{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1748 Esas<br>KARAR NO:2025/123<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2024/68 Esas, 17.10.2024 T.li ara karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH: 30/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacı ve davalı ... arasında 04/05/2020 düzenlenme ve 03/08/2020 ödeme tarihli bono imzalandığını, Müvekkilinin 03/08/2020 tarihinde senet bedeli olan 600.000,00-TL'yi davalı ...'aödediğini,  ...'un, senet bedelini tahsil ettiğini ve ...'nun kendisine herhangi bir borcu kalmadığına dair bir 'ibraname' imzaladığını, buna rağmen ...'un kötüniyetli olarak takip başlattığını, 17/02/2023 tarihinde ise ...'un, icra takibine konu alacağının 350.000,00-TL'lik kısmını Kartal 9. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 17/02/2023 tarihli temliknamesiyle ...'a devrettiğini, ödeme belgesi olduğundan dava sonuna kadar ilgili icra dosyasının teminatsız olarak tedbiren durudurulmasını mahkeme aksi kanaatte ise mahkemece belirlenecek makul bir teminat karşılığında  bu da mümkün olmazsa İİK 72/3 md gereğince teminat ile icra takibinin işbu dava kesinleşene kadar durdurulmasını, ... sayılı dosyasında alacağa konu edilen bono ile ilgili müvekkilin borcu olmadığının tespitine ve %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.- Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İLk derece mahkemesinin 04.02.2024 Tarihli ara kararı;\"Davacının ihtiyati tedbir talebinin Kısmen Kabulü ile;1-... sayılı takip dosyasının durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin İİK 72/3 maddesi uyarınca REDDİNE, 2- İİK'nun 72/3 Maddesi uyarınca sadece davanın taraflarını bağlamak kaydı ile davacı borçlu tarafından takibe konu alacağın %15'i oranında göstereceği teminat karşılığında  ... sayılı dosyasında İCRA VEZNESİNE GİRMİŞ VE GİRECEK PARANIN TAKİP ALACAKLISINA ÖDENMESİNİN İHTİYATİ  TEDBİR YOLU İLE ÖNLENMESİNE,\" karar verilmiş, dosyaya yansıyan belgelere göre iş bu ara karar yönünden teminat yatırılmamıştır.<br>İHTİYATİ TEDBİR KARARI:İlk derece mahkemesinin 04.09.2024 Tarihli ara kararında;\"Davacının ihtiyati tedbir talebinin Kısmen Kabulü ile; 1-... sayılı takip dosyasının durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin İİK 72/3 maddesi uyarınca REDDİNE,2-Davacı vekilinin hacizlerin kaldırılması yönündeki talebinin icra mahkemesince isteneceği, Mahkememizin bu hususta görevli olmaması sebebi ile işbu talebin görevsizlik nedeni ile REDDİNE, 3- İİK'nun 72/3 Maddesi uyarınca sadece davanın taraflarını bağlamak kaydı ile davacı borçlu tarafından takibe konu alacağın %15'i oranında göstereceği teminat karşılığında ... sayılı dosyasında İCRA VEZNESİNE GİRMİŞ VE GİRECEK PARANIN TAKİP ALACAKLISINA ÖDENMESİNİN İHTİYATİ  TEDBİR YOLU İLE ÖNLENMESİNE\", karar verilmiştir.<br>İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ KARARI:İlk derece mahkemesinin 17.10.2024 Tarihli ara kararı ile;\"Davalılar vekilinin Mahkememizin 04/09/2024 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin ara kararına itirazının reddine\", şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalılar vekili istinaf isteminde;Mahkemenin görev ve yetki yönünden dosyada karar vermesi gerektiğini, her iki tarafın da şahıs olduğu ve ticari işletmesinin söz konusu olmadığını, asliye hukuk mahkemesi görevliyken tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu Mahkemece verilen ve kesin süreli olarak belirlenen usule uymayan tarafa yeni bir hak tanınması usule aykırı olduğunu, 04.02.2024 tarihli ara karar ile tedbire hükmolunmuş ise de teminatın yatırılmadığını, davacının kısmen red edilen hususlar yönünden de itiraz etmediği ve istinaf kanun yoluna başvurmadığını, Davacının süresinde eksik harcı tamamlamadığını, 14.05.2024 Tarihli ara kararı yerine getirmediğini, Harcın dosyaya 16.08.2024 Tarihinde yatırıldığını, dolayısıyla dosyanın işlemden kaldırılması gerekmesine rağmen bu yönde karar verilmemesinin hatalı olduğunu, 04.06.2024 Tarihinde bu yönde sunulan dilekçenin dikkate alınmadığını, dosyanın işlemden kaldırılması talebinin reddine dair karar verilmesinin hatalı olduğunu,Davacının 02.09.2023- 03.09.2023 Tarihinde yeniden İhtiyati tedbir talebinde bulunduğunu mahkemenin açık yargılama yapmasına rağmen gıyapta 04.09.2024 Tarihli ara karar ile tedbir kararı vermesini kabul etmediklerini, usul hükümlerine uyulmadığını,İlk tedbir kararının gereğini yerine getirmeyen davacının tedbir talebinin yeniden kabul edilmesinin usule aykırı olduğunu, mevcut koşulların değiştiği yönünde inandırıcı deliller olmadığını, hükümsüz hale gelen tedbir kararının canlandırıldığını,Teminatın dahi davacının kendince belirlediği miktar üzerinden yatırıldığını, takibin 2020 Yılında başlatıldığını, tedbir kararı verildiği tarih itibari ile dosya borç miktarına bakıldığında, Dosya Kapak Hesabını istediğinde, Davacı vekilinin beyan ettiği miktarın Bakiye Borç olarak görüleceğini, teminatın eksik yaıtırıldığını,  1.007.000,00 TL sının % 15 Tutarının 151,000 TL olacağını,Takibe itiraz edilmediği, menkul malların haczedilmesine karşı gelinmediğini,, menkul malın satışına karşı itiraz edilmediğini, satış bedelinin tahsilatının haksız olduğuna itiraz edilmediğini, yani borçlu tarafın esasen söz konusu borcun varlığını bildiğine karine teşkil ettiğini, amacın Borcun bakiye kısmını ödememe olduğunu, % 15 Teminatın Asıl alacak olan Tutar üzerinden değil, Tedbirin talep edildiği tarihteki dosya borcu üzerinden alınması gerektiğini,Davalı  ... yönünden de istinaf gerekçelerinin aynen geçerli olduğunu, icra dosyası incelendiğinde Davalı ... tarafından 17.02.2023 Tarihinde kısmi temlik yapılmak sureti ile temlik alacaklısı sıfatına haiz olduğu görüleceğini, Davacı vekili tarafından ise 03.08.2020 Tarihli ibranameden bahsedilmekte ise de; 30.10.2020 Tarihinde yapılan takibe neden itiraz edilmediğinin açıklanmadığını, davacını muvazaa iddiasını kabul etmedikleri gibi, gerçek manada muvazaa arzu ve istemleri olsa idi bunu kısmi temlik yerine alacağın tamamını temlik etme yoluna gitmeleri gerekeceğini,  kısmi temlik alacaklısı konumunda olan ... yönünden 350.000 TL ve Fer'i alacakları kapsamında tedbir kararı verilebilmesinin şartlarının oluşmadığını belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise ihtiyati tedbire itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.Somut uyuşmazlıkta; davacı, dava konusu borcun ödeme ile sona erdiğini ileri sürmüş ve delil olarak davalı ...'a atfen isim ve imza yer alan ibranameye dayanmıştır.Dosyada mevcut delil durumu, davanın takipten sonra açıldığı dikkate alındığında yaklaşık ispat gereğince mahkemece İİK 72/3maddesine göre ihtiyati tedbir karar verilmesi yerindedir. Davalı vekili, görev itirazının değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, mahkemenin devam eden duruşmada görev itirazının reddine karar verdiği, davanın dayanağının kambiyo senedi olduğu da dikkate alındığında bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin yargılamanın usulüne ilişkin ileri sürdüğü diğer istinaf sebepleri ancak kararın esasına ilişkin istinaf incelemesinde değerlendirilebilecek olmakla bu yöndeki itirazlar hakkında bu aşamada değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemenin 04.02.2024 Tarihli ihtiyati tedbir kararı yönünden davacı yanca süresinde teminat yatırılmadığından HMK 393/1 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı, yasa gereği kendiliğinden kalkmıştır.Hal böyle olunca, davacı vekilinin tedbir talep tarihi itibarı ile ortada devam eden geçerli bir tedbir kararı olmadığından mahkemece 04.09.2024 Tarihinde dosya üzerinden inceleme yapılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, mahkemece belirlenen oran üzerinden teminat yatırılmış olmakla davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1ecd95690837a23","SID":"5dc58b7d2c5b563b"}}