{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/240 - 2025/118<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2025/240 <br>KARAR NO\t: 2025/118<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                     \t     K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/11/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/418 E.  <br><br>DAVACI  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>TALEP KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen  tarih ve 2024/418 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkili şirketin 1996/168490 numaralı “...” markasının tescili için 96/003371 numarası altında 14/03/1996 tarihinde Türk Patent Enstitüsüne başvuru yapılırken, iş bu başvuru tarihi itibariyle mal ve hizmet tescil sınıflarının arasında 43. sınıf yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bulunmadığını,14/03/1996 başvuru tarihinde, günümüzün 43. sınıf yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerini karşılayan tescil sınıfları olarak 29, 30 ve 32. sınıfların bulunduğunu, iş bu başvuru tarihi itibariyle 29, 30 ve 32. sınıfların karşılığı olan “Kebap çeşitleri: Adana kebap, beyti kebap, şiş kebap, karışık kebap, tavuk şiş, mantarlı köfte, patlıcan kebabı, ızgara köfte, tandır kebabı, döner, iskender, pide çeşitleri, çorba çeşitleri: mercimek çorbası, mantarlı çorba, Tatlı çeşitleri: Aşure, tel kadayıf, kabak tatlısı, ekmek kadayıfı, sütlaç, İçecekler. Ayran, kola, soda, meyve suyu, gazoz, su.” malları bakımından “...” markasının tescili için başvuru yapılmasının gerektiğini, müvekkili şirketin 96/003371 başvuru ve 1996/168490 tescil numaralı “...” markasına ilişkin 1996 yılına ait Marka Başvuru İzleme Formunun bu hususları ispat eder mahiyette olduğunu, müvekili şirketin 1996/168490 tescil numaralı “...” markasının kapsadığı malların, davalının markasal kullanımlarının kapsamında bulunan 43. sınıf \"yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" ile üst düzeyde benzerlik taşıdığına ve davalının markasal kullanımlarının kapsamında üretilen yiyecek ve içeceklerle aynı olduğuna işaret ettiğini, müvekkili şirketin 1996/168490 tescil numaralı “...” markasının lehine verilmiş olan ceza mahkemesi kararlarının, 1996/168490 tescil numaralı “...” markasının lehine verilmiş olan hukuk mahkemesi kararlarının, 1996/168490 tescil numaralı “...” markasının lehine verilmiş olan YİDK kararlarının, 1996/168490 tescil numaralı “...” markasının, 2002/27717 tescil numaralı “... ...” markasının, 2014/96919 tescil numaralı “...” markasının ve 2020/98039 tescil numaralı “... ...” markasının lehine verilmiş olan MDB'nin 13/09/2024 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, HMK'nin 390/2. maddesi gereğince talep eden müvekkili şirketin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunduğunu ve müvekkili şirketin mevcut durumda zarar görmeye devam ettiğini, özellikle tüketicilerin davalının dava konusu işletmesini müvekkili şirketin bir şubesiymiş gibi gördüğünü, müvekkili şirketin ihtiyati tedbir talebinin, karşı taraf dinlenmeksizin (mümkünse teminatsız, mümkün değilse teminatlı olarak) kabulü ile iş bu dava kesinleşinceye kadar davalının “...” adresindeki işletmesinde “... ...” ibareli kullanımlarıyla müvekkili şirkete ait 1996/168490 tescil numaralı “...” marka hakkına, 2002/27717 tescil numaralı “... ...” marka hakkına, 2014/96919 tescil numaralı “...” marka hakkına ve 2020/98039 tescil numaralı “... ...” marka hakkına karşı gerçekleştirdiği tecavüz teşkil eden fiillerinin tedbiren önlenmesine ve durdurulmasına, “...” ibaresinin yazılı olduğu bütün tabelaların kaldırılarak bunlara el konulmasına ve el konulan tabelaların masrafı davalı tarafa ait olmak üzere mahkemece uygun görülecek bir yerde saklanmasına, “...” ibaresinin yazılı olduğu her türlü emtia ve tanıtıcı ürüne el konulmasına ve el konulan ürünlerin masrafının davalı tarafa ait olmak üzere mahkemce uygun görülecek bir yerde saklanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkilinin markasında yer alan ... ibaresinin Türkiye’de yiyecek–içecek sektöründe yaygın olarak kullanılan, restaurantların isimlerinde belirtilen anlamı ... olan bir ibare olduğunu, tescil edilmek istenilen emtia ve hizmetler yönünden zayıf marka olduğunu, markada yapılacak küçük bir değişiklik bile iltibasın oluşmasına engel teşkil edeceğini, karşı tarafın markalarından önce tescil edilmiş bukle ibaresini havi tescilli markaların olmasının haklılıklarının açık ispatı olduğunu, iddialarını basitçe ispatlamak için Google'a sadece ... yazarak, karşılarına çıkan ... sonuçlarını cevap dilekçesi ekinde görsel olarak sunduklarını, Ankara'da yürüyüşe çıkan bir kimsenin, adım başı ... restorantı görebileceğini, ...'nın bir marka değil kültür olduğunu, Türkiye'de yüzlerce ... Restorant-Lokantasının mevcut olduğunu, bunları birbirinden ayıranın ise, '...' önündeki isim olduğunu, müvekkili adına tescil başvurusu yapılan markanın bir bütün ve bütün olarak ayırt edicilik vasfının haiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 29, 30 ve 32. Sınıfta yer alan emtiada tescilli 168490 sayılı \"Şekil+...\", 43. Sınıfta  yer alan hizmetlerde tescilli 2002/27717 sayılı \"Şekil+... ...\" ibareli tescilli markalarının bulunduğu, davalının Eskişehir ilinde \"... ...\" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı bir restoran ile hizmet verdiği, davalının markasal kullanımları ile davacıya ait markalarda müşterek olan unsurun \"...\" sözcüğü olduğu, davalı yanın bu sözcüğün \"...\" sözcüklerinin kısaltması olup sektörde yaygın olarak kullanıldığını, zayıf karakterli olduğunu ileri sürerek cevap dilekçesi ekinde buna ilişkin \"...\" ibaresinin teşebbüslerce kullanıldığına dair ekran görüntüsüne yer verdiği, bir markanın zayıf karakterli olup olmadığı hususunun iltibas tehlikesini etkileyen unsurlardan biri olduğu, dolayısıyla, \"...\" sözcüğünün \"restoran\" sektöründe farklı teşebbüslerce de yaygın olarak kullanılan, ayırt ediciliği düşük zayıf karakterli bir sözcük olup olmadığının içinde sektörden kimsenin de bulunduğu bilirkişi incelemesi ile anlaşılabileceği, dolayısıyla, bu aşamada davacı vekilinin ileri sürdüğü ihtiyati tedbir istemi bakımından yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığı gerekçesiyle söz konusu ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, marka hakkına tecavüzün şartlarıyla aynı yasal şartları taşıyan marka hükümsüzlüğü davalarında müvekkilinin 1996/168490 tescil numaralı “...” markasının lehine ilk derece mahkemeleri, istinaf mahkemeleri ve Yargıtay tarafından verilmiş olan hukuk davası kararlarında, \"...\" markasının zayıf marka olmadığının, ayırt edicilik gücü yüksek bir marka olduğunun ortaya koyulduğunu,  somut olayda davalının ve davacının \"...\" markasının hedef kitlesinin üst düzey kişiler olmadığını, ortalama kişiler olduğunu, bu hususun tespitinin de genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle gerçekleştirilebileceğini, bilirkişi incelemesi yapılmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 27/11/2024 tarih ve 2024/418 Esas sayılı kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda dosya kapsamında herhangi bir inceleme yapılmadığı için dosyada bulunan mevcut delillere göre ihtiyati tedbir talep eden davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiğinin anlaşılamadığı, durum ve koşulların değişmesi halinde davacı tarafça yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulabileceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin ihtiyati tedbir isteyen davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/01/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43dfd0c3b366e3aa","SID":"4311e80ccc211d7c"}}