{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/770 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1712<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ \t\t: 27/07/2017 (Dava) -  07/12/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2017/822 Esas - 2021/1098 Karar <br>DAVA\t\t: Maddi ve Manevi Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 21/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/11/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  07/12/2021 tarihli, 2017/822 Esas ve 2021/1098 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazada kendi hakimiyetinde bulunan ... plakalı araç sahibi ...- ...'ta uzun yol şoförü olarak çalıştığını, ayda 6-8 adet sefere çıkıp, her seferinde 400,00-TL ücret alarak en az 3,000-TL ücret aldığını,  müvekkilinin kendine ve eşine bakmak için çalıştığını, kendisinin ve ailesinin geçimini sağladığını, 03/06/2017 tarihinde kazadan sonra büyük hasar alan olan ... plakalı araç ile Balıkesir'den Bursa istikametine ilerlerken Mustafakemalpaşa ilçesinde davalı sürücünün kullandığı ... plakalı aracın, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride geçerek önce aracının sol ön köşe ve sol yan kısımlarıyla karşı şeritten gelen müvekkiline çarptığını, sol istikametteki bariyerlere çarparak 2 metre aşağıdaki boş arazide durduğunu, böylelikle müvekkilinin yaralandığını, davalı ...'ın müvekkiline sol yandan çarparak yaralanmalı kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, kaza sonucu müvekkilinin bir işverenine ait ... plakalı aracın büyük maddi hasar aldığını, taraflarınca 19/06/2017 tarihinde maddi manevi zararlarının tahsili için davalı sigorta şirketine başvurulmuş olup, davalı sigorta şirketi tarafından cevap verilmediği, müvekkilinin eşinin ev hanımı olduğunu,  kazalı müvekkilinin  şoförlük yaparak aldığı maaşla hem kendi hem de ailesinin geçimini sağladığını, müvekkilinin geçirdiği kazadan sonra tüm bakım ve tedavisi ile müvekkilinin eşi ve ailesinin ilgilendiğini, müvekkilinin sıklıkla hastaneye kontrole götürüldüğünü,  kaza sebebi ile müvekkilinin ailenin hem ekonomik hem sosyal hiçbir ihtiyacına cevap veremediğini, aynı şekilde, kazalı elem kazanın şiddeti nedeniyle çalışamadığı gibi, sol gözünü kaybettiğinden sürekli evde kalmak zorunda olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle çok acı çekip zor günler geçirdiğini, müvekkilinin sol gözünün ameliyatla alınacağını, müvekkilinin bir uzvunu kaybettiğini, elmacık kemiğinin kırıldığını ve yüzünde sabit iz kaldığını, müvekkiline uğradığı kaza sebebi ile davalı tarafından hiçbir maddi ve manevi yardımda bulunulmadığını, davalının müvekkilini hiçbir şekilde aramadığını, hiçbir tedavisi ile ilgilenmediğini, müvekkilinin hem bedenen hem de ruhen halen daha kazanın etkisinden kurtulamadığını, müvekkilinin halen çalışamadığını ve ailesinin çok az gelirle kendisine destek olmaya çalışmasının dahi müvekkilini incittiğini belirterek müvekkili lehine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000-TL maddi ve kaza sebebi ile yaşadığı üzüntü ve acı sebebi ile 100,000-TL manevi tazminata hükmedilmesine, sigorta şirketinin tüm maddi tazminat ve ferilerinden sorumlu tutulmasına, (sigorta poliçesi henüz incelenemediği için manevi tazminat taleplerini karşılayan poliçe olması halinde manevi tazminat taleplerimizi sigorta şirketine de yöneltme haklarının saklı tutulmasına), hükmedilecek tüm bedellerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile tespit edilecek tazminat bedellerine; olay tarihi 03/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili 12/11/2021 tarihli dilekçesi ile; bilirkişi raporunda müvekkilinin maddi zararının toplam 153,039,06-TL olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporunda hesaplanan bedeller üzerinden maddi tazminat talebini ıslah  ettiklerini,  maddi tazminat alacağına kaza tarihi itibariyle yasal faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP :<br> Davalı ... cevap dilekçesinde özetle ; kazanın oluşumunda davacının asli kusurlu olduğunu, asıl kusurlu olanın davacı taraf olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvurunun yapılmadığını, eksik evraklar ile başvuru yapıldığını beyanla müvekkili şirketin sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunun doğacağını belirterek kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ödemesine ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ve yine manevi tazminata ilişkin olarak sorumluluklarının bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...Maddi Tazminat açısından taraflar sulh olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 70.000,00- TL manevi tazminatın 03/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'den alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur tespiti yönünden karara dayanak yapılan ATK raporu eksik veri ve hatalı değerlendirmeye dayanmakta olup; kusur raporunun \"hüküm kurmaya elverişli olmadığı, eksik incelemeye dayalı olduğu\" yönündeki itirazlarının dikkate alınmadığını, kaza tespit tutanağında; kazanın bölünmüş yolun çalışma nedeni ile yolun karşı yönle birleştiği noktasında olduğu, kaza mahallinde hız sınırı 70km/s hız levhası   olduğu hususlarının belirtildiğini, bölünmüş yolda hız sınırı 110km/s olsa da çalışma olan bölgede hız sınırının70 km/s olduğu ve bu yönde kaza bölgesinde hız uyarı levhalarının olduğunun tutanakta belirtildiğini ve levhanın fotoğraflandığını, öte yandan davacının aracı da; çekici /tır olup; maksimum seyir hızının saatte 82km/s olduğunu, soruşturma dosyasında mevcut takometre kayıtlarından açıkça görüldüğü üzere; davacı aracının kaza öncesi saat 00.00 da mola verdiğini; saat 04.00 da tekrar seyire başladdığını ve kazanın takometre kayıtlarına göre saat 04.40 sıralarında gerçekleştiğini, davacı aracının 04.00 da seyire başladığından kaza anına kadar sürekli hız ihlali yaptığını; ve kaza öncesinde de hızının 110km/s seviyelerine ulaştığını, tutanaktaki 78 metrelik fren izinin de ; davacının kaza anında aşırı hızlı olduğunun /hız ihlali yaptığının bir diğer kanıtı olduğunu, ATK raporunda bu hususların irdelenmediğini, takometre kayıtlarının değerlendirmeye alınmadığını, kazanın, davacı araç sürücüsünün aşırı hız nedeni ile yol çalışma noktasında sürüş hakimiyetini kaybetmesi sebebi ile oluştuğunun aşikar olduğunu, yine kazaya karışan araçların kaza sonrası çekilen fotoğraflarından da davacı aracının sürüş hakimiyetini kaybetmesi neticesinde, aracının kupa kısmını çarpmaktan kurtarmasına rağmen; dorseyi toplayamadığı ve aracının dorse başı ile araca çarptığının açık olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş ve ölçüsüz olduğunu, manevi tazminatın \"telafi ve tatmin\" ölçütünün davaya konu olay bakımından işlevsiz kaldığını, hal böyle iken; hükmedilen tazminatın amacı aşan miktarlarda tayin edildiğini, davanın maddi tazminata ilişkin kısmının \"tarafların sulh olmaları ile sonuçlandığı\" ndan(ki davalılardan sadece birisi sulh olmuştur)  bahisle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6.maddesine göre, sulhun tarafı olmayan davalılar açısından vekalet ücretine ilişkin   müspet/menfi yönde hüküm kurulmamış olmasının da esaslı bir hata olduğunu, huzurdaki dava; davacının 12.11.2021 tarihli ıslahı sonrası, 153.039,06-TL maddi tazminat; 100.000-TL manevi tazminat istemine ilişkin olup davacının son celse maddi tazminat alacağını davalılardan ... Sigorta A.Ş. Den  haricen tahsil ettiklerini, huzurdaki davada maddi tazminata ilişkin taleplerinin kalmadığını beyan ettiğini; davalılardan ... Sigorta'nın da davacı ile maddi tazminat yönünden sulh olduklarını beyan ettiğini ve neticesinde huzurdaki davanın 153.039,06-TL maddi tazminat istemi yönünden konusuz kaldığını, davacının, davalılardan sigorta şirketi ile yapmış olduğu sulh protokolunu; protokolun tarafı olmayan diğer iki davalıya  da sirayet ettirmeye olanak olmadığını, müvekkili ve diğer gerçek kişi davalı yönünden, davacının maddi tazminata ilişkin isteminin haricen ödeme nedeniyle konusuz kaldığını, Avukatlık Asgari ücret tarifesi 6.madde hükmüne göre davanın sulhun tarafı olmayan davalıları yönünden \"konusuz kalan maddi tazminat talebine ilişkin\" nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; \" tarafların sulh olduğu\" yönündeki hatalı  hüküm kısmı ile bu hususta karar verilmemiş olmasının hatalı olduğunu, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden; davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka, hakka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına; eksikliklerin giderilerek yeniden hüküm kurulmasına ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin bu olayda bir kusuru bulunmadığını, dosyada her ne kadar ATK tarafından alınan bir kusur raporu var ise de alınan bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Karayolları Fen Heyetinden veya Üniversitelerin trafik  ihtisas kürsülerinden yeniden bir rapor alınması gerektiğini, müvekkili aleyhine hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça yüksek olduğunu, manevi tazminat miktarının zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiği,  kabul anlamını taşımamakla  bilrlikte hakkaniyetten uzak bir rakam belirlenmiş olduğunu, yine davacı için alınan  maluliyet raporunun güncel olmadığını, davacının  iyileşme durumu söz konusu olup, iş bu sebeple hüküm kurmaya elverişli yeni ve güncel bir rapor alınması gerektiğini, manevi tazminat yönünden Anayasa mahkemesinin bir kısım kararlarından bahsedilerek müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, AAÜT'ne göre müvekkili lehine açık açık vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kendisi  lehine olan hükümlerinde uygulanarak kendisi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının  kaldırılmasını ve  davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, maddi tazminat açısından taraflar sulh olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br> Davalı ... sigorta vekili 23/11/2021 tarihli dilekçesi ile davacı taraf ile maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak sulh olduklarını ve buna göre asıl alacak ve ferileri ile birlikte 217.195,61-TL ödeme yaptıklarını beyanla dilekçe ekinde makbuz ve ibraname örneği sunduğu görülmüştür . <br>Davacı vekili 07/12/2021 tarihli duruşmadaki beyanında maddi tazminata ilişkin taleplerini sigorta şirketinden tahsil ettiğini ve bu konuda bir taleplerinin kalmadığını, maddi tazminat açısından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  kusurun tespiti yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda tespit edilen kusur durumunun somut olayın özelliklerine uygun ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu,raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu; diğer taraftan raporun Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası kapsamında  Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ve trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen  kusur raporu ve kaza tutanağı ile uyumlu olduğu; kazanın 03/06/2017 tarihinde meydana geldiği, İstanbul ATK tarafından düzenlenen maluliyet raporunun kaza tarihinde 1.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlendiği; maddi tazminat talebi yönünden sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödeme sonucu taraflar sulh olmakla, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olduğundan baştaki haklılık durumuna göre davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu; Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının, dosya kapsamı, davacının yaralanmasının niteliği ve maluliyet durumu, davacının yaralanması nedeniyle duyduğu acı ve elem, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş biçimi, davalı sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olması, kazanın meydana geldiği olay tarihindeki paranın alım gücü ve manevi tazminatın amacı da göz önünde bulundurularak davacı için takdir edilen manevi tazminatın hak ve nesafet kuralları çerçevesinde isabetli olarak belirlendiği anlaşılmakla, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT' nin \"Manevi tazminat davalarında ücret\" başlıklı 10. maddesinde;<br>\" (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.<br>(2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.<br>(3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.<br>(4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.\"şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br>Mahkemece, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden kararda yazılı gerekçe ile davalılar lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin itirazlarının kabulü gerekmiştir. Belirtilen husun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Mahkeme kararının belirtilen yönden kaldırılarak, HMK 353/1-b-2.madde uyarınca Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2021 tarihli 2017/822 Esas ve 2021/1098 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"a-Maddi Tazminat açısından taraflar sulh olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>b-Manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 70.000,00- TL manevi tazminatın 03/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine <br>c-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan  Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 4.781,7‬0-TL harçtan peşin alınan 344,97-TL nin  mahsubu ile bakiye 4.436,73‬-TL harcın davalılar ... ile ...'den  tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca 9.900,00-TL vekalet ücretinin  davalılar ... ile ...'den alınarak davacıya verilmesine, <br>d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 9.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... 'a ve davalı ...'e verilmesine, <br>e-Yargılama giderinin tamamı sulh protokolü kapsamında davacı tarafa ödendiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>f-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, \"<br>   ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf başvurusu sırasında davalı ... ve davalı ...'dan alınan istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine,<br>4-Davalı ... tarafından yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, <br>Davalı ... tarafından yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 36,00-TL e-tebligat masrafı olmak üzere toplam 256,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21/11/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9736bd17b8dd18c","SID":"0327562a44ab99a3"}}