{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1569 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2068<br>KARAR TARİHİ\t: 12/11/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/08/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/392 Esas 2024/603 Karar<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 12/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/11/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının büyük ve küçükbaş hayvan alım-satım işiyle uğraştığını, davalının da aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında yıllardan beri hayvan alım-satımı yapıldığını, karşılığında senet verildiğini, icra takibine konu senedin de hayvan ticareti sonucunda tanzim edildiğini, borcun sebebi olarak her ne kadar \"nakden\" yazılmış ise de, aslında \"malen\" yazılması gerektiğini, borç sebebini talil ettiklerini, senedin tanziminden sonra bedelinin davacı ve ortağı tarafından PTT kanalıyla kısım kısım ödendiğini, ancak davalının İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1255 sayılı dosyası üzerinden takibe geçtiğini beyanla davacının borçlu olmadığının tespiti ile %20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı vekili cevap dilekçesi ile, borçlanma işleminin senet üzerinde yazılı olduğu gibi \"nakden\" olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, zira menfi tespit davaları için öngörülen 1 yıllık dava süresinin geçtiğininden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"..Dava, kambiyo senedi vasfındaki bonodan kaynaklanan, İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesine dayalı menfi tespit davasıdır. <br> Eldeki dava, TTK 4/I maddesi gereğince mutlak ticari dava olup, TTK' nın 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen \"dava şartı olarak arabuluculuk\" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre; \"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\"<br>Arabuluculuk dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira arabuluculuk tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışçıl yöntemler ile sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacı ile getirilmiş alternatif bir çözüm yoludur. (Aynı yönde, İzmir BAM 11. HD'nin 2019/3103 E. 2019/1844 K.)<br>Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; Mahkememizce davacı vekiline \"Tebliğden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde, Arabulucuk son oturum tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunması, sunulmadığı taktirde davanın usulden reddedileceği\" ihtarını içerir e-tebligat düzenlendiği, davacı vekili tarafından ibraz edilen 02.08.2024 tarihli dilekçe ile; davanın  İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2019/1255 takip sayılı dosyasının faizle para alışverişine ilişkin olduğunu ve tarafların tacir olmadıklarını beyanla ihtiyari arabuluculuk kapsamında değerlendirilmesini talep etmiştir.<br>Davacı tarafından eldeki davanın arabulucuya başvurmaksızın 20.09.2023 tarihinde açıldığı, her ne kadar Mahkememizce davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının ibrazı konusunda süre verilmiş ve buna ilişkin ihtarlı tebligat yapılmış ise de, davacı vekili tarafından ibraz edilen 02.08.2024 dilekçede, arabuluculuk tutanağının bulunmadığı beyan edildiğinden, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklene 18/A-(2) maddesinin 4. Cümlesinde \"Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi de gözetilerek, anılan dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı\" gerekçesi ile; \"TTK.'nun 5/A maddesi ve HMK' nun 114/2 ile 115/2 maddeleri gereğince davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;   Kanun maddesinin metni ve gerekçesi bu kadar açık ve net olup zorlamayla da olsa genişletici bir yorum yapılmasına elverişli olmadığını, davaya konu kambiyo senedi tarafların ticari işletmesiyle ilgili olmayıp; müvekkilinin ayrıca  tacir olmadığını, müvekkilinin hayvan alım satımını  ticari bir ünvan altında  yapmadığını, ilk derece mahkemesine sunulan 02.08.2024 tarihli beyan dilekçesinde arabuluculuk tutanağının olmadığı yönünde bir beyanları olmadığını, aksine arabuluculuğa müracaat edildiği, arabulucu ... 'in Arabuluculuk Daire Başkanlığına hitaben gönderdiği '' İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Arabuluculuk Bürosunun Büro Dosya Numarası 2023/94141Başvuru Numarası 2023/5239 olan arabuluculuk dosyası ticari dava şartı başvuru dosyası olarak tarafına tevdi edildiğini, uyuşmazlık konusunu oluşturan İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1255 takip sayılı dosyasının faizle para alışverişine ilişkin olduğu ve tarafların tacir olmadıklarının tespit edildiğinden ihtiyari arabuluculuk kapsamında değerlendirilerek işbu dosyanın sayın büronuza iade edilmesi zorunluluğu doğduğu; şeklindeki 06.09.2023 tarihli  beyanı eklendiğini, arabulucunun taleplerini ihtiyari arabuluculuk olarak değerlendirmesi yasanın o tarihte henüz yeni gündeme gelmesi nedeniyle yorumsal bir hatadan kaynaklandığını,  Arabuluculuk Daire Başkanlığına 2023/94141 dosya numarası ile müracaat edilerek, 2023/5239 arabuluculuk dosya numarası ile\"'ticari dava şartı '' başvuru dosyası niteliğinde arabulucuya dosya tevdi edildiğini, arabulucunun tarafların tacir olmadığından bahisle , dosyayı ihtiyari arabuluculuk  olarak değerlendirmesi sonucunda taraflarının kusur izafe edilerek davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesinin uygun olmadığını, usul ve yasaya aykırı olan ilk derece  mahkemesi kararının bozulması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, İİK 72.maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek  ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve  yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; \"TTK.'nun 5/A maddesi ve HMK' nun 114/2 ile 115/2 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine\" karar verilmiştir.<br>İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Dava dosyasının incelenmesinden davacı tarafça davalı hakkında 20/09/2023 tarihinde davaya konu İzmir 23.İcra Müdürlüğü'nün 2019/1255 E sayılı dosyasına konu senetten ve takipten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti istemi yönünde İzmir 8  Asliye Hukuk Mahkemesinde  dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sırasında 27/02/2024 tarih ve 2023/384 E - 2024/133 K sayılı karar ile iş bu davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, daha sonra İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından  yapılan yargılama sırasında, istinafa konu 07/08/2024 tarih ve 2024/392 E - 2024/603 K sayılı karar ile arabuluculuk son tutanağı sunulmadan dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği görülmüştür.<br>Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 Sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.<br>Somut olayda, davacı, davalı tarafından başlatılan icra takibinin dayanağı olan senetten ve icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. Dava ve takip konusu TTK'da düzenlenen bonoya dayandığından TTK 4. maddesi gereğince iş bu davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. <br>1/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesine eklenen 5/A maddesiyle \"Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" şeklinde düzenleme getirilmiştir.<br>6325 Sayılı kanuna eklenen 18/A- maddesiyle ise \"İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmişse arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.<br>Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereğini yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkartılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. \" şeklinde düzenleme getirilmiştir.<br> 5 Nisan 2023 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 7445 Sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesi ile ticari nitelikteki menfi tespit davaları da zorunlu arabaluculuk kapsamına alınmıştır. Yapılan bu yasal değişiklik  01.09.2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş  olmakla  eldeki davanın 20/09/2023 tarihinde açılmış olması dikkate alındığında ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Her ne kadar davacı vekili tarafından dava açılmadan önce 22.08.2023 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Arabuluculuk Bürosu'nun   2023/5239 başvuru numarası ile arabuluculuğa başvurulduğu ve görevlendirilen arabulucunun İzmir Arabuluculuk Bürosuna hitaben Uyap sistemine 06/09/2023 tarihinde eklendiği anlaşılan yazısı gereğince dosyanın ihtiyari arabuluculuk kapsamında kaldığından arabuluculuk bürosuna geri iade edildiği, bu durumda davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince ticari dava niteliğindeki eldeki dava dosyasında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı niteliğinde olup dava açılırken de arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekmektedir. Dava konusu somut olayda, her ne kadar dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş ise de, atanan arabulucu tarafından dosyanın ihtiyari arabuluculuk kapsamında kaldığından iade edildiği ve bu nedenle dava açılmadan önce dava konusu ihtilafla ilgili arabuluculuk işleminin tamamlandığına dair son tutanağın düzenlememiş olduğu ve bu kapsamda ilk derece mahkemesince yasa gereği verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının sunulmamış olduğu dosya kapsamı belgelerle sabit olup bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;    göre davacı  vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/08/2024 tarih, 2024/392 Esas ve 2024/603 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcı başlangıçta alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 12/11/2024\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4470a5ae28832468","SID":"5a4f09f6be04d5e7"}}