{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2025/246 <br>KARAR NO:2025/240<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/11/2024<br>NUMARASI:2024/534 E - 2024/540 K<br>DAVANIN KONUSU:İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati tedbir talep eden vekili başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin, İstanbul Avrupa yakasındaki ticari işletmesi olan ... tesisat/hizmet numaralı kullanım yerinde, uyuşmazlık dışı lisanslı elektrik tedarik şirketi olan ... A.Ş.'nin ticarethane grubu sözleşmeli abonesi olarak elektrik enerjisi kullanmakta olup keyfiyet, mezkür elektrik tedarik şirketinin müvekkili adına en son düzenlediği 2024/8-9-10 dönemlerine ait normal elektrik tüketim (Ek-1/1-4) da anlaşıldığını, aleyhine tedbir istenilen şirket tarafından, müvekkilinin mezkür kullanım yerinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile düzenlenen 03.10.2024 tarih ve ... seri numaralı) kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak 04.10.2024 tarihli, ... no'lu ve 748.064,53-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası (Ek-2) ve 04.10.2024 tarihli, ... no'lu ve 464.033,03-TL bedelli ek tüketim faturası (Ek-3) ile müvekkili adına toplam 1.212.097,56-TL kaçak elektrik borcu tahakkuk ettirildiğini, tedbir talep eden müvekkili tarafından elektrik enerjisinin kesilmesi tehdidi altında ihtiyati tedbir talebine konu faturalara istinaden aleyhine tedbir talep edilen şirkete, müvekkili şirketin yetkilisi ... adına kayıtlı hesaptan 10.10.2024 tarihinde 500.000,00-TL ödeme yapıldığını, bu husus ekte sunulan ...bank A.Ş.'ye ait banka ödeme dekontu ile de sabit olduğunu, dolayısıyla mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulü halinde karara esas teminat tutarından 500.000,00- TL tutarlı ödeme mahsup edilerek kalan (1.212.097,56-TL- 500,00-TL-712.097,56-TL) tutar üzerinden teminat belirlenmesi gerektiğini,  müvekkili tarafından, mezkür kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmamış olup, aleyhine tedbir istenen şirket tarafından müvekkile atfen ileri sürülen haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiası haksız, maddi ve hukuksal mesnetten yoksun olduğunu, aleyhine tedbir istenilen şirket tarafından, talepte bulunan müvekkil şirketin... tesisat/hizmet no'lu kullanım yerinin elektrik enerjisinin;  04.10.2024 tarihli, ... no'lu ve 748.064,53-TL bedelli, 04.10.2024 tarihli, ... no'lu ve 464.033,03-TL bedelli faturaların borcundan dolayı kesilmemesi, kesilmiş ise yeniden verilmesi yönünde ihtiyati tedbir tesis edilmesine, ihtiyati tedbir kararına esas teminat tutarı belirlenirken müvekkili talep edenin yapmış olduğu 500.000,00-TL tutarlı ödemenin mahsup edilerek kalan (1.212.097,56-TL-500,00-TL=712.097,56-TL) tutar üzerinden  teminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince 08.11.2024 tarihli kararla \"Somut olayda, davacının telafisi imkansız zararların oluşacağı konusunda yaklaşık ispat şartının yerine getirildiği, HMK m.389'da ihtiyati tedbir kararı verilmesi için  gereklen koşulların  bulunduğu, dilekçe ekinde yer alan ödemenin ...tarafından yapıldığı görülmekle, bu aşamada faturadan kaynaklı ödeme olduğu hususu yargılamayı gerektirdiği kanaatine varılmakla tedbir talebinin tüm faturalar bedeli yönünden teminat karşılığında kabulüne, 1.212.097,56-TL'nin %20'si 242.419,51-TL'nin mahkeme veznesine nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu olacak şekilde gayri nakdi teminatın yatırılması halinde davacının ... tesisat/hizmet numaralı aboneliği kapsamında 04.10.2024 tarihli, ... no'lu ve 748.064,53-TL bedelli, 04.10.2024 tarihli, ... no'lu ve 464.033,03-TL bedelli faturalar kapsamında davacıya elektrik kesintisi uygulanmamasına, davacının ..tesisat/hizmet numaralı aboneliği kapsamında elektrik kullanımının devamına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. \" gerekçeleriyleDavacının ihtiyati tedbir  talebinin KABULÜNE,1- 1.212.097,56-TL'nin %20'si 242.419,51-TL'nin mahkeme veznesine (nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu olacak şekilde gayrinakdi teminatın) yatırılması halinde ... tesisat/hizmet numaralı elektrik aboneliği kapsamında davacıya 04.10.2024 tarihli, ... no'lu ve 748.064,53-TL bedelli, 04.10.2024 tarihli, ... no'lu ve 464.033,03-TL bedelli faturalar nedeni ile elektrik kesintisi uygulanmamasına, elektrik kesintisi uygulanmış ise davacının ... tesisat/hizmet numaralı elektrik aboneliği kapsamında elektrik kullanımının devamının sağlanmasına,  karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi karara itiraz üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda; \"Somut olayda tedbir talep eden tarafından dosyada ihtiyati tedbir şartlarında değişiklik bulunmadığı, dava konusu yerin iş yeri olması, davaya konu fatura borcunun ise iş yerine ait bulunması nedeniyle, isteme konu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi güç zararının oluşabileceği hususunda yaklaşık ispatın gerçekleştiği mahkemece takdir olunan % 20 oranındaki teminat miktarının yeterli olduğu\" gerekçeleriyle ihtiyati tedbire  yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.Karara karşı,  karşı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Aleyhine tedbir talep edilen vekili istinaf başvurusunda özet olarak; ihtiyati tedbir ve yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığını, teminatın yetersiz olduğunu, talep edenin kaçak elektrik kullandığının sabit olduğunu, kaçak tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli olduğunu  ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, kaçak elektrik nedeniyle menfi tespit ve elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (HMK)'nın 389/1. maddesi, \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\" şeklindedir.HMK'nın 390/2 maddesine göre de tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir.Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1).6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204.  maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\"Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.).Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu faturalara dayalı  borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu,  işin niteliği gereği elektriğin talep edenin işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin,  ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle talep edenin ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin talep eden aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı olarak  işletmede elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra  alacağın miktarına göre karşı taraf şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen  imkansız hale de gelebilecektir.Bu haliyle mahkemece, talebin kabulüne karar verilmesinde ve belirlenen teminat miktarında  hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda usule aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Aleyhine tedbir talep edilenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL'nin istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine Yazılmasına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62a2730a760d39d2","SID":"53268ae7e132218f"}}