{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/2176 - 2025/235<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/2176 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/235<br>KARAR TARİHİ\t: 30/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/04/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/235 Esas, 2024/176 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Yayının durdurulması<br><br> Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair hükme karşı, süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması  üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:   <br>Talep/dava, dava konusu haberin internet sitesinden tedbiren kaldırılması istemine ilişkindir.  <br>Mahkemece görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.  <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil kuruluşun kişilik haklarına basın özgürlüğünün sınırlarını aşan bir saldırı söz konusu olup bu saldırının TMK m.25 uyarınca durdurulması ve düzeltilmesi gerektiğini, içeriğin yayından çıkarılması/erişimin engellenmesi talepleriyle zaten gerekli başvuru yollarının tüketildiği hususunun mahkemece gözden kaçırıldığını, yerel mahkeme tarafından verilen göreve ilişkin kararın hukuka ve yargı kararlarına açıkça aykırı olduğunu, hem müvekkil kuruluşun itibar ve saygınlığına saldırıda bulunulduğu hem de kamuoyunun yanıltıldığını, müvekkili kuruluşun kişilik haklarına saldırı niteliğinde olan bu içeriklerin yayımlanmasına son verilmesi gerektiğini, bu kapsamda söz konusu saldırıya ilişkin sulh ceza hakimliğine başvuru yolları tüketilmişken, eldeki haklı davanın kabulüne değil, davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.   <br>Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.  <br>Dairemizin 12/12/2023 tarih, 2023/3101 Esas ve 2023/2852 Karar sayılı kararı ile her ne kadar \"5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücaele Edilmesi Hakkında Kanun'un \"İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi\" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında; \"İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Anılan yasal düzenleme uyarınca, internet ortamında yer aldığı belirtilen içeriklerinin yayından çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi istemleri yönünden Sulh Ceza Hakimliği görevli olduğundan, mahkemece bu taleplere ilişkin tefrik kararı verilerek, mahkemenin görevli olmaması nedeniyle dava şartı noksanlığından istemin usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esası görüşülerek tüm talepler yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Görev dava şartı niteliğinde olup taraflarca ileri sürülmese bile, mahkemece re’sen göz önünde tutulmalıdır.\t(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 10/12/2018 tarihli,2016/12634  esas,2018/7778 karar sayılı ilamı)<br> Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. <br>Aynı Kanun'un 390. maddesinin 1. fıkrasında \" İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Bu kapsamda; eldeki uyuşmazlıkta ihtiyati tedbir talebi içeriği yönünden Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olmadığından(Sulh Ceza Hakimliği görevli olduğundan) Mahkemece bu gerekçe ile HMK'nın 390/1 maddesi kapsamında ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.\" şeklinde karar verilmiş ve mahkemece de Dairemiz kaldırma ilamına uyularak karar verilmişse de;<br>10/01/2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 9 ay sonra(10/10/2024 tarihinde) yürürlüğe girmesine karar verilen Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'nın 11/10/2024 tarih 2020/76 Esas ve 2023/172 Karar sayılı kararı ile \"5651 sayılı  İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun\"un yukarıda yazılı 9. maddesinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.  <br>Anayasa Mahkemesinin Sulh Ceza Mahkemesinin görevine ilişkin maddeyi iptal ettiği ve iptal kararının 11/10/2024 tarihinde yürürlüğe girdiği dikkate alındığında istinaf incelemesinin yapıldığı tarihte Anayasa Mahkemesi iptal kararının yürürlükte olduğu, bu kapsamda usul hükümlerinin derhal uygunlanacağına ilişkin ilke de nazara alındığında ilk derece mahkemesi tarafından işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken Sulh Ceza Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizliğe ilişkin karar verilmesi hatalı olmuştur.  <br>             Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esası incelenmeksizin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>      1)Davacı tarafın istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan KABULÜ ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/04/2024 gün ve 2024/235 Esas, 2024/176 Karar sayılı kararının HMK'nın 353. maddesinin 1.fıkrası (a) bendinin 3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,    <br>2)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, <br>3)Davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iadesine,  <br>4)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>         Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353.maddenin (1).fıkrasının (a) bendinin (3). maddesi uyarınca kesin olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda 30/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.      <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> e-imza<br><br>Üye<br><br>  e-imza<br><br>Üye<br><br> e-imza <br><br>Katip<br><br> e-imza <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b741a02473f4498","SID":"192f9a368b549d1e"}}