{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ <br>KARAR TARİHİ  : 27/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 15/03/2022<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 27/12/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davalı tarafından hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosya ile 20/09/2018 tanzim, 13/08/2020 vade tarihli, 45.000,00-TL bedelli senet dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, davalının dükkanında kiracı olarak bulunduğunu, davalı ile aralarında yalnızca kira ilişkisi bulunduğunu, bunun dışında herhangi bir borç ilişkilerinin bulunmadığını, takip konusu senedin kira borçlarının teminatı olmak üzere vade ve bedeli boş bırakılarak imzalanıp verildiğini, davalının daha sonra bu kısımları doldurup icraya koyduğunu, bonodaki tanzim tarihi ve kira sözleşmesinin düzenleme tarihinin aynı olduğunu, davalının ayrıca kira alacağına istinaden başka bir takip dosyasında da takip başlattığını, alacak miktarını 13.000,00.-TL olarak gösterdiğini, bu takipten 27 gün sonra bu kez 45.000,00.-TL üzerinden iş bu mükerrer takibi başlattığını,  kira borcundan fahiş miktarda talepte bulunduğunu kiraladığı depoyu davalının sökmesi sebebiyle içerideki malzemenin açıkta kalması ve güneş görmesi sonucu zarara uğradığını, bu nedenle mala zarar vermekten davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, davalının da bu haksız takibi başlattığını, takip konusu bonoyu gerçeğe aykırı doldurmasından ötürü davalı hakkında bir suç duyurusunda daha bulunduğunu, belirterek takibe ilişkin borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli takip yapılan takibe karşı davalının, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili ön inceleme duruşmasındaki beyanında taraflar arasında kira ilişkisi olsa da takip konusu bononun borç karşılığı alındığını, teminat olmadığını, davayı kabul etmediklerini belirtmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Şekli açıdan unsurları tam olan bono üzerinde bedelin nakden-malen veya teminat olarak alındığına ilişkin herhangi bir ibare bulunmamaktadır. Somut olayda, davacı borçlu emre yazılı bu senetten kaynaklanan borcu ödediğini savunmamış; aksine senedin kira ilişkisinde kira bedelinin teminatı olarak düzenlendiğini, vade tarihi ve miktarının boş olduğunu, kira borcunun bonoda yazılı kadar olmadığını  ileri sürmüştür. Davacının bu iddiası senet metninden anlaşılamamaktadır. Yani senet üzerinde kira sözleşmesinin teminatı olarak alındığına yönelik herhangi bir kayıt bulunmamakta, sunulan kira sözleşmesinde de kira bedelinin teminatı olarak bono alınacağından bahsedilmemektedir. Senet sebepten mücerret olmakla; davacı imzayı inkar etmediğinden açığa attığını iddia ettiği imzanın sonuçlarına katlanmalı ve bu nedenle bononun üzerinin sonradan doldurulduğunu ve teminat amaçlı düzenlendiğini yazılı delillerle ispatlamalıdır.  Davacının dava dilekçesinde bahsettiği ceza mahkemesi dosyasının dava konusu bonoyla ilgisi bulunmamaktadır. Yine konu ile ilgili bedelsiz senedi kullanma ve açığa imza atma suçundan yürütülen soruşturmada şüphelinin suçlamayı kabul etmemesi, müşteki davacının da yazılı delil sunamaması sebebiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ve  kesinleşmiştir. Senet sebepten mücerret olmakla, davacının ileri sürdüğü bu ilişkinin varlığını, senedin düzenleme sebebini ispat yükü altında olduğunun kabulü gerekir. Davalının kabul etmemesi karşısında  davacı, ileri sürdüğü düzenleme sebebini yani temel ilişkiyi ve senedin gerçek borç miktarını yansıtmadığını yazılı bir delille kanıtlayamamıştır. Davacı yemin deliline de dayanmamış, ki dayansa bile bedelsiz senedi kullanmak suç  olduğundan ve HMK'nın 226/3 maddesi uyarınca konusu suç olan vakıalarla ilgili  yemin teklif edilemeyeceğinden yemine başvurulmamıştır. Davacı, senet bedelini ödediğini de ileri sürmüş ve kanıtlamış değildir. Açıklanan sebeplerle ispatlanamayan davanın reddine ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ile davalı arasında yalnızca kiracı ve kiralayan ilişkisinin olduğunu, bunun dışında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, senedin kira sözleşmesine teminat olarak verildiğini, davalının asıl alacak olan kira alacağı için icra takibi başlattığını sonrasında davalıyla aralarında var olan anlaşmazlık neticesinde müvekkili tarafından kira bedeline teminat olarak imzalanan boş senedi doldurarak, iş bu senete ilişkin olarak icra takibi başlattığını, müvekkilinin, davalının kiralanan üzerindeki depoyu sökmesi sonucu zarara uğradığını bunun neticesinde suç duyurusunda bulunulduğunu, buna ilişkin ceza yargılamasının açıldığını, bu nedenlerle davalının müvekkiline karşı husumet beslediğini ve haksız bir şekilde bahsi geçen icra takibini başlattığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının senetteki imzaya itirazının bulunmamasına, davalı hakkında dava konusu senet nedeniyle açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan başlatılan savcılık dosyasının takipsizlikle sonuçlanmasına,  davacının senedin teminat senedi olduğu iddiasını kesin delillerle ispat edememesine bu sebeplerle  kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bce00b2e20d8a177","SID":"719ff5561ae88167"}}