{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1777 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2267<br>KARAR TARİHİ\t: 17/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/09/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/210 Esas 2024/209 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/12/2024<br><br>İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili 01/10/2024 havale tarihli dilekçesinde özetle; İİK. 258.maddesi uyarınca, ihtiyati hacze İİK. 50.madde gereğince yetkili mahkemece karar verilebileceğini, ihtiyati haciz konusu çekte keşide yerinin Erdek olduğunu, muhatap bankanın da Erdek Şubesi olduğunu, genel yetki kuralı gereğince borçlu olarak adı geçen kişi ve ortaklıklarınında  ikametgahlarının Erdek olduğunu, öncelikle yetkisizlik itirazlarının kabulüne İİK. 257 maddesindeki koşullar oluşmadığından ihtiyati haciz kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesin talep etmiştir.<br>İhtiyati haciz talep eden vekili 31/10/2024 havale tarihli beyan dilekçesinde özetle; karşı tarafın itiraz dilekçesinin hukuki esas ve mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili şirketin İzmir ilinde ses sistemleri, teknoloji, elektrik-elektronik alanlarında faaliyet göstermekte olan saygın bir firma olduğunu,  davacılardan ...’in sahibi olduğu ... firması ile müvekkili şirket arasında uzunca bir süredir süren ticari bir ilişki bulunduğunu, bunun taraflara ait ticari defter ve kayıtlar ile de sabit olduğunu, itiraz edenler tarafından iş bu yetki itirazı talebinde bulunulduğunu, İhtiyati haciz kararına itirazın, alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, ihtiyati haciz başvurusunun, yetkili yerlerden olan karşılıksız kaşesinin vurulduğu yer olan İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinden yapıldığını, bu sebeple ihtiyati hacze yapılan yetki  itirazını kabul etmediklerini, bu nedenlerle itiraz edenlerin haksız ve hukuka aykırı taleplerinin reddine,  yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesin talep etmiştir.<br>İhtiyati hacze itiraz edenler vekili 31/10/2024 tarihli duruşmada alınan beyanında; \" İtirazlarımı tekrar ediyoruz, ihtiyati haciz kararının yetkisizlik nedeniyle kaldırılmasını talep ediyoruz\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>MAHKEMECE: \"...,İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. <br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 406/2. fıkrasında \"İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.\" hükmü yer almaktadır. <br>\tYukarıda yer verilen fıkranın gerekçesinde \"özellikle uygulamada farklı geçici hukuki korumaların birbirinin yerine kullanılmasının hatta -ihtiyati tedbir zımmında ihtiyati haciz kararı verilmesi- gibi aslında kanuna tamamen aykırı geçici hukuki koruma kararı oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.\" denilmektedir.<br>\tİhtiyati haciz, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü  şahısta  olan  taşınır  ve  taşınmaz  mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten  haczettirebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği anlaşılmaktadır.<br>\tYine 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 265.maddesinde; ''Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.<br>\t(Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.<br>\tMahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.<br>    \tİtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.<br>\t(Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.'' hükmü bulunmakta olup, maddenin 5.fıkrasında ihtiyati haciz kararına itiraz sonucunda verilen karara karşı istinaf yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.<br>İhtiyati haczin hukuki niteliği gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olup Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu, bir icra takip işlemi olmadığı belirtilmekte, doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamalara göre ihtiyati haciz olağan haciz yolları dışında bir  haciz yoludur.<br>İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 258/1. maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki  delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur. <br>Nitekim 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 260/3. maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır.<br>İhtiyati haciz talep edenler vekilinin ihtiyati haciz talebi mahkememizce değerlendirilmiş, 05/09/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir. <br>Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, mahkememizin 12/09/2024 tarihli 2024/210 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlendiği üzere rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz  mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için talep konusu alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun sağlanması gerektiği, alacaklı olduğunu iddia eden ihtiyati haciz talep eden şirketin merkezinin İzmir İli, Konak ilçesinde bulunduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 89. maddesinde taraflar arasında aksine bir anlaşmanın bulunmaması durumunda para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinin düzenlendiği, bu kapsamda talep açısından ihtiyati haciz talep eden şirketin merkez adresinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, illetten mücerretlik ilkesine tabi çekin talep eden şirkete verildiği, çekin keşide tarihi itibarıyla ibrazı neticesinde karşılıksız olduğunun anlaşıldığı, banka tarafından çek sorumluluk bedelinin ödendiği, bakiye bedelin ise karşılığı bulunmaması sebebiyle ödenmediği, bankanın sorumluluk kapsamında ödediği bedel haricinde kalan bakiye çek bedeli yönünden temerrüt olgusunun ve talep eden tarafın haklılığının yaklaşık ispat ölçüsünde ispatlandığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi sırasında yasal şartların mevcut olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde mahkememizin ihtiyati haciz kararında usul ve yasaya herhangi bir aykırılık bulunmadığı ve itirazların yerinde olmadığı anlaşılmakla, itiraz edenler vekilinin ihtiyati haciz kararına karşı itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur,\" gerekçesi ile; \"İhtiyati hacze itiraz edenler vekilinin mahkememizin 12/09/2024 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı yetki ve esasa yönelik itirazlarının ayrı ayrı REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  yerel mahkemece verilen 12.09.2024 tarihli ihtiyati haciz kararına yetkiye yönelik itirazlarının  reddedildiğini, ihtiyati haczin konusunun kambiyo senedi olarak çek olduğunu, kambiyo senetlerinden doğan alacakların, aranacak alacak nitelikte olduğundan bu alacaklar için 6098 sayılı TBK'nın 89/1 hükmünün uygulanamayacağını, çekten kaynaklanan borcun alacaklısı borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yerinde, çekin keşide yerinde, muhatap Banka Şubesinin bulunduğu yerde ihtiyati haciz talebinde bulunabileceğini, itiraz olunan karara dayanak çekte her iki borçlunun yerleşim yeri, muhatap Banka ile çekte keşide yeri Erdek bulunması nedeni ile yetki itirazlarının kabulünün gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak ihtiyati haciz kararına yönelik yerel mahkemenin yetkisine itirazlarının kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Talep, ihtiyati hacze itirazın reddi ek kararının kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine  aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İhtiyati haciz İİK’nın 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;\" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.<br>İİK'nın 258.maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.<br>Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.\" hükümleri mevcuttur. <br>Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği düzenlenmiştir.<br>İcra ve İflas Kanununda ihtiyati hacizde yetkiyi düzenleyen 258.maddede kambiyo senetlerine özel bir düzenleme yapılmamış, İİK 50.maddeye yapılan atıf ile ihtiyati hacizde HMK'nın (HMK 447/2.madde uyarınca HUMK'a yapılan atıflar HMK' ya yapılmış sayılacağından) yetkiye ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir.İİK'nın 50. maddesinin atfıyla 6100 sayılı HMK’nın 6. ve 7. maddelerinde ise genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, davalının birden fazla olması halinde davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği hususları belirtilmiştir.<br>Çeke dayanan alacaklarda yetkili mahkemeler; borçlunun (hakkında ihtiyati haciz istenen keşideci, lehtar, ciranta, avalistlerin) yerleşim yeri, ödeme yeri, ödeme yeri belirtilmemişse muhatap bankanın bulunduğu yer, çekin keşide yeri, keşide yeri gösterilmemiş ise, keşidecinin ad ve soyadı yanında yazılı olan yer mahkemesidir.<br>Öte yandan kambiyo senedine dayalı alacaklar aranacak borçlardan olduğundan (TTK m.755,796) götürülecek borçlar hakkında uygulanabilen TBK’nın 89. maddesinin 1. fıkrası bu alacaklar hakkında uygulanmaz. Başka bir anlatımla alacaklı HMK’nın 10. maddesi uyarınca kendi yerleşim yerinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun  02/04/2019 tarih, 2017/12-741 esas - 2019/382 karar  sayılı emsal kararı).<br>Somut olayda, uyuşmazlık konusu çekin keşide yerinin Erdek olduğu, borçluların ikametlerinin Erdek olduğu  görülmekte olup, mahkeme ihtiyati haciz talebini incelemede yetkili olmadığından  borçlular vekilinin yetkiye yönelik itirazının kabulü ile 12/09/2024 tarihli 2024/210 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararının itiraz eden borçlular yönünden kaldırılmasına karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.<br> HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği belirtilmiş olup, anılan yasal düzenleme ve yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca ihtiyati hacze itiraz edenler  vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM  :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2024/210 D.İş, 224/209 Karar sayılı dosyasında verilen 31/10/2024 tarihli EK KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-İhtiyati haciz kararına itiraz edenler tarafından yatırılmış olan 427,60 TL istinaf karar harcının talep edene iadesine, <br>3-İhtiyati haciz kararına itiraz edenler tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yolu harcının ihtiyati haciz talep edenden alınarak alınarak ihtiyati hacze itiraz edene verilmesine, <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;<br>1-İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.09.2024 tarih, 2024/210 esas, 2024/209 Karar sayılı dosyasında verilen kararın KALDIRILMASINA, <br>2-İhtiyati hacze itirazın yetki yönünden KABULÜNE, ihtiyati haciz talebinin reddine, <br>3-İhtiyati hacze itiraz edenler kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve duruşmalı olarak görüldüğünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısım birinci bölümü uyarınca hesap olunan 9.500,00 TL vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak ihtiyati hacze itiraz edenlere verilmesine, <br>4-Artan yargılama giderinin istek halinde yatırana iadesine,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak  oy birliği ile karar verildi. 17.12.2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"551ef83e73bb43b0","SID":"c726d1c77f499d0c"}}