{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/2079<br>KARAR NO\t: 2024/2314<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ... (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 16/08/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas<br>DAVACI\t: ... -T.C....- <br>VEKİLİ\t: AV. ... -UETS-<br>DAVALILAR\t: 1- ... -T.C... <br>\t  2- ... -T.C....- <br>DAVA\t: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 30/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/12/2024<br>    <br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/08/2024 tarih, ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'nin %34 pay sahibi olduğunu, davalıların şirketin müdürler kurulu üyesi ve başkanı olduklarını ve şirkette çoğunluk pay sahibi olduklarını, müvekkilinin azınlık pay sahibi olması nedeniyle davalılar tarafından ötekileştirildiğini, şirketin iş ve işlemlerine dair müvekkiline bilgi akışının kapatıldığını, müvekkilinin müdürlük görevinin başından beri kullandığı şirket tüzel kişiliğine ait aracı eşitlik ilkesine aykırı şekilde kullanımının engellendiğini, şirket yönetim işlerinde kullandığı e-mail adresinin kullanımına kapatıldığını, bu hususlarda şirkete ve müdürlere noter kanalı ile ihtarnameler gönderildiğini ancak sonuçsuz kaldığını, davalıların şirketin tüm imkan ve kaynaklarını kendi çıkarları için kullandıklarını, şirketin keyfi bir şekilde yönetildiğini ve  zarara uğratıldığını, müvekkili tarafından ihtarname gönderilerek şirketin 2021-2022 yılı olağan genel kurallarının TTK'da öngörülen sürede gerçekleştirilmediğinden genel kurulun toplantıya çağrılması ihtar edildiği, toplantının yapılmaması üzerine tekrar ihtarname çekildiğini, ancak şirket müdürler kurulu başkanı tarafından olağan genel kurul gündem maddelerine dair hazırlıkların tamamlanmadığından bahisle 13/03/2024 tarihinde genel kurul açılmadığını, bu durumun şirketin 21/03/2024 tarihinde yapılan 2021 - 2022 yılı olağan genel kurulunda da yaşandığını ve davalılar tarafından toplantının hukuka aykırı şekilde ertelenerek müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiğini, müvekkilinin ihtar ve talepleri sonucunda 10/06/2024 tarihli 2021-2022 ve 2023 yılı olağan genel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini ancak \"gündem maddeleri arasında yer alan yönetim kurulu faaliyet raporunun müzakeresi ve oylanması\", \"bilançonun oylanması\" ve \"finansal tabloların oylanması\"  maddelerinin genel kurul oylamasına sunulmadan önce müdürler kurulu başkanı tarafından şirkete ait  oylamaya sunulması gerekin faaliyet raporları, bilanço ve finansal tabloların hazırlanıp oylanmadığını buna ilişkin müvekkili tarafından muhalefet tutanakları tutulduğunu ve genel kurulda alınan kararların hükümsüz olduğunu, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkı taleplerinin bu müdürler kurulu ile 10/06/2024 tarihili genel kurulda cevapsız bırakıldığını, 10/06/2024 tarihli genel kurulun toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğü istemiyle .... ATM'nin ... esas sayılı dosyasında dava açıldığını,  yine davalılar hakkında şirket menfaatine, özen ve bağlılık ilkesine aykırı eylemleri nedeniyle şirket zarara uğratıldığından .... ATM'nin ... esas sayılı dosyasında sorumluluk davası açıldığını ve davalıların güveni kötüye kullanma nedeniyle Adana CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğunu ve ... sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, davalı müdürlerin şirket tüzel kişiliğine zarar vermeye devam edeceğini ve bu zararların önüne geçilmesi adına müdürlük yetkilerinin alınarak şirkete yönetim kayyımı atanmasını ve şirketin banka hesapları ile tüm malvarlığına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN ARA KARAR ÖZETİ                                     :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/08/2024 tarih, ... Esas sayılı ara kararında, TTK’da sermaye şirketlerinde yönetime dışarıdan müdahaleye, yani şirkete mahkemece yönetim kayyımı atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmadığını, şirkete kayyım atanması imkanını getiren istisnai düzenlemelerde belirtilen şartların gerçekleştiği konusunda ve şirketin taşınır taşınmaz mallarına tedbir konulması hususunda ...nun 390/3 maddesi kapsamında kanaat getirici herhangi bir delil ve belge ibraz edilmediği gerekçesi ile ihtiyati  tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                  :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sürecinde görevde kalmaya devam edecek olan davalı müdürlerin şirket tüzel kişiliğine önemli zararlar vermeye devam edeceğini, bu zararların önüne geçilebilmesi adına ihtiyati tedbir vasıtasıyla davalı müdürlerin yetkileri ellerinden alınarak ortaklığa bir yönetim kayyımı atanmasını talep ettiğini, davalılar, müdürleri oldukları ... Demir Çelik Şirketinin nakdi varlıklarını, kendi kurdukları paravan şirket olan ... Şirketine aktararak müvekkilinin ortağı olduğunu, ... Demir Çelik Şirketinin  içini boşalttığını, şirketten milyonlarca dolar kaçırmış olduklarını,, davalılar tarafından ... şirketine milyonlarca dolar para aktarıldığını, davalıların bu para aktarımlarını gerçekleştirdikleri bankacılık işlem şifreleri, başından bu yana bizzat davalıların kontrolünde ve zilyetliğinde bulunduğunu, tüm eft işlemlerinin bizzat davalılar tarafından gerçekleştirildiğini, buna dair ilgili bankalardan şirketin bankacılık işlemlerinde kullanılan şifrelerin ve şifrelerin şirketin hangi müdürüne teslim edildiğinin sorulmasını talep ettikerini,  şirketin 10.06.2024 tarihli 2021-2022 ve 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında davalılar tarafından birtakım usulsüzlükler yapılarak şirket genel kurullarının sakatlandığını, davalıların şirket zorunlu organlarının karar alım sürecinde TTK hükümlerini kasıtlı şekilde ihlal etmeleri nedeniyle şirket fesih ve tasfiye sürecine sürüklenmeye başladığını, davalıların şirketin içini boşaltmaya yönelik diğer eylemleri nedeniyle de şirket davalılar tarafından zarara uğratıldığını, bu çerçevede işbu dava kapsamında ... Firması ile var ise yapılmış mutabakatın incelenmesi ve ... Demir Çelik Şirketinin eksik tahsilat nedeniyle oluşan net zararının hesaplanarak davalıların azline karar verilmesi gerektiğini, ... Demir Çelik Şirketi ile  ... Demir Çelik ve Maden Ürünleri Dış Ticaret Limited Şirketi’nin ticari defter ve belgelerinin karşılaştırmalı biçimde incelenmesi gerektiğini, şirketin, davalı müdürlere usulsüzce borçlandırılması ve daha sonrasında davalı müdürlere sözde borç bakiyesinin ödenmesi şirketi zarara uğratan başka bir unsur olduğunu, bu yönüyle de davalıların müdürlük görevlerinden azillerine karar verilmesi gerektiğini, bu kapsamda sayın mahkemece bu hususlarda inceleme yapılmasını ve şirketin uğratıldığı zararın bilirkişi vasıtasıyla tespiti ile davalıların şirket müdürlük görevlerinden azline karar verilmesi gerektiğini, açıklanan bu sebeplerle  istinaf başvurusunun  kabulü ile istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasını,  .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin tümden kabulüne karar verilmesini, bu kapsamda esas hakkında karar verilinceye kadar görevde kalacak davalı müdürler şirket tüzel kişiliğine önemli zararlar vermeye devam edeceğinden bu zararların önüne geçilebilmesi adına İhtiyati Tedbir vasıtasıyla davalıların şirketi temsil ve ilzam yetkileri kaldırılarak ...’nin temsili ve yönetimi için TTK.M.1’in atfıyla TMK.M.427 hükmü ve TTK.M.235 hükmü dikkate alınarak şirkete yönetim kayyımı atanmasını, davalılar tarafından şirketin içi boşaltılmaya devam edildiğinden ...’nin banka hesaplarına yatan ve yatacak paraların kaçırılmasının ve sermayesinin kaybının önüne geçebilmek için şirketin banka hesapları ile tüm malvarlıklarına devri önleyici nitelikte İhtiyati Tedbir şerhi konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/08/2024 tarih,... Esas sayılı  dosyası ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava  hukuki niteliği itibarıyla  müdürlük görevinin azli  davası olup, istinaf konusu uyuşmazlık ise,  ilk derece mahkemesince verilen 16/08/2024 tarihli ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir. <br>Davacı tarafından, şirkete tedbiren  yönetim kayyum atanması ve şirketin banka hesapları ile tüm mal varlıklarına devri önleyici nitelike ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edildiği, ilk derece mahkemesince tedbir taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Ara karara karşı  davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Geçici hukuki koruma türlerinin başında gelen İhtiyati Tedbir 6100 sayılı HMK’nın 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 390. maddesinde ihtiyati tedbir talebi, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.<br>HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır.<br><br>Somut olayda, davacı vekili  dava dilekçesi ile, davalıların şirkette müdürler kurulu üyesi ve başkanı olduğu,  şirket içinde davacıyı ötekileştirdikleri, şirketin iş ve işlemlerine dair bilgi akışı yapmadıkları, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullandırmadıkları, eşit işlem ilkesine aykırı olarak davacının kullanımında olan aracı aldıkları, davacının şirket yönetim işlerinde kullandığı maili adresini kapattıkları, 2021,2022 ve 2023 yılı olağan genel kurul toplantılarının kanunda öngörülen usule aykırı şekilde gerçekleştirildiğinden hükümsüz hale geldiğini, davalıların şirketi kendi çıkarlarına göre yönettiklerini,  şirketin nakdi varlıklarını kurdukları paravan şirkete aktararak şirketin için boşalttıklarını, şirketin usulsüzce borçlandırıldığını, davalı müdürlerin şirketi zarara uğrattığını, davalı müdürlerin şirkete zarar vermeye devam edeceğini  ileri sürerek  TMK 427 ve TTK 235 hükmü gereğince şirkete yönetim kayyımı atanması ile şirket hesabına yatan veya yatacak paraların kaçırılması ve sermaye kaybının önlenmesi için şirketin banka hesapları ile tüm mal varlıklarına devri önleyici nitelikte ihtiyati tedbir konulması talep edilmiş ise de;  şirketlerin seçilmiş organları eliyle idaresi asıl olup, bir şirkete kayyum atanması için kural olarak şirketin yasal organlarının mevcut olmaması gerekmektedir. Somut olayda dava konusu şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi mevcut delil durumu dikkate alındığında, HMK'nun 389. maddesi anlamında, dava konusu şirkete yönetim kayyumu atanmasını gerektirir bir durumun mevcut olduğu HMK'nun 390/3 maddesi kapsamında yaklaşık olarak ispat edilemediği, ayrıca şirketin banka hesaplarına ve  mal varlıklarına tedbir konulması talebi yönünden  6100 sayılı HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklandığı, davacı iddialarının yargılamayı gerektirdiği,  dava konusu şirketin banka hesaplarına ve mal varlığına  devrin  önlenmesi yönündeki tedbir talebi yönünden ise HMK'nun 390. Maddesinde belirtilen yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, ilk derece mahkemesince sonuç olarak  davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu  anlaşılmıştır.<br> Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin  kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki  hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                           :<br>1)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davacıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3)-İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4)-HMK. 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5)-İnceleme duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin İlk derece Mahkemesince YAPILMASINA,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince 30/12/2024 tarihinde kesin olarak karar verildi.<br><br>\t<br><br>\t<br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>... ¸e-imzalıdır\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c15d3cfa3186bb07","SID":"bac0e6c7cebbb490"}}