{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>19. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2123 <br>KARAR NO:2025/89<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:19/03/2021<br>NUMARASI:2016/385 Esas- 2021/352 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:27/01/2025<br>Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2016/385 Esas, 2021/352 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili Av. ...’ın avukat olduğunu, icra takip dosyası borçluları ... A.Ş. ve temsil yetkisine sahip yetkilisi ... arasında 26.05.2014 tarihinde bir hukuki danışmanlık ve ücret sözleşmesi imzalandığını, böylece taraflar arasında vekâlet ilişkisi kurulduğunu, söz konusu sözleşme ile müvekkili tarafından yükümlenilen edimin kapsamının, dava ve icra dosyalarının da takibini içerecek şekilde tüm hukuki konularda davalılara aylık danışmanlık hizmeti verilmesi çerçevesinde belirlendiğini, aylık danışmanlık ücretinin 3.000-TL+KDV olarak belirlendiğini, KDV ile birlikte davalılar tarafından ödenmesi gereken meblağın 3.675-TL‘sına tekabül ettiğini, taraflar arasında vekâlet ilişkisinin kurulması ile birlikte davalılar tarafından müvekkili ...'a Beykoz 2. Noterliğinin 24.06.2014 tarih ve ... yevmiye sayılı vekâletname çıkarıldığını, mezkûr vekâletname ile birlikte borçlu şirket ve şahsa avukatlık hizmeti verilmeye başlandığını ve bu kapsamda borçlu şirketin eski çalışanlarından... tarafından işçilik alacaklarınım tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinde 2014/305 E. Sayılı dosya üzerinden açılan davanın takip edildiğini, aylık danışmanlık hizmetine ilişkin faturaların 3.540-TL’sı hariç hiçbir şekilde ödenmediğini, buna rağmen müvekkili ...’n anlayışlı bir tavır sergilediğini ve uzun süredir bu konuda bir görüşmede bulunmadığını ancak zaman geçtikçe davalıların bu duruma iyiniyetli yaklaşmadıklarını, ödeme hususunda .bir girişimde bulunmayacaklarının anlaşıldığını, her defasında şirket yetkilileri tarafından süre talep edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine borçlular hakkında ... Sayılı dosyası üzerimden icra-takibi başlatıldığını, davalı borçluların haksız şekilde itirazı sonucu bu davanın açıldığını, davalı tarafın kısmi ödeme yaptığı iddiasının ilk fatura yönünden doğru bulunmakla birlikte avukatlık hizmeti alamadıkları iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davalıların haksız şekilde kendilerini vekâlet ücretini ödeme yükümlülüğünden kurtarmaya çalıştıklarını belirterek, yapılan itirazın iptaline ve alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.Davalılar vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle, sözleşmeden kaynaklanan ilk ödemeyi davacı yanın 02,06.2014 tarihli- faturasına istinaden yaptıklarını, takip eden 01.07.2014 tarihli faturanın o dönemde şirket kasasında nakit para bulunmaması sebebiyle ödenmediğini, davacı yanın ise ödemenin gecikmesi üzerine sözleşmeyi feshetme tehdidinde bulunarak 01.07.2014 tarihli fatura bedelini hem de gelecek aylarda tahakkuk edecek ücretleri teminat altına alacak bir senet verilmesi talebinde bulunduğunu, bunun üzerine davacı yana müvekkil tarafından düzenlenen 17.07.2014 düzenleme tarihli, 20.000.-TL meblağlı ve 25.09.2014 tarihli bir bono verildiğini, vadesi geldiğinde senet bedelinin - o ana kadar hiçbir hukuki hizmet verilmemesine rağmen ödendiğini- buna ilişkin kayıtların ... Bankası ... şubesinde bulunduğunu, bunun dışında bu ödeme tarihi itibarıyla davacı taraf ile hiçbir hizmet alışverişinde bulunulmadığını, davacı tarafın davaları takip etmediğini ve müvekkillerin esasen hak kaybına uğratıldığını, sözleşme kapsamında davacı yana fazlasıyla ödeme yapıldığını; sözleşme kapsamında davacı yanca müvekkillere tek bir kez dahi hizmet verilmediğini, davacının tercih edilme sebebinin müvekkili şirketin Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü’ndeki ...’a yeni taşınmasından hızla büyüyen ve hukuki yardıma ihtiyacı olan bir firma olarak o dönem üniversite rektörlüğünün de avukatlığını yapan davacı yandan böyle bir hizmet talep edildiğini ancak davacı yanın sözleşme akdedilmesinden sonra müvekkillerin toplantı taleplerini iş yoğunluğu sebebiyle reddettiğini sorulan sorulara gerekli araştırmayı yaptıktan sonra yazılı cevap vereceğini söylediğini fakat hiç cevap vermediğini müvekkiller tarafından kendisine iletilen derdest davalara vekâlet sunmak dışında hiç katılmadığını, davacı yanca müvekkillere fiilen hukuki danışmanlık hizmeti sunulduğuna dair dosyada tek bir mail dahi bulunmadığını, davacının kendisine iletilen davaları kusurlu olarak takip edilmediğini, İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinin 2014/305 sayılı dosyasına davalı vekili olarak cevap dilekçesi sunmadığı, delilleri göstermediği, hiçbir savunmada bulunmadığı 19.11.2014 tarihli ön inceleme duruşmasına mazeret bildirerek katılmadığı ve sonradan da dosyadan istifa ettiği bu çerçevede müvekkilin büyük hak kayıplarına uğradığını belirterek davacıya ödenen 23.450.000.-TL’nın iadesine, % 20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini iddia ve talep etmiştir. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi  19/03/2021 tarih,  2016/385 Esas, 2021/352 Karar sayılı \"Davanın Kısmen Kabulü ile; ... sayılı dosyasında, davalıların 33.210,00 TL asıl alacağa yönelik itirazlarının iptali ile, asıl alacak yönünden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,  Kabul edilen alacağın %20’si oranında belirlenen 6.642,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine\" ilişkin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın eksik ve hatalı incelemeye dayanılarak kurulduğunu, Dosyaya süresinde sunulan, uyapta da görünen ve davacı yandan hizmet alınamadığını ispatlayan delillerin, 05.12.2019 ve 04.02.2021 tarihli bilirkişi raporlarında \"dosyada bulunmadığı\" gerekçesiyle değerlendirilmediğini, 04.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen görüşün aksine olarak Mahkemece, bono karşılığı yapılan ödemenin bakiyeden düşülmemiş olmasının  hukuka aykırı olduğunu, davalının kullandığı iş sözleşmelerinin davacı yanca hazırlandığı şeklindeki değerlendirmenin hatalı olup sunulan matbu sözleşmelerin davalı şirket için hazırlanmadığını, davalı şirketçe kullanılmadığını, Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen alacağın likit olarak değerlendirilip davalılar  aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, birbirine zıt bilirkişi görüşleri bulunmasına rağmen çelişkinin giderilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ederek kararı istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki 26/04/2014 tarihli “Hukuki Danışmanlık ve Ücret Sözleşmesi” gereğince ödenmeyen hizmet bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine acılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda \"... taraflar arasında yazılı Hukuki Danışmanlık ve Ücret Sözleşmesi akdedildiği, davacının sözleşme uyarınca hukuk danışmanlık ücreti vermediğini beyan eden davalının takibe itiraz edilinceye kadar davacının hizmet vermediği bu nedenle sözleşmeyi sona erdirdiğine dair bir ihtarname veya bir belge sunmadığı, yazılı sözleşmenin varlığı uyarınca sözleşmeyinin ifa edilmediğini/ hizmetin verilmediğinin davalılarca ispat edilmesi gerekeceği, dosya kapsamı itibariyle takip tarihine kadar davalıların hizmet verilmediği bu nedenle sözleşmenin feshedildiğine yönünde bilgi ve belge olmaması nedeniyle, sözleşmenin sona erdiği tarihin icra takibinin başlangıç tarihi olan 25/03/2015 tarihinde sona ereceği, yasa gereği avukatın istifadan sonra 15 gün daha görevinin devam edeceği dikkate alınarak 2014 yılı 7-8-9-10-11-12 ve 2015 yılı 1-2-3. aylarına ilişkin ödenmeyen toplam 9 aylık 33.210,00 TL asıl alacağı talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık davalılar tarafından davacı lehine düzenlenen 25/09/2014 tarihli 20.000 TL bedelli, nakden kaydı bulunan senet nedeniyle yapılan ödemenin sözleşme uyarınca danışmanlık hizmeti alacağına ilişkin olup olmadığıdır. Davacı senedin borç nedeniyle verildiğini iddia etmiş, davalılar ise senedin danışmanlık ücreti için düzenlendiğini beyan etmiştir... Dava konusu bonoda; davalı keşideci- borçlu, davacı ise lehtar- alacaklıdır, ihdas nedeni olarak “nakten” kaydı bulunmaktadır. Bu durumda senedin hizmet nedeniyle verildiğini beyan eden, senet üzerindeki ihdas nedeninin talil eden davalı tarafın ispat yükünü üzerine aldığı, davalı tarafça senedin nakden değil, hizmet karşılığı verildiğinin ispatlanması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bono ile yapılan 20.000,00 TL’lik ödemenin sözleşme uyarınca yapıldığının ispatlanamaması nedeniyle kabul edilen alacaktan mahsup yapılmamış, 33.210,00 TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne, davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle işlemiş faiz yönünden talebin reddine, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, hüküm altına alınan alacak  bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine...\"gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.Davalının istinaf sebeplerinin incelenmesinde, taraflar arasında 26/04/2014 tarihli “Hukuki Danışmanlık ve Ücret Sözleşmesi” imzalandığı, sözleşme ile hukuki danışmanlık ücretinin aylık 3.000TL + KDV olarak belirlendiği, davacı, sözleşme gereğince davalıların danışmanlık ücretinin tamamını ödemediklerini, davalılar ise davacının  hukuki danışmanlık hizmeti vermediğini, bono ile ücret ödemesi yaptıklarını savunmaktadır.HUMK'nın 275. ve devamı maddelerinde; “bilirkişilik\" müessesesi düzenlenmiş olup, anılan maddede mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra 286.maddede de bilirkişinin oy ve görüşünün hâkimi bağlamayacağı düzenlenmiş ise de işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre verilen raporlar çelişkili ise mahkeme HUMK'nun 283.maddesi hükmüne dayalı olarak, bilirkişiden açıklama ya da ek rapor isteyebileceği gibi 284.maddesi hükmüne dayalı olarak yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alabilir.HMK'nın 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hâkimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukukî bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her hâlde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. Bilirkişi raporu, kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasında çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.HMK’nın 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.Somut olayda; mahkemece her biri tekli bilirkişiden 3 farklı rapor aldığı, raporlarda davacının sözleşme gereğince hizmet verip vermediği hususunda çelişki bulunduğu, ayrıca davalının ibraz ettiği delillerin değerlendirilmediği, çelişkinin üçlü bilirkişi heyet raporu ile giderilmediği görülmüştür. Hal böyle olunca tarafların tüm delilleri, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazları da dikkate alınarak ve davalının ibraz ettiği mailler incelenerek, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden; tarafların 26/04/2014 tarihli sözleşme gereğince davacının hukuki danışmanlık hizmetini yerine getirip getirmediği, davalıların ödeme yapıp yapmadıklarını tespitine dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve istinaf denetimine uygun bir rapor aldırılarak, varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken tekli bilirkişilerden alınan ve birbiriyle çelişen  raporlar benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeple davalının istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının İstinaf talebinin KISMEN KABULÜNE Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  19/03/2021 tarihli,  2016/385 Esas, 2021/352 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,Dosyanın, gerekçede belirtilen hususlar çerçevesinde yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine İADESİNE,İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf harcının mahsubuyla bakiye 107,40 TL harcın davacıdan ilk derece mahkemesince hazine adına tahsiline,İstinaf kanun yoluna başvuru için davalı tarafından yapılan 567,30 TL (istinaf harçları toplamı) yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.  27/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1fed71d5798f74d","SID":"e300917e95b8950b"}}