{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1967 - 2024/2179<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1967 <br>KARAR NO\t: 2024/2179<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/258 E.  -  2022/184 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/06/2022 tarih ve 2021/258 E. - 2022/184 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/3121 sayılı \"...+Şekil\" ibareli marka başvurusunun, davalı Şirketin 2019/7261 sayılı tasarımına dayalı itirazı sonucunda, 2021-M-7310 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa reddedilen marka başvurusundaki esas unsurun ''...'' sözcüğü olduğunu, ''...'' ibaresinin ürün standartını belirttiğini ve bu kodun herkesçe kullanıldığını, yeşil rengin çayın rengi olduğunu, çay figürünün ise çayı belirttiğini, kararın haksız olduğunu ileri sürerek, davalı ... 2021-M-7310 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davaya konu somut olayda başvuruya konu marka ile mesnet tasarım arasında ayniyet ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerliğin söz konusu olduğunu, bu doğrultuda dava konusu markanın görsel, işitsel, anlamsal ve biçimsel yönden tüketici gözünde bütünü itibarıyla bıraktığı etkinin davalı mesnet tasarımı ile benzemesi nedeniyle ibareler arasında iltibas (karıştırılma) durumunun bulunduğunu, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, davacı tarafın dava konusu marka başvurusunda müvekkilinin tescilli tasarımının renk, şekil, figür, kelime unsurlarını aynen kullandığını, müvekkilinin ambalaj tasarımı ile tanındığını, davacı ile davalı müvekkilinin aynı ilde, aynı ilçede, aynı toptancılar sitesinde, aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, bir başkasına ait tasarımın marka olarak tescil ettirilebilmesi için tasarım sahibinden izin alınmasının gerektiği, redde mesnet 2019/07261 sayılı tasarımın bir çay paketi ambalaj tasarımı olduğu, dava konusu marka başvurusunda önceki tarihli davalı ambalaj tasarımında yer alan yeşil renkli çay yaprağı görseli ile ... ibarelerinin son kullanıcı nezdinde kapsamlı bir karşılaştırmaya ihtiyaç duymayacak mahiyette, neredeyse birebir aynı şekilde kullanıldığı, dava konusu markada ''...'' markasal unsurunun önceki tarihli davalı ambalaj tasarımındaki ''...'' ibaresinin kullanımında olduğu gibi tasarımın üst kısmında konumlandırıldığı ve kırmızı renkte olduğu, ''...'' ve ''...'' unsurlarının birbirleriyle ilişkilendirilebilir ortak unsurları bulunmamakla birlikte, anılan renk ve unsurların tamamı bir araya getirildiğinde yaratılan görsel algının neredeyse birebir aynı olduğu, \"...\" ibaresinin barut çay olarak olarak bilinen bir tür Sri Lanka çayı olduğunun açık kaynaklardan yapılan araştırma neticesinde görüldüğü, ancak bu ibarenin markasal nitelik arz etmeksizin ambalajların küçük bir bölümünde şekil unsuru taşımaksızın kullanıldığının görüldüğü, halbuki somut uyuşmazlıkta dava konusu markadaki kullanım biçimi anılan ibarenin logo ile birlikte bir kompozisyona dahil edilmesinden dolayı markasal uyarıcılık taşır mahiyette olduğu, çay ürünü ile dava konusu marka kapsamında yer alan ''Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Çaylar, buzlu çaylar.'' emtiaları arasında doğrudan doğruya ayniyet veya yüksek düzeyli bir benzerlik ilişkisi olduğu, bu emtialar bakımından dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet tasarım arasında SMK m. 6/6 hükmü uyarınca iltibas tehlikesinin bulunduğu, bununla birlikte dava konusu markada yer alan sair gıda emtiaları bakımındansa çay ürünü ile aralarında salt gıda ürünü olmalarından kaynaklı doğrudan bir ilişki kurulmasının, makul tüketici yaklaşımı olmayacağı ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabülü ile \"Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler,  gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.\" emtiaları bakımından 2021-M-7310 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, sözcüklerin tasarım konusu olamayacağını, sözcüğün korunmadığı yerde sözcüğün tasarımın içine yerleştirilip koruma elde edilemeyeceğini, davalı şirketin bir ürün kodunu tasarım olarak tescil ettirdiğini, tasarımsal özellik taşımayan bu belge ile tasarım hakkı koruması elde ettiğini, bunun kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin markasının asli unsurunun ''...'' ibaresi bulunduğunu, davalının tasarımındaki esas korumanın ''...'' ibaresi olduğunu, \"...\" ibaresinin herkesin kullandığı standart ürün ismi bulunduğunu, bilirkişi raporunda \"...\" ibaresinin çay çeşidine yönelik bir standart numarası olduğuna ilişkin bir resmi veritabanının bulunmadığının belirtildiği, fakat böyle bir veritabanına gerek bulunmadığını, ortalama tüketici bilmese dahi \"...\" ibaresinin ürün kodu olduğunun üreticilerce bilindiğini, ek veya yeni bilirkişi raporu alınmayarak savunma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, diğer davalı adına Locarno sınıflandırma sisteminin 32-00 sınıfında 2019/7261 sayılı ambalaj deseninin kayıtlı olduğunu, anılan tasarımın ayırt edilemeyecek derecede benzerinin davacının marka başvurusunda kullanıldığını, itiraz üzerine SMK m. 6/6 kapsamında başvurunun reddine karar verildiğini, anılan hükümde mal/hizmet benzerliği şartının aranmadığını, başvurunun tümden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, mal ve hizmet benzerliği değerlendirmesinin Mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak yapıldığını, zira redde mesnet tasarımın ambalaj deseni olarak tescile konu edildiği ve söz konusu tasarımın sadece \"çaylar ve buzlu çaylar\" emtiasında kullanılacağı değerlendirmesinin hukuki dayanağının olmadığını, davaya konu edilen YİDK kararının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: 1- Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br>\t2-Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacıya ait 2020/03121 sayılı \"Şekil+...\" ibareli marka başvurusu ile davalı şirkete ait 2019/07261 sayılı tescilli tasarım arasında SMK m.6/6 hükmü uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı, sonucuna göre dava konusu YİDK kararının yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. <br>\t6769 sayılı SMK m.6/6 hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. <br>\tTescilli tasarımdan kaynaklanan hakların, anılan madde kapsamında korunan fikri mülkiyet haklarından olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır.<br>\tDava konusu marka başvurusu ile redde mesnet tasarımın karşılaştırılmasında, davalı yanın 2019/07261 sayı ile tescil ettirdiği ambalaj tasarımında yer alan \"Şekil+...\" şeklindeki bölümün, dava konusu \"... Şekil+...\" şeklindeki marka başvurusunda neredeyse ayniyet düzeyinde benzer bir kompozisyon içerisinde kullanıldığı, ibareler arasında ancak detaylı bir inceleme halinde fark edilebilecek olan yaprak sayılarındaki farklılık hali dışında, hiçbir farkın mevcut olmadığı, dava konusu markanın “...” sözcüğünün, dava konusu markaya hiçbir ayırt edici nitelik katmadığı, bu sözcük unsurunun, 3. bir kişiye ait logonun/logonun bir bölümünün, özgürce kullanılabilmesi sonucunu kendiliğinden doğurmayacağı, logoda yer alan “...” ibaresinin sektörde herkesin kullanımına açık bir ibare olduğu yönünde bir bilginin bulunmadığı, aksinin kabulü halinde dahi davalı tasarımındaki mizanpajın birebire yakın şekilde taklit edilerek dava konusu marka içerisinde kullanılmasının, teknik ya da hukuki bir düzenlemeden kaynaklı bir zorunluluk halinin olmadığı, bu nedenle davalı yanın mezkur kullanım biçimi üzerinde tasarım tescilinden doğan üstün hakkına dayalı olarak bu logonun uyuşmazlık konusu marka içerisinde kullanımını engelleme hakkının doğacağı hususları, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda belirtildiği gibi mahkemenin de kabulündedir. <br>\tAncak mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, redde mesnet 2019/07261 sayılı tasarımın \"bir çay paketi ambalaj tasarımı\" olduğu gerekçesiyle sadece \"çay\" ürünü ile ilintili sınıflarda korunması gerektiği kabul edilerek inceleme yapılmıştır. Oysa öncelikle tasarım tescil belgesine göre, redde mesnet tasarım sadece bir \"ambalaj deseni\" tasarımı olup, herhangi bir mala özgülenmemiştir. Bilirkişilerin bu tasarımın sadece \"çaylar ve buzlu çaylar\" emtiasında kullanılacağı değerlendirmesinin hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır. Dolayısıyla mahkemece, davalıya ait tasarım görselinin \"çay\" ürününe yönelik olduğu gerekçesiyle bu ürünle ilişkili olmayan mallarda iltibas tehlikesinin oluşmayacağı yönünde yapılan değerlendirmelere, Dairemizce iştirak edilmemiştir. <br>\tKaldı ki 6769 sayılı SMK'nın 6/6. maddesinin konuluş amacı, başkasına ait kişi ismi ve fotoğrafın haksız olarak kullanılmasını önlemek olduğu gibi, aynı zamanda marka hukuku dışında kalan fikri emek ve yaratıcılığın korunmasıdır. Aynı madde uyarınca gerçek veya tüzel kişilerin dayandıkları bir sınai hakkın sicile tescil edilmiş olması gerekmektedir. Anılan maddedeki koşulların varlığı halinde, aynı veya benzer sınıflarda markasal bir kullanım olup olmadığına bakılmaksızın, fikri veya sınai hak sahiplerinin kendilerinden izinsiz olarak başkaları tarafından yapılan marka başvurusuna itiraz etme ya da dava açma hakları mevcuttur (Yargıtay 11. HD'nin 27.02.2006 tarih ve 2005/2014 E.- 2006/1948 K.).<br>\tDolayısıyla anılan hükümde mal/hizmet benzerliği şartı aranmadan, maddede belirtilen tasarım tescilinden kaynaklanan sınai mülkiyet haklarının tüm sınıflar yönünden korunması söz konusu olduğundan, mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, mal ve hizmet benzerliği değerlendirmesi yapılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. <br>\tBu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değilse de, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Bu yeni kararın istinaf kararı olduğu ve istinaf karar tarihinde geçerli bulunan harç ve vekalet ücretine göre hüküm kurulması gerektiği ise tabiidir.  <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile, Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/06/2022 Tarih ve 2021/258 Esas - 2022/184 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t3-Davanın REDDİNE,<br>\t4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60 maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0.TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacının uhdesinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davalı ... peşin olarak alınan 80,70.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... iadesine,<br>\t10-Davacıdan alınması gereken 427,60.TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0.TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d777c169ab95f039","SID":"1f03202ecdd61e1a"}}