{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ <br>KARAR TARİHİ  : 27/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/07/2022<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 27/12/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davalı borçlunun müvekkile şirketini devretmeyi vaat ettiğini, müvekkilin  şirket devir bedeli olarak 50.000,00 TL'yi 18/01/2021 tarihinde davalının ... hesabına \"şirket devir bedeli\" olarak ödediğini, davalının şirket devrinden kaçınmasının ardından taraflarınca Alanya İcra Müdürlüğü'nün .,..Esas sayılı dosyası ile ödenen bedelin iadesi için icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından borca itiraz edildiğini, borca itiraz edilmesinin ardından borçlu tarafından asıl alacak olan 50.000,00 TL'nin müvekkile ödendiğini ancak icra dosyasından kaynaklanan fer'ilere yönelik herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, taraflarınca ...Arabuluculuk numarası ile arabuluculuk dava şartının yerine getirldiğini ancak anlaşmama ile sonuçlandığını, takibin fer'ilerine yönelik alacaklarının devam ettiğini ve fer'ilere yönelik herhangi bir ödeme olmadığını belirterek; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalması kaydıyla davalı tarafın, Alanya İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasındaki itirazın fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalması kaydıyla, 7.300,00 TL icra vekalet ücreti, 95,30 TL icra masrafı, 2.275,00 TL tahsil harcı olmak üzere toplamda 9.670,30 TL yönünden iptali ile takibin icra vekalet ücreti, icra masrafları ve icra tahsil harcı kapsamında kaldığı yerden devamını, davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacı şirket tarafından müvekkil şirketin devralınmak suretiyle bir araya getirilmek istenmekte olduğunu bu konuda müvekkil şirketin kurucusu ve yetkilisi olan ...ile davacı şirket yetkilisi arasında görüşmeler gerçekleştirildiğini, görüşmeler neticesinde taraflar arasında 50.000,00 TL karşılığında müvekkil şirketin davacı şirkete devredilmesine ilişkin anlaşma sağlandığını, davacı tarafın Ankara ili dışında olması ve devir işlemlerinin Ankara iline gelindiğinde yapılması kararlaştırılması nedeniyle bedelin davacı şirket tarafından gönderildiğini, bunun üzerine davacı şirketin Ankara iline gelmesini ve şirket yetkilisi ...ile iletişime geçmesi beklenirken müvekkilin icra takibinden haberdar olduğun ve derhal hesabına gönderilen meblağı davacı şirkete gönderdiğini, davacı şirketin devralmaya yönelik herhangi bir iş ve işlem yapmadığını doğrudan icra takibi vasıtasıyla müvekkilden bir alacak talep ettiğini belirterek; davanın reddi ile davacı tarafça müvekkil temerrüde düşmeden icra takibi başlatıldığından asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının 50.000,00-TL asıl alacak üzerinden başlattığı takipte  icra vekalet ücreti,  icra masrafı ve  tahsil harcı kalemlerine ilişkin itirazın iptali davası açtığı,  davacı tarafın ödenen bedelin iadesi ile ilgili olarak   TTK'nın 18/3. maddesi anlamında bir belgeye dayanmadığı,  davalı taraf temerrüde düşürülmeden  açılan takip nedeniyle davacının  icra vekalet ücreti,  icra masrafı ve  tahsil harcı isteminde bulunamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. \" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, kararda belirtilen TTK. 18/3. maddesinin hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin icra takibine konu yapılan banka ödeme dekontundan da anlaşılacağı üzere davalıya şirket devir bedeli olarak banka aracılığı ile 50.000,00 TL ödeme gönderdiğini,  müvekkilinin ödeme edimini yerine getirmiş ise de davalı taraf devir edimini yerine getirmediğini, davalı basiretli bir tacirin davranması gerektiği gibi davranmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Taraflar arasında davalı şirketin davacı şirkete devrine yönelik sözlü anlaşmaya varıldığı, davacının davalıya 50.000,00-TL gönderdiği, davalının ise icra takibi başlatılması üzerine bu bedeli davacıya iade ettiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının Alanya İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında 50.000,00-TL asıl alacak üzerinden başlattığı takipte  icra vekalet ücreti,  icra masrafı ve  tahsil harcı  isteminin yerindeliğine ilişkindir. <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.07.2007 tarih -.... E., ....Sayılı kararında özetle;“...Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında  amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcunu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre; gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda; ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından da itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur. Şu da eklenmelidir ki; takip konusu alacak için borçlunun icra dairesi dışında yaptığı ödemeler, takip konusu alacaktan İcra Müdürlüğünce kendiliğinden mahsup edilemeyeceğinden; eş söyleyişle, harici ödemelerin İcra Müdürlüğünce kabulü için, alacaklının muvafakati gerektiğinden; itirazın iptali davasında mahkemece kısmi ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğuna dair bir karar verilmesi gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. Bu itibarla, icra takibinden sonra borçlu tarafından ödeme yapılmış olması halinde mahkemece, söz konusu ödemeler düşülerek, bakiye alacak tutarı üzerinden karar verilmesi gerekir. Nitekim; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2004 gün, E:....K:...; 30.03.2005 gün, E:... -...K:...; 08.06.2005 gün, E:...K:...ve 18.04.2007 gün, E:... K:... sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir.” şeklinde yapılan ödemelerin aşamalarına göre nasıl değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince ; davacı tarafın ödenen bedelin iadesi ile ilgili olarak   TTK'nın 18/3. maddesi anlamında bir belgeye dayanmadığı,  davalı taraf temerrüde düşürülmeden  açılan takip nedeniyle davacının  icra vekalet ücreti,  icra masrafı ve  tahsil harcı isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle  davanın reddine karar verilmiş ise de  TTK'nın 18/3 'deki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartı olduğundan (Yargıtay 11. HD. 2020/4077 E. 2021/3351 K.) ve dava konusu sözleşmeye ilişkin kanunda özel bir muacceliyet şartı öngörülmediğinden  mahkemece yazılı gerekçeyle  davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; yukarıda anılan Yargıtay kararı çerçevesinde delillerin toplanarak  esas hakkında karar verilmesinden ibarettir.<br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/07/2022 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa83c9c15e28a1f0","SID":"d59d5fac6634251e"}}