{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1936 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2317<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/985 Esas  2024/1013  Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  26/12/2024<br><br>İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/12/2024 tarihli, 2024/985  esas ve 2024/1013 karar sayılı dosyası dairemize gönderilmiş olmakla, yapılan inceleme sonunda,<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA : <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının kardeş olduğunu, annelerinin 2017 yılı babalarının ise 2021 yılında vefat ettiğini, ... ve oğlu ...'ın annelerinin ve babalarının sağlığında diğer kız kardeşi ve erkek kardeşi ile birlikte müvekkili de anne ve babalarına yaklaştırmadıklarını ve uzaklaştırdıklarını, davacının evin en küçük oğlu olduğunu ve ana baba küçük oğlunun yanında diğer bir deyişle küçük oğlu evlendiğinde de ana babanın yanında yaşama geleneğine uyduklarını ve yaşadıklarını, torun ...'ın da evlendiğini ve bir süre hep birlikte yaşadıklarını, diğer çocukların evlenip ayrıldıklarını,  davalı, oğlu ve karısının amacının babalarının bankalarda bulunan yüklü miktarda nakit paralarının bizzat veya vekaletle çekerek kendi mal varlıklarına traktör veya taşınmaz alarak katmak ve taşınmazlarını da değişik sebeplerle kendi uhdelerine geçirmek olduğunu, bu yönde birçok işlem yapılarak davalı ve oğlu ve karısı adına taşınmazlar ve traktörler alındığı görüldüğünü, yine doğrudan babaları adına olan taşınmazlardan bazıları davalı ... oğlu ... ve davalı ...in karısı ... adına satış gösterilerek kaçırdıklarını, muris ... T.C. kimlik numaralı babaları ...'ın 19.2.2022 tarihinde vefat ettiğini, müvekkili ve kardeşi ... ve kızkardeşi ...  tarafından davalı (sözde alacaklı) kardeşi ... ve oğlu ... ve karısı ... aleyhine Gümüşhacıköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/33 Esas sayılı dava dosyası ile muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığını ve derdest olduğunu, 2010 yılında müvekkili ve eşinin İzmir Torbalı'da daire aldıklarını, daireyi kredi ile aldıklarını ve kocasının bağkur maaşından kesinti yapılması ve ellerine birşey kalmadığı ve geçinmekte çok zorlandıkları için Gümüşhacıköye gelerek eşinin gönderdiğini evin taksitlerini ödemekte çok zorlandıklarını babasına söyleyerek 2010 yılında 30.000.TL.para istedini, baba ile birlikte kalan davalı ...de olaya dahil olduğunu, evde konuşmaları üzerine müvekkilinden açık senede sadece imza attırıp bankaya gittiklerini, baba ...'ın oğlu davalı ... ve müvekkilinin ... Bankası Gümüşhacıköy şebesine gittiklerini, bankada müvekkilinin banka müdürüne de bu durumu anlaştıklarını ve senet verdiğini ve para gönderileceğini de söylediklerini, bankada baba ve ...'in bir karğaşa ve kızgınlık yarattıklarını ve müvekkiline kızarak para havale etmeden çıkıp gittiklerini, bunun üzerine banka müdürü de müvekkiline hitaben para gitmedi senedini git al tenbihinde bulunduğunu, müvekkilinin de aynı gün eve geldiklerinde müdürün  senedi alması ve yırtıp atması gerektiğini söylediğini ve senedi vermelerini söylediğini, bunun üzerine davalı ... senet diye kağıt çıkarıp müvekkilinin önünde parça parça ederek yırtıp attığını, müvekkilinin de para gitmedi senette iptal edildi düşünerek para konusu böylece kapandı zannettiğini, Torbalı İcra Dairesinin 2022/3103 Esas sayılı icra takibinde 445.300.TL.bedelli senette borçlu gösterildiği ve davalının alacaklı olduğunun görülmesi üzerine Torbalı İcra Hukuk Mahkemesine açılan 2022/159 Esas  2023/177 karar nolu dava açıldığını ve davanın reddolunduğunu, müvekkili adına açılan gerek muris muvaasına dayalı ve gereksi takibin iptali yönündeki davaların konusunun aktarılmasında diğer birçok mal kaçırma işlemi ile birlikte oluş olarak annenin adına kayıtlı olup üç kardeşin hisselerininin 75.000.TL.şer paraya üç kardeşin davalı ...e satıldığı söylendiğini ve dava ile ilgili ve mal kaçırma ile ilgili birçok hususun aktarıldığını, mezkur  Gümüşhacıköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/33 Esas sayılı davasıda açıldığını, işte bu davanın açılması esnasında belirttiğimiz üzere  avukatlarına birçok husus aktarılmış ve birçok taşınmaz olması sebebiyle zuhulen ve karıştırılması sebebiyle davada hisse satışına dair müvekkile ödenen 75.000.TL.nin alındığına dair senet verildiği ileri sürüldüğünü, bu durumun karışıklık sonucu ileri sürüldüğünü ve diğer bir deyişle muris muvazaası davası sebebiyle aktarılan hususun olup gerçek işbu dava dilekçemizde ileri sürülen maddi vakıa olduğunu, zira tapu verip para alındığına dair senet verilmesi iddiası mantığada aykırı ve satan kişinin senet vermesi için de hiçbir sebep olmadığını, senet verilecek ise aynı işlemle hisse satan diğer iki karndeşinde senet vermesi gerektiğini, hayatın olağan akışınada tamamen ters bir durum olduğunu, 2010 yılında 30.000.TL.para havale edilecek diye alınan ve yırtıldığı gösterilen ancak başka kağıt yırtılan ve gerçek açık senet saklanan ve miras davası açıldıktan sonra senedin doldurularak takibe konulması olduğunu, şu anda da tehdit olarak kullanılmakta olduğunu ve haciz yapılmış ve davadan vazgeç takipten vazgeçelim haberleri gönderilmekte diğer bir deyişle şantaj olarak kullanıldığını, müvekkilinin 73 yaşında ve gögüs kanseri olduğunu ve göğsünün alındığını, sürekli kontrol altında olduğunu ve adını yazacak ve karalama şekilinde imza atacak durumda olduğunu, mezkur muris muvazaası iddiasına dayalı olarak diğer kardeşleri ile davalıya Gümüşhacıköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/33 Esas sayılı davasını açması üzerine alınan bu imzaya dayalı senetin doldurularak Torbalı İcra Dairesinin 2022/3103 Esas sayılı icra dosyasına konu yapılan sözde 26.8.2019 tanzim ve 24.2.2020 vade tarihli 445.300,00-TL. Bedelli olarak takibe konu edildiğini, müvekkilinin davalı/alacaklı arasında hiçbir borç doğurucu bir hukuki ilişki ve para alışverişi bulunmadığını, ortada 445.300,00-TL. para alış verişi veya bu paranın ödenmesini gerektirir hiçbir ilişki olmadığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olduğunu ancak diğer yazıların müvekkiline ait olmadığını, bu nedenlerle senedin borca dayalı düzenlenmemiş ve ortada borç doğurucu hiçbir iş ve işlem olmaması ve senede dayalı borç olmaması ve esasen yırtıldı denilen senedin yırtılmayıp muris muvaasına dayalı dava açılması üzerine doldurulup işleme konulmuş olması sebebiyle senede dayalı borç olmadığının tesbitine ve  Torbalı İcra Müdürlüğünün 2022/3103 Esas sayılı icra takibinin iptaline, murisin bankalardaki paralarını ve taşınmazlarını oğlu ve karısı ile elbirliği ve tasarlayarak tümünün uhdelerine geçirmeleri ve bu amaçla yıllara sari işlemler yapmaları ve 3 kardeş adeta fakir davalı kardeşin ise 400 dönüm tarlası ve zengin sayılması ve buna rağmen yaşlı ve kanser hastası olan müvekkili borç olmayan senede dayalı takip borçlusu yapması ve müvekkilin çektiği stres ve korku ve derin endişe yaşatması ve kanser hastalığını da tetiklemesi ve  yoğun kötüniyeti dikkate alınarak davalının takipteki asıl alacağın %100 ü nisbetinde kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini ve alınmasını, muhakeme masarıfı ve ücreti vekaletin de davalı yana yükletilmesine karar  verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  mahkemenin görevsiz olduğunu, asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın öncelikle görevsizlik nedeni ile reddini talep ettiklerini, iddiaları kabul etmediklerini ve bu iddiaların muris muvazaası davasına konu olabilecek iddialardan olduğunu, dava dilekçesinde iddia edilen hususların, işbu dava ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin davacıya vermiş olduğu borç para karşılığında davaya konu edilen işbu senedi davacının müvekkil lehine 26/08/2019 tanzim ve 24/02/2020 vade tarihli 445.300,00TL bedelli senedi imzalayıp müvekkiline verdiğini, ancak senet alacağı vadesinin gelmesi ile birlikte muaccel hale gelmesine rağmen davacının söz konusu senet borcunu ödemediğini, müvekkilinin icra takibine koyduğunu ve yasal yollara başvurduğunu, davacının daha önce dava konusu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek Torbalı İcra Hukuk Mahkemesi'nde imzaya itiraz davası açtığını ancak imzanın davacıya ait olması nedeniyle davacının davasının reddine karar verildiğini ve bu durumun kesinleşmiş mahkeme ilamı ile sabit olduğunu, icra takibinin 2022 esaslı olduğunu ve icra takibinden bu yana uzun bir zaman geçtiğini, icra takibinden bu yana çok uzun süre geçtikten sonra işbu davanın açılmasının hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, bu nedenlerle öncelikle görevsizlik nedeni ile davanın reddine, haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Mahkemece; \"...Mahkememizce yapılan yargılama sırasında oluşturulan 21.11.2024 tarihli ara kararıyla \"dosyanın incelenmesinden davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekine 6325 Sayılı Yasa' ya eklenen 18/A-2 maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini eklemediğinden, davacı vekiline meşruhatlı davetiye çıkartılarak, davadan evvel arabuluculuğa başvurulmuş ise   arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini  tebliğden itibaren geçerli olmak üzere 1 haftalık kesin süre  içerisinde sunması, aksi halde TTK 5/A maddesine göre dava şartı yokluğundan davanın reddedileceğinin ihtarına\" şeklindeki ihtaratı içerir davetiyenin davacı vekiline 27.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği ve verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulduğuna dair bir belgenin davacı vekili tarafından dosyaya sunulmadığı görülmüştür.<br> Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, işbu davanın ise arabuluculuğa başvurulmadan görevsiz mahkemede açılmış olduğu ve görevsizlik kararıyla mahkememize intikal etmiş olduğu anlaşıldığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verme gereği doğmuştur. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2021/8174 Esas, 2022/2962 Karar sayılı kararı, İzmir BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 2021/578 Esas, 2021/461 Karar sayılı kararı, İzmir BAM 17.Hukuk Dairesi'nin 2021/1062 Esas, 2021/1118 Karar sayılı kararları da bu yöndedir.)...\" şeklinde karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kardeş olan taraflar arasında yıllar evvel yırtıldığı bildirilen senedin yırtılmayıp saklandığı ve bu sebeple bedelsiz senede dayalı açılan icra takibinde menfi tesbit ve senet iptali olduğunu, takibin taraflar arasındaki miras sebebiyle mvuazaada dayalı tapu iptali ve tesçil davasında da davalı tarafından şantaj olarak kullanılmak ve davadan vazgeçme şartı olarak ileri sürüldüğünü,  müvekkilinin yaşlı ve kanser hastası olduğunu, aralarında borç isteme olmuş ve bankaya gitmişler ve borç verileceği için de senet istenmiş ve alınmış ancak davalı bankaya gidildiğinde borç vermekten vazgeçtiğini, müvekkilinde borç almak üzere gittikleri  banka müdürünün senedi al iptal et yırt demesi üzerine davalının evine giderek senedi iptal etmesini istemiş ve davalıda kızgınlıkla senet diyerek bir evrak çıkarıp atmış ve senedi yırttığını söylemiş ve müvekkilde senedin yırtılarak iptal edildiğini zannetmiş ve takip açılana kadar öyle düşündüğünü,  dolayısı ile taraflar arasında ticari bir ilişki sözkonusu olmayıp hatta senet ile ilgili bir para alışverişi dahi olmadığını, yerel mahkeme kararının gerekçesi olan arabuluculuk görüşmesinin yapılmamış olması taraflar arasında ticari bir ilişki olmaması ve açılan takibinde 2022 esaslı olması ve kanun değişikliğinin de 2023 yılında olması sebebiyle zaman olarak geriye yürümemesi sebebiyle de hukuka aykırı olduğunu, inceleme yapılarak esastan ortadan kaldırılarak yeni karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME,<br>DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dava; bedelsiz senede dayalı açılan icra takibinde menfi tesbit ve senet iptalidir. <br>Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden davanın açıldığından bahisle usulden reddine karar verildiği görülmüştür. <br>6225 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/4 maddesinin 2. fıkrasına göre zorunlu arabulucu kapsamında olup, dava şartı olarak ticari davalarda zorunlu arabuluculuk söz konusudur. Bu itibarla, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk kuralının uygulanmadığı görülmüştür. Dava şartı noksanlığının re'sen tespit edilerek davanın usulden reddine dair verilen mahkeme kararının da bir hata olmadığı anlaşılmakla; yapılan istinaf başvurusunun açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/12/2024 tarihli, 2024/985  esas ve 2024/1013 karar sayılı kararına karşı davacı  vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-a-Davacı  tarafından peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının hazineye gelir kaydına, <br>b-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> 6-Kararın  taraf vekillerine resen tebliğine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1.maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e01c3147e3e957c","SID":"e98e6aca0533a3ca"}}