{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1420 - 2025/110<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1420 <br>KARAR NO\t: 2025/110<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                   \t       K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/122 E.  -  2022/79 K.<br><br>DAVACI\t\t  <br>VEKİLİ<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hakkına Tecavüz ve  Haksız Rekabetin Tespiti, <br>\t\t  Durdurulması, Men<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/03/2022 tarih ve 2021/122 E. - 2022/79 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin Ülkemizin önde gelen kuruluşlarından biri olduğunu, ... markasının T/00132 sayı ile tanınmış marka olduğunu, davalının ... markasının kullanımına ilişkin Noter vasıtasıyla yaptırdıkları e-tespit tutanaklarını sunduklarını, davalının müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer markayı aynı sektörde kullandığını, davalının marka başvurusuna itiraz ettiklerini, davalının marka başvurusunun reddedilmiş olmasına rağmen kullanmaya devam etmesinin açıkça kötüniyetli olduğunu, davalının ... markasını üzerinde kullandığı malların müvekkilinin markasının kapsamında bulunduğunu, müvekkilinin markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan marka kullanımının müvekkilinin markalarına tecavüz eder nitelikte olduğunun ortada olduğunu, söz konusu kullanımın marka hakkına tecavüzün yanı sıra haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek davalı kullanımın müvekkilinin markalarından doğan haklara tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasa ve men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı şirket vekili, marka isminin belirlenmesi aşamasında kötüniyetli bulunmadıkları gibi asıl niyetlerinin davacının bilinirliğinden faydalanmak olmadığını, marka başvurusu reddedilince ... markasıyla üretimi durdurarak ... markasıyla üretime ve satışa devam ettiklerini, faaliyetlerinin çok sınırlı bir kısmının ocak üretimi olduğunu, ana faaliyetleri olan emaye kaplama hizmetinin ise davacının sektörünün dışında olduğunu, çeşitli alışveriş sitelerinde ürünlerini satan 3. kişilerden bazılarının “... ...” yazılı ürünleri muhtemelen değişiklik yapmaya üşendikleri ... markasıyla ilanlara koymaya devam ettiklerini, ürünlerini internette satış yapan herkesi tanımaları, herkese ulaşabilme ve bu durumu düzelttirebilme şanslarının olmadığını, şirketin ünvanını da değiştirerek 26/07/2021 tarihinde ... ... İthalat ve İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak ticaret sicile kaydettirdiklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın çok sayıda \"...\" ibareli tescilli markaları bulunduğu, davalı tarafın ise, davacının markasının kapsamında yer alan mal/hizmet sınıfında bulunan ocaklar üzerinde, \"...\" ibaresini markasal şekilde kullandığı, davalının \"...\" şeklindeki markasal kullanımları ile davacının \"...\" esas unsurlu tescilli markaları arasında  biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal  olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davalının ocaklar üzerindeki “...” markası kullanımının, davacının 79217 sayılı \"...\", 86576 sayılı \"...\", 137364 sayılı \"...\", 2002 23392 sayılı \"... ŞEKİL\", 86571 sayılı \"...\", 2002 23497 sayılı \"...\" ve 2002 23496 sayılı \"... ŞEKİL\" markaları ile karıştırılma ihtimali yarattığı, bu açıdan davalının eyleminin marka tecavüzü şeklinde oluştuğu, ayrıca davalının bu şekildeki kullanımlarının TTK 54 ve devamı maddelerinde sayılan haksız rekabet oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı taraf eyleminin davacıya ait \"...\" ibareli tescilli markalarına yönelik marka hakkına tecavüz/haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu eylemlerin durdurulmasına, men'ine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin kötüniyetli bulunmadığını, marka ismini belirlemesindeki düşüncenin de kesinlikle davacının bilinirliğinden faydalanmak olmadığını, Kayseri çevresinde kendi sektöründe bilinirliği, güvenilirliği olan şirketlere atfen ve onlarla bağlantılı olduğunun anlaşılması amacıyla kullanıldığını, müvekkilinin başvurusunun reddedilmesinin ardından \"...\" ismiyle üretim yapmayı bırakıp sınırlı sayıda yaptığı ocak üretimini \"...\" ismiyle devam ettirdiğini, çeşitli alışveriş sitelerinde müvekkilinin ürünlerini satan 3. kişilerden bazılarının ellerindeki görselleri yenilemeye üşendikleri için \"... ...\" yazılı ürünleri \"...\" adıyla ilanlara koymaya devam ettiklerini, internet üzerinden yapılan bu satışların müvekkili şirketle bağlantısının bulunmadığını, müvekkili şirketin logosunun hiçbir açıdan ... markasını anımsatmadığını, uzun yıllardır Kayseri piyasasında dürüstlüğüyle, güvenilirliğiyle ve ticari etiğiyle bilinen bir ailenin ferdi olan müvekkili şirketin yetkilisinin, şirketine yöneltilen iddialardan hicap duyarak 05/07/2021 tarihinde yapılan genel kurulda şirket unvanının değiştirilmesi kararı aldığını, 16/07/2021 tarihinde de notere tasdik ettirerek bu kararını Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğüne bildirdiğini, \"... ... İthalat ve İhracat  Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi \"  olan şirket unvanını \"... ... İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi\" olarak değiştirdiğini, müvekkili şirketin, davacı şirketin marka haklarına tecavüz kastı taşımadığını ve haksız rekabet yaratma gayesi içerisinde olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere bir an için aksi düşünülecek olsa dahi dava neticelendirilmeden önce müvekkili tarafından yapılan ünvan değişikliği nedeniyle davanın konusuz kaldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti,  durdurulması, meni istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafın çok sayıda \"...\" ibareli tescilli markaları bulunduğu, davalı tarafın ise, üretip ticarete sunduğu ocaklar üzerinde \"...\" ibaresini markasal şekilde kullandığı, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama tüketici kesimi tarafından taraf markaları arasında benzerlik nedeniyle her iki markada yanılgı yaşayabileceği, her iki taraf markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, davalının ocaklar üzerindeki “...” markası kullanımının, davacının  \"...\" esas ibareli markaları ile karıştırılma ihtimali yarattığı, davalının  eyleminin marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7e2840bfcf59b34","SID":"4a6e09e31bc90a9c"}}