{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/3556 <br>KARAR NO:2025/183<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/03/2024<br>NUMARASI:2022/990 E - 2024/251 K<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:23/01/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine Merkezi takip sisteminin 2022/272559 sayılı dosyasından faturaya dayalı elektrik tüketim faturası alacağına dayanarak takip başlatıldığı, borçlunun hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak takibin durduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığı, davalı şahsın davalı şirketin yetkilisi olduğu ve sözleşmede ticari kefaletinin mevcut olduğu, davalı şirketin elektrik tüketimi yapmış olmasına rağmen takibe konu faturaları ödememiş, sözleşme <br>hükümlerine uymadığını, davalı şirketin ve şahsın borca itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, borçlu şirketin ve şahsın %20’ den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan “... Sözleşmesi” incelendiğinde, sabit fiyat (0.56 kuruş) olarak belirlenmiş, akde vefa ilkesi ve ticari teamüller gereğince bu sabit fiyat üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, davacı tarafça dolar kurundaki değişiklik nedeniyle aktif enerji satış birim fiyatının değiştiğinden bahisle fatura bedelleri yasaya ve sözleşmeye aykırı şekilde değiştirilmeye başlandığı, faturaların fahiş şekilde artırılması ve gerek ticari teamülün gerekse sözleşme hükmünün çiğnenmesi karşısında, 4 defa faturalar noter ihtarnamesi aracılığıyla iade Edildiğini, takibe ve davaya konu faturaya, Beyoğlu 34.Noterliği 11.02.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap ve iade yapıldığını,  faturaya dayanak ticari ilişki, gerek yazılı anlaşmaya dayalı olsun gerekse sözlü mutabakat ile kurulmuş olsun, faturada yer alan birim fiyatlarının sözleşmenin kuruluşu aşamasında başta var olan ve ifa ile ilgili hususlarda sözleşmeyi değiştirmeyen ve tarafın durumunu ağırlaştırmayan ve sonradan faturaya ilave edilmemiş kayıtlar olması gerektiği, aksi halin kabulü, ticari hayatın devamlılığını imkansız hale getirecek ve tarafların keyfi olarak sözleşmenin zeyil ve değişikliğini tek taraflı şekilde yapmasına sebebiyet vereceği, bununla birlikte davalı ..., ... A.Ş.'nin yöneticisi olup, firmanın iddia edilen borcundan sorumlu <br>tutulmasının hatalı olduğu, zira, her ne kadar dava dilekçesinde ...'nin ticari kefil olduğu belirtilmişse de, TBK m.582 ve sair maddelerinde belirtildiği üzere; müteselsil kefaletin, miktarın ve süresinin el yazısı ile belirtilmiş olmasının şart olduğu, somut olayda şartlar sağlanmadığından dolayı davalının müteselsil kefil sıfatını haiz olmayıp, iddia edilen borçtan şirket ile birlikte sorumlu tutulması hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda 1-Davanın KABULÜ ile, davalıların Merkezi Takip Sistemi'nin 2022/272559 Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazının  iptaline; takibin aynı şartlarda devamına, 2-Asıl alacak toplamı olan 60.088,49 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Dairemizce yapılan inceleme sonunda 23/09/2024 tarih ve  2024/2626 E- 2024/2339 K sayılı kararımızla \"Davalı vekilinin istinaf tarihi 07/06/2024 olup, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve istinaf karar harcının yatırılmadığı, eksik harçların yatırılması hususundaki muhtıranın davalı vekiline 11/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından 1 haftalık kesin sürenin son günü olan 19/07/2024 tarihine kadar yatırılması gereken İstinaf karar harcının 22/07/2024 tarihinde yatırıldığı tespit edilmiştir. ... mahkemece, davalı tarafa HMK'nın 344. maddesi gereğince yatırılması gereken istinaf kanun yoluna başvurma harcının ve istinaf karar harcının ikmali için çıkartılan davetiyeye 1 haftalık kesin süre içerisinde eksik istinaf harçlarının yatırılması, aksi halde istinaf talebinden vazgeçmiş sayılacağı hususunu içerir ihtarlı şerh yazılarak tebligat yapıldığı anlaşılmıştır.Ancak, dosya kapsamına göre, davalı tarafça istinaf harçlarının süresinde yatırılmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince bu yönde ek karar verilmemiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince bu hususta karar verilebileceği...\" gerekçeleriyle  davalı tarafın istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına  karar verilmiştir.<br>Bu karar sonarsı davalı vekili 12.12.2024 tarihli yargılamanın yenilenmesi dilekçesiyle özetle; 07.06.2024 tarihinde istinaf edilen karara karşı eksik harçlarla ilgili muhtıra tebliğ edildiğini, yatırılması gereken istinaf harç tutarı 1 haftalık süre içinde yatırılmak istendiğinde UYAP sistemindeki arıza sebebiyle süresinde ödenemediğini, arızaya ilişkin Türkiye Barolar Birliği tarafından gönderilmiş olan mesajda da (EK1), ödeme sistemiyle ilgili olarak Uyap'da arızanın olduğu teyit ve  tespit edildiğini, Microsoft kaynaklı sistem kesintisi problemi sebebiyle tüm bankalar ve ödeme sistemlerinin o tarihlerde bloke olduğunu,  işlem yapılamadığını, ilgi sistem kesintisini değerlendiren Siber Güvenlik Uzmanı Dr. Öğr. ...'un, birçok sektörde operasyonların durma noktasına geldiğini kaydettiğini, sistemin tekrar normale döndüğü gün gerekli ödeme gerçekleştiğini ve istinaf başvurusunun tamamlandığını, vuku bulan durum tam anlamıyla gerçekleşen mücbir sebep  nedeniyle, gerekli harç ve masraflar, sorunun ortadan kalktığı ilk gün yatırılarak dosyanın istinafa gönderilmiş olduğunu ileri sürerek yargılamanın yenilenerek ve eksik harçlar ile masrafların karşılanmış olduğu gözetilerek yargılamanın kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, istinafa gelen uyuşmazlık yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.Bilindiği üzere, yargılamanın iadesi olağan üstü bir yasa yoludur. Böyle bir nedenle istekte bulunulabilmesi için dayanılacak sebepler 6100 sayılı HMK'nun 375. maddesinde tahdidi (sınırlı) olarak gösterilmiştir.Hemen belirtilmelidir ki, 6100 sayılı HMK'nun 375. maddesinde öngörülen yargılamanın iadesi isteği, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlıklarından dolayı maddi anlamda kesin hükmün bertaraf edilmesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan fevkalede (olağan üstü) bir kanun yolu olup ortaya çıkan yeni olgu ve delillerle daha önce ulaşıldığı sanılan adaletin temellerinin sarsıldığı durumlarda bu kesin hükmün ortadan kaldırılması ve yargılamayı yeniden yapma girişiminde bulunulması, yargılamanın iadesi şeklinde yasa yoluyla sağlanmıştır.Yargılamanın iadesi 6100 sayılı HMK'nun 374 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.Yargılamanın iadesi sebepleri HMK'nın 375. maddesinde tahdidi (sınırlı) olarak sayılmıştır.Buna göre ;a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi (Ek ibare: 25/07/2018-7145 S.K./19. md) iade nedeni olarak sayılmıştır. Bu nedenlerin genişletilmesi mümkün değildir. <br>1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344 üncü maddesi gereğince, temyiz dilekçesi verilirken eksik ödenen temyiz harç ve giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi gerekir. 6100 sayılı Kanunun anılan hükümleri gereğince, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, temyiz başvurusu yapılmamış sayılır. 2. 6100 sayılı HMK'nın 95 inci maddesinde; \"Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir. Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz.\", 96 ncı maddesinde; \"Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir. İlk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç nihai karar verilinceye kadar eski hâle getirme talebinde bulunmak mümkündür. Ancak, nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hâle getirme talebinde bulunulabilir.\" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun müteakip 97 nci maddesinde ise; eski hale getirme dilekçesinde talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emarelerinin gösterileceği belirlenmiş, 98 nci maddesinde ise, temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesi hâlinde ise eski hale getirmenin Yargıtaydan talep edileceği öngörülmüştür.Eldeki dosyada davalı vekiline muhtıranın 11.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği sürenin son gününün 19.07.2024 tarihi olduğu, eksik istinaf karar harcının ise 22.07.2024 tarihinde yatırıldığı sabittir.<br>Davalı vekili ise, 07.06.2024 tarihinde istinaf edilen karara karşı eksik harçlarla ilgili muhtıranın tebliğ edildiğini, 1 haftalık süre içinde yatırılmak istendiğinde UYAP sistemindeki arıza nedeniyle ödenemediğini ileri sürmüş dilekçesine ekli olarak ... tarafından gönderilen 27 Haziran tarihli  SMS örneği ile bir takım gazete haberlerini eklemiş, gönderilen SMS içeriğinde ... ve ... ödeme sistemlerinde işlem yapılamadığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.Buna göre, davalı tarafça ileri sürülen  UYAP arızasının kanıtlanamadığı gibi, UYAP sistemindeki arıza olduğunun kabulü halinde dahi mahkemesine başvurarak tutanak düzenletme kaydıyla ödeme yapılabilecekken bu yola başvurulmadığı, yukarıda belirtilen HMK'nın 96. Maddesi gereğince de süresinde eski hali iade talebinde bulunulmadığı, yargılamanın yenilenmesine ilişkin dayanılan nedenin HMK'nın 375. Maddesinde tahdidi olarak sayılan haller arasında da bulunmadığı anlaşılmakla talebin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının yargılamanın iadesi talebinin  reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,Yargılamanın iadesi masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,Yargılamanın iadesi sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine dair,HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c02aa3d8b373329","SID":"b3daa8261425b1ba"}}