{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/4 <br>KARAR NO: 2025/130<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/10/2024<br>ESAS NO: 2022/1396<br>KARAR NO: 2024/870<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 20/01/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/10/2024 tarih ve  2022/1396 E -2024/870 sayılı kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında ön ödemeli elektrik enerjisi satış sözleşmesi ile elektrik tedariki konusunda anlaşma olduğunu, bu sözleşmenin revizyon tarihinin <br>08.02.2019 olarak belirlendiğini, sözleşme devam ederken 21.07.2022 tarihinde davacının sözleşmede e-posta adresi yer alan ...’e fiyat teklifi yaptığını, davalının 22.07.2022 tarihinde fiyat revize teklifi verdiğini, davacı tarafından 28.07.2022 tarihinde revize teklifinin kabul edilmediğinin iletildiğini, ancak davalı şirketin 28.07.2022 günü e-mail göndererek karşılıklı olarak imzalanan sözleşme ve Ek1 protokolün ekte ye aldığını, K1 protokolün 7. maddesinde yer aldığı gibi sözleşmenin 6,6 maddesinin <br>revize edildiğini, buna istinaden revize teklifini kabul edilmemesi halinde sözleşmenin fesih işleminin başlatılacağının bildirildiğini, davalının revize teklifinde TCMB’nin faiz oranlarındaki değişimin gerekçe gösterildiğini, fakat davacının vermiş olduğu cevabında %50’lik artış olmadığının belirtildiğini, davalının revize teklifini davacının kabul etmediğini ve davalının davacıyı portföyünden çıkardığını, sözleşmenin 6.6. maddesinde tarafların sözleşmede öngörülen haklı neden ile fesih halleri hariç olmak üzere taraflardan herhangi birinin sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde feshin yapıldığı aydan önceki tüketici fatura bedelinin %20’si oranında tazminat ödeyeceğinin hükmedildiğini belirterek şimdilik davalıdan 50.000 TL tazminat talep ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 03.12.2021 tarihinde elektrik enerjisi satış sözleşmesi yapıldığını, davacının iki farklı sayacı ile (... ve ...) davalının tüketicisi olduğunu, davalının fiyat revizesine ilişkin talebin davacıya e-posta ile iletildiğini, fakat davacının fiyat revize teklifini kabul etmediğini ve 03.12.2021 tarihinde taraflara arasında imzalanan sözleşmenin haklı nedeni olmaksızın davacı tarafça kabul edilmediğini, davacının 03.12.2021 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, bunun nedeninin davalının portföyünden çıkarak dava <br>dışı... şirketinin portföyüne geçtiğini, davacının davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeyi, piyasa katılımcısı Aksa şirketi ile imzaladığı sözleşme ile kendisinin feshettiğini ve davalının portföyünden çıkarak diğer tedarikçinin portföyüne geçtiğini, davalının herhangi bir tazminat sorumluluğu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"...Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, tanık beyanları, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, taraflar arasında iki ayrı sayaç üzerinden enerji tedarikinin gerçekleştirildiği, davalı tarafından düzenlenen faturaların davacı tarafından tümüyle davalıya ödendiği, fatura bedellerinin tahsil edildiği, iki taraf defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, sözleşmenin 6.8.maddesinde sözleşmenin başlangıç tarihinde açıklanan ticari krediler ile enerji tedarikinin yapıldığı ay için açıklanan ticari krediler arasında %50'den fazla değişim olması durumunda finansman maliyetlerinin birim satış fiyatına eklenmesine ilişkin olarak tedarikçi tüketiciye yazılı olarak yeni fiyat teklif etme hakkına sahip olduğu, tedarikçi tarafından tüketiciye yapılan yeni fiyat teklifini 10 gün içerisinde kabul edildiğine ilişkin yazılı olarak bildirimde bulunulmaması  halinde tedarikçinin sözleşmeyi yazılı olarak bildirmek kaydıyla tazminatsız olarak fesih edebileceğinin kararlaştırıldığı, benimsenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sözleme tarihi olan 01/01/2022'de ticari kredi faiz oranının %24,36 olduğu, fiyat revize teklif tarihi olan 21/07/2022 tarihinde %29,74 olduğu, değişim oranının %22,09 olduğu dolayısıyla değişim oranını %50'den fazla olmadığı, davalının sözleşmenin yukarıda zikredilen 6.8.maddesi kapasında tazminatsız fesih hakkının bulunmadığı, davalının fiyat revize teklifinin davacının sözleşme kapsamında kabul yükümlülüğü bulunmadığı gibi davalının fiyat revize teklifinin  dürüstlük kuralına aykırı olduğu, her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesinde sözleşmenin 6.2.maddesi kapsamında önceden öngörülemeyen enerji piyasasının işleyişini ve enerji maliyetini etkileyen değişikliklere bağlı olarak oluşan maliyetlerin satış fiyatına satış fiyatına yansıtılabileceğine ilişkin serbesti doğrultusunda hareket ettiğini, enerji maliyetlerini etkileyen maliyetlerin dikkate alınarak fiyatın revize edilmek istenildiği ileri sürülmüş ise de hukukumuzda umulmayan hal olarak nitelendirilen ve bu şekilde enerji piyasasının işleyişini veya enerji maliyetlerini etkileyen faktörlerin neler olduğu hususunda davalının bu savunmasını ispat yükümlülüğü altında bulunduğu, bu iddiasının geçerli delil ve belgelerle davalının ispat edemediği ve dolayısıyla davacıya sunduğu fiyat revize teklifinin kanun ve sözleşmeye uygun olmadığı gibi dürüstlük (objektif iyi niyet) kurulanı uygun olmadığı ve bu sebeple davacının yeni bir tedarikçi ile anlaşma zorunluluğu doğurması nedeniyle sözleşmeyi sona erdiren tarafın davalı olduğu ve bunun haklı bir nedene dayalı olmadığı açıkça anlaşılmış olup düzenlenen bir önceki fatura tutarının %20'si oranında cezai şart alacağının yerinde olduğu, davacıya sunulan iki sayaç üzerinden verilen elektrik ile ilgili son fatura toplam tutarının 21.557.208,43-TL olduğu ve bunun %20'sinin 4.311.441,686-TL olduğu ancak davacının dava dilekçesindeki talebinin 50.000,00-TL olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak dava dilekçesindeki talep sonucu üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş...\" gerekçesiyle Davanın Kabulü ile 50.000,00 TL alacağın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacı vekili ile davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil tarafından açılan davanın kabulü ne karar verildiğini, verilen kararda her ne kadar kabul edilmiş ise de davanın kabulünde işlemiş ve işleyecek faiz yönünden verilen karar kısmı usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın 1. Maddesinde ... Alacağın karar tarihinden işleyecek yasal faiz  ile birlikte)  diyerek karar verildiğini,  dava dilekçesinde talebi (işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte) şeklinde olduğunu, dolayısıyla davanın kabulüne karar verildiğinde faiz kısmınında karar tarihinden değil dava tarihinden 21.12.2022 tarihinden itibaren karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle faiz yönünden ve faiz başlangıç yönünden karara karşı istinaf yoluna gitmek gerektiğini belirterek; istinaf başvuru talebimizin kabulü ile; kararın faiz kısmı yönünden iptali ile kabul edilen kısım olan 50 000 TL ye dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte şeklinde karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)ndan almış olduğu 27/12/2012 tarihli tedarik lisansı kapsamında 01/01/2013 tarihinden itibaren elektrik enerjisinin tedariki alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında 03/12/2021 tarihinde Serbest Tüketiciler ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalanmış olup, davacı ... ve ... Tanımlama Kodlu (EIC) iki sayacı ile müvekkil şirketin tüketicisi olduğunu, Serbest Tüketiciler İle Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin 6.7. maddesi \"Önceden öngörülemeyen enerji piyasasının işleyişini veya enerji maliyetlerini etkileyen değişikliklerine bağlı olarak oluşan maliyetlerin birim satış fiyatına yansıtılmasına ilişkin Tedarikçi Tüketiciye yazılı olarak yeni fiyat teklif etme hakkına sahiptir.\" şeklinde olduğunu, bu madde kapsamında; enerji maliyetlerini etkileyen değişikliklerin dikkate alınarak müvekkili şirket tarafından davacıya Sözleşmede belirtilen fiyatın revize edilmesi talep edildiğini, müvekkili şirketin, taraflar arasında imzalanan Serbest Tüketiciler İle Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin Tebligat başlıklı 16ncı maddesi uyarınca fiyat revizesine ilişkin talebini davacının tebligat adresi olan elektronik posta adresine ilettiğini, ancak davacı, müvekkili şirketin fiyat revizesine ilişkin talebini kabul etmemiş ve 03/12/2021 tarihinde taraflar arasında imzalanan Sözleşmeyi haklı bir nedeni olmaksızın ve Türk Ticaret Kanununa aykırı olarak feshettiğini, Türk Ticaret Kanununun Tacir Olmanın Hükümleri başlıklı 18inci maddesinin üçüncü fıkrası \"…Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.\" şeklinde olup, davacı ... San. Ve Tic. A.Ş. tarafından 03/12/2021 tarihli Sözleşmenin feshi mezkur maddenin amir hükmüne uygun yapılmadığını,  sözleşmenin feshinin; cevap dilekçesinde, dosya arasına giren müzekkere cevaplarında ve dosya arasındaki 27/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda yer aldığı üzere davacının 03/08/2023 tarihinde... A.Ş. ile Ön Ödemeli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalaması ve müvekkili şirketin portföyünden çıkmasıyla gerçekleştiğini, davacının, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1396 Esas sayılı dosyası ile taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedildiğinden bahisle haksız tazminat talep etmekte ise de davacının bu talebinin hukuki yahut akdi karşılığı bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan 03/12/2021 tarihli Serbest Tüketiciler ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin \"Elektrik Enerjisinin Birim Satış Fiyatı Ve Faturalandırma\" başlıklı 6.6ncı maddesi \"Tarafların bu Sözleşmede öngörülen haklı neden ile fesih halleri hariç olmak üzere Taraflardan herhangi birinin bu Sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde; fesih eden tarafın diğer tarafa, feshin yapıldığı aydan önceki Tüketici fatura bedelinin %20si tutarında bedeli ödeyeceği Taraflar arasında ortaklaşa kararlaştırılmıştır.\" şeklinde olduğunu, bu maddenin 01/01/2022 tarihli Ek-1 Özel Şartlar Formunun 7nci maddesi ile \"Tarafların bu Sözleşmede öngörülen haklı neden ile fesih halleri hariç olmak üzere Taraflardan herhangi birinin bu Sözleşmeyi 2(iki)ay önceden bildirmek üzere fesih hakkını kullanabilir. Bu şekilde fesih hakkının kullanımı halinde Taraflar birbirine herhangi bir tazminat ödemesinde bulunmaz. Bu hükme aykırı şekilde Taraflardan herhangi birinin bu sözleşmeyi feshetmesi halinde; fesih eden tarafın diğer tarafa, feshin yapıldığı aydan önceki Tüketici fatura bedelinin %20 si tutarında bedeli ödeyeceği Taraflar arasında ortaklaşa kararlaştırılmıştır.\" şeklinde değiştirildiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 2022/1396 Esas ve 2024/870 Karar sayılı ilamında \"…her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesinde sözleşmenin 6.2.maddesi kapsamında önceden öngörülemeyen enerji piyasasının işleyişini ve enerji maliyetini etkileyen değişikliklere bağlı olarak oluşan maliyetlerin satış fiyatına yansıtılabileceğine ilişkin serbesti doğrultusunda hareket ettiğini, enerji maliyetlerini etkileyen maliyetlerin dikkate alınarak fiyatın revize edilmek istenildiği ileri sürülmüş ise de hukukumuzda umulmayan hal olarak nitelendirilen ve bu şekilde enerji piyasasının işleyişini veya enerji maliyetlerini etkileyen faktörlerin neler olduğu hususunda davalının bu savunmasını ispat yükümlülüğü altında bulunduğu, bu iddiasının geçerli delil ve belgelerle davalının ispat edemediği ve dolayısıyla davacıya sunduğu fiyat revize teklifinin kanun ve sözleşmeye uygun olmadığı gibi dürüstlük (objektif iyi niyet) kurulanı uygun olmadığı ve bu sebeple davacının yeni bir tedarikçi ile anlaşma zorunluluğu doğurması nedeniyle sözleşmeyi sona erdiren tarafın davalı olduğu ve bunun haklı bir nedene dayalı olmadığı açıkça anlaşılmış olup düzenlenen bir önceki fatura tutarının %20'si oranında cezai şart alacağının yerinde olduğu, davacıya sunulan iki sayaç üzerinden verilen elektrik ile ilgili son fatura toplam tutarının 21.557.208,43-TL olduğu ve bunun %20'sinin 4.311.441,686-TL olduğu ancak davacının dava dilekçesindeki talebinin 50.000,00-TL olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak dava dilekçesindeki talep sonucu üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" şeklinde gerekçeye yer verilerek davanın kabulüne karar verildiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1396 Esas sayılı dosyası incelendiğinde müvekkil şirketin davacıyı portföyünden çıkarmadığını, taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin feshedildiğini belirtir herhangi bir iş ve işlem gerçekleştirmediği görüleceğini, müvekkili şirketin Sözleşmeden doğan hakkı olan fiyat revizesi teklifini davacıya bildirmekle sözleşmeyi feshetmiş sayılmayacağını, her ne kadar Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 2022/1396 Esas ve 2024/870 Karar sayılı ilamında müvekkili şirketin davacıya fiyat revizesi teklifinde bulunmasının davacıya yeni bir tedarikçi ile anlaşma zorunluluğu doğurduğundan bahsedilmişse de bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Serbest Tüketici Kapsamı ve Elektrik Tedariki başlıklı 6'ncı maddesinin dördüncü fıkrası \"Serbest tüketiciler, ikili anlaşmalarının herhangi bir şekilde sona ermesi veya talep etmeleri halinde, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, bölgelerindeki görevli tedarik şirketinden son kaynak tedariki kapsamında elektrik enerjisi ve/veya kapasite satın alabilir.\" şeklinde olduğunu, kabul anlamında olmamakla beraber davacının müvekkil şirketin portföyünden çıkarılması halinde dahi paylaşılan mevzuat kapsamında enerji tedarikinde herhangi bir sıkıntı yaşanması söz konusu olmadığını, davacının haksız iddialarla ikame ettiği davasının kabul edilmesi mezkur madde metnine aykırı olduğundan davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne dair karar hukuka aykırı olduğundan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 2022/1396 Esas ve 2024/870 Karar sayılı ilamının kaldırılması gerektiğini, davacının haksız tazminat talepleri ile ikame etmiş olduğu Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1396 Esas sayılı dosyasına 27/12/2023 tarihli Serbest Mali Müşavir tarafından tanzim edilen ve 10/06/2024 tarihli Mali Müşavir, Ekonomi ve Finans Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı tarafından tanzim edilen bilirkişi kurulu raporu girdiğini,  Dosya arasına giren bilirkişi raporlarının tamamı hesap uzmanları tarafından tanzim edildiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1396 Esas saylı dosyasının 1 numaralı celsesinin 7 numaralı ara kararı ile \"…seçilecek bilirkişi/bilirkişilerin uzmanlık alanlarının belirtilmesi, HMK 273/1 maddesi gereğince bilirkişinin inceleyeceği şeyin, inceleme konusunun bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlenmesi, bilirkişinin cevaplaması gereken soruların liste halinde mahkemeye bildirilmesini istenmesine,\" şeklinde ara karar tesis edildiğini, 13/06/2023 tarihli beyan dilekçe ile dava konusu uyuşmazlığın Sözleşmenin feshinden kaynaklı tazminat talebi olduğunu, taraflar arasında Sözleşmenin kim tarafından feshedildiğinin tespit edilmesi gerektiği bu sebeple dosyaya Hukukçu bilirkişi atanması gerektiği belirtildiğini, taraflar arasında imzalanan Serbest Tüketiciler ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin tüm hüküm ve koşulları Hukukçu bilirkişi tarafından incelenmeli ve sözleşmenin kim tarafından feshedildiğine ilişkin rapor tanzim edilmesi gerektiğini, her ne kadar dosya arasına giren bilirkişi raporlarında müvekkili şirketin Sözleşmeyi feshetmediği ve edimini yerine getirmeye devam ettiğini, davalının dava dışı... A.Ş.nin portföyüne geçmesi ile sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı tespitleri yer alsa da hesap alanında uzman bilirkişilerden ziyade bu hususun Sözleşme Hukuku alanında uzman bilirkişiler tarafından incelenmesi gerektiğini, mahkeme tarafından sözleşmenin kim tarafından feshedildiğine ilişkin tam bir tespit yapıldıktan sonra dosyanın hesap bilirkişisine gönderilmesi gerekirken bu inceleme yapılmadan hesap raporu alınmasının doğru olmadığını, ayrıca dosya arasına giren bilirkişi raporlarında yer alan ve müvekkil şirketin Sözleşmeyi feshetmediğine ilişkin tespitlerin yok sayılarak hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, taraflarınca uzmanlık alanı belirtilen bilirkişiye dosya tevdi edilmediğinden eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğinden Kayseri 2. Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 2022/1396 Esas ve 2024/870 Karar sayılı ilamının kaldırılması gerektiğini, dosya arasına giren 27/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ve 10/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu hesap alanında uzman bilirkişiler tarafından tanzim edilmiş olmakla birlikte bu raporlarda Taraflar arasında imzalanan Serbest Tüketiciler ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin kim tarafından feshedildiğine ilişkin müvekkili şirket lehine tespitlerin yer aldığını, 27/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun \"Sonuç ve Kanaat\" kısmında \"Davacı ... A.Ş. tarafından 03/08/2022 tarihinde... A.Ş. ile sözleşme imzalamış; 01/09/2022 tarihinden başlamak üzere elektrik tedariki konusunda anlaşma sağlanmıştır. Kayseri Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile yapılan sözleşme bu tarihten itibaren fesih olmuştur.\" şeklinde yer verilerek dava konusu sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği hususu bilirkişi tarafından tespit edildiğini, 27/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirket tarafından davacıya sözleşmenin 6.7. maddesine istinaden sunulan revize teklifinin davacı tarafından kabul edilmediği, davacı ile... A.Ş. arasında 03/08/2022 tarihinde (davacı ile müvekkil şirket arasındaki sözleşme devam ederken) Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalanarak bu sözleşmenin 01/09/2022 tarihinden itibaren başlamak üzere taraflar arasında elektrik tedariki konusunda anlaşma sağlandığının tespit edildiğini, aynı raporda \"Davalı tarafın vermiş olduğu hizmet yukarıda detaylı dökümü yapılan faturalardan da görüleceği üzere Ağustos ayının sonuna kadar Protokolün 7. Maddesinde yer aldığı gibi sözleşmenin 6.6. maddesi revize edilmeden keşide edilmiştir.\" şeklinde tespitler yer aldığını, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin davacıya sunulan revize teklifine davacının olumlu yanıt vermediği müvekkili şirketin davacıya fiyat revize teklifini iletmekle beraber sözleşmeyi feshetmediği aksine sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği taraflar arasında hüküm süren koşullarda davacı müvekkili şirketin portföyünden çıkana kadar edimini yerine getirmeye devam ettiğinin tespit edildiğini, dosya arasına giren 27/01/2023 tarihli raporda yer alan tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında Sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedilmediği, aksine davacının müvekkili şirketin portföyünden çıkarak sözleşmenin feshedilmesine ilişkin ilk adımı attığı tespit edilmiş olduğundan davacının haksız davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, dosya arasına giren 10/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda \"11.2 Bu sözleşmenin 6.7. maddesi kapsamında Tedarikçi tarafından Tüketiciye yazılı olarak yapılan yeni fiyat teklifini, Tüketicinin 10 (on) gün içerisinde kabul ettiğini yazılı olarak bildirmemesi durumunda, Tedarikçinin Sözleşmeyi yazılı olarak bildirmek kaydı ile tazminatsız olarak feshedebileceği Taraflarca ortaklaşa kararlaştırılmıştır.\" \"Dosya kapsamında yapılan incelemede 22/07/2022 tarihinde revize teklifinin sunulduğu görülmektedir. Buna göre en geç 01/08/2022 tarihinde davacı tarafından revize teklifinin kabul edilmesi gerekmektedir. Teklifin kabul edilmemesi durumunda 02/08/2022 tarihinde sözleşme feshedilebilecektir. Davalı tarafından bu durum 28/07/2022 tarihinde yapılan yazışmalarda bildirilmiştir. Ancak TTK 18/3 uyarınca, \"Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.\" hükmü yer almakta olup sözleşmeyi feshe ilişkin olarak yapılacak ihbar ve ihtarın ne şekilde yapılacağı düzenlenmiştir. Davalı tarafından maddede sayılan vasıtalarla yapılan bir bildirim bulunmamaktadır.\" dosya arasına giren 10/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda taraflar arasında imzalanan Serbest Tüketiciler ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin 11.2nci maddesine atıf yapılarak müvekkili şirketin 02/08/2022 tarihinde Sözleşmeyi tazminatsız feshedebileceğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin sözleşmede yer alan fiyat revize edilmesi hakkını usulüne uygun olarak davacıya bildirdikten sonra kullanabileceği tazminatsız fesih hakkı varken iyi niyet kuralları gereği ve sözleşmeye bağlı kalarak sözleşmede belirlenen fiyat üzerinden davacıya hizmet vermeye devam ettiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 2022/1396 Esas ve 2024/870 Karar sayılı ilamında 10/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda yer alan bu tespitler dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğinden anılan kararın kaldırılması gerektiğini, 10/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda \"Davacı revize teklifinin kabul edilmemesi nedeniyle davalının portföyünden çıkarıldığını belirtmiştir ancak buna ilişkin evrak dosya kapsamında yer almamaktadır. Bu nedenle sözleşmenin davalı tarafından feshedilip edilmediği tam olarak anlaşılamamaktadır.\" şeklinde tespit yapıldığını, eldeki davada ispat yükü davacıda olup, 10/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yer alan bu tespit ve değerlendirmeler davacının iddialarının ve davasının kanıtlanmadığını gösterdiğinden davacının haksız tazminat taleplerinin ve davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 02/11/2023 tarih, 2023/3056 Esas ve 2023/3065 Karar sayılı ilamının emsal olduğunu, davacının davasını ve iddialarını kabul anlamında olmamakla birlikte Mahkeme tarafından hüküm tesis edilirken taraflar arasında imzalanan Serbest Tüketiciler ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin 6.8inci maddesi kapsamında belirlenen artış oranı hakkında bilirkişiler tarafından araştırma yapıldığını, cevap dilekçesinde ve dosyaya sunulan yazılı beyanlarında yer aldığı üzere müvekkili şirket tarafından davacıya taraflar arasında imzalanan Serbest Tüketiciler ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin 6.7'nci maddesi kapsamında fiyat revizesi talebinde bulunulduğunu, davacının davasını ve iddialarını kabul anlamında olmamakla birlikte feshe ilişkin tazminat hesaplaması yapılacaksa dahi davacının müvekkil şirketin portföyünden çıkarak dava dışı... A.Ş. ile sözleşme imzaladığı tarih, 03/08/2022 olduğundan Ağustos ayı faturalarının dikkate alınarak değil taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan \"…fesih eden tarafın diğer tarafa, feshin yapıldığı aydan önceki Tüketici fatura bedelinin %20 si tutarında bedeli ödeyeceği Taraflar arasında ortaklaşa kararlaştırılmıştır.\" hükmü dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek; istinaf dilekçesinde açıklanan ve takdir edilecek sair nedenlerle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 202/1396 Esas ve 2024/870 Karar sayılı hukuka aykırı kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasına,davacının istinaf taleplerinin reddine,  karar verilmesini talep etmiştir. <br> HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, elektrik aboneliği sözleşmesine aykırı davranılarak sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şartın tazmini talebine ilişkindir.Somut olayda ,taraflar arasında elektrik enerjisi satış sözleşmesinin kurulduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için sözleşme hükümlerinin  irdelenmesi gereklidir.Somut olayda, dosya içeriğine göre taraflar arasında elektrik satışına ilişkin sözleşme imzalanmış olup, davalı tarafça davacıya yapılan bildirimde maliyetlerin artması sebebiyle taahhüt edilen fiyat yönünden revizyon teklifinde bulunulmuş, teklif kabul edilmezse sözleşmenin fesih edileceği 28.07.2022 tarihinde davacıya bildirilmiş, davalının davacıya 31.08.2022 tarihine kadar hizmet sunduğu, davacının dava dışı...  A.Ş ile 03.08.2022 tarihinde elektrik satış sözleşmesi imzaladığı, elektrik tedarik başlangıcının 01.09.2022 olduğu bilirkişi raporlarıyla anlaşılmıştır. Davacı ve davalı defterlerinde Eylül 2022 dönemine ait faturanın bulunduğu, faturanın davacı tarafından ödendiği görülmüştür. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı tarafından davacı şirkete  elektrik enerjisi vermeye devam edilmiştir. İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde tek taraflı revizyona gidilmesi hukuken mümkün değildir. Bu durumda taraflarca imzalanan Sözleşme uyarınca  “Taraflarının Yükümlülükleri”nin devam ettiği, nitekim davalının davacıya revize etmeden Ağustos-Eylül sonuna kadar hizmet verdiği, herhangi bir fesih ihbarında bulunmadığı, yükümlülüğünü yerine getirdiği, müşteri portföyünden çıkarmadığı, revize uyarınca gönderdiği bir fatura ve tahsilat olmadığı, davalı şirketçe tek taraflı revizyon ile belirlediği fiyat üzerinden fatura düzenlemesi ve tahsil etme gibi bir durumun bulunmadığı, buna rağmen davacının revize varmış gibi başka bir şirketle 03.08.2022 tarihinde elektrik satış sözleşmesi imzaladığı, bu durumda davalının sözleşmeyi fesih ettiğinden bahsedilemeyeceğinden davacının cezai şart isteminin reddi gerekirken kabulü yerinde görülmemiştir. Bu husus ayrıca yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalının istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılarak, hükmün bu yönleriyle HMK.353/1-b.2 mad gereği düzeltilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>A-1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/10/2024 tarih ve 2022/1396 E - 2024/870  sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan 615,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 187,80 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>B-1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince düzelterek yeniden karar verilmek üzere KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  istinafa konu edilen 10/10/2024 tarih ve 2022/1396 E - 2024/870  sayılı nihai kararının KALDIRILMASINA,<br>Düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine, buna göre;<br>\"1-Davanın reddine<br>2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan davacıdan peşin olarak  alınan 853,88-TL harcın  mahsubu ile fazla yatırılan 238,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına<br>4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde  davacıya iadesine,<br>2-Davalı tarafın istinaf aşamasında yatırmış olduğu 854,00 TL istinaf karar harcının  talep halinde davalıya iadesine, <br>3-Davalı tarafın istinaf aşamasında yapmış olduğu posta gideri 300,00 TL'nin ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.   16/01/2025\t<br>\t\t\t<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"71ba3a39c16904e1","SID":"26a0570699591124"}}