{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/875 Esas<br>KARAR NO:2025/115 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:23/12/2022<br>NUMARASI:2022/28 E.  -  2022/303 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:29/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1991 yılından beri yurt ve dünya çapında ve bilinen mavi çatı markası altında tekstil giyim ürünlerinin üretim, pazarlama ve satışı ile iştigal eden, sektörün lideri konumunda, sermayesi halka açık, hisseleri borsada işlem gören bir şirket olduğunu, dava konusu müvekkiline ait markanın ilk defa 2007 yılında uluslararası üne sahip grafik tasarımcıları tarafından mavi için özgün olarak yaratıldığını, müvekkili şirketçe dava konusu markanın 2010 yılından bugüne kadar kesintisiz ve nizasız şekilde, müvekkilinin bizzat üretip ticaretini yaptığı giyim ürünleri üzerinde aktif markasal kullanım suretiyle tescilsiz marka olarak edinildiğini belirterek, davalının dava konusu ... tescil numaralı markasının müvekkilinin tescilsiz kullandığı işareti üzerindeki öncelikli ve üstün hakları nedeniyle 6769 sayılı SMK 6/3, 6/9 ve 25.madde hükümleri uyarınca geriye dönük olarak hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;  müvekkiline ait logoların, \"...\" markasının baş harflerini kapsayacak biçimde, davacının da dilekçesinde müvekkilin de logosunu gösterdiği, kendi ambleminden bağımsız ve münferit olan şekiller biçiminde oluşturulduğunu, ilgili logo, sembol ve biçimlerin birbirlerinden bağımsız olduğunu, bu bağımsızlığın çıplak gözle dahi ayırt edilebildiğini savunarak, açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/12/2022 tarihli 2022/28 E. - 2022/303 K. sayılı kararıyla; \"...Somut olayda, davaya  konu işareti ihtiva eden reklam işbirlikleri, ürün tanıtımlarına ilişkin deliller ile bilirkişi heyetince tespit edilen davalının tescil tarihinden önceye dayalı davacı yanın markasal kullanımlarının şekli ve hacmi nazara alındığında, davacının, davalıya ait markanın tescil tarihinden çok önce ilgili şekil markasını aktif ve ciddi kullanımına konu ettiği ve SMK 6/3 anlamında tescil öncesi hak sahibi olduğu, davalı markasının ise söz konusu şekil markasına ortalama tüketici nezdinde karıştırma ihtimali doğuracak derecede benzeyen işareti marka olarak tescil ettirdiği, bu itibarla hükümsüzlük koşullarının oluştuğu hukuki kanaatine ulaşılmıştır.Zira davaya konu işaretler grafik olarak değiştirilerek karakterize edilmiş yuvarlak şekil içerisine yerleştirilen iki harften oluşmaktadır. Davacı markası \"M\" ve \"A\" harflerinden; davalı markası ise \"M\" ve \"J\" harflerinden oluşturulmuş ve her iki logoda da harflerin köşelerine tırnaklar eklenerek ortak olan \"M\" harfi orta noktaya yerleştirilmiştir. Taraf markalarının hitap ettikleri ortalama tüketicinin özel bir eğitim, bilgi ve dikkat seviyesine sahip olmadığı hususu nazara alındığında ise işaretler arası tespit olunan yüksek görsel benzerliğin karıştırma ve ilişki kurma ihtimali doğurduğunun kabulü gerekir.Kötüniyet iddiası yönünden yapılan incelemede;Kötüniyetten ne anlaşılması gerektiği ve hangi koşullarda varlığının kabul edilmesi gerektiği her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husus olmakla birlikte \"ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya yönelik olarak, \"önceki marka sahibini tescil konusu ürünleri pazarlamaktan alıkoyma, piyasaya girmesini engelleme amacı ile\" yapılmış tesciller kötüniyetli kabul edilmektedir. Hukukumuzda iyiniyet asıldır. Yani kötüniyet iddiasında bulunan bu iddiasını ispat külfeti altındadır. Davaya konu olayda davalının kötüniyetli tesciline delalet eder yeterli ve somut delil dosyaya sunulmadığından bu iddianın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.Yukarıda açıklanan tüm gerekçelerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacının davasının KABULÜ ile; -Davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Türk Patent ve Marka Kurumu'nun her defasında müvekkili lehine vermiş olduğu kararları dosyaya sunduklarını, davacının müvekkilinin markasının büyümesini ve gelişmesini engellemeye çalıştığını,TPMK ve ve diğer ihtisas kurullarınca tarafların markalarının birbirlerinden bağımsız ve farklı bulunduklarını,Müvekkilinin marka tescilinde kötüniyetli olmadığının tespit edildiğini, alınan bilirkişi raporuna itiraz etmelerine ve yeniden rapor alınmasını talep etmelerine rağmen itirazlarının değerlendirilmediğini,Mahkemece yargılamaya muhtaç bir konuda doğrudan ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu durumun müvekkiline zarar verdiğini, davacının bu talebinin açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu,Davacının markayı müvekkilinin tescilinden sonra kullanmasının marka haklarına tecavüz olduğunu, davacının bu davayı açmakta kötüniyetli olduğunu ve hukuken korunan bir menfaatinin bulunmadığını,<br>İlk derece mahkemesinin hükmünün noksan olduğunu ve yeniden yargılama yapılmasının elzem olduğunu belirterek, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 23/12/2022 tarihli, 2022/28 Esas, 2022/303 Karar sayılı hükmünün istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasına ve yargılama giderlerinin davacı taraf yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde; davalının markasını kötüniyetle tescil ettirdiğini,Müvekkilinin marka başvurularına davalı tarafça yapılan itirazlarda markaların benzer olduğunu iddia ederek markaların tescilini engellediğini, yargılama sırasında ise logoların birbirlerinden bağımsız ve farklı olduğunu iddia ettiklerini, davalının iddialarının öncelikle davadan önceki fiil ve işlemleri ile çeliştiğini, bu açık çelişkinin tacir olan davalının kötüniyetli olduğunu ve dürüstlük kuralına aykırı aykırı hareket ettiğini gösterdiğini,Aynı sektörde olan davalının marka tescil başvurusunu yaparken markanın davacının markasına benzediğini ve davacı tarafından tanıtılıp, ayırt edicilik kazandırıldığını bilmemesinin söz konusu olamayacağını,Müvekkilinin markasının özellikle 2010, 2011 ve 2015 yıllarında ... ve ...'un reklam kampanyalarında yer almaları ile popülaritesini arttırdığını, davalının marka tescili nedeniyle müvekkilinin markasından gereği gibi faydalanamamasına neden olduğunu,Davalının müvekkilinin \"...\" markasının değerinden ve popülaritesinden faydalanmak amacıyla kötüniyetli olarak markasını tescil ettirdiğini,Müvekkilinin marka başvurularına itiraz ederek tescil yolunu da kapattığını, Türkiye'de marka tesciline engel olduğunu ve bu suretle menfaat elde etme amacında olduğunu,ABAD kararlarına göre kötüniyetin tespitinde markanın tanınmışlığının da dikkate alınması gerektiğini,Müvekkilinin ve markalarının tüm ülke ve dünya çapında tanınmış olduğunu ve \"...\" markasının TPMK'da tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, kötüniyet değerlendirilmesi yapılırken bu hususun dikkate alınmadığını, hükmü sırf bu nedenle istinaf ettiklerini belirterek, davalının haksız ve dayanaksız istinaf taleplerinin reddine, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 23/12/2022 tarihli, 2022/28 Esas, 2022/303 Karar sayılı hükmünün sırf istinaf ettikleri gerekçe fıkrası yönünden kaldırılarak talepleri gibi \"kötüniyeti sabit olan davalının davaya konu ... tescil numaralı markasının SMK 6/9 hükmü kapsamında da hükümsüzlüğüne\" yargılama giderlerinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 03/08/2016 başvuru, 06/02/2017 tescil tarihli, ... numaralı \"...\" markasının 25. sınıfta \"Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.\" emtiası için davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. 24/08/2012 başvuru ve tescil tarihli, ... tescil numaralı çoklu desen (tişörtlerde) tasarımının ise davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve Bilgisayar Mühendisi ...'nin hazırlamış olduğu teknik mütalaanın tetkikinde; davacı yanın görselini ihtiva eden markasal kullanımlarını 2010 yılından günümüze dek satılan giyim ürünleri üzerinden gerçekleştirdiği yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince bilişim uzmanı ..., marka vekili ... ve grafik tasarım uzmanı ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan  08/11/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda;  \"Dosya içerisinde Davacı tarafa ait olduğu belirtilen ... alan adının 29.03.1997 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, Alan Adı kayıt şirketinin ..., ... olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ..., ... şirketinden talep edilerek ulaşılabileceği, ... içerisinde bulunan web sitesinde iletişim bilgilerinde; ... Telefon(Genel Müdürlük):... Telefon(Müşteri Hizmetleri): ... Tescilli Marka Adı: ...Ünvanı: ... A.Ş. Mersis No: ... Kep Adresi: . Merkez Adresi: ... Mah. ... Kağıthane/İSTANBUL yazdığı, - ... web sitesinde bulunan Instagram ikonu üzerine gelindiğinde ... linkine bağlantı verildiği, ... hesabının Instagram’a Katılma tarihinin Mayıs 2011 olduğu, link içerisinde yapılan paylaşımlar incelendiğinde 26 Mart 2012, 27 Mayıs 2014, 27 Ağustos 2014 tarihli paylaşımlara ilişkin ekran görüntülerinin sunulduğu,. - ... sitesinde bulunan Facebook ikonu tıklandığında açılan... link kontrol edilmiş, Facebook sayfasının/hesabının Oluşturulma tarihinin 17 Nisan 2009 olduğu, link içerisinde yapılan paylaşımlar incelendiğinde 22 Mayıs 2012, 24 Mart 2013, 21 Nisan 2013, 20 Eylül 2013, 11 Ekim 2014, 03 Haziran 2018 tarihli paylaşımlara ilişkin ekran görüntülerinin sunulduğu, ...n-2010-2011-...-koleksiyonunda-...-... linki kontrol edilmiş, ...'nin 2010-2011 Sonbahar/Kış Koleksiyonu'nda... var. yazan sayfanın 23 Ağustos 2010 tarihli olduğu görülmüş olup ekran görüntüsünün sunulduğu, ... web sitesinde bulunan Youtube ikonu tıklandığında açılan ... link kontrol edilmiş, Youtube kanalında/hesabında bulunan 22 Mart 2014 tarihli video içerisinden alınan ekran görüntüsünün sunulduğu,...linkinde bulunan 24 Mart 2013 tarihli paylaşıma ait ekran görüntüsünün sunulduğu, yapılan inceleme neticesinde davalı yana ait dava konusu ... tescil numaralı markanın SMK 6/3 hükmü kapsamında tümden hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği, Davalı yana ait dava konusu ... tescil numaralı markanın SMK 6/9 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı\" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. <br>G E R E K Ç E:Dava, SMK’nun 6/3 ve 6/9. maddeleri uyarınca açılan marka hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece SMK’nun 6/3. maddesi uyarınca davanın kabulüne ve davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuş, davacı vekili de katılma yoluyla kararı istinaf etmiştir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin Mahkemece yargılama sırasında verilen ihtiyati tedbir kararına ilişkin istinaf talepleri, ihtiyati tedbir kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olması nedeniyle incelenmemiştir.Davalı vekilinin diğer istinaf talepleri incelendiğinde; aralarında marka uzmanı ve grafik tasarımcının da bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve denetime uygun olan bilirkişi raporunda, davalının markasının davacının hak iddia ettiği şekil markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunun tespit edildiği, yine bilişim uzmanı bilirkişi tarafından da internet üzerinde yapılan incelemeler ile davacının tescilsiz olarak bu işareti 2010 yılından itibaren kullandığının anlaşıldığı, davalının marka başvuru tarihinden önce davacı adına tescil edilen... tescil numaralı tişörtler için desen tasarımları incelendiğinde, aynı işaretin bu desenlerde yer aldığı anlaşılmıştır.Bu delillerle, davacının bu işareti 2010 yılından bu yana 25. sınıf kapsamında kalan ürünler için tescilsiz olarak kullanmak suretiyle ayırt edicilik sağladığı, öncelik hakkının davacıda olduğu, SMK’nun 6/3. maddesindeki hükümsüzlük koşulunun mevcut olduğu anlaşılmakla, mahkemece davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi yerindedir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin kötüniyetle ilgili istinaf taleplerinin incelenmesinde; bir marka başvurusunun hangi hallerde kötüniyetle tescil ettirildiği her bir somut olayda ayrı ayrı değerlendirilecek olmakla birlikte,Yargıtay uygulamalarında daha çok güvenin kötüye kullanılması, kullanmak yerine başkalarının ticaretine engel olmak, sözleşmeye aykırılık vb. suretiyle marka tescilleri kötüniyetli marka tescili halleri olarak kabul edilmektedir. Kötüniyetli tescilin varlığı için kötüniyet tescil başvurusu anında mevcut olmalıdır. <br>Somut olaya bakıldığında, davacı adına tescilli \"...\" markası tanınmış marka olarak tescilliyse de, davacının tescilsiz kullanım nedeniyle hak elde ettiğini iddia ettiği davaya konu şekil markasının tanınmış marka olduğuna dair dosyada yeterli delilin bulunmadığı, davalının markasını tescil ettirdikten sonra davacının markasını tescil ettirmek için yaptığı başvurulara itiraz etmesinin markasını kötüniyetli tescil ettirdiğini kanıtlamaya yeterli olmadığı, zira kötüniyetin markanın tescil başvurusu sırasında mevcut olması gerektiği, kötüniyetli tescilin varlığını davacı tarafın ispatlaması gerektiği, sırf başkasının markasın benzer bir markayı tescil ettirmenin kötüniyeti ispatlamaya yeterli olmadığı, dosyaya sunulan delillerle davalının markasını kötüniyetli olarak tescil ettirdiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle mahkemenin bu konudaki gerekçesinin yerinde olduğu kanaatine varılmakla, davacı vekilinin de istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekili ile davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE,2-Davalı yandan alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı yandan alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın  davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak yalnız davacı avansından çıkış yapıldığı anlaşılan 190,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 85,00 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 29/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0468c512eeb1f05","SID":"66f6e7baebb8fc12"}}