{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1712 Esas<br>KARAR NO:2025/101<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:25/09/2024<br>NUMARASI:2023/961 Esas, 2024/714 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))<br>KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından açılan davada  İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/612 Esas, 2023/661 Karar sayılı kararı ile hükmedilen alacağın tahsili için davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi takibi başlattıklarını, ilamın icrası yoluyla takipte herhangi bir sonuç alamadıklarından İİİK'nun 43/2 maddesi uyarınca takibin iflas yolu ile yapılmasını talep ettiklerini belirterek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı yasal süresi içerisinde bir cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince; 05/07/2024 tarihli ara karar ile İİK'nun 158. maddesi gereği icra müdürlüğü tarafından gönderilen güncel kapak hesabı nazara alınarak davalı şirkete depo emri düzenlenmesine karar verildiği, 05/072024 tarihli muhtıranın davalıya ve davalı vekiline 13/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğden sonra 24/09/2024 tarihinde borcun ödendiği ve davanın konusuz kaldığı, bu durumda yargılama giderlerinin, davanın açıldığı andaki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği, davacının dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçesi ile konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin merkez adresinin ... Şişli/İstanbul olması sebebiyle takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığı gibi işbu davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, dava konusu icra takibinde müvekkiline icra emri tebliğ edilmiş ise de, icra dosyasında haciz ve başkaca işlem yapılmadan borca batık olduğundan bahisle müvekkilinin iflasının istenmesinin ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı olduğu gibi müvekkilinin ticari itibarını da zedelediğini, davacı tarafından yüzlerce icra ve iflas dosyası aynı anda açılarak müvekkilinin ödeme sistemi ve ticari hayatının sekteye uğramasına neden olunduğunu, yani hem müvekkili şirketin borçlarını ödemeyecek hale getirildiğini hem de borçlarını ödemediği gerekçesiyle iflasının talep edildiğini, müvekkilinin depo emirlerini ödemesine rağmen aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, yargılamaya sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine ve sırf iflas takibini ve davasını tahsilat için zorlayıcı bir yol olarak benimseyen davacı lehine bu şekilde hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, ilama dayalı alacak için başlatılan icra takibinde icra emri uyarınca alacağın ödenmemesi üzerine, takibin İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca iflas yolu ile takibe çevrilmesi sonucunda iflas istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır... sayılı dosyası ile, davacı tarafından davalı borçluya karşı İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/612 Esas, 2023/661 Karar sayılı kesinleşe ilamına dayalı 576,45 TL yargılama gideri ve harç, 4.600,00 ilam vekalet ücreti olmak üzere toplam 5.176,45 TL'nin tahsili amacıyla takip başlatıldığı, icra emrinin davalı borçluya tebliğinden sonra davacı vekilinin talebi üzerine İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca takibin iflas yoluyla adi takibe çevrildiği, ödeme emrinin 29/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği davalı borçlunun takibe itiraz etmediği, davacının ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde, 15/12/2023 tarihinde işbu dava ile davalının iflasını talep ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, depo emrine konu borcun ödendiği ve davacının dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçeleri ile konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 2004 sayılı İİK uyarınca davacı tarafından iflas avansı yatırıldığı gibi Mahkemece iflas ilanlarının yaptırıldığı anlaşılmıştır.Ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin merkezinin dava tarihi itibariyle Ataşehir/İstanbul olması nedeniyle davada İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan mahkemenin yetkisine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.2004 sayılı İcra İflas Kanununun 43/2 maddesi hükmüne göre, iflas veya haciz yoluyla takip talebinde bulunan alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir.\"...Alacak bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye bağlı ise, alacaklı doğrudan doğruya iflas yoluna başvurabilir (m.37 ; 177/4). Fakat alacaklı, böyle bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanarak, (özellikle m.32'ye göre bir ilamlı icra takibi yapmadan) genel iflas yoluna da başvurabilir...\" (Prof. Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara 2013, s.1110).Somut olayda, ilama dayalı başlatılan haciz yolu ile icra takibinin, İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca iflas yolu ile adi takibe dönüştürülmesinde usule aykırılık bulunmamaktadır.Diğer taraftan davalı borçlu iflas ödeme emrine yedi gün içinde itiraz etmediğinden ödeme emri ve iflas takibi kesinleşmiştir. Bu durumda davacı alacaklının İİK'nun 156/1 fıkrası gereği borçlunun iflasını istemesi mümkündür. Davacı vekilinin başka alacaklılar için birçok dosya için de davalı aleyhine takip başlatması ya da davacının iflas yoluyla takibe çevirmeden önceki haciz yoluyla takibinde herhangi bir haciz işlemi yapmaması, davacının İİK'nın 156/1 fıkrasına göre iflas istemesine engel olmaz. Diğer taraftan İİK'nun 156/1 maddesi uyarınca borçlunun iflasının istenmesi için borçlunun borca batık olmasına da gerek yoktur. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Somut olayda, depo emrine ilişkin ara kararın tebliğinden itibaren 7 günlük süre geçtikten sonra depo emrine esas tutarın ödendiğinden bahisle Mahkemece konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderleri 6100 sayılı HMK'nun 331. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir ve hükmeder. Somut olayda, davanın açıldığı tarih itibariyle davacı davasında haklı olup bu haklılık durumuna göre davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/961 Esas, 2024/714 Karar sayılı ve 25/09/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta  içinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16.01.2025\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f9ca610f0845fc9","SID":"1132657261c1633f"}}