{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2024/1546 <br>KARAR NO:2025/7<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:25/09/2024<br>NUMARASI:2021/833 Esas (Derdest)<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:08/01/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında dava konusu taşınmazla ilgili taşeronluk sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre davacı tarafından kaba inşaatın yapıldığını, davalı şirketin diğer davalılar ile kat karşılığı inşaat  sözlemesi yaptığını, davalı şirketin inşaatı tamamlamayacağı anlaşılınca arsa sahipleri ile davacı şirket arasında 10.09.2021 tarihli sözleşme yapıldığı, inşaatın davacı şirket tarafından tamamlanacağı kararlaştırıldığını, karşılığında 9 adet dairenin davacıya devrinin öngörüldüğünü, sonrasında devirlerin yapılmadığını, vekaletnamelerin verilmediğini ve davalı arsa sahiplerinin sözleşmeyi feshettiğini belirterek, yaptığı kaba inşaat bedeline ilişkin olarak şimdilik 100.000,00 TL ile ödemiş olduğu 104.600,00 TL bedelin davalılardan tahsilini talep etmiştir.Davalı arsa sahipleri, davacının davalı şirket ile sözleşme imzaladığını, alacağını diğer davalı şirketten  istemesi gerektiğini, davanın husumetten reddini belirtmişler, davacılar ile arsa sahipleri arasında imzalanan inşaat sözleşmesi yada taşeron sözleşmesi olmadığını davacının talep ettiği 104.600,00 TL'nin kendisine ödendiğini ve 9 daireyi davalı şirkete temlik ettiklerini belirterek, davanın reddini talep etmişlerdir.Davacılar vekilinin 11/06/2024 tarihli dilekçesiyle, davanın esası yönünden haklılıklarının 31.10.2023 tarihli bilirkişi raprunda yaklaşık olarak ispat edilmiş olduğunun kabulü gerektiğini belirterek, müvekkilinin alacağına kavuşmasının imkansızlaşmaması adına davaya konu  \"İstanbul-Çekmeköy-... Mah.- ... pafta- ... ada- ... parselde \" davalılar adına kayıtlı gayrimenkullerin 3. Kişilere devir veya temlikinin önüne geçilmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu alacağı teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini ve bahsedilen taşınmazların üçüncü kişilere devri ihtimali bulunması sebebiyle \"davalıdır\" şerhi düşülmesi için ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasını talep etmesi üzerine,Mahkemece 14/06/2024 tarihli ara kararla, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir ve \"davalıdır\" şerhi taleplerinin eldeki davanın alacak davası olması nedeniyle reddine, ihtiyati haciz talebinin davalı ...Şirketi yönünden 250.000,00 TL üzerinden %20 oranında teminatla kabulüne dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 2024/1087 Esas ve 2024/879 Karar sayılı, 10/09/2024 tarihli kararı ile, davalı ... ve diğer davalılar arsa sahipleri yönünden de gerekçeli bir değerlendirme yapılarak usulüne uygun bir ara karar oluşturulması için bu ara kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrasında, Mahkemece istinafa konu 25/09/2024 tarihli ara kararla, ihtiyati tedbirin HMK 389/1maddesi gereği ancak uyuşmazlık konusu şey hakkında verilebileceği, davacılar vekilinin üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği taşınmazın dava konusu olmadığı gibi davanın alacak davası olduğu, alacak davalarında ihtiyati tedbir kararının verilmesine yasal imkan bulunmadığı, \"davalıdır\" şerhi niteliği itibari ile ancak dava konusu olan taşınmazlar hakkında konulabileceğinden eldeki davanın alacak davası olması nedeniyle davacılar vekilinin \"davalıdır\" şerhi konulmasına ilişkin talebinin de reddi gerektiği, davalı ... Şirketi'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 09/03/2022 tarih ve 10533 sayılı ilanı ile unvan değişikliği yapıldığı; ... Şirketi unvanını aldığı, 06/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; bu durumlar karşısında, davacının, davalı/... Şirketi ile akdetmiş olduğu ... sözleşmesine istinaden yapmış olduğu iş kısmının bedelini davalı/...Şirketi'nden talebe hak kazandığı, raporun teknik kısmındaki tespitlere göre davacının davalı/... Şirketi'nden talebe hak kazanmış olduğu iş bedeli tutarının 1.520.054,61 TL olması gerektiği, davacının diğer davalı/Arsa Sahiplerinden ve diğer davalı/... Şirketi'nden herhangi bir alacağının bulunmadığı; hatta davalı/... Şirketi'nin bu davada taraf sıfatının dahi bulunmadığı şeklinde görüşte bulunulup, nihai takdirin Mahkemeye bırakıldığı,  06/11/2023 tarihli bilirkişi raporu değerlendirilerek ihtiyati haciz talebinin davalı ...Şirketi yönünden kabulüne, diğer davalı arsa sahipleri ve davalı ... Şti. yönünden ise reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, 1-)İhtiyati haciz talebinin davalı arsa sahipleri ve davalı .... Şti. Yönünden reddine, 2-)Davacılar vekilinin taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması ve \"davalıdır\" şerhi konulmasına ilişkin taleplerinin reddine, 3-)İhtiyati haciz talebinin davalı ...Şirketi yönünden kabulü ile; sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanunun 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz konulmasına, 4-)İcra ve İflas Kanununun 259. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere kabul edilen alacak miktarı üzerinden takdiren alacağın 250.000,00 TL'nin % 20 oranında (50.000,00 TL) nakdi teminat yatırılmasına veya aynı miktarda kesin ve müddetsiz muteber banka teminat mektubunun dosyaya sunulmasına, karar verilmiştir.Davacılar vekili istinafında,... şirketi ile diğer davalı .... Şti. (yeni adıyla ... Şirketi) arasında organik bağ mevcut olup davalı ... İnşaat'ın 3. Kişileri zarara uğratmak amacıyla muvazaalı işlemler gerçekleştirerek aktiflerinin tamamını işbu şirkete ve bir diğer şirketi olan ... Şirketine aktardığını, sundukları whatsapp yazışmaları, 16.03.2021 tarihli alt taşeron sözleşmesi eki, ödeme belgeleri, tutanaklar vs. delillerle bu muvazaalı ilişkinin ortaya konulduğunu, sözleşmede ... İnşaatın imzası bulunsa da tüm finansmanın ... tarafından gerçekleştirildiğini, bu durum da aslında ...Şirketi'nin alt yüklenici müvekkili şirkete karşı olan tüm borçlarından ... Şirketi'nin de tam sorumlu olduğunu kabul ettiği anlamına geldiğini, ancak mahkemece bu dekontlarda yapılan ödemelerin göz ardı edildiğini, organize şekilde hareket ederek müvekkilini mağdur eden davalı şirketlerin tamamının müvekkiline karşı sorumlu olduklarını, 31/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında müvekkilinin 1.520.054,61 TL inşaat bedeli alacağı bulunduğu tespitlerine yer verildiğini, bu raporla davalarında yaklaşık ispatın sağlandığını, davalı toprak sahipleri ile diğer davalı ... Şirketi'nin müvekkiline karşı sözleşme gereğince müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkilin tamamlamış olduğu imalat dolayısı ile davalı toprak sahiplerinin sebepsiz zenginleştiklerini, davalıların taşınmazların mülkiyetini 3. Kişilere devretmesi ihtimalinin kuvvetli olduğunu, kaldı ki birkaç tanesinin satışının zaten gerçekleştiğini, bu nedenle müvekkilinin alacağını elde etmesi imkansız hale gelebileceğinden belirtilen taşınmazlar için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz taleplerinin yalnızca ... yönünden kabul edilip, diğer davalılar yönünden reddedilmesinin de hatalı olduğunu, onlar yönünden de ihtiyati haciz taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, davalıların müvekkilinin alacağını engellemek için taşınmazları başkalarına devretmelerinin önüne geçebilmek adına taşınmazların bulunduğu tapu müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu alacağı ilgilendiren taşınmazın üçüncü kişilere devrinin engellenmesine yönelik bir irade barındıran \"davalıdır\" şerhinin düşürülmesi taleplerinin de diğer talepleri gibi gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini, ayrıca davalı Bayada İnşaat yönünden verilen ihtiyati haciz kararındaki teminat bedelini de kabul etmediklerini, müvekkilinin alacaklı olduğu gerek değişik iş dosyasındaki kıymet takdiri kararıyla gerek ise işbu dosyada alınan bilirkişi raporuyla da ispatlanarak sabit olduğunu, bu durumda halen davalıların uğrayabilecekleri muhtemel zararın düşünülerek müvekkilinden teminat yatırılmasının istenmesinin hem müvekkilinin zaten doğmuş olan zararını artıracağını hem de davalılar lehine müvekkili aleyhine çıkar dengesi gözetilmeksizin bir sonuç doğuracağını, tüm bu sebeplerle ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız olarak kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca teminat yatırılması gerekiyor ise bile mahkemece bu teminat bedelinin 250.000 TL üzerinden değil, alınan bilirkişi raporuyla şu an için tespit edilen alacak değeri olan 1.520.054,61 TL üzerinden belirlemesi gerektiğini belirterek, 25/09/2024 tarihli ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve davaya konu taşınmaz yönünden \"davalıdır\" şerhi konulması taleplerine ilişkin ret ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri (öncelikle teminatsız aksi halde belirlenecek teminat karşılığında) ile \"davalıdır\" şerhi konulması taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalılar ise yüklenici ve arsa sahipleridir.Dava, kaba inşaat yapılması işini konu alan eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olup, bu kapsamda tüm davalılar hakkında ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve \"davalıdır\" şerhi konulması taleplerinde de bulunulmuştur. Mahkemece verilen 25/09/2024 tarihli ara karara karşı davacı taraf, tüm davalılar yönünden reddedilen ihtiyati tedbir ve davalıdır şerhi talepleri ile ... İnşaat haricindeki davalılar yönünden reddedilen ihtiyati haciz talebi ve kabul edilen ihtiyati haciz için belirlenen teminat miktarı bakımından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bu aşamada Dairemiz önüne gelen başkaca bir istinaf başvurusu bulunmadığından, istinaf incelemesi sadece bu hususlar bakımından yapılacak olup, kabul edilen ihtiyati haciz talebi yönünden bir istinaf incelemesi yapılmayacaktır.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Davacı taşeronun, davalılardan yüklenici ... İnşaat Ticaret Ltd. Şti. ile yapmış olduğu taşeronluk sözleşmesine dayalı olarak, davalılar arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmiş olması sebebiyle, yaptığı kaba inşaat bedelini ve bu sözleşme kapsamında davalı arsa sahipleri adına ödemiş olduğu 104.600,00 TL bedelin tahsilini talep ettiği ve bu kapsamda davalılar adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde ihtiyati tedbir ve alacağın temini için ihtiyati haciz konulmasını talep ettiği, aynı taleplerin reddine ilişkin önceki ara kararların istinaf incelemesi neticesinde verilen Dairemizin 2023/160 E - 2023/174 K , 2022/2444 E - 2023/81 K , 2022/1901 E - 2022/44 K sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir ve davalı şerhi konulması talep edilen taşınmazlar dava konusu olmadığından bu taşınmazlar üzerine tüm davalılar yönünden ihtiyati tedbir ve davalıdır şerhi konulması taleplerinin reddine dair verilen kararın yerinde olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da değerlendirildiği üzere, davalı arsa sahipleri ile davacı arasında yapılan  ön protokolün şartlarının yerine getirilmediğine dair savunmalar karşısında, davalı arsa sahiplerine karşı ihtiyati haciz talebi için bu aşamada yaklaşık ispat koşunun mevcut olmadığı, davacı vekilince Uyap sistemi üzerinden 12/06/2024 tarihinde sunulan dilekçenin 5. Sayfasındaki beyana göre diğer davalı ... Şti.'ne (yeni adıyla ... Şirketi) ilişkin sunulan 16/03/2021 tarihli \"borcu üstlenme belgesinin\" bu davalı tarafından kabul edilmediği, imzalayan kişinin yetkisine itiraz edildiği anlaşıldığından, davalı ... (...) şirketine karşı ihtiyati haciz talebi için de bu aşamada yaklaşık ispat koşunun mevcut olmadığı, buna göre davacılar vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ayrıca istinafa konu ara karar tarihi itibariyle bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden yapılmış bir ıslah bulunmadığından bu miktar üzerinden teminat belirlenmesi gerektiğine dair istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/09/2024 tarih ve 2021/833 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40  TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL istinaf karar harcının davacılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 08/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.    \t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5acf7d06464c2d91","SID":"527a81229bf24a81"}}