{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/1330 <br>KARAR NO: 2024/2253<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 01/04/2022<br>NUMARASI: 2019/93 Esas - 2022/359 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 25/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 26/07/2016 günü Bakırköy/İncirli caddesinde yaya olarak karşıdan karşıya geçmek için yolun kenarında beklemekte iken, davalı ...'ın kullanmakta olduğu ... plakalı aracıyla seyir halindeki yolu minibüsünün açık kapısının çarpması sonucunda yaralandığını, mezkur kaza nedeniyle müvekkilinin vücut bütünlüğünün ihlal edildiğini, acı ve ızdırap yaşadığını, kırıklar nedeniyle ameliyat geçirmiş ve çalışamaz hale geldiğini, bu itibarla 5.400,00-TL maddi tazminat ile 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; Zorunlu mali mesuliyet sigortası nedeniyle dava açıldığını, bu davanın görülme yerinin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Bakırköy Adliyesi'nde de müstakil Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu nedenle davanın görev yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın, ... Sigorta A.Ş'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davaya konu kazanın davacının yaya yolu-yaya geçidi ve trafik ışıklarının olmadığı bir yerden dikkatsizce karşıdan karşıya geçmek istemesi nedeniyle meydana geldiğini, iddia edildiğinin aksine aracın kapılarının açık olmadığını, dolayısıyla aracın kapısının davacıya çarpması sonucu kazanın meydana geldiğinin doğru olmadığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun dosyaya sunulu 24.12.2021 tarihli raporunun dosya kapsamındaki somut deliller ile örtüşmeyecek şekilde müvekkilinin karşıya geçmek için kaplamaya kontrolsüzce giriş yaptığı  sırada meydana geldiği varsayımına ve müvekkile aracın kapısının değil aynanın çarptığı varsayımına dayanılarak düzenlendiğinden hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, belirtilen rapor hükme esas alınarak davalarının reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 26.07.2016 günü saat 12:00 sıralarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile İncirli caddesini takiben Meydan istikametine yolun sağında seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde kaplamaya girerek yolun karşısına geçmek isteyen davacı yaya ...'na çarpması sonucu yayanın yaralanmasına ilişkin dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Kaza Tespit Tutanağının bulunmadığı anlaşılmıştır. ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 30/10/2020 tarihli raporda; \"...18.04.2017 tarihli ... Polis Merkezi Amirliği'nin yazısında, yaralanma olayına ait Mobese görüntülerinin yazı ekinde bulunan CD'de sunulduğu belirtilmiş olup görüntüler tarafımızca incelendiğinde 26.07.2016 tarih 11:50-12:20 saatleri arasındaki görüntülere ait olduğu görülmüş ancak bahse konu kazaya rastlanamamış ve görüntülerin kazayı içerip içermediği anlaşılamamıştır. Tüm dosya kapsamı, tüm beyanlar, olay yeri basit krokisi, kaza anını içermeyen kamera görüntüleri incelendiğinde; ... Mevcut verilere göre; A)Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki minibüsü ile olay mahallinde seyir halinde iken yolun dışından kontrolsüzce kaplamaya giren yaya nedeniyle fren ve direksiyon tedbiri almış ise de kazayı engelleyemediği ve alabileceği başkaca bir tedbir ya da kusurlu bir davranışı olmadığı anlaşıldığından olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.  B) Davacı yaya ...  yolun karşı tarafına geçişini yapmadan önce kaplama üzerinde seyir halinde olan araçların seyir durumlarını kontrol etmesi, ilk geçiş hakkını davalı sürücü idaresindeki minibüse vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, olay yerine yaklaşan minibüse rağmen kaplamaya girdiği ve bu aracın çarpmasına maruz kaldığı anlaşılmakla olayda asli kusurludur...\" belirlemesinde bulunulmuştur. Mahkemece İTÜ Makine Mühendisliği Öğretim Elemanlarından alınan 31/05/2021 tarihli heyet raporunda ; \"...Davalıya sigortalı ... plakalı minibüs sürücüsü diğer davalı ..., gündüz vakti görüşün açık olduğu yolda kısmen süratli olarak yaklaştığı, görüş alanını yeteri kadar kontrol etmeden hızını yol, trafik durumu ve görüş mesafesine göre ayarlamadığı, vasıtasıyla hız azaltarak müteyakkız yaklaşmamış, tehlikeleri ön görmediği, karşıdan karşıya geçmek isteyen yayayı yeterli mesafeden fark ederek yoldaki mevcudiyetini belirtecek tarzda korna gibi işitsel donanımı ile ikazda bulunmadığı, yolun sağ taraftan karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya kendisi tarafından daha önce görülebilir nitelikte olduğu, müteyakkız seyretmediği, yayayı fark ettiği anda teyakkuza geçmesi ve ön tedbirde bulunması gerekirken aksine davrandığı ve yola gereken dikkatini vermediği, olaya mani olmak bakımından gerekli ve yeterli fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığından ve aracının hızının etkisiyle yeterli mesafede durmadığından ve olaya mani olmak bakımından zamanında önlem almamış olmakla olayda dikkatsiz ve tedbirsizce hareket etmeyip, açık yolda aydınlık ortamda gerekli dikkatli ve ön tedbirliliği göstermemiş olup olayın oluşumunda %15 oranında kusurludur. Davacı yaya ..., kaza mahalline yakın mesafede olan yaya geçitlerini kullanmadan karşıdan karşıya geçmek istemesinden, olay yerinde taşıt trafiğini yeterince kontrol etmeden ve yolda seyretmekte olan vasıtanın hız ve mesafe durumunu dikkate almadan, solundan yaklaşan vasıtayı zamanında fark ederek kendisinin can güvenliğini tehlikeye atacak tarzda davranışta bulunduğu, kaplamaya kontrolsüzce giriş yaparak karşıya geçmek istediğinden, ana yolda seyreden ve güvenle duramayacak kadar yaklaşan vasıtaya ilk geçiş hakkını bırakmamış olduğundan, bu hareketiyle can güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden dolayı kendi yaralanmasıya sonuçlanan olayda  %85 oranında kusurludur...\" belirlemesinde bulunulmuştur. Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK Genişletilmiş üst kuruldan alınan 24/12/2021 tarihli raporda; \"...Tüm dosya kapsamı, Bakırköy CBS. 2016/109751 Srş sayılı dosya, tüm beyanlar, olay yeri basit krokisi incelenmiştir. Her ne kadar olay sırasında yayanın geçiş halinde olmayıp kaldırım üzerinde beklemekteyken minibüsün açık kapısının çarpmasına maruz kaldığı iddia edilmekteyse de dosyada tespiti yapılan minibüs kapısı konumu ile kaldırım konumu/yüksekliği ve kazanın oluşumuna dair hem yayanın hem de sürücünün ifadeleri göz önünde bulundurulduğunda olay sırasında yayanın karşıdan karşıya geçmekte olduğu anlaşılmıştır. Olay mahalline yakın mesafede minibüsün seyir yönüne ait trafik ışıklarının bulunduğunun tespiti yapılmış olması, minibüs sürücüsünün burada kırmızı ışıkta durup sonrasında yeşil ışıkta seyre geçtiğinin belirtilmiş olması, bu sırada minibüsün mahal şartları üzerinde hızla seyrettiğine dair veri bulunmaması hususları birlikte göz önünde bulundurulduğunda Dairemizce düzenlenmiş 30.10.2020 tarih 8875 sayılı rapordaki kusur durumlarına iştirak edilerek aşağıdaki kanaate varılmıştır. Mevcut verilere göre; A) Davalı sürücü ... idaresindeki minibüsü ile olay mahallinde kendi yönüne ait trafik ışıklarında geçiş yapmak suretiyle seyretmekte olduğu sırada, bu mahalde taşıt trafiğini dikkate almaksızın kontrolsüzce karşıya geçmek üzere taşıt yoluna giren yayaya çarpmak durumunda kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.  B) Davacı yaya ... olay mahalli caddede karşıdan karşıya geçmek istediğinde, yakın mesafede trafik ışıklarının da bulunduğu bu mahalde taşıt yolu üzerinde yaklaşmakta olan taşıt varlığına dair kendi can güvenliği açısından gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve yaklaşan minibüsün hızını/konumunu değerlendirdikten sonra ilk geçiş hakkını minibüse verip trafiğin uygun olduğu bir zamanda geçişini gerçekleştirmesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, olay yerine yaklaşan minibüse rağmen yola girdiğinde de minibüsün çarpmasına maruz kaldığı olayda asli derecede kusurludur...\" kanaati belirtilmiştir. Bu rapora iki üyenen katılmadığı ve \"...Meskun mahalde gündüz vakti meydana gelen kazanın oluş şekli dikkate alındığında 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranı isabetli bulunmuş ve komisyon kararında belirtilen kusur oranına uyulmamıştır...\" şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.  Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; kaza mahallinde trafik ışıkları olduğu halde yaya olan davacının kontrolsüzce ve yakın mesafede ilk geçiş hakkını minibüse vermeden kaplamaya girdiği, minübüsün hızlı olduğuna dair veri bulunmadığı anlaşıldığından kazaya ait görüntülerinin bulunduğu  Mobese görüntülerinin CD kaydı da incelenerek tüm dosya kapsamına göre düzenlenen ve olayın oluşuna uygun düşen tespitlere dayalı ATK Genişletilmiş Trafik Bilirkişi Heyet Raporu'nun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.  Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c6bceb08e6f9a8d","SID":"d94eae4c8bfa0865"}}