{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/565 - 2024/1674<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/565 <br>KARAR NO\t: 2024/1674 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/05/2018<br>NUMARASI\t\t: 2015/487 Esas 2018/416 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 27/12/2024<br><br>\tDairemiz tarafından verilen kararın Yargıtay 4 Hukuk Dairesi tarafından bozulmasına karar verilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;<br>\tDavacı vekili; 12.06.2015 tarihinde, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu... plakalı aracın davacının idaresinde bulunan ... plakalı motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile, 100.000,00-TL manevi tazminatın araç sürücüsü ve sahibinden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 17.02.2018 tarihinde verilen dilekçe ile maddi tazminat istemi 212.302,98-TL olarak artırılmıştır. <br>\tDavalılar ... ve ... vekili; davaya bakmaya yetkili mahkemenin Antalya mahkemeleri olduğunu ve yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın görevli mahkemede açılmadığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, davacı sürücünün ehliyetinin olmadığını ve kazanın kendi kusuru ile meydana geldiğini, davacı tarafça talep edilen tazminat miktarının zenginleşmeye yol açacak kadar fazla olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili; davalı sigorta şirketinin sorumluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davalının tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kazaya bağlı sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığı ve kazadaki kusur durumuna ilişkin olarak usulüne uygun bilirkişi raporlarının alınması gerektiğini, davacının kaza tarihinden faiz talebinin dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkeme; davacı idaresindeki araç ile davalı ... idaresindeki aracın karıştıkları kaza sonucu davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu ve kaza nedeni ile davacının %31 oranında maluliyeti bulunduğu, kazadaki kusur durumu ve yaralanmanın boyutları dikkate alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulüne, 212.302,98-TL tazminatın, davalı ... Genel Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26 HUKUK DAİRESİNİN 17.09.2020 TARİH 2018/2991 E- 20120/1191 K. SAYILI KARARI;<br>\tDairemiz tarafından yapılan inceleme sonunda davalı sigorta şirketi vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin tüm istinaf sebeplerinin reddine, davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 212.302,98-TL tazminatın (davalı ... Genel Sigorta AŞ yönünden dava tarihi olan 23.07.2015 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 12.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek) yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine dair yeniden hüküm kurulmuş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tYARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNİN 15.03.2023 TARİH 2021/14591 E- 2023/3795 K. SAYILI İLAMI;<br>\tYargıtay 4 Hukuk Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemesi sonunda; Dosya kapsamında; davalılar ... ve ... vekilinin 15.11.2016 tarihli dilekçe ile davalıların vekilliğinden istifa ettiği, söz konusu dilekçesinin davalılara tebliği maksadı ile gönderilen tebligatın mernis adresine yapıldığı ancak davalılara tebliğ edilmeyerek muhtara tebliğ edildiği, aynı şekilde dosya kapsamından alınan adli tıp raporu, kusur ve aktüerya raporlarının da davalıların doğrudan mernis adreslerine çıkarılan tebligatlar yolu ile Tebligat Kanunu'nun 21/2 nci maddesi uyarınca muhtara teslim edildiği ve ayrıca davalıların yargılamaya katılmadıkları ve söz konusu raporlara itiraz etmedikleri, davalılara gönderilecek olan vekillikten çekilme dilekçesi, kusur, maluliyet ve aktüerya raporlarının, bildirilen adreslerine tebligat yapılmadan adres kayıt sistemindeki adresine doğrudan 21/2 nci maddeye göre tebliği usulüne uygun olmayıp yukarıda açıklandığı üzere belirtilen sıralamaya uyularak tebligatların yapılması, davalılara savunma hakkı verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararının bozulmasına karar verilmiştir.\t\t<br>\tDEĞERLENDİRİLME ve GEREKÇE\t<br>\tYargıtay bozma ilamına uyularak dairemiz tarafından yapılan açık yargılama sonunda; <br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacılar vekili davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacı idaresinde bulunan motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, 100.000,00 TL manevi tazminatın işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında maddi tazminat talebinin geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunun belirterek talebini 212.302,98 TL olarak ıslah etmiştir.<br>\tMahkemece davanın kısmen kabulü ile 212.302,98 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonunda davalıların istinaf başvurusunun reddine davacı vekilinin istinaf başvurusunun manevi tazminata ilişkin olarak kabulü ile maddi tazminata ilişkin hüküm aynen korunarak 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline dair yeniden hüküm kurulmuş, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz yoluna başvuru yapılmış, Yargıtay tarafından davalılara yargılama aşamasında usulüne uygun tebligat yapılmadığı gerekçesi ile dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br>\tYargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma ilamı gereğince davalılar ... ve ... vekiline dosya kapsamında bulunan vekilin çekilme dilekçesi, maluliyet raporu, kusur ve aktüer raporu tebliğ edilmiş, davalılar vekili tarafından kusur oranlarının kabul etmediklerini, davacının kaza sırasında kask kullanmadığını, maluliyet raporuna itiraz ettiklerini belirtmiştir. <br>\tDavacı vekili 13.06.2024 tarihli duruşmada ve 26.12.2024 tarihli duruşmada maddi tazminat konusunda davalı sigorta şirketi ile sulh olduklarını, maddi tazminata ilişkin davalarından tüm davalılar yönünden feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin de ödendiğini, manevi tazminata ilişkin davaya devam ettiklerini beyan etmiştir. HMK'nın 307. maddesi gereğince; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Aynı kanunun 309/2. maddesi hükmüne göre, feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. HMK'nın 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı hükümleri mevcuttur. Bu nedenle, davacının yaralanması nedeniyle açılan davada davacı vekilinin maddi tazminat davasından tüm davalılar yönünden feragat ettiği ve vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından davacının yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı davasının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tManevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; Dava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında 12.06.2015 günü saat 11.20 sıralarında davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile Antalya Kepezaltı Mahallesi 3219 Sokağı takiben 3218 Sokak istikametine doğru seyir halinde iken 3218 Sokağa girerken içten girmesi sonucu karşı yönden gelen davacı ...'ün idaresindeki ... plakalı motosikletin şeridine girerek çarpışmaları sonucu motosiklet sürücüsü ...'ün yaralanması ile sonuçlanan kazada davalı sürücünün şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymaması nedeniyle asli kusurlu, davacı sürücünün ise aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda kazanın, yerleşim yeri içinde Kepezaltı ... Market önü 3218 Sokak 3219 Sokak kavşağında gündüz vakti meydana geldiği, yolun iki yönlü yol olduğu, kazanın meydana geldiği yerin üç yönlü (T) kavşak olduğu, yolun asfalt kaplama, düz ve eğimsiz yol olduğu, havanın açık, yol yüzeyinin kuru olduğu, yol şerit çizgisinin bulunmadığı, görüşe engel herhangi bir cismin olmadığı, 1 metre genişliğinde banket olduğu, yol platform genişliğinin 4.90 cm olduğu, kaza yerindeki hız limitinin 50 km/s olduğu davalı sürücünün idaresinde bulunan... plakalı araç ile sürücü belgesiz olarak, Antalya Kepezaltı Mahallesi 3219 Sokağı takiben 3218 Sokak istikametine doğru seyir halinde iken 3218 Sokağa girdiği esnada karşı yönden gelen davacı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin şeridine girerek aracının ön tarafı ile motosikletin sağ tarafından çarptığı olayda davalı sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 84/g maddesinde yazılı şeride tecavüz etme ve kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle %100 kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı belirlenmiş olduğundan kusur oranlarının kazanın meydana geldiği yolun kavşak olması araçların seyir yönü, çarpışma noktası ve dosya kapsamı ve kazanın oluşumuna uygun olduğundan kabulü gerekmiştir. <br>\tDavacının manevi tazminat istemi, 6098 sayılı TBK'nın 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.<br>\tManevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. <br><br>\tBu kriterlere göre manevi tazminat miktarlarını belirlenirken, olayın oluş şekli, kazadaki kusur durumu, zararın ağırlığı, kaza nedeni ile davacı tarafın yaşadıkları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın tarihindeki paranın alım gücü dikkate alındığında; somut olayda, dava konusu kazanın 2015 tarihinde meydana geldiği, kaza nedeni ile davacının sağ ayak dorsal yüzde 10x8 em ebatlı açık yara, ekstansör hallucis longus ve tihialis anterior tendonlarında kesi olduğu, arteria dorsalis pedisde, yüzeyel peroneal sinirde kesi olduğu, radyografilerinde; navikula üzerinde traşlanma olduğu, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliniği tarafından acil cerrahi girişim<br>düşünülmediği, 13.06.2015 tarihinde sağ ayaktaki yaranın eksplore edildiği, tendonların onarıldığı,<br>14.06.2015 tarihinde önerilerle taburcu edildiği, 18.06.2015 ve 22.06.2015 tarihindeki muayenelerinde; sağ ayak bileği ön tarafla 2 (iki) adet tendonu açıkta olduğu 6 em çaplı yara bulunduğu, 29.06.2015 tarihinde dikişlerinin alındığı, 25.08.2015 tarihli muayenesinde; ayak sırtında açık yara şikayeti olduğu, ayak sırtında 2x3 cm ebatında açık yara bulunduğu, 1 ay sonrası için kontrol önerildiği, 02.12.2015 tarihli muayenesinde, sağ ayak sırtında 1x1 cm ebatında eritemli yara olduğu, 1 ay sonra kontrol önerildiği, 07.06.2016 tarihinde sağ ayak sırtında 2,5 cm. çaplı granüler yara olduğu, lokal anestezi altında yaranın debride edildiği, 30.06.2017 tarihinde yapılan muayenesinde; sağ ayakta his kaybı, sağ ayak bileği hareketlerinde kısıtlılık, sağ ayak parmak hareketlerinde kısıtlılık şikayetleri olduğu, aksayarak yürüdüğü, sol bacak ön taraf orta 1/3'te Ixl cm ebatında, 2 adet 2x1 cm ebatında nedbe, sol ayak dorsalinde 14x10 cm ebatında nedbe, sağ bacak orta 1/3'te 1x1 cm, 5x4 cm. yumuşak doku bozukluğu etrafında 10x4 cm ebatında ekimoz, sol ayak bileği dorsifleksiyonu ve plantar fleksiyonu 10? yapabildiği, sol ayak parmaklarında harcket bulunmadığı anlaşılmakla tüm dosya kapsamı, davacıya ait fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde kazanının oluşunda davalı tarafın kusurunun ağırlı, davacının yaralanmasının boyutları yanında, kaza tarihi ve paranın satın alma gücü bir arada değerlendirildiğinde, davacı için belirlenen tazminat miktarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde 30.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle davacı vekilinin davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminata ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine, davacının maddi tazminata ilişkin feragati hakkın özünden feragat olmayıp davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme nedeniyle feragat edildiğinden davalılar yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı işleten ... ve davalı araç sürücüsü ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>\t1-Davacının maddi tazminata ilişkin davasının feragat nedeniyle reddine,<br>\t2-Manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile; 30,000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, <br>\tMaddi tazminat yönünden ;<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat yönünden alınması gereken 427,60 TL karar ilam harcından peşin alınan toplam 444,97 TL harçtan mahsubu ile kalan 17,37 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t4-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsili hususunda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\tManevi tazminat yönünden;<br>\t5-Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat yönünden alınması gereken 2.049,30-TL harcın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t6-Davacı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1.ve 13/1.maddelerine göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>\t7-Davalılar ... ve ... yargılamada vekil ile temsil edildiğinden red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2.maddesine göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, <br>\t8-Davacı tarafından yapılan 2.109,90 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre belirlenen 632,97 TL'nin davalılardan tahsili işle davacıya ödenmesine, <br>\t9-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan 375,30 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre belirlenen 262,71 TL'nin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, <br>\t10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>\tDavacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26.12.2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb3497637c972d17","SID":"ed55caa3a3bf2f25"}}