{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1342 Esas<br>KARAR NO:2025/79<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/12/2020<br>NUMARASI:2017/126 Esas, 2020/707 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile davalı arasında ... Sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekkiline ait İstanbul ili, ... Mahallesi, ... Cad, ... Ada,... parsel ... adresinde çıkan malzemelerin döküm sahasına atılması ve arsanın belirtilen kotta ve diğer detayları ekteki şartnamede belirtildiği şekilde teslimi  işini üstlendiğini, davalının binadan çıkan hurda malzemelerin satışını yapmayı ve bunun karşılığında  müvekkiline 175.000,00 TL ödemeyi ve yıkım dolayısıyla çıkan hurdaların satımından elde edilecek bakiye karşılığında yıkım yapmayı taahhüt ettiğini, davalının sözleşmede belirtilen sürede işe başlamadığını ve işi bitirmediğini, yıkımın yıkım ruhsatında belirtilen kotta yapılmadığını, arsadan taşınması gerekli olan molozların taşınmadığını, davalının süresinde işi bitirmemesi ve sözleşme gereğince taahhüdüne uygun edimini ifa etmediğinden müvekkili tarafından davalıya  Beyoğlu ...Noterliğinin ... yevmiye 21.02.2013 tarihli  ihtarname gönderilerek sözleşmenin feshedildiğini ve sözleşmenin haklı feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmininin talep edileceğinin ihtar edildiğini, sözleşmenin 25.5 maddesi gereğince işin üçüncü bir kişiye tamamlattırıldığını ve bunun için üçüncü kişiye 23.430,35 TL ödeme yapıldığını, eksik ifa nedeniyle müvekkilinin 23.430,35 TL zarara uğradığını, bu zararın tazmini için davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmişir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile aralarında yıkım sözleşmesi yapıldığını, davacı şirkete inşaattan çıkan hurda malzemelerinin satışını yapmayı ve bunun karşılığında yıkım yapıp moloz atımından sonra boş arsayı teslim etmeyi taahhüt ettiklerini, Belediyenin izin ruhsatını geç vermesinden kaynaklı zaman aşımı olduğunu, ruhsatın işleme konulması akabinde yıkıma başlandığını, gelişen bütün olumsuzluklara rağmen, sözleşme içeriğine uyularak arsanın taahhüt edilen zamandan önce teslim edildiğini, müvekkili tarafından yapılan sulama işlemleri için davacıya su faturalarının kesildiğini, bu kesilen su faturalarının karşılığının alınmadığını,arsa içinde bodrum boşluğunun bulunduğunu, bu süre içinde herhangi bir tehlike arz etmemesi olası bir kaza ve ölüm ile sonuçlanmaması için firmalarının önlem olarak molozlar ile bodrum boşluklarının doldurularak kalan molozların taşındığını, boş arazi olarak sözleşmede geçen tarihte arsanın teslim edildiğini, tehlike arz etmemesi için molozlar ile doldurulan bodrum boşlukları için davacı firma ile sözlü anlaşma ile kesilen su faturası miktarının karşılığı sayılarak işin boş arsa şeklinde teslim edildiğini, bu işlemler sırasında davacı ile sürekli irtibatta olarak karşılıklı anlaşma yolu ile ilerlendiğini, davacının kötüniyetli davrandığını, davacının işi başka bir firmaya yaptırdığını iddia ettiği işin, ikinci temel hafriyat işi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından sözleşme konusu işlerin tamamlanıp tamamlanmadığı, davacı tarafından üçüncü kişiye yaptırıldığı beyan edilen işlerin ne olduğu ve bu işlerin bedellerinin davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususunda toplandığı, her iki tarafça dinletilen tanıkların beyanlarının birbiri ile çeliştiği, davacı tarafından arsanın teslim edildiği şekildeki hali, davalı tarafından bırakıldığı hali ile ilgili herhangi bir tespit raporu ya da fotoğraf sunulmadığı, davalı tarafından davacı ile arsanın teslimi ile anlaştıkları ve su faturası düzenlendiği iddiasının davacı defterleri ile doğrulandığı, davacının sunduğu hakedişte hangi işlerin tamamlatıldığı ve bu işlerin davalının yapması gereken işler olduğunun anlaşılamadığı, bu nedenle davacı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshi ile icra takibinde talep edilen bedelin davalının yapması gerektiği halde yapmaması ve sözleşmenin 25.5. maddesi uyarınca üçüncü kişiye tamamlattırılan işler olduğu iddiasının ispat edilemediği, davalının itirazlarının haklı olduğu gerekçesi ile  davanın reddine karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının sözleşmesel taahhütlerini yerine getirmeden işi ve sahayı bırakıp gittiğini, davalının bu durumu cevap dilekçesinde belirttiği ve davalı tarafından kabul edildiğini, davalının sözleşme kapsamında amaçladığı hurdaları alıp sattığını, müvekkiline iş bu hurdalardan ödemesi gereken 175.000,00 TL'yi ödemediğini ve işi yarım bıraktığını, davalının hurdaları almak amacıyla imzaladığı sözleşmedeki amacına ulaştığını, ancak molozları taşıma borcunu yerine getirmediğini, bunun üzerine sözleşmenin feshedildiğinin davalıya ihtarname ile bildirildiğini, davalının yarım bıraktığı işlerin sözleşmenin 25.5.maddesi gereğince üçüncü bir şirkete yaptırıldığını, bilirkişi raporunda davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiği, işi yarım bıraktığı bu sebeple davalının yapmayı taahhüt ettiği ve yapmadığı işlerin üçüncü bir firmaya yaptırıldığı ve bedelin müvekkili tarafından ödendiğinin açık bir şekilde tespit edildiğini,  davalının işin tamamlandığını gösterir yazılı bir delil ibraz etmediğini, davalı tanığının anlatımlarının doğru kabul edildiğini, bu durumun kabul edilemez olduğunu, davalı tarafından dosyaya sunulan su kullanımına dair yansıtma faturalarını kabul etmediklerini, sözleşme gereğince işin yapılması ile ilgili tüm masrafların davalıya ait olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, davalının sözleşme gereği müvekkiline ödemesi gereken 175.000,00  TL yi de ödemediğini, davalının bu ödemeyi yaptığını da ispat edemediğini, bu  durumun dahi başlı başına davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğin, işi tamamlamadığının, aksine yarım bıraktığının kanıtı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, eser  sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesi  nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.... sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine 23.430,22 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 02/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 06/11/2015 tarihli dilekçesi ile borcu olmadığından bahisle takibe itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı,  iş bu davanın İİK 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Taraflar arasında arasında anahtar teslimi esasına göre yıkım sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme ile davalının, \"davacıya ait İstanbul İli, Güneşli- Bağcılar İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... ada, ... parsel adresinde bulunan arsadan çıkan tüm malzemelerin döküm sahasına atılması ve arsanın belirlenen kotta ve diğer detayları sözleşme eki teknik şartnamede belirtildiği şekilde teslimi\" işini yapmayı üstlendiği, sözleşme uyarınca arsadan çıkan tüm malzemenin davalıya ait olduğu, sözleşmenin 8. maddesine göre, işin süresinin arsanın davalıya tesliminden itibaren 30 gün olduğu, 13. maddesine göre, davalı tarafından davacıya işlerin tamamlanmasından sonra fatura karşılığında 175.000,00 TL ödeneceği, 25.5. maddesi uyarınca işin gecikmesi halinde davacının sözleşmeyi feshedebileceği ve sözleşmenin feshi halinde işleri davalının nam ve hesabına üçüncü kişiye yaptırılabileceği, bu durumda daha sonra tasfiye hesabı yapılacağı ve sözleşme konusu işlerin tamamlanmayan kısımları için harcanan paranın yüzde otuz fazlası ile davalıya tahmil edileceği düzenlenmiştir.04.02.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; davacının incelemeye sunulan ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu,  davacının defterlerinde davalı tarafından düzenlenen 03/01/2013 tarihli, 14.040,00 TL bedelli ve inşaat suyu fatura yansıtma bedeli açıklamalı faturanın kayıtlı olduğunu ancak yine davalı tarafından düzenlenen 07/01/2013 tarihli, 5.078,00 TL bedelli faturanın kayıtlı olmadığını, davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıya 14.040,00 TL borçlu olduğunu, davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığını, dava dışı ... Şti. tarafından 1 nolu hak ediş bedeli açıklaması ile davacı adına 10/09/2013 tarihli ve 653.711,76 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davacı tarafından faturaya dayanak teşkil eden hak ediş tablosunda pasa nakliyesi açıklamalı satırın işaretlenerek davalının tamamlamadığı iddia edilen iş bedeli olarak nitelendirildiğini ve bu bedelin 23.403,35 TL olduğunu, takibe de bu bedelin konu edildiğini, bu bedel için davacı tarafından davalı adına herhangi bir fatura düzenlenmediğini, davalı tarafından arsada bulunan bodrum boşluklarının tehlike arz etmemesi için molozlar ile doldurulduğu iddia edilmiş ise de, taraflar arasında imzalanan sözleşmede çevre koruma bantlarının sözleşme harici olduğunun belirtildiğini, ...işlemi yapılacak bir arsada bodrum kat boşluğunun molozlarla doldurulması değil çevre koruma bantları ile güvenlik önlemi alınması gerektiğinden, davalının molozların bodrum boşluklarına doldurulduğu iddiasının inandırıcı olmadığını, bu durumun sözleşmeye aykırı olduğunu, bu nedenle davacı tarafından davalının eksik bıraktığı işin üçüncü bir şirkete tamamlattırıldığını ve talep edilen bedelin kadri-marufunda olduğunu tespit ve beyan etmiştir. Davacı, davalının, yıkımın yıkım ruhsatında belirtilen kotta yapmadığını, molozları arsada bırakmak suretiyle edimini  yerine getirmediğini iddia   etmekte,  davalı  ise, işi taahhüt edilen şekilde yaptığını,  tehlike arz etmemesi için molozlar ile doldurulan bodrum boşlukları için davacı firma ile sözlü anlaşma ile kesilen su faturası miktarının karşılığı sayılarak işin boş arsa şeklinde teslim edildiğini savunmaktadır.Davacı, iş sahibi; davalı ise yüklenicidir. Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir.Eser sözleşmelerinde eserin tamamlanıp eksiksiz teslim edildiğine yönelik öncelikli ispat yükü davalı yüklenicidedir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. Maddesinde, işverenin mülkiyetinde bulunan İstanbul ili, ... Mahallesi, ... Cad. ... ada, ... parsel, ... Bağcılar adresinde çıkan tüm malzemelerin döküm sahasına atılması ve arsanın belirtilen kotta ve diğer detayları ekteki şartnamede belirtilen teslimi işi olduğu, çevre koruma bantlarının teklif harici olduğu düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunda, iksa sistemi yapılacağından, bodrum katın molozlardan tekrar temizlenmesi gerektiği, bodrum kata moloz doldurulmasının sözleşmeye aykırı olduğu tespiti karşısında davalı yüklenici sözlemeye göre işin eksiksiz tamamlandığını, davalının molozların bodrum boşluklarına doldurulduğu iddiasının inandırıcı olmadığını, bu durumun sözleşmeye aykırı olduğu tespit edilmiştir. Esasen taraflar arasında  işin tam olarak teslim edilmediği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Zira, davalı cevap dilekçesinde,  tehlike arz etmemesi için molozlar ile doldurulan bodrum boşlukları için davacı firma ile sözlü anlaşma ile kesilen su faturası miktarının karşılığı sayılarak işin boş arsa şeklinde teslim edildiğini savunmuştur. Bu halde aslında davalı, sözleşme şartlarında   tarafların sözlü bir anlaşmayla değişiklik yaptığını öne sürmektedir. Bu durumda  davalının bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerekir.Davacının incelenen defterlerine göre davalı tarafından düzenlenen inşaat suyu fatura yansıtma bedeli açıklamalı bir adet 14.040,00 TL bedelli faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Ancak davalı bu su faturası karşılığında, tehlike arz etmemesi için molozlar ile  bodrum boşluklarının doldurulması için anlaşma yapıldığı yönündeki iddiasını yazılı delillerle ispat edememiştir.Dosya kapsamına göre, davalının sözleşmeye göre edimini eksik ifa ettiği, bu nedenle davacı tarafından davalının eksik bıraktığı işin üçüncü bir şirkete tamamlattırıldığı ve davacı tarafından talep edilen 23.403,35 TL bedelin kadri-marufunda olduğunun bilirkişi raporu ile  tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı, eksik ifa nedeniyle ödediği 23.403,35 TL'yi davalıdan talep etmekte haklıdır.  Ne var ki davacı kendi defterlerine göre davalıya 14.040,00 TL borçlu olduğundan, bu miktarın mahsubu  sonucunda 9.363,35 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.Takip ve dava konusu yapılan alacak eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Alacak likit olmayıp, alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesi yapılacak yargılama sonucu belirleneceğinden icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekir. Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın esas hakkında  aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/126 Esas, 2020/707 Karar sayılı ve 16/12/2020 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN  KABULÜ İLE, b)Davalının... Sayılı dosyasına yaptığı itirazının 9.363,35 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar yönünden takipteki diğer şartlarda DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, c)Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 639,61 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 283,03 TL harçtan mahsubu ile bakiye 356,58 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, e)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ve 283,03 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,f)Davacı tarafından yapılan toplam 1.376,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 549,88 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, g)Davalı tarafından yapılan toplam 100,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 60,04 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,ğ)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 9.363,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,h)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 9.363,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından karşılanan 221,40 TL istinaf harçları ile 50,50 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 271,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.16.01.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7992987927798665","SID":"281e6177fe95b0b6"}}