{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/1359 Esas  - 2024/1516 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1359 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1516<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 10/07/2024<br><br>NUMARASI\t\t: 2024/108 Esas 2024/481  Karar <br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 14/02/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki  şirketin ihyası  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince  süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1 Esas 2023/374 Karar sayılı dosyası üzerinde açılan alacak davasında müvekkili Bakanlık lehine davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davacı-karşı davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticret Limited Şirketi'nin sicilden terkin edildiğinin ortaya çıktığını ileri sürerek, ihyası ile ticaret siciline yeniden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı   cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanunun Geçici 7. maddesi uyarınca işlem yapıldığını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dava konusu uyuşmazlıkta davacının aralarında dava bulunduğu limited şirket, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edildiği, davacının terkin edilen şirket hakkında dava açmış olduğu anlaşıldığından, işbu davayı açmada hukuki yararının bulunduğu kabul edildiği, iddia, savunma, ticaret sicil kayıtları, terkine mesnet davalı işlemleri ile davacı ile ihyası istenen şirket arasındaki dava dosyası kapsamından, işleme esas geçici 7. maddenin 4 fıkrasının \"a\" bendi ile aynı maddenin 11. bentlerinde açıklandığı şekilde ihyası talep edilen şirkete ve yöneticilerine usulüne uygun tebligat yapılmadığı, şirkete tebliğ çıkarılmış ise de bunun adreste tanınmadığından iade edildiği, öte yandan, terkin nedeni olarak davalının 5174 sayılı Kanunun 10 ve 32. maddelerindeki şartları sağlamadığının gerekçe gösterildiği, ancak anılan düzenlemelerin geçici 7. maddesinde sayılmadığı, her ne kadar 30/12/2012 gün ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 'Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 1. maddesinde belirtilmiş ise de tebliğ ile kanunda belirtilmeyen hallerin terkin sebebi olarak düzenlenemeyeceği, esasen 2 fıkrasında da hakkında dava olan şirketler hakkında bu maddenin uygulanmayacağının hükme bağlandığı, terkin işleminin mevzuata uygun olmadığı ve usulsüz bulunduğu sonucuna varıldığı, kural olarak, usulsüz terkin işleminde tasfiye memuru atanmaksızın ihyaya karar verilmesi gerektiği, ancak, davacının talebi, ihyası istenen şirket ile arasındaki davaya yönelik olduğundan, başka bir anlatımla, davayla sınırlı ek tasfiye talep edildiğinden ve davacının üçüncü kişi olduğu dikkate alındığından, davayla sınırlı olarak ihyaya karar verilmesi ve tasfiye memuru olarak temsilcisi ölmüş olduğundan re'sen tasfiye memuru atanması gerektiği gerekçeleriyle davacının davasının kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin taraf olduğu Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/1 Esas-2023/374 Karar sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ihya edilen şirkete re’sen YMM ... T.C kimlik numaralı ...’ın tasfiye memuru olarak atanmasına  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı  istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına davalı taraf sebebiyet verdiğinden dolayı yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTicaret sicil kayıtları,  Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1 Esas 2023/374 Karar sayılı dosyası ve sair deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\tİşbu davada ihyası talep edilen  ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine davacı  tarafından açılan davada verilen Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1 Esas 2023/374 Karar  sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tDavacı,  ihyası talep olunan şirketin alacaklısı olup, Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/1 Esas 2023/374 Karar sayılı ilamına istinaden alacağın tahsili amacıyla işlemler yapacağından işbu ihya davasını açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. <br>\tİhyası talep olunan  ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin münfesih sayılmasına rağmen TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca kendisine yapılan ihtar ve ilan üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, 28/01/2014 ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edildiği, ihtarnamede infisah sebebi olarak 5174 sayılı kanuna göre odaca kaydı silinenler olarak yer aldığı dosya içeriğiyle sabittir. <br>\t6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının \"a\"  bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise;  dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete, şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. <br>\t Öte yandan 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesinde; \"Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir.<br>\t30/12/2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan \"Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin\"  Tebliğ'in 1. maddesinin \"d\" bendinde; \"18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler.\" ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir. <br>\t6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde; \"01/07/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır\" denilmek sureti ile ancak kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirketin tasfiyesi TTK hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre tasfiye edileceği belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla bu maddede belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir. Bu nedenle tadadi nitelikteki (numerus clausus)  bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulünü uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında  anılan maddeki sayılan hallerin tadadi olduğu ve genişletilmeye tabi tutulamayacağı veya genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. Kanunun istisnai tasfiye usulüne (geçici 7. Maddeye göre) tabi olacağını belirtmediği bir hal ikincil bir düzenleme ile de olsa geçici 7. madde kapsamına alınamaz. Hukuk Genel Kurulu'nun 14/06/2017 tarih ve 2017/4-1358 esas  2017/1193 karar sayılı kararında; \"...Diğer taraftan normlar hiyerarşisi dikkate alındığında daha alt basamakta yer alan ve tamamen idarenin düzenleyici tasarrufu niteliğinde olan yönetmelikle, daha üst basamakta bulunan ve yasama organı tarafından objektif, soyut ve genel nitelikte bir yasama tasarrufu niteliğinde bulunan kanuna aykırı düzenleme getirilmesi mümkün değildir. Yönetmelik kaynağını kanundan alır ve ancak kanunun uygulanmasını gösterir. Kanunda bulunmayan bir düzenlemenin, yönetmelikle ihdası ve bu yolla kanunun önüne geçen bir uygulamanın benimsenmesi hukukun genel teorisine de aykırıdır\" denilmek sureti ile yönetmeliğin kanunla çelişen hükümlerinin değil kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.<br>\tÖzetle ikincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamaz ve çelişen hallerde ikincil düzenleme hükümleri dikkate alınmaz ve kanun hükümleri uygulanır.<br>\tDoktrinde de bu çelişkiye dikkat çekilerek tebliğdeki düzenlemenin kanuni dayanağının bulunmadığı ve kanundaki sayımın sınırlı olduğu vurgulanmıştır (Murat Kaderoğlu Anonim Şirketlerin  İnfisahı, sayfa 350-351, dipnot 251 atfı Çalışkan s. 200; Şengül Al Kılıç, Anonim Şirketlerde Tasfiyeden Dönme, sayfa 168 dipnot 418-aynı yöndeki atıf Karaman Coşgun s.316,).<br>\tDavalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi bu nedenle de usul ve yasaya aykırıdır. <br>\tDava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 23/01/2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 14/02/2024 tarihinde açılmıştır. Şu halde davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün TTK'nun Geçici 7. maddesi kapsamında kalmayan şirkete bu maddeyi işlettiği anlaşıldığından karar tarihi itibarıyla yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/03/2023 tarih ve 2023/1394 Esas 2023/1520 Karar ve 27/09/2022 tarih ve 2022/5605 Esas 2022/6373 Karar sayılı ilamları).  <br>\tÖte yandan, dosyanın istinafa gönderildiği tarihten sonra, istinaf incelemesi sırasında 15/09/2023 tarihli resmi gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 22/06/20263 tarih 2023/33 Esas 2023/117 Karar sayılı kararıyla 6102 sayılı TTK'nun 7/15. Maddesinin 5. cümlesinde yer alan \"... silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde ... \" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.<br>\tHal böyle olunca mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususunun kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, terkin işleminin usulsüz olduğu, usulsüz olarak yapılan terkin işleminde hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı gözetilerek işin esasına girilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, gelinen aşamada Anayasa Mahkemesinin 6102 sayılı TTK'nun 7/15. maddesinin 5. cümlesinde yer alan beş yıllık hak düşürücü süreye ilişkin ibarenin iptal edilmesi karşısında işin esasına girilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususunun kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, terkin işleminin usulsüz olduğu, şirketin terkin tarihinden önceki durumuna geri döndürülmesi gerektiği, şirketin terkin tarihinde tasfiye halinde bulunduğu, davacının talebinin de dava dosyasıyla sınırlı ihyaya yönelik olduğunun gözetilmesi gerekir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece ihyanın dava dosyasıyla sınırlı olmak üzere talep edildiği, tasfiye halinde olduğu belirtilen şirkete TTK'nun 547. maddesi uyarınca tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru atanması gerektiği gözetilerek davanın kabulü ile şirketin dava dosyasıyla sınırlı ihyasına, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. <br>\tDavalı sicil tarafından TTK'nın geçici 7.maddesinde sayılmayan 5174 sayılı oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak terkin işlemleri aynı maddenin 4/a maddesindeki usule de uyulmaksızın gerçekleştirilmiştir. Bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine ilk derece mahkemesince yargılama giderleri ve vekalet ücretine  hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından davacının bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/4996 Esas 2024/7128 Karar sayılı emsal içtihatı).<br>\tTüm bu nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,<br>\tAnkara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2024  tarih ve 2024/108 Esas 2024/481  Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜ ile <br>\t3-Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken sicilden terkin edilen  ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin  AAnkara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/1 Esas-2023/374 Karar sayılı dosyasının infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere TTK'nun 547.maddesi gereğince EK TASFİYESİNE, <br>\t3-Tasfiye memuru olarak  YMM ...'ın (TC: ...) atanmasına,<br>\t4-Tasfiye memuruna takdiren ücret 15.000,00 TL ücret takdirine bu ücretin şirketten alınmak üzere davacı tarafça yatırılan tutardan karşılanmasına,<br>\t4- TTK'nun 547.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına,<br>\t5-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan alınması gereken 427,60 TL harcın davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t6-Davacı tarafından  yapılan  toplam 94,00 TL yargılama giderinin davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Dairemizin kaldırma gerekçesi gözetilerek davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı Ticaret sicil Müdürlüğü’nden alınarak davacıya verilmesine,<br>\t8-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının  karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>\tC)1-Davacı  kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf dosya gönderim gideri olan 238,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024<br><br><br>Başkan-         Üye -                Üye -                      Zabıt Katibi -<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8111af64333060d4","SID":"d3acbb976face5eb"}}