{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO:2024/1614 <br>KARAR NO:2025/20<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:07/03/2024<br>NUMARASI:2023/887 Esas, 2024/205 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:09/01/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, taraflar arasındaki 15.11.2015 tarihli \"...\" kapsamındaki işlerin yapımı devam ederken, davalı iş sahibinin kötü niyetle hareket ederek davacının projeyi bitirmesine engel olduğu ve tüm harcamaları davacının yapmasına sebep olduğu, ayrıca hakediş oranlarına uygun olarak düzenlenen ve kendisine tebliğ edilen fatura bedellerini de gereği gibi ödemediği, 1 ve 2 nolu hakedişleri ödemiş ise de 23.738.485,48-TL'lik 3. hakediş bedelini ödemediği, buna ilişkin 30.09.2019 tarihli faturaya davalı tarafından süresinde itiraz edilmediği, bu nedenle davalıya gönderilen 18.11.2019 tarihli ihtarnameyle davalının temerrüde düşürüldüğü ve sözleşmenin 4.maddesi gereğince bu fatura bedeli ödenince kadar işin durdurulduğunun ihtar edildiği, bu aşamada taraflar arasında düzenlenen 05.09.2020 tarihli ek protokol ile davacının toplam 66.905.763,20 USD alacağının taşınmaz devirleri şeklinde ödeneceği kararlaştırıldığı halde, davalının protokolde belirtilen 155 ada 1 parsel sayılı sayılı taşınmazı davacıya devretmediği ve yine protokolde belirlenen fatura düzenleme yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle davacının tahsil edemediği alacakları için peşinen vergi borcu altına girerek zarara uğradığı, alacağını kısmen alamadığı, kur farkı alacaklarının bulunduğu iddiasıyla, davacının bakiye iş bedeli alacağına ve uğradığı zararların tazminine ilişkin olarak şimdilik toplam 10.000,00-TL'nin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Davalı vekili, davacının aynı alacak için müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını ve akabinde İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/74 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının tüm iddialarının mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup, davacının davalı yandan her hangi bir alacağı bulunmadığını, 15.11.2016 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde ödeme koşulları belirlenmiş olup, buna göre; iş veren/davalının ilk ödeme için  9 milyon USD karşılığında, İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ...Mah. ... Ada, ... Parselde kain taşınmazı davalı yükleniciye devredeceğini, ödemelerin hiç bir şekilde nakden talep edilemeyeceğini, bu taşınmazın 16.11.2018 tarihinde davalıya devredildiğini, aynı maddenin devamına göre; geri kalan 8.110.000-USD'nin ise inşaat seviyesinin %60, %80, %95'e geldiğinde ve iş bitince aşamalı olarak ödeneceğini, ancak inşaatın hala %60 seviyesinde olduğunu, inşaatın %60 seviyesinde terk edilmesi sebebiyle davacı aleyhine Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/332 Esası üzerinden sözleşmeden dönme davası açıldığını, davacının 30.09.2019 tarihli ve 23.738.485,48-TL bedelli faturasına itiraz edildiğini, bu fatura gerçek bir alacağa ilişkin olmadığından işbu faturaya dayalı açılan huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacının %60 seviyesinde terk ederek edimini tam olarak gerçekleştirmediği iş karşılığında kendisine toplamda 413.099.803-TL değerinde taşınmaz devredildiğini, ayrıca davacı edimlerini yerine getirmediği için sözleşme kapsamında ödemesi gereken 1.485.000,00 USD kira kaybı + 891.000,00 USD ipotek kaldırmama cezası + 1.450.0000 USD sözleşmenin feshine neden olma cezası olmak üzere 22.12.2022 tarihine kadar birikmiş toplamda 3.826.000 USD cezai şart borcu bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, işbu dava dosyası ile Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/416 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu, dosyaların taraflarının aynı olduğu ve dosyalarda yer alan taleplerin birbiri ile bağlantılı olduğu, davacı vekilinin birleştirme talebinin bulunduğu, usul ekonomisi ilkesi gereğince dosyaların birlikte görülmesi gerektiği gerekçesiyle, bu dosya ile  Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/416 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmakla HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca davaların birleştirilmesine, yargılamanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/416 Esas sayılı dosyası dosyası üzerinden yürütülmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında, birleştirilmesi istenen davaların ayrı yargı çevrelerinde açılmış olup, her iki dava arasında yasanın aradığı nitelikte bağlantı mevcut olmadığını, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/416 esas sayılı dosyası ile görülen birinci davanın, huzurdaki dosyanın davalısı tarafından 07.09.2020 tarihli inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil talepli dava olduğunu, huzurdaki dosya ile açılan ikinci davanın ise 15.11.2016 ve 05.09.2020 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağına ilişkin olduğunu, davacı talep dilekçesinde \"Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/332 esas sayılı dosyası ile açılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi davasının Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/416 esas sayılı esasını aldığını ve yargılamanın buradan devam ettiğini\" beyan ederek birleştirme talebinde bulunmuş ise de sözleşmenin feshi davasının Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/268 esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, kaldı ki birleştirme talebinin yanlış mahkemeden istendiğini, bu durumda usule uygun bir birleştirme talebi bulunmadığından talebin reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası şartları oluşmadığından, belirsiz alacak davası olarak açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının aynı alacak için müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını ve akabinde İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/74 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını,  bu nedenle, tarafları ve konusu aynı olan bu davanın derdestlik itirazları doğrultusunda reddi gerektiğini, cevap dilekçelerindeki savunmaları doğrultusunda davanın esastan da reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak, belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmayan davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, davanın derdestlik sebebiyle reddine, davacının muaccel bir alacağı bulunmadığıdan davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Dava, davalı iş sahibinin taraflar arasında akdedilen 15.11.2016 tarihli ... ve 05.09.2020 tarihli Ek Protokole aykırı fiilleri ve temerrüde düşmüş olması sebebiyle davacı yüklenicinin uğramış olduğu zararın davalıdan tazmini talebine ilişkindir.Birleştirme kararı verilen Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/416 Esas sayılı dosyası iki ayrı dosyanın birleştiği bir dosya olup, bunlardan; 1-)Dosyamız davalısı tarafından dosyamız davacısı aleyhine, taraflar arasındaki 07/09/2020 tarihli ek sözleşme ile davacı şirkete ait olan 4 nolu parselin 1/3 hissesinin ipotek tesisi için davalıya devredileceğinin, bu hissenin iki hafta içerisinde geri verileceğinin, aksi halde günlük 5.000 $ cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme gereğince hissenin davalıya devredildiği ve ipotek tesisinin yapıldığı ancak hissenin ek sözleşmede belirtilen sürede geri verilmediği, yani 07/09/2020 tarihli protokolün inanç sözleşmesi olduğu iddiasıyla, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ... Köyü, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmazın 1/3 hissesinin tapusunun iptali ile davacı adına tescili ve sözleşmede belirlenen cezai şartın tahsili talebiyle Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/138 Esası üzerinden açılan dava görevsizlik kararı sonucu Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/416 Esasına kaydedilmiş,2-)Dosyamız davalısı tarafından dosyamız davacısı aleyhine, taraflar arasındaki 15.11.2016 tarihli ...'nin 05.09.2020 tarihli “15.11.2016 tarihli ... Sözleşmesinin Eki” başlıklı sözleşme ile yenilenerek Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat sözleşmesine dönüştürüldüğü, davalının inşaatı süresinde teslim edemediği iddiasıyla, taraflar arasındaki 05.09.2020 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin ileriye etkili feshi (ıslahla geriye etkili feshe dönüştürülmüş), sözleşme kapsamında davalıya devredilen 4 ve 26 nolu parsellerin tapularının iptali ve ipotekten ari hale getirilerek davacı adına tescili, el atmanın önlenmesi, kira kaybı ve ipotek kaldırmama cezası ile sözleşmede belirlenen cezai şartın davalıdan tahsili talebiyle Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/332 Esası üzerinden açılan dava görevsizlik kararı sonucu Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/268 Esasına kaydedilmiş, sonrasında ise Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/416 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiş, Bu birleştirme işlemleri sonrasında, esas hakkında yapılan yargılama neticesinde de 09/12/2024 tarihli duruşmada, asıl ve birleşen 2023/268 esas sayılı davaların kısmen kabulüne, birleşen başka bir dosya olan 2023/123 esas sayılı davanın ise reddine karar verilmiş olup, dosya halen gerekçeli karar yazım aşamasında bulunmaktadır.6100 sayılı HMK'nın 166/2 fıkrası uyarınca; davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. Aynı maddenin 4. Fıkrasına göre de, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.Buna göre, huzurdaki dava dosyası ile Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/416 E. sayılı dava dosyası aynı sözleşmeden kaynaklanmakta ve her iki dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmakta ise de, birleştirme kararı verilen Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/416 E. sayılı dava dosyası 09/12/2024 tarihinde karara çıkmış olduğundan, davaların aşamaları ve usul ekonomisi de gözetilerek, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-5 maddesi gereğince kaldırılmasına ve dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,    2-BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/03/2024 tarih, 2023/887 Esas, 2024/205 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-5 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2ed10a81eb74697","SID":"5901a40ea34711a0"}}