{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2024/2626 <br>KARAR NO\t: 2025/129<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/07/2024<br>ESAS NO: 2023/625 <br>KARAR NO: 2024/692<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 20/01/2025<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/07/2024 tarih ve 2023/625 E - 2024/692  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili kooperatif Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalı ise müvekkili kooperatif üyesi olup müvekkili kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine girememiş olduğunu 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini,   kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığının anlaşıldığı  ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedelleri talep ve dava edildiğini, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını  ve bu davaların konusu, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu,  Zorunlu arabulucuk hususunda;<br>Kooperatifler kanunu md 99 kapsamında işbu davanın ticari dava sayıldığını, TTK 5/A maddesinde ise ticari davaların, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulacağı hükme bağlandığını, 12.04.2023 tarihinde yapılan 2023/42967 arabuluculuk dosya numarası kapsamında davalı ile görüşüldüğü ve anlaşmaya varılamadığını, taraflarınca açılan dava her ne kadar taşınmazın aynına ilişkin olmasa da nihayetinde davacı müvekkili konut yapı kooperatifi olduğundan, davalının kooperatiften ferdileşme yoluyla konut edindiğinden ve işbu dava konusunu davalı üyenin aidat borcu teşkil ettiğinden davalının kooperatiften temin ettiği taşınmazın tapu kaydına \"davalıdır.\" şeklinde şerh düşülmesini talep ettiklerini bununla birlikte davalı ile aynı nitelikteki bir çok kooperatif borçlusu, taşınmazları başkaca kişilere satıp devretme yoluna gittiğini, bu şekilde davalının da mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde taraflarınca açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan Kayseri ili Melikgazi ilçesi ... mahallesi ... Ada... Parsel B Blok Bağımsız Bölüm No:16'da kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine \"davalıdır şerhi\" konulmasını talep ettiklerini, bu sayede müvekkili kooperatif, üzerine tedbir konulamayan dava konusu taşınmazın devredilmesi ve davalının mal kaçırması ihtimalinde hak kayıpları yaşamayacağını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının  saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili 2012 yılında kooperatiften teslim aldığı taşınmazını 2017 yılında satarak devrettiğini, bağımsız bölüm tapusunun devri üzerine müvekkili de bu devirden sonra tapuyu devrederek davacı kooperatife de hem üyelikten çıkartılmasını ve hem de devir hususunu ihtar ettiğini,  dosya kapsamında müvekkilinin Antalya 5. Noterliği’nin 15/11/2017 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarı ile kooperatif üyeliğinin sonlandırılması talep ettiğini, kararda yer verilen Kooperatiften taşınmazını edinen ortağın, üyelikten istifa etse bile edindiği taşınmazı kooperatife iade etmediği sürece istifası hüküm ve sonuç doğurmayacağına ilişkin değerlendirmenin kabulünün mümkün olmadığını, zira müvekkili istifa suretiyle kooperatif ortaklığından çıktığını ve durumu ihtaren kooperatife bildirdiğini, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 10. maddesi uyarınca her ortağın kooperatiften çıkma hakkı olduğunu, aidat ve ara ödeme alacağının zaman aşımına uğradığını, davacının talep ettiği alacak kalemleri 10 yıllık genel zamanaşımı süresini geçirdiğini, bu nedenle mahkemece zamanaşımı definin incelenerek davanın usulden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlen ve anılan maddede, \"Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar.\" hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla yapımı devam eden inşaatların finansmanı için gerekli bulunan kesin maliyet bedelinin hesaplanarak, taşınmazını devralan yahut henüz devralmayı bekleyen kooperatif üyelerinden tahsili istemi yerinde olduğu gibi, kesin maliyetin veya buna benzer inşaat finansmanı için zorunlu giderlerin aidat alacaklarına eşitlik ilkesi de gözetilerek yansıtılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Yukarıda alıntılanan emsal Yargıtay kararında da belirtildiği gibi; taşınmazın, davalı kooperatif üyesine devredilmesi, genel giderlere ve inşaat finansmanı için zorunlu bulunan giderlere katılım borcunu ortadan kaldırmamaktadır. Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt  faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden (ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden) itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür. Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı kesin maliyet bedelinin de içerisinde yer aldığı kooperatif aidat ve ara  ödeme  alacağını talep edebileceği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının talep edebileceği aidat alacağının 91.528,00-TL olduğu, ara ödeme alacağının 121.000-TL olduğu,  kooperatif aidat alacağı ve ara ödeme alacağının  en geç dava tarihinde (ıslah ile artırılan tutar yönünden ıslah tarihinde) muaccel olacağı gözönüne alındığında, davalının bu borcuna genel kurulda kararlaştırılan yıllık %18 (aylık  %1,5) oranı üzerinden gecikme faizi uygulanacağı sonuç ve kanaatine varılmış ve davanın kabulü ile 212.528,00-TL'nin davanın ıslah tarihi olan 12/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek  yıllık %18 faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. 1-Davanın KABULÜ ile 212.528,00-TL aidat ve ara ödeme (ek ödeme) alacağının ıslah tarihi olan 12/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kooperatif üyeliği son bulan müvekkilin üyelik aidatı ödemesinin hukuki dayanağı olmadığını, müvekkil 2012 yılında kooperatiften teslim aldığı taşınmazı 2017 yılında satarak devrettiğini, müvekkil 2017 yılında istifa suretiyle kooperatiften çıkmış ve bu durumu ihbaren kooperatife bildirdiğini, belirtildiği üzere müvekkilin kooperatiften ayrıldığı hususu tartışmasız olduğunu, 2003-2012 tarihleri arasındaki süreçte kooperatif üyeliği devam ederken aidat ödemelerini ve ek ödemelerini yapmadığı iddia edilen müvekkile 2012 tarihinde taşınmaz teslimi gerçekleştirildiğini, bilindiği üzere bir kooperatif ortağının bağımsız bölüme ait tapu kaydının adına tescil edilebilmesi için, ortağın taşınmaza yönelik olarak kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olması gerektiğini, tapu teslimi yapıldığı takdirde tapu öncesi hiçbir borcun kalmadığının kabulü gerektiğini, zamanaşımınna yönelik yerel mahkemenin vermiş olduğu karar yerinde olmadığını, yerel mahkeme emsal kararları emsal teşkil ederek zamanaşımı defini kabul etmediğini, kararlar kooperatif ile üyelik ilişkisi devam eden ve bu doğrultuda üyelik alacağına ilişkin borcu bulunan kişiler bakımından uygulama alanı bulabileceğini, öncesinde de belirttiği üzere müvekkil ile davacı kooperatif arasında böyle bir üyelik ilişkisi kalmadığını, bu sebeplerden ötürü verilen kararları emsal almak müvekkil nezdinde hatalı karar verilmesine sebep olduğunu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2013/7139 Esas 2014/694 Kararında da görüleceği üzere aidat ödeme borcundan dolayı oluşan parasal alacak zamanaşımına uğradığını, taşınmaz devredildiğinden ötürü alacağa ilişkin hasım yokluğu bulunduğunu, 2003-2017 tarihleri arasındaki aidat alacağı ve ek ödeme borcunu kabul etmemekle birlikte, bir an için verilen tarihler arasında borcun olduğu hususu kabul edilecek olsa dahi 2017 senesinde devir işlemi sonrası müvekkilimizin kooperatif üyeliği de bulunmadığından ötürü borçla bir ilişkisi kalmadığını, tapuda konut yapı kooperatifi şerhi ile devir işlemi yapılan taşınmaz için yeni malik kooperatif üyesi olmamakla birlikte taşınmazı bu şerhle teslim aldığı için devir süreci sonrasındaki borçlardan sorumlu tutulması gerektiğini, açıklanan nedenlerle; istinaf incelemesi yapılarak yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talebimiz doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmek zarureti hasıl olduğunu, istinaf talebinin kabulüne, yeniden değerlendirme yapılarak davanın zamanaşımından reddine, aidat ve ara ödeme (ek ödeme) yönünden verilen kararın bozulmasına, yeniden yargılama yapılarak talebimiz doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesinin kaldırma gerekçesine uyulduğunu, haklı davanın ve alacağın sürdüğünü, davalının üye olmadığı yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, emsal nitelikteki başka birçok davanın, istinaf incelemesi nihayetinde kesinleştiğini, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, davacının davalı kooperatif üyesine yönelik aidat ve ara ödeme alacağı talebine ilişkindir. <br>Mahkemece, davanın kabulü ile, 212.528,00-TL aidat ve ara ödeme alacağını taleple bağlı kalınarak ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 12/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine  karar verilmiştir.<br>Karara karşı  davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.<br>Bilindiği üzere kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.<br> Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar)<br>Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği  sabittir.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar)<br>Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir.  Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde alınan kararlar neticesi üyeler ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D Esas No: 2023/4418 Karar No\t: 2024/375)<br>Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dilekçesinde aidattan başka bir de ara ödeme talebinde de bulunduğu anlaşıldığından , mahkemece öncelikle davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği ara ödemenin tam olarak neye ilişkin olduğu sorulup açıklattırılarak, davacı  Kooperatifin somut olarak  hangi genel kurul ya da kurullarında alınan hangi ara ödeme kararlarına dair olduğu ve içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup  olmadığı,ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı,varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişi kurulundan  ek rapor da alınıp  oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. (Yargıtay 6.HD 2023/361 Esas  2024/612 Karar;  2023/3162 Esas  2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar)<br>Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 uyarınca kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br> <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/05/2024 tarih ve 2023/483 E - 2024/535 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 16/01/2025  <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa859ac9fa96f7d5","SID":"95c00f7ff4827ad1"}}