iki eşit taksitte ödenmesi gerektiği dikkate alındığında, müflis şirketin iflas tarihi olan 17.03.2011 itibariyle aidatlarının henüz ödeme vadesinin gelmediği, aidat alacağının vadesinin iflastan sonra doğduğu anlaşılmıştır. Bu durumda,  müflis şirketin  yasa gereği odaya kayıt zorunluluğu nedeniyle tahsili talep edilen ve vadesi iflastan sonra doğan davaya konu aidat alacakları, masa borcu niteliğindedir. Masa borcunun, iflasın açılmasından sonra ve devamı sırasında masa namına tekeffül edilen ve onun tarafından ödenmesi gereken borçlar olduğu dikkate alındığında, bilirkişi raporu ile hesap edilen 2011 ve 2012 yılı toplam 8.801,00 TL aidatın davalıdan tahsili yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Diğer taraftan, Mahkemece,  müflis şirketin iflasının aidat ödeme zorunluluğunu sonlandırdığı gerekçeye dayanak yapılmışsa da, şirketin iflası durumunda oda aidatının sona erdireceğine ilişkin bir düzenlenme bulunmadığından, şirketin odaya kayıt zorunluluğu kapsamında tüzel kişiliğinin devam ettiği ve iflas halinin oda aidatının ifa edilmesini engelleyecek bir imkânsızlık durumu oluşturmadığı kanaatine varılmıştır. Ancak anılan husus sonuca etkili olmadığından yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenler ile kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/395 Esas, 2017/881 Karar sayılı ve 18/12/2017 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KISMEN  KABULÜ İLE, 8.801,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 29,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 586,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 29,20 TL başvurma harcı ve 29,20 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafından yapılan toplam 615,50 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 383,77  TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 8.801,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından karşılanan 221,40 TL istinaf harçları ile 97,50 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 318,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.16.01.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb9ff4382974c348","SID":"5e56f7f16ef6e525"}}