{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/357 - 2025/91<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/357 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/91<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/676 Esas -  2023/649 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: ... -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVACILAR\t: 1-... - ...<br>\t\t2-... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVALI\t: ALLİANZ SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)<br><br>BAŞVURU TARİHİ\t: 15.01.2024<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 01.03.2024<br>KARAR TARİHİ\t: 15.01.2025<br>YAZIM TARİHİ\t: 15.01.2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15.06.2021 tarihinde davalı sürücü ...'ın kullandığı ... plaka sayılı araç ile yüksek promil alkollü olarak yaptığı kazada davacıların çocukları olan ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın asli kusurlu olduğunu, trafik kazasında kusuru bulunan davalı ...'ın ve davacı ...'ın sigorta şirketi olan Allianz Sigorta A.Ş.'nin ortaya çıkan maddi kayıpları karşılaması gerektiğini, ayrıca ölenin annesi ...'ın ölenin desteğinden yoksun kaldığını, oğullarının ölümünden sonra davacıların onun yokluğuna alışamadıklarını, oğullarına duydukları özlemin hiç bitmediğini, bitmeyeceğini belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak ve sonradan arttırılmak kaydı ile davacı ... lehine 5.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan, davacı ... lehine 5.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı Allianz  Sigorta A.Ş. Müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacıların her biri adına 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>  Davalı Allianz sigorta vekili cevap dilekçesinde; Başvuru konusu kazaya karışmış olan ... Plakalı aracın 0001-0210-34816000 Numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, iş bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda şahıs başına yapılan ödemeden sonra azami 293.143,96 TL ile sınırlı olduğunu, başvuru sahibine 16.05.2022 tarihinde 136.857,04-TL tutarında ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yeterli bir ödeme olduğunu, davalı şirketin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, başvuru konusu kazanın, haksız fiilden kaynaklanmış olup, ticari iş olarak nitelendirilemeyeceğini, bu nedenle uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... tarafından süresinde cevap dilekçesi vermediği anlaşılmıştır. <br>Davacılar vekili 19.10.2022 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat yönünden hem davalı ... hem de davalı Allianz Sigorta A.Ş.'ye yönelik maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi tarafından Maddi tazminat talebi bakımından; Davacının maddi tazminat talebi yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,  Manevi tazminat talebi yönünden; davacılar ... ve  ...'ın manevi tazminat talebinin kabulü ile 100.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın kendi rızası ile davalı ile aynı araçta seyahat ettiğini, ayrıca aracı ...'ın kullanmasını müteveffanın istediğini,  maddi ve manevi tazminata karar verilirken kusur ve rıza ile gerçekleşen olayların tam olarak netleştirilip değerlendirilmesi gerektiğini, davalının yaşanan kaza neticesinde çalışamadığını, hali hazırda ekonomik durumunun karardaki alacak kalemlerini ödemeye elverişli olmadığını, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye mahal vermemesi gerektiğini, bilirkişi raporunda müteveffanın emniyet kemerini takmadığının belirtildiğini, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, müteveffanın kusurlu davranışları dolayısıyla illiyet bağının kesildiğini, Maddi tazminat davasından feragat nedeniyle lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmediğini, bu hususların istinaf yargılamasında düzeltilmesini talep ettiklerini belirterek yerel mahkeme karınının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 25.06.2021 tarihinde, davalıların sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları aracın tek taraflı kazasında, araçta yolcu olarak bulunan davacıların oğlu ... vefat etmiştir.<br>\tKaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında 1,12 promil alkollü olan davalı sürücüye asli kusur verilmiştir. Kazaya dair yürütülen ceza soruşturmasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda olayın davalı sürücünün beyanında belirtildiği şekilde müteveffa yolcunun aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yol dışı kalması neticesinde meydana gelmiş ise davalı ve müteveffa yolcunun asli kusurlu olduğu, olayın kaza tespit tutanağında belirtildiği üzre davalı sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yol dışı kalması neticesinde meydana gelmiş ise davalı sürücü asli, emniyet kemerini takmayan müteveffanın tali kusurlu olduğunun belirtildiği,ceza mahkemesince olayın davalı sürücü ve mteveffadan başka tanığının bulunmayışı sebebiyle davalı sürücü lehine değerlendirme yapılarak direksiyona müteveffanın müdahale etmesi sonucu kazanın meydana geldiği şeklindeki müteveffanında davalı sürücününde asli kusurlu olduğu yönündeki değerlendirme hükme esas alınarak davalının cezalandırılmasına karar verilmiş ve kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>\tMahkemece İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda da kazanın oluşumunda müteveffa yolcunun direksiyona müdahale etmesi sonucu direksiyon hakimiyetinin kaybettiğinin kabulü halinde davalı sürücünün %50, müteveffa sürücünün % 50 oranında kusurlu olduğu,davalı sürücünün kaza tespit tutanağında belrtildiği şekilde  yani davalı sürücünün kendi ve sevk ve idare hatası neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybettiğinin kabulü halinde davalı sürücü % 100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, İlk derece mahkemesi davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğunun kabul ederek hüküm kurmuştur.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 74. Maddesi \" Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz ise de, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır.<br> Dolayısıyla ceza mahkemesinin kesinleşen mahkumiyet kararındaki müteveffa yolcunun direksiyona müdahale etmesi sonucu davalının direksiyon hakimiyetinin kaybettiği yönündeki tespit ve kabul hukuk hakimi açısından tazminat yargılamasında bağlayıcı olacağından, davalı sürücünün % 50 müteveffa yolcunun % 50 oranında kazanın oluşumunda kusurlu olduğu dairemizce değerlendirilmiştir.<br>6098 sayılı TBK'nun 56/2 maddesi uyarınca ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. <br>\t Somut olayda; olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, desteğin yakınlık derecesi, tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğu, davacılar lehine 60.000'er TL manevi tazminata hükmedilmesi olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşılmış ve davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür.<br>\tMahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarları fazla bulunmuş ise de; manevi tazminat miktarının düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin istinaf talebi kabul edilerek, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmış, davacılar lehine  60.000'er TL manevi tazminata hükmedilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.  <br>\t<br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.12.2023 tarih ve 2022/676 Esas, 2023/649 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,<br>I- Maddi tazminat talebi bakımından; <br>A)Davacının maddi tazminat talebi yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, <br>B)Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulduğundan alınması gerekli 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının üçte biri olan 89,95 TL harcın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>C)Zorunlu arabuluculuk dosyasında Hazineden karşılanan 1.600,00 TL masrafın, arabuluculuk dava şartının sigorta şirketi açısından geçerli olmasına göre, davalı sigorta şirketinden alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>D)Dosya kapsamındaki tüm yargılama giderlerinin öncelikle maddi tazminat davasına ilişkin olduğu kabul edilerek; 80,70 TL Başvuru Harcı, 717,26 TL Peşin/nisbi Harcı, 2.517,25 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.315,21 TL yargılama giderinin sulh nedeniyle davacılar vekilinin talebi dikkate alınarak davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>E)Davalı sigorta şirketi vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>F)Davalı ... vekilinin vekalet ücreti talebi bulunduğundan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı  ...'a ödenmesine <br> II- Manevi tazminat talebi bakımından; <br>A)DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davacı ... için  60.000,00 TL, davacı ...  için 60.000,00 TL manevi tazminatın 25.06.2021  kaza  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>B)Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince hükmolunan manevi tazminatlar toplamı üzerinden hesaplanan 8.197,2‬0 TL nispi karar harcından başlangıçta manevi tazminat talepleri için yatırılan 627,31 TL'nin (başlangıçta yatırılan 717,26 TL peşin harçtan maddi tazminat talebi için yatırılan 89,95 TL harç düşüldüğünde) mahsubu ile bakiye 7.569,89‬ TL karar harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>C)Davacılar tarafından manevi tazminat talepleri için peşin yatırılan 627,31 TL harcın davalı  ...'dan alınarak davacılara eşit olarak verilmesine, <br>D) Davacı ... davada vekil ile temsil edildiğinden, hükmolunan manevi tazminat miktarı üzerinden yürürlükteki A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı  ...'dan tahsili ile bu davacıya ödenmesine, <br> E)Davacı ... davada vekil ile temsil edildiğinden, hükmolunan manevi tazminat miktarı üzerinden yürürlükteki A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı  ...'dan tahsili ile bu davacıya ödenmesine,<br>F)Red edilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı ...  davada vekil ile temsil edildiğinden, hükmolunan manevi tazminat miktarı üzerinden yürürlükteki A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,<br>G)Red edilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı ...  davada vekil ile temsil edildiğinden, hükmolunan manevi tazminat miktarı üzerinden yürürlükteki A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,<br>H)Kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, <br>İ)İlk derece Mahkemesi tarafından düzenlenen 15.02.2024 tarih ve 2024/24-25 sayılı harç tahsil müzekkerelerinin işlemsiz iadesinin istenilmesine, <br><br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ...'ın yatırdığı istinaf karar harcının  talebi halinde  kendisine iadesine,<br>  4-Davalı tarafından yapılan 230,00 TL istinaf giderinin davacılardan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, <br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,<br>6-Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15.01.2025<br><br>Başkan ...<br>   e-imzalıdır  <br>*Üye ...<br>  e-imzalıdır   <br>Üye ...<br>   e-imzalıdır   <br>Katip ...<br>    e-imzalıdır  <br> <br><br><br>        *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92a947cfdc3307eb","SID":"f7c68af0893a1eeb"}}