{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1042 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1922<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                               \t: 08/03/2022 <br>NUMARASI\t\t: 2021/205 Esas - 2022/183 Karar<br>DAVA             \t\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 17/03/2021<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 18/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/12/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2022 tarihli 2021/205 Esas ve 2022/183 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı  ...  arasında Genel Kredi Sözleşmesi ve ... Sözleşmesi akdedilmiş olup ilgili sözleşmeler uyarınca davalıya ... nolu ... kredisi ve ... Ticari ...  ürünleri kullandırıldığını, kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca ödenmesi gereken kredi borçlarının ödenmemesi üzerine,  ... nolu ... kredisi ve ... Ticari ...  ürünleri kullanımından doğan ve ödenmesi gereken kredi borçlarının zamanında ödenmemesi üzerine, 04.09.2019 tarihi itibari ile kredi hesapları kat edilerek  Gebze 3. Noterliği kanalıyla ... yevmiye numarası ile hesap kat ihtarnamesi  gönderildiği, toplam  borcun 7 gün içerisinde ödenmesinin, ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağının davalıya ihtar edildiğini, davalı tarafça  anılan ihtara rağmen borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacı ile taraflarınca  davalı aleyhine 25.  İcra Müdürlüğünün 2020/7041 E. sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, anılan icra takibe karşı davalı tarafından itirazda bulunulduğunu ve icra takibinin durdurulduğunu, Dava Şartı Arabuluculuk yoluna gidilmişse de toplantı sonucunda herhangi bir anlaşmaya varılamadığı belirtilerek açıklanan nedenlerle davalının İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2020/7041 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız ve zaman kazanma amacına yönelik itirazda bulunan davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere inkar  tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davanın görevli mahkemede açılmadığını, söz konusu davaya ilişkin iddia olunan sözleşmenin tüketici sözleşmesi olup davanın Tüketici Mahkemesinde açılmasının gerektiğini, davada bahsi geçen sözleşmede müvekkilinin borçlu olmadığını, sözleşmede bahsi geçen imza ve elle doldurulan diğer yazıların müvekkiline ait olmadığını, sözleşmenin müvekkili ile kurulmadığını, imzalar ve yazıların müvekkiline ait olmadığı, dava dilekçesinde belirtilen tüm hususlara, sözleşmeye, icra dosyasındaki tüm hususlara, ödeme emrindeki tüm hususlara itiraz ederek bu hususların tümünü reddettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinin usule aykırı bildirildiğini ve icra edildiğini, dava şartı oluşmadığını belirtilerek açıklanan nedenlerle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.  <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece; \"...Taraflar arasında imzalanan 01/03/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi ve kredi kartı sözleşmesinden kaynaklı davacı tarafça kullanılan ve borcu ödenmeyen KMH hesabından ve yine davacı tarafça kullanılan ve borcu ödenmeyen kredi kartı alacağından kaynaklı tahsile yönelik davalı bankaca düzenlenen noter ihtarnamesi göz önüne alındığında davalının usulüne uygun olarak 17/09/2019 tarihinde temerrüte düşürüldüğü, buna rağmen borcun ödenmediği, dolayısıyla bunun davalıdan tahsili yönündeki icra işlemlerinin başlatılması bakımından davacının hukuki yararının bulunduğu ve ancak her ne kadar davacı tarafça icra takibinde 14.936,71 TL asıl alacak talep edilmiş ise de kat tarihi itibariyle asıl alacağın 14.902,47 TL olduğu, yine her ne kadar kat tarihine kadar ve kat tarihi sonrasından takip tarihindeki döneme yönelik toplamda davacı tarafça 4.054,79 TL tutarında faiz talep edilmiş ise de hükme esas alınan rapordaki faiz oranları göz önüne alındığında davacının esasen 3.599,99 TL tutarında işlemiş faiz talep edebileceği, bu kapsamda söz konusu faiz üzerinden yapılan hesaplamada davacının 180,00 TL faizin %5 gider vergisini talep edebileceği anlaşılmakla davalının hesaplanan tutarlardan asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olması gerektiği kabul edilerek açılı davanın kısmen kabulü ile; İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7041 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takibe yönelik davalı taraf itirazının kısmen iptali ile takibin 14.902,47 TL asıl alacak, 3.599,99 TL işlemiş faiz ve 180,00 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 18.682,46 TL alacağın tahsili bakımından takibin devamına, fazlaya ilişkin iptal talebinin reddine, hükmedilen toplam asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %18,60 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, faizin %5 gider vergisinin icra müdürlüğünce hesaplanıp tahsiline, davalı tarafın usulüne uygun şekilde temerrüte düşürüldüğü ve bu kapsamda davacı alacağının likit olduğu anlaşılmakla İİK 67/son gereği hükmedilen tutarın %20'si olarak hesaplanan 3.736,49 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın kötü niyetinin sübut bulmadığı kanaati ile davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği..\" gerekçesiyle \"...Davanın kısmen kabulü ile; İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7041 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takibe yönelik davalı taraf itirazının kısmen iptali ile takibin 14.902,47 TL asıl alacak, 3.599,99 TL işlemiş faiz ve 180,00 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 18.682,46 TL alacağın tahsili bakımından takibin devamına, fazlaya ilişkin iptal talebinin reddine, hükmedilen toplam asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %18,60 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, faizin %5 gider vergisinin icra müdürlüğünce hesaplanıp tahsiline, İİK 67/son gereği hükmedilen tutarın %20'si olarak hesaplanan 3.736,49 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın kötü niyetinin sübut bulmadığı kanaati ile davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça; müvekkilinin aleyhine İzmir 25. İcra Müdürlüğü 2020/7041 E. Sayılı dosyasıyla icra takibinin başlatıldığını ancak takibe konu olan borç aslen muaccel olmadığından, taraflarınca bu borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davacı taraf ile müvekkili arasında her ne kadar sözleşme imzalanmış olsa da; müvekkilinin iş bu krediyi ve kredi kartını kullanmadığını, bu sebeple müvekkilin davalı bankaya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda da taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme uyarınca, kredinin müvekkili tarafından kullanıldığının belirtildiğini ancak bu konuyla ilgili olarak herhangi bir hesap dökümü veya dekontun sunulmadığını, bu halde yapılan yargılama sonucunda müvekkilin davacı bankaya borçlu olduğuna ve takibin devam etmesine karar verilmesi kanuna aykırı olup, kararın kaldırılmasının gerektiğini, kat ihtarnamesinin müvekkiline hiçbir zaman ulaşmadığını, müvekkilin bu ihtarnameden haberinin olmadığını, usulüne uygun yapılmayan tebligat sonucunda müvekkilin temerrüde düştüğü kabul edilip aleyhine takip başlatılmasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, üstelik söz konusu kredinin müvekkili tarafından hiçbir zaman kullanılmamış olmasına rağmen, bankanın ödemelerin riske girmesi nedeniyle borcu kat etmesinin hukuka aykırı olduğunu, itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, raporun taraflar arasındaki uyuşmazlığı aydınlatmaya elverişli olması olduğunu, dosyaya sunulmuş olan raporda, müvekkilin davacı banka ile imzaladığı sözleşme neticesinde krediyi ve kredi kartını kullanmış olduğuna ve davacı bankaya borçlu olduğuna ilişkin herhangi bir delil ve ibarenin olmadığını, bu durumda raporun, dava konusu uyuşmazlığı aydınlatmaya elverişli olmadığını, bu sebeple raporun hükme esas alınmaması gerekirken, mahkemece hükme esas alındığını ve bu rapor doğrultusunda karar verildiğini, iş bu karar hukuka ve usule aykırı olup, müvekkilin adil yargılanma hakkının ihlalini teşkil ettiğini, ayrıca, mahkeme tarafından alınan gerekçeli kararda, müvekkilin usulüne uygun olarak temerrüte düşürüldüğünün belirtildiğini ancak bu durumun doğru olmadığını, davacı bankanın müvekkiline gönderdiğini iddia ettiği ihtarname, müvekkiline hiçbir zaman ulaşmadığını ve tebliğ olmadığını, bu durumda müvekkilin usulüne uygun olarak temerrüte düştüğünden bahsetmenin mümkün olmadığını, resen gözetilecek hususlar dikkate alınarak inceleme neticesinde; başvurularının kabulüne, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere mahkemeye gönderilmesine; hükmün bozulması yerine, davanın Bölge Adliye Mahkemesi’nde yeniden görülmesine karar verilirse; mahkeme hükmünün kaldırılmasını ve yapılacak inceleme neticesinde yeniden hüküm kurularak davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, genel kredi sözleşmesi ile ... Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.<br>Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>Taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmenin 2.9.  maddesi \"Müşteri, Bankaya ana para geri ödemesi ve faiz ödemesi dahil her türlü ödemesini belirlenen vade tarihlerinde nakden, defaten ve her hangi bir kesinti olmaksızın yapacaktır. Müşteri cari hesap şeklinde işleyen vadesiz kredileri ise geri ödeme talebinin müşteriye ulaşmasını izleyen bankaca belirlenecek 1 ila 3 günlük süre içerisinde nakden ve defaten ödeyecektir.\" hükmü, 4.1. Maddesinde \"müşteri aşağıda belirtilen muacceliyete ilişkin şartlar saklı kalmak kaydıyla, kredi geri ödemesinin vadeye bağlandığı durumlarda, vade tarihinde cari hesap şeklinde işleyen krediler için ise müşteriye 2.9. Maddesine istinaden bir ödeme talebi gönderilmesine rağmen müşterinin talepte belirtilen sürede talebi yerine getirmemesi halinde banka alacaklarının muaccel hale geleceğini kabul eder.\" hükmü, 6.3. Maddesinde \"müşteri sözleşmede yer alan hususların yerine getirilmesi ve bankaca gerekli tebligatın yapılabilmesi için aşağıdaki yazılı yerin kanuni ikametgah kabul edildiğini, belirtilen yerde adres yazılmaması halinde ticaret sicil dosyasındaki son adresinin kanuni ikametgah kabul edilerek bu adrese yapılacak tebligatların şahıslarına yapılmış sayılacağın, ikametgahlarını değiştirseler bile yeni ikametgahlarını ticaret siciline tescil ettirip ayrıca bankaya noter aracılığı ile yazılı olarak bildirmedikleri takdirde yukarıda kanuni ikametgah olduğu kabul edilen adrese yapılacak her türlü tebligatın geçerli olacağını kabul eder.\" hükmü  yer almaktadır. <br>Açıklanan sözleşme hükümleri karşısında, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde sadece kredi geri ödemesinin vadeye bağlandığı durumlarda ihtar gerekli görülmemiştir. Kredi geri ödemesinin vadeye bağlanmadığı durumlarda ise asıl borcun muaccel olması ve temerrütün oluşması, süre içeren bir bildirimde bulunulması koşuluna bağlanmıştır.<br>Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 6.3. maddesinde müşterinin sözleşmede yer alan adresinin, adres değişikliği noter aracılığıyla bildirilmedikçe kanuni ikametgah olarak kabul edileceği ve bu adrese yapılacak yazılı bildirimlerin kendisine yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir. İİK'nun 68/b maddesinde ise kredi kullananın adres değişikliğini noter ihtarıyla bildirmediği takdirde eski adresin geçerli olacağı hükme bağlanmıştır. Bilirkişi incelemesi ile davalı tarafından kullanılan kredinin ticari ... kredisi olduğu ve ödemesinin belirli bir vadeye bağlanmadığı, kat ihtarının bila tebliğ iade edildiği tespit edilmiştir. Bu durumda taraflar arasında akdedilen sözleşme hükmü karşısında muacceliyet ve temerrütün oluşması için süre içeren bildirimin davalı asıl borçlunun sözleşmede yer alan adresine yapılması halinde tebligat İİK'nun 68/b maddesi uyarınca geçerli olacak, sözleşmede bildirilmeyen adrese yapılmış olması halinde ise geçerli kabul edilmesi mümkün olmayacaktır. <br>Dosyanın incelenmesinde kat ihtarının davalıya tebliğine ilişkin tebligat parçasının bulunmadığı, Genel Kredi Sözleşmesinde davalı asıl borçlu tarafından bildirilen adresin \"... sokak No:... .../...\" olduğu, ... Sözleşmesinde ise davalı borçlunun adres bilgisinin yer almadığı, kat ihtarında ise davalı borçlunun adresinin, genel kredi sözleşmesinde bildirilen adresinde farklı olduğu, Noter tarafından kat ihtarı tebligatının iade edildiği bilgisinin şerh düşüldüğü, davalı tarafça sonradan davacı bankaya bir adres değişikliği bildirimi yapılıp yapılmadığına ilişkin bir belgenin de bulunmadığı görülmektedir. Bankacı bilirkişi tarafından, kat ihtarının davalının hesap özetlerinin gönderildiği adrese tebliğe çıkarıldığı tespiti yapılmış olup, bu adresin sözleşme adresi olduğuna ilişkin bir belirleme yapılmamıştır.<br>O halde, mahkemece, kat ihtarı tebligat parçası, varsa davalı adres değişikliği bildirim beyanı temin edilerek, kat ihtarının sözleşmede bildirilen adrese veya adres değişikliği bildirimi varsa bildirilen yeni adrese çıkartılıp çıkartılmadığı, taraflar arasında akdedilen ve yukarıda özetlenen sözleşme hükümleri karşısında kullanılan kredi yönünden muacceliyet ve temerrüt koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf itirazları kabul edilmiştir.<br>İstinaf aşamasında, davacı banka vekili tarafından temlik sözleşmesi ibraz edilerek dava konusu alacağın temlik alan ... A.Ş.'ye temlik edildiğinin bildirilmesi karşısında, ortadan kaldırma gerekçesi dikkate alınarak yeniden yapılacak yargılama sırasında, alacağı talep hakkının temlik alana geçip geçmediği değerlendirilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜ ile, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2022 tarihli, 2021/205 Esas ve 2022/183 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a-)-6) maddesi gereğince mahkemesine GÖNDERİLMESİNE<br>3-Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA, davalı taraftan alınan 322,12-TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince  kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 18/12/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8bbf851884738594","SID":"7f8ca4530d00de39"}}