{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/983 <br>KARAR NO\t\t: 2025/5<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2016 (Dava) - 30/11/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2016/1474 Esas - 2021/993 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 15/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/01/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1474 Esas-2021/993 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 12/07/2016 tarihinde yolcu olarak müteveffanın da üzerinde bulunduğu, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile karayolları kavşağını geçmek istediği esnada ışık ihlali yaparak aracının ön kısımları ile davadışı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı kamyonet ile çarpışması neticesinde trafik kazasının meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tali, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, işbu nedenle her iki davalı şirketin de tazminat miktarlarından müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarını, her iki davalıya da başvuru evraklarının ulaştığını, ...nın herhangi bir dönüş yapmadığını, ... A.Ş tarafından ise 20/12/2016 tarihinde 35.742,00 TL ödeme yapıldığını, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/4316 soruşturma numaralı dosyası üzerinden soruşturma yapılmaya devam edildiğini, vefat eden 20/04/1999 doğumlu ...'ın vefatının tüm ailesini derinden sarstığını, davacı anne ve babanın ileriki dönem olan yaşlılık günlerinde oğullarının desteğinden yoksun kalacaklarının açık olduğunu, sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın ZMM sorumlusu davalı ... A.Ş'nin, yine sürücüsü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın ZMM sigortası bulunmadığından tazminat taleplerinden ...nın sorumluluğunun bulunduğunu, davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarını belirterek, 6100 sayılı yasanın 107.maddesi gereğince bilirkişi raporuna göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müteveffanın annesi ... için 1.000,00 TL ve babası ... için  1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/12/2016 hasarı ret-kısmi ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle tahsiline, şimdilik müvekkilleri adına 500,00 TL cenaze ve defin giderlerinin 21/12/2016 hasarı ret-kısmi ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırımı ve ardından ıslah sonucunda taleplerin davacı ... için 104.482,07-TL'ye, davacı ... için ise 145.365,40-TL'ye çıkarıldığı anlaşılmıştır.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihi 12/07/2016 olduğundan 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartlarının işbu davada uygulanması gerektiğini, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacılar tarafından müvekkili kuruma başvuru yapıldığını, davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplandığını ve hesaplanan tazminatın ödenebilmesi için davacı taraftan ibraname ve banka hesap bilgilerinin talep edildiğini, ancak müvekkili kurum davacının talebini kabul ederek ödeme yapacak olduğu halde işbu dava açılmış olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespitini, tescilsiz aracın, trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunan motorlu taşıtlardan olup olmadığının belirlenmesini, kazaya sebebiyet veren araç 50 cc altında motosiklet ise bu durumda müvekkili kurumun oluşan maluliyetten sorumlu bulunmayacağını, kaza tespit tutanağında kazaya karışan ... plakalı aracın cinsinin motorlu bisiklet olduğunu, tutanak resmi belge olduğundan aksine iddiaların ispatının gerektiğini, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli trafik sigorta poliçesinin olup olmadığının tespitini, yargılamaya konu tazminat talebinin hukuki dayanağının sözleşmeden değil, kanundan kaynaklandığını, bu nedenle davacılar üçüncü kişi sıfatına haiz olmaları mümkün olmadığından ...ndan tazminat talep etme haklarının bulunmadığını, öte yandan ... tarafından davacılara tazminat ödemesi yapıldığı takdirde, davacıların müteveffanın mirasçısı olmasından bahisle, alacaklı/borçlu sıfatlarının da birleştiğini, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp vasıtasıyla yapılmasını, zarar görenin kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğini, 19/07/2016 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında müteveffa ...'ın ölüm sebebinin kafa travması, beyin kanaması ve diğer sebepler olarak tespit edildiğini, kaza sırasında motosiklet türü araçta yolcu olarak bulunan müteveffanın zararlı sonucun ortaya çıkmasını engelleyecek gerekli güvenlik önlemlerini almadığını, bu nedenle, müteveffanın da kusurlu olduğunun açık olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları EK-3 maddesindeki düzenlemeye göre, tazminat hesaplamalarında TRH-2010 tablosunun dikkate alınacağını, ayrıca, hesaplamalarda teknik faiz (iskonto) oranının %1,8 olarak hesaplanacağını, müteveffa ...’ın kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğunu, sigortalı çalışarak gelir elde etmesi mümkün olmayacağından, yapılacak tazminat hesabının 18 yaşın ikmalinden itibaren başlatılması ve askerlik süresinin de dikkate alınması gerektiğini, cenaze gideri bakımından müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığından müvekkili şirket bakımından reddini, hatır taşımasının varlığı halinde hesaplanacak tazminatta indirime gidilmesini, müteveffanın müterafik kusurunun varlığı halinde, bu hususun da ayrıca indirim sebebi olduğunu, ...’nın sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın avans faizi talebi haksız olup, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede teminat limitlerinin kişi başı 310.000,00 TL olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket tarafından ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, zira dava öncesinde müvekkili şirkete başvurulduğunu, hasar dosyası açıldığını, 20/12/2016 tarihinde baba ... ve anne ... için toplam 35.742,00 TL ödeme yapıldığını, hesaplama yöntemi olarak TRH tablosunun ve %1,8 teknik faizin dikkate alındığını, hesap raporuna esas alınan kusur oranının %50 olduğunu, tekrar aktüer hesabı yapılması halinde yapılan ödeme tutarının yanında faiz güncellemesinin de dikkate alınması gerektiğini, bakiye tazminat tespitinde ödeme tarihi verilerinin dikkate alınması gerektiğini, hesaplamada genel şartların dikkate alınması ile TRH 2010 tablosuna göre teknik faiz oranı %1,8 olmak üzere hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, cenaze ve defin giderine ilişkin tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, ayrıca cenaze ve defin masraflarının ücretsiz olarak devlet ve belediyeler tarafından karşılandığını, dayanak belgeler ile ispatlanması gerektiğini, davacı vekili tarafından avans faizi talep edildiğini, kazaya karışan sigortalı aracın, ticari araç olmaması sebebiyle hükmedilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini, aleyhlerine hüküm kurulmasına kanaat getirilmesi halinde, faiz başlangıç tarihinin de dava tarihi olarak dikkate alınmasını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davadışı sürücü ...'ın 12/07/2016 günü idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile kırmızı ışıkta beklemesinin ardından yeşil ışıkta girdiği olay yeri karayolları kavşağında, ışık ihlali ile kavşağa giren davadışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpmasıyla motosiklet yolcusu ...'ın hayatını kaybettiği, hükme esas alınan 12.03.2021 tarihli Karayolları Fen Heyeti Raporuna göre, davadışı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, dava dışı sürücü ...'ın tamamen kusurlu olduğu, müteveffa yolcu ... kendi ölümünde kask takmamış olmakla müterafik kusurlu olduğu, ölen desteğin olay tarihinde 17 yaşında olduğu, kazanç elde etmeye başlayacağı 18 yaşı itibari ile kazancını gösterir bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle hesaplamada AGİ dahil net asgari ücret kullanıldığı, ölenin 21 yaşında askerlik süresi boyunca 1 yıl süre ile davacılara destek olamayacağı kabul edilerek bu dönemin zarar süresinin dışında tutulduğu, kaza tarihi itibariyle, ölüm–sakatlık halleri için Hazine Müsteşarlığı tarafından Trafik Sigortaları için belirlenen kişi başı poliçe teminat limiti 310.000,00 TL olup, davalı ... A.Ş. tarafından baba ... için 15.047,33 TL, anne için 20.694,67 TL ödeme yapıldığı, davalı ... A.Ş'ye sigortalı ... plakalı kamyonetin dava dışı sürücüsü ...' ın kazada kusursuz olduğu, diğer davalı ...'nın sorumluluğunun olay tarihindeki Hazine Müsteşarlığı tarafından trafik sigortaları için belirlenen kişi başı poliçe teminat limiti sınırlı olduğu, bu kapsamda tespit edilen zararın limit içinde kaldığı, davacının davalı ...ndan dava tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunabileceğinin anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi ... tarafından düzenlenen 13.09.20121 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacılara davalı ... A.Ş. tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınarak davacı ...’ın teminat limiti içinde davalı ...ndan talep edebileceği bakiye DYK tazminat tutarının; müterafik kusur indirilmeksizin %100 tam kusur üzerinden 104.482,07 TL, davacı ...’ın teminat limiti içinde davalı ...ndan talep edebileceği bakiye DYK tazminat tutarının; müterafik kusur indirilmeksizin %100 tam  kusur üzerinden 145.365,40 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/05/2019 tarihli rapora göre, dosya içerisinde ve müftülük ve belediye tarafından herhangi bir fiyat bildirilmediğinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereğince memurlara yapılan cenaze yardımı bedeli kıyasen uygulanarak 1.275, 00 TL cenaze gideri olabileceğinin hesaplandığı, yerleşik Yargıtay kararları dikkate alınarak %20  müterafik kusur indirimi yapılarak, davacı ...' ın 83.585,65 TL, ...' ın 116.292,32- TL DYK tazminatı ile 1.200,00-TL cenaze ve defin giderini davalı ...ndan talep edebileceği, davacı vekilinin talep artırım ve ıslah dilekçeleri de göz önüne alınarak davanın kısmen kabulü ile mevcut kusur durumuna göre davacıların davalı ... A.Ş.’den talep edebileceği tazminat tutarı bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmekle, sonuç olarak; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, davacı ... için 83.585,65 TL, davacı ... için 116.292,32- TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... A.Ş.' den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, 1.200,00-TL cenaze ve defin gideri bedelinin  davalı ... A.Ş' den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... yönünden davanın reddine....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>DAVALI ... VEKİLİ TARAFINDAN; \"...Mahkeme kararının eksik incelemeyle alınmış olup, yasa ve usule aykırı olduğunu, kaza tarihi 12.07.2016 olduğundan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren trafik sigortası genel şartlarının işbu davada uygulanması gerektiğini, kazaya karışan aracın müvekkili kurumun sorumlu olduğu araçlardan olup olmadığının davacı tarafça ispatı gerektiğini, kaza tespit tutanağında da açıkça yazılı olduğu üzere (kazaya karışan araç cinsi olarak motorlu bisiklet işaretlendiğinden) mevzuat gereği, motorlu bisikletlerin sebep olduğu zararlardan müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağı resmi görevlilerce tanzim edilmiş resmi belge olduğundan aksini ispat yükümlülüğünün davacı tarafa düştüğünü, ispat edilememesi halinde, müvekkili kurum bakımından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespit edilmediğini, öncelikle trafik sigortası bulunmadığı iddia edilen tescilsiz aracın, trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunan motorlu taşıtlardan olup olmadığının tespiti gerektiğini, trafik sigortası genel şartlarında; teminat dışı kalan haller başlıklı a.3 maddesinin k) bendinde; ‘Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar’ın teminat kapsamı dışında olduğunun açıkça belirtildiğini (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2011/793 Esas-2012/669 Karar), mahkemece bu taleplerinin haksız bir şekilde değerlendirilmediğini, dava öncesinde müvekkili kuruma öncelikle başvuru yapılmış olması şartı getirildiğini, davacı tarafça, müvekkili kuruma başvuru yapıldığını, zararın hesaplandığını ve hesaplanan tazminatın ödenebilmesi için davacı taraftan ibraname talep edildiğini, ancak müvekkili kurum davacının talebini kabul ederek ödeme yapacak olduğu halde işbu dava açılmış olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, sanki tutar konusunda uyuşmazlık varmış gibi yargı yoluna gidildiğini, başvurana ödeneceği bildirilen tazminat tutarına rağmen direkt dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, başvuran tarafın ya bu tutarı alıp üzeri için yargı yoluna gitmeli ya da tutarın eksik olduğu konusunda itiraz ederek buna ilişkin rapor/belge ibraz etmesi gerektiğini, buna rağmen uzlaşma sağlanamaz ise dava hakkı doğduğunu, müvekkili kurumun tazminat ödeme konusunda hiçbir temerrüdü olmadığı halde kurum aleyhine faiz, yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmedilmesinin kabul edilemez olduğunu, gerekli başvuru tamamlanmadan yargı yoluna gidilmesi halinde başvuru şartı tamamlanmamış olup, müvekkili kurumun da dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılamayacağını, destekten yoksun kalma zararı hesaplanmasında, trafik sigortası genel şartlarında belirlenen hesaplama kriterlerinin esas alınması gerektiğini, söz konusu düzenlemeye göre, TRH-2010 tablosunun dikkate alınacağını, ayrıca, hesaplamalarda teknik faiz (iskonto) oranı %1,8-1,65 olarak hesaplanacağını, bilirkişi raporunda TRH-2010 tablosu kullanılmış olmasına rağmen 1.8-1,65 teknik faiz oranı kullanılmamış olduğundan hesap raporunun hatalı olduğunu, cenaze ve defin gideri bakımından müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığından talebin müvekkili şirket bakımından reddi gerekmekteyken yükümlü tutmasının bozma sebebi olduğunu, dolaylı zararların müvekkili kurumun sorumluluğunda olmadığını, ...’nın sorumluluğunun bedeni zararların karşılanmasından ibaret olduğunu, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmamış olmasının hatalı olduğunu, taleplerine rağmen mahkemece bu hususta hiçbir inceleme yapılmamış olmasının hatalı olduğunu, hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının da bir bozma sebebi olduğunu, hükmün belirlenen kusur oranları dikkate alınarak kurulmadığını, kusur paylaşımına göre karar verilmediğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN; \"....Verilen kararın ... A.Ş açısından son derece hatalı olup kabulünün mümkün olmadığını, zira vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığını, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 13.maddede; '(4)Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur'  denildiğini, tarifenin ikinci kısım ikinci bölümde de bu bedelin 4.080,00 TL olarak belirlendiğini, gerek hukuk dosyası, gerekse ceza dosyası üzerinden toplanan kayıtlarda motosikletin tescilli normal bir motosiklet olduğunun sabit olduğunu...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin giderinin tazmini istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... vekili ile davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davaya konu trafik kazasında müteveffanın ... plakalı motosiklette yolcu konumunda olduğu, kaskının takılı olmadığı ve kafa travmasına dayalı vefat ettiği hususlarında bir ihtilaf bulunmamakta olup, buna göre mahkemece ATK'dan ve Karayolları Fen heyetinden alınan kusur raporları uyarınca, müteveffanın yolcu olduğu motosiklet sürücüsü olan ...'ın %100 kusurlu olduğu, diğer araç olan kamyonet sürücüsünün ise olayda bir kusurunun bulunmadığının birbirleriyle uyumlu bu raporlar uyarınca belirlenmiş olup, bu hususta bir istinaf itirazı da olmadığı görülmekle, kusur durumlarının netleştiği anlaşılmıştır.<br>2-Mahkemece, davalı ... A.Ş. tarafından davadan önce yapılmış olan ödemeler da güncellenip mahsup edilmek suretiyle, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant usulüne göre hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatları üzerinden, %20 müterafik kusur indirimi de yapılarak ek rapor uyarınca hüküm tesis edildiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin aktüer raporuna ve müterafik kusur indirimi uygulanmadığına yönelik itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>3-Davalı ... vekili, her ne kadar davacıların murisinin yolcu olarak bulunduğu aracın trafik sigortası yaptırılması gereken bir araç olup olmadığının, bu kapsamda motosiklet mi yoksa motorlu bisiklet mi olduğunun mahkemece tam olarak belirlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüşse de; dosya kapsamında mevcut il emniyet müdürlüğünden gelen ... plakalı araca dair araç bilgilerinde aracın 2013 model ... motosiklet olduğunun, tescilli olup motor ve şase nolarının bulunduğunun, silindir hacminin 162 olduğunun görülmesine ve tüm dosya kapsamı içeriğine göre, davalı ... vekilinin bu yöndeki itirazının kabulü mümkün görülmemiştir.<br>4-Davalı ...'nın dava şartı olan başvuru şartına dair itirazlarının da kabulü mümkün görülmemiştir. Şöyle ki; ...'nın, davacıların başvurusu karşısında  21.12.2016 tarihli cevabi yazısının 31.038-TL ödenebileceği yönünde olup, eksik evrakların da sunulmasının istenildiği görülmekle, dosya kapsamı itibariyle yapılan hesaplamalara göre ödeneceği belirtilen bu miktarın, \"verilen cevabın talebi karşılamadığı\" şeklinde kabulü ile eldeki davanın açılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, davalı ...'nın bu cevabi yazısının  yasal süresinden sonra ve dava açıldıktan sonra, 09.01.2017 tarihinde davacı tarafa bildirildiği de görülmekle, davalı ... vekilinin bu husustaki itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>5-Cenaze ve defin giderlerinin doğrudan kaza ile bağlantılı giderler olması ve teminat kapsamında olması, makul olarak hesaplanması karşısında, davalı ...'nın bu tutardan sorumlu olmadığına dair itirazının da kabulü mümkün görülmemiştir.<br>6-Mahkemece, kask takılmamış olması nedeniyle tazminatlarda %20 müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm tesis edilmiş olup bu yöndeki itirazın kabulü mümkün olmamakla birlikte, hatır taşıması indirimi bakımından yapılan değerlendirmede ise; savcılık soruşturmasında alınan ifadelerde, müteveffanın amca oğlu olan tanık ...'ın beyanında; hepbirlikte iki ayrı motosikletle denize gittiklerini, dönüşte müteveffanın ...'ın motosikletinin arkasına bindiğini, bu sürücünün de arkadaşları olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla, bir menfaat karşılığı olmaksızın hatır için taşıma yapılmasından dolayı %20 hatır taşıması indirimi uygulanması gerekirken, mahkemece bu hususta olumlu-olumsuz hiçbir değerlendirme de yapılmaksızın ve bu indirim uygulanmaksızın karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Bununla birlikte, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce anne ve baba davacıların tazminat tutarlarından ayrı ayrı %20'şer indirim uygulanarak yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.<br>7-Davacılar vekili ise, yalnızca davalı ... AŞ. bakımından ve bu davalı yararına verilen vekalet ücretine yönelik istinafa gelmiş olup, yapılan değerlendirmede; anılan davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirlenmesi nedeniyle bu davalı bakımından davanın reddinde bir isabetsizlik yok ise de,  AAÜT 13/4.madde hükmü açık olup, buna göre davalı ... A.Ş bakımından dava reddedildiğinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmolunması doğru olmamış olup, mahkeme kararının tarihine ve istinafa gelenin sıfatına göre geçerli olan 9.200-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... Sig.AŞ'ye verilmesine dair Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin istinaf itirazlarının ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, mahkeme kararının HMK 353/1-b-2. madde uyarınca kaldırılıp, Dairemizce yeniden hüküm tesisine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>I-Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1474 Esas - 2021/993 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>a)Davacı ... için 66.868,52-‬TL, davacı ... için 93.033,85-TL  destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... A.Ş'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine,<br>b)1.200,00 TL cenaze ve defin gideri bedelinin davalı ... A.Ş'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>c)Davalı ... A.Ş yönünden davanın REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 10.922,93-TL harçtan peşin alınan ve ıslahla tamamlanan 870,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.052,33-TL harcın davalı ... A.Ş'den alınarak Hazineye gelir olarak kaydına,<br>3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacılar yararına takdir olunan 22.525,46 TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş'den alınarak davacılara verilmesine,<br>4-Davalı ... A.Ş yönünden kısmen red kararı verilmiş olsa da reddedilen kısım takdiri indirim tutarı olduğundan red vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı ... A.Ş yararına takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>6-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 459,08 TL davetiye ve posta gideri, 900,00-TL bilirkişi ücreti, 1.500,00 TL talimat mahkemesince yapılan bilirkişi ücreti, 314,50 TL ATK ücreti olmak üzere toplam 3.173,58 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 2.541,14 TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 29,20 TL başvurma harcı, 870,60 TL peşin alınan harç olmak üzere toplam 3.440,94 TL'nin davalı ... A.Ş'den alınarak davacı taraflara verilmesine, davacılar tarafından fazladan yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>7-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine\",<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>II-Davalı ... vekilinin ve davacılar vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,<br>III-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>a-Davacılar tarafından karşılanan 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine, <br>b-Davalı ... tarafından yatırılan 3.434,00 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,<br>IV-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>a-Davacılar tarafından karşılanan 65,00 TL tebligat ve 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin toplam 285,70 TL istinaf yargılama giderinin davalı ... A.Ş' den alınarak davacılara verilmesine,<br>b-Davalı ... tarafından karşılanan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  15/01/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7c59e7bec244aab","SID":"10af71d3c02b4710"}}