{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1980 <br>KARAR NO\t\t: 2025/75<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br> <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/11/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/751 Esas   2024/722  Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  16/01/2025<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>DAVA : <br>Davacı vekili, dava dilekçesinde  özetle;  Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki ve alışveriş sonucu müvekkili şirket tarafından davalıya tedarik edilen ürünler teslim edilmiş olmasına rağmen söz konusu ürün bedellerine ilişkin 07.01.2022 tarihli, 21.695,48TL tutarlı fatura ödenmediğini, ödenmeyen faturaya ilişkin olarak davalı aleyhine Menderes İcra Müdürlüğünün 2022/1170E sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu tarafından takibe haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde itiraz edildiğini, bunun üzerine, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak davalı toplantı davetine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığından bir anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulüne, borçlu davalının Menderes İcra Müdürlüğünün 2022/1170 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, %20’den az olmamak üzere tazminat ödetilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: <br>Davalı ... Şirketinden adına çıkartılan tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Mahkemece; \"...Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesap ekstresi, SMMM bilirkişinin 13/02/2024 havale tarihli raporu,  03/07/2024 havale tarihli ek rapor  ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturadan ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili talebi ile iş bu davanın ikame edildiği, icra dosyasında davacının davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı  aleyhine 21.695,48-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğinin ispat yükünün davacıya ait olduğu, teslim olgusunun mahiyeti itibariyle yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, faturaların her zaman ve her durumda tek taraflı olarak düzenlenmelerinin mümkün olduğu, davacı tarafından fatura düzenlenmiş olmasının tek başına ispat kuvveti bulunmadığı, faturayla birlikte fatura konu malların teslim edildiğinin de ispatlanması gerektiği, ancak icra takibine ve davaya konu faturada yer alan mallar açısından teslim olgusunun usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlanamadığı, davacı şirketin ispat yükü kendi üzerinde bulunan iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davacı tarafça usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir...\" şeklinde karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde;  Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki ve alışveriş sonucu müvekkili şirket tarafından davalıya tedarik edilen ürünlerin teslim edilmiş olmasına rağmen söz konusu ürün bedellerine ilişkin 07.01.2022 tarihli, 21.695,48TL tutarlı faturanın ödenmediğini, ödenmeyen faturaya ilişkin olarak davalı aleyhine Menderes İcra Müdürlüğünün 2022/1170E sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını,  davalı borçlu tarafından takibe haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde itiraz edildiğini,  alınan bilirkişi raporu ile müvekkili şirket defterlerinin lehine delil vasfına sahip olduğunu, müvekkili şirket defter ve kayıtlarına göre davalı şirketin 21.695,48TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, davalının ne davaya cevap verdiğini, ne duruşmalara katıldığını, ne de ticari defterlerinin incelenebildiğini,  alınan ek rapor ile, müvekkili şirket BS formlarında ve davalı şirket BA formlarında dava konusu faturanın beyan edilmediğinin bildirildiğini, ilgili mevzuatta yapılan değişiklik ile BA ve BS formlarının bildirilmesi uygulaması ortadan kaldırıldığını, BA, BS formlarında bildirilmemiş olmasının fatura alacağının varlığını değiştirmeyeceğini,   ilk derece mahkemesi kararı ile, fatura konusu ürünlerin teslim edildiğinin ispat yükünün müvekkili şirkette olduğunu, teslim olgusunun yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, ancak müvekkil şirket tarafından fatura konusu ürünlerin teslim edildiğinin ispat edilemediği beyan edilmişse de, delil olarak ibraz edilen ve bilirkişi incelemesine esas olan müvekkil şirket defter ve kayıtlarında yer alan sevk irsaliyesi ile dava konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği açıkça tespit edilebilir nitelikte olduğunu,  artık fiziken fatura düzenlenmediğinden, sistem üzerinden düzenlenerek karşı yana tebliğ edilen faturaya karşı davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını,  müvekkili şirket verdiği hizmet ve tedarik ettiği ürün karşılığında sevk irsaliyesi ve fatura düzenlemiş ve bunu ticari kayıtlarına işlediğini,  bu hususun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile de açıkça tespit edildiğini,  davalı şirket ürünleri teslim almasına rağmen fatura bedelini ödemediğinden müvekkili şirket tarafından hukuki işlem başlatılmak zorunda kalındığını,   ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne, borçlu davalının Menderes İcra Müdürlüğünün 2022/1170Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, %20’den az olmamak üzere tazminat ödetilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME,<br>DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2024 tarihinden itibaren ise, bu sınır 28.250,00 Türk Lirasıdır. Davacı tarafın istinafa konu ettiği miktarın 23.015,49 TL olması nedeniyle 19/11/2024 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)<br>Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)<br>Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacının yatırmış olduğu 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,<br>3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54c828aff720abdf","SID":"f731ea4188e13367"}}