{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2381 <br>KARAR NO\t: 2024/1695 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/1104 Esas 2020/114 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 13/01/2025<br>\t<br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.07.2018 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan, davacı ...’ın yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı motosikletin, sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otomobile çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada ...'ın ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ...'nin asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 7.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve tedavi süresince bakım ihtiyacı doğduğundan 100,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, bakıcı gideri için 18.597,60 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 99.497,82 TL’ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigorta başvurusu sırasında özürlü sağlık kurulu raporunu ve gelir belgelerini sunmadığını, bu nedenle dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan kusur ve maluliyet raporu alınması ve hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %10, bakıcı ihtiyacı süresinin 8 ay olduğunun mütalaa edildiği, davacının sürekli işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 99.497,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatını 19.11.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işleterek davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 18.597,60 TL bakıcı giderinin 19.11.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işleterek davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının maluliyet raporunun adli tıp kurumundan alınması gerektiğini, davacının kaza tarihinde 17 yaşında olduğunu, kazanç getiren bir işte çalışmadığını, dolayısıyla ekonomik bir zararının olmadığını, bakıcı giderinden tedavi gideri kapsamında SGK’nın sorumlu olduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimine yönelik itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek daimi işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.<br>\t1-Davalı ... şirketi, davacı tarafından davadan önce davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; Dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davalının da kabulünde olduğu gibi davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK'nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin tüm evrakların ve raporların ayrıntılı şekilde incelenip değerlendirildiği, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının daimi maluliyet oranının ve bakıcı ihtiyacı süresinin belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edilmekle denetiminin mümkün olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin maluliyet oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\t3-Davalı vekili, bakıcı giderinden, tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; bakıcı gideri, yaralanma halinde sürekli veya iyileşinceye kadar başkasının yardımına ihtiyaç duyulmasından kaynaklanan zarar olup 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı ... şirketinin bakıcı giderinden sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>\t4-Borçlar Yasasının, \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.<br>\tTazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. \"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı\" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.<br>\tZarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.<br>\tDavalı vekili, davacının motosiklette yolcu olarak bulunduğunu ve kaza esnasında kaskının olmadığını, bu durumun zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek belirlenen zarardan müterefarik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de; davacının kazada bacağının kırıldığı, davaya konu işgöremezlik zararının bu kırılmaya dayandığı anlaşılmakla davacının kask, dizlik gibi güvenlik tertibatını alsa dahi bu tertibatın davacının bacağının kırılmasını engelleyici özelliğinin bulunmadığı, bu itibarla davacının zararın artmasına neden olduğu iddiasının ispat edilemediği anlaşıldığından davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\t5-6098 sayılı Borçlar Yasasının, \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. \"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı\" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır.<br>\tHatır için taşıma ve aracın hatır için verilmesinde işletenin sorumluluğunun genel hükümlere tabi tutulmuş olması nedeniyle her olayda hâkim işinin özelliğini göz önünde tutarak işleteni tamamen sorumluluktan kurtarabileceği gibi, tazminattan indirim de yapabilir. Hatır taşıması hakim tarafından re’sen gözetilemez. Bu nedenle hatır taşımacılığını işletenin, sürücünün ve işletenin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin ileri sürmesi gerekir. Hatır taşıması olduğunu ispat yükü iddia edene ait olup, bu taşımanın bir hatır için yapıldığını veya aracın hatır amaçlı olarak verildiğini ispat etmekle yükümlüdür.<br>\tYapılan açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında; davacının, dava dışı motosiklet sürücüsü ... ile arkadaş oldukları, birlikte motosiklet ile gezmek amaçlı trafiğe çıktıkları davacının ve motosiklet sürücüsü ...’nin kaza sonrası beyanlarından anlaşılmakla aktüer bilirkişi raporu ile hesaplanan zarardan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken hatır taşıması iddiasının ispat edilemediği gerekçesi ile hatır taşıması savunmasının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tBu husus, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkemece hükme esas alınan 15.01.2020 tarihli aktüerya raporunda hesaplanan 99.497,82 TL sürekli işgöremezlik zararından %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında 79.598,25 TL sürekli işgöremezlik tazminatına, hesaplanan 18.597,60 TL bakıcı giderinden %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında 14.878,08 TL bakıcı giderinin  davalıdan tahsiline, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, yasal düzenlemeler gereği, TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilemeyeceğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına  karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun, hatır taşıması indirimi yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>\tI-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tHMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>\tBuna göre;<br>\t1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 79.598,25 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 14.878,08 TL bakıcı giderinin, 19.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 5.539,00 TL nispi karar harcından, peşin ve ıslah dilekçesi ile birlikte alınan 415,90-TL karar harcının mahsubu ile bakiye 5.123,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafça yatırılan 415,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3-Davacı yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’si gereğince belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri; 35,90 TL başvuru harcı ile 13 tebligat gideri 80,50-TL, 3 müzekkere masrafı 20,40-TL, hesap bilirkişisi ücreti 450,00 TL, talimat ve bilirkişi ücreti masrafı 530,00 TL, ATK dosya gidiş dönüş ücreti 35,00 TL, ATK fatura bedeli 300,00TL olmak üzere toplam 1.451,80-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5- TBK'nın 51 ve 52. Maddesi gereğince indirim yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,<br>\tII-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 196,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 220,70 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 416,70 TL istinaf yargılama giderinin davacı alınarak davalıya verilmesine, <br>\t3-Taraflarca  yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine, <br>\t4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br>.<br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ef1ea109a5807f5","SID":"dce4d71019219ebc"}}