{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1773 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2276<br>KARAR TARİHİ\t: 17/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/09/2024 Tarihli Ara Karar<br>NUMARASI\t\t: 2024/795 Esas <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/12/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  temlik edenler ... ve ... Şti, ..., ... ile temlik alanlar ... ŞİRKETİ , ... ŞİRKETİ arasında 01/06/2018 tarihinde \"Alacağın Temliki Sözleşmesi\" akdedildiğini, sözleşme kapsamında temlik edenlerin ... Turizm A.Ş. Uhdesinde hak ve alacakları toplam  8.580.000,00 TL olarak temlik değerinin kararlaştırıldığını,  taraflar arasında akdedilen temlik sözleşmesi uyarınca:  01.06.2018 Tarih ve 5333 Yevmiye Numaralı Resmi Senet ile ... A.Ş.  \"... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Ada, ... Parsel\"de kayıtlı 7/20 paylı mülkiyet hissesi üzerinde temlik edenler lehine ipotek tesis işlemi gerçekleştirildiğini,   01.06.2018 Tarih ve 5335 Yevmiye Numaralı Resmi Senet ile ... Hizmetleri A.Ş. \"... İli, ...ikili İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Ada,... Parsel\"de kayıtlı 3/10 paylı mülkiyet hissesi üzerinde temlik edenler lehine ipotek tesis işlemi gerçekleştirildiğini ve anlaşma sağladıklarını,  temlik edenlerin sözleşmesel yükümlülüklerini gereğini yerine getirmediğini ve bonoları vadesinde ödemediğini, bunun üzerine Dikili İcra Müdürlüğünün 2023/873 Esas sayılı dosyası üzerinden... A.Ş. aleyhine 01.06.2018 Tarih ve 5333 Yevmiye Numaralı Resmi Senetle tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 2.972.464,22-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, borçlu firmanın ödeme emrine itiraz etmemiş olması üzerine takibin kesinleştirildiğini, borçlunun maliki bulunduğu ve tapu kaydı üzerine 150/C şerhi konulan taşınmazın kıymet takdirinin yaptırılmasının talep edildiğini ve Dikili İcra Müdürlüğünün 2023/874 Esas sayılı dosyası üzerinden ... A.Ş., ... A.Ş., ... , ... aleyhine 01.06.2018 Tarih ve 5335 Yevmiye Numaralı Resmi Senet ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla  3.070.806,03 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, anılan icra dosyası bakımından karşı yanın ödeme emrine itiraz etmemiş olmaları üzerine takibin kesinleştirildiğini ve bu doğrultuda malik bulunulan ve tapu kaydı üzerine 150/C şerhi konulan taşınmazın kıymet takdirinin yaptırılmasının talep edildiğini, uyuşmazlık kapsamında ipotek alacaklısı vekil eden ...'un temlik değer payı ile birlikte aynı zamanda gecikme bedeli alacağı tahakkuk etmiştir.  temlik alanların düzenlemiş oldukları borç senetlerinin ödemesini vadesinde gerçekleştirmemiş olmaları nedeniyle vekil edenlerin vade tarihlerinden itibaren hesaplanacak aylık %2 oranında gecikme bedeli alacağı doğarak kesinleşmiştir. bu doğrultuda hak kaybının önlenmesi ve mağduriyet yaşanmaması amacıyla ihtiyati tedbir kurumuna başvurma zorunluluğumuz doğmuştur. tüm bu sebeplerle \"... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... parsel\"de kayıtlı taşınmaz üzerinde haksız ayni tasarrufların önlenmesi amacıyla 3. kişilere devrini önleyici nitelikte ihtiyati tedbir konulmasına, taraflar arasında akdedilen 01.06.2018 tarihli \"Alacağın Temliki Sözleşmesi\" kapsamında temlik alanlar tarafından senet bedellerinin ödemesinin vadesinde yapılmamış olması nedeniyle her bono için vade tarihinden itibaren aylık %2 oranında hesaplanacak gecikme bedeli alacaklarının tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davası olarak  5.000,00 TL  cezai şart bedelinin işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş. ile ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile vekil edenlere ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>MAHKEMECE: \"...,İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesine göre \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. HMK'nun 389 ve devamı maddelerinde belirtilen mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın ve yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerine ilişkin yasal koşulların yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde; Alacak istemine ilişkin davada, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirdiği gibi uyuşmazlık konusu taşınmaz uyuşmazlık konusu olmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir,\" gerekçesi ile; \"Davacı vekilinin dava dilekçesindeki ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;   tedbir kurumunda asıl olanın ihtiyatî tedbire esas olan hakkın varlığı olup dava konusu itibarıyla tahakkuk eden cezai şart bedeli alacağına dayalı uyuşmazlığın konusunu oluşturan taşınmaz üzerine tedbir konulmasının gerektiğini, mahkeme tarafından tedbir talebine konu edilen taşınmazın uyuşmazlık konusu alacağın konusu olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talepleri reddedilmişse de tedbir taleplerinin cezai şart bedeli alacağımızın konusu oluşturmakta olup taşınmaz üzerinde haksız ayni tasarrufların önlenmesi amacıyla 3. kişilere devrini önleyici nitelikte tedbir konulmasının gerektiğini, davaya konu süreçte davalıların cezai şart bedeli alacağının dayanağının \"Alacağın Temliki Sözleşmesine\" konu bonoları vadesinde ödememesi üzerine resmi senetlerle \"... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Ada, ... Parsel\"de kayıtlı taşınmaz üzerinde vekil edenler lehine ipotek tesis edildiğini, nitekim temlik edenlerin sözleşmesel yükümlülüklerini gereği şekilde yerine getirmeyerek bonoları vadesinde ödememesi üzerine takip yoluna gidildiğini, Dikili İcra Müdürlüğünün 2019/932 Esas ve 2019/933 Esas sayılı dosyaları üzerinden başaltılan takiplerde ise henüz kıymet takdir aşamaları tamamlanmadan davalı yan tarafından asıl alacaklar ve faiz bedeline ilişkin ödeme gerçekleştirilerek ipoteklerin kaldırılmasının talep edildiğini, ipoteklerin kaldırılması halinde taraflar arasında akdedilen Alacağın Temliki Sözleşmesinden doğan cezai şart bedeli alacağının tahsilinin neredeyse imkansız hale geleceğini ve davalı yanın vekil eden nezdinde senelerdir sebebiyet verdiği maddi zararın telafi edilemez bir noktaya geleceğini, yaklaşık ispat koşulu sağlanmasına karşın tedbir taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, işbu dava bakımından ilkenin dar yorumlanması ve tedbir taleplerinin reddi kararının uygulanmaya devam edilmesi durumunda ikame olunan davada cezai şart bedeli alacağının tahsili imkanı kalmayacağını ve bu durumun vekil edenlerin gerek mali gerekse itibari anlamda zararına sebebiyet vereceğini, ihtiyati tedbir taleplerinin reddine verilen ara kararın dosya üzerinden etkin inceleme yapılmaksızın verildiğini belirterek ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair verilen ara kararın  kaldırılarak, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Ada, ... Parsel\"de kayıtlı taşınmaz üzerinde haksız ayni tasarrufların önlenmesi amacıyla 3. kişilere devrini önleyici nitelikte ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Talep,  sözleşmeden kaynaklı alacak davasında  ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine  aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.  <br>İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesine göre \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen  taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.<br>İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.<br>Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati tedbir kararın uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecek olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu  ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM    : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.09.2024 tarih, 2024/795 Esas sayılı davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin olarak verilen ara karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 17.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbb413482cf0b272","SID":"e70e3292c8ea41b6"}}