{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2024/2622 <br>KARAR NO\t: 2025/118<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/10/2024<br>ESAS NO: 2019/443<br>KARAR NO: 2024/924<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/01/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/10/2024 tarih ve  2019/443  Esas -  2024/924 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirketin Kayseri’de faaliyet gösterip ölçme ve değerlendirme ürünleri üreten bir firma olduğunu, 2015 yılında hem evde hem endüstride kullanılmak üzere farklı çaplarda ultrasonik su sayacı ürettiğini ve bu ürünlere USM serisi model isimli onay belgesi aldığını, bu ürünlere aynı yıl kapatma vanasıda eklenerek ön yüklemeli ultrasonik su sayacı geliştirildiğini, vananın özgün bir ürün olduğunu, sayaçlarında hareketli parça olmadığından sorunlar yaşanmadığını, ürünün öncelikli kullanım alanının tarımsal sulama sistemleri olduğunu, sonrasında DSİ’nin bu su sayacının kullanımını zorunlu hale getirdiğini, bu zorunluluğun DSİ su kontrol elemanları genel teknik şartname TS EN 14267 standardı getirilmek sureti ile uygulandığını, davacının hem hidrant hem de su sayacı üreticisi olduğunu, davalının TSE Konya Bilgi Yöneticiliğinden davacıya ait ürünü kullanarak belge aldığını, davalının ürünü Çin’de kopyalatmak sureti ile ürettiğini, Tip belgesinin davalı tarafından Bulgaristan’dan alındığını, kopya ürünlerin ... Sulama Birliğine satıldığını, ürünlerde birebir aynı olan hususların olduğunu, bu durum nedeni ile TTK madde 54 kapsamında haksız rekabet olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını belirterek davalının fiilinin haksız rekabet olduğunu tespitine, haksız rekabetin menine, haksız rekabet sonucu olan durumun ortadan kaldırılmasına, etkili araçların ve malların imhasına ve tedbir yolu ile ürünlerin üretiminin durdurulmasına, 100.000 TL maddi,50.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, Konya Mahkemesinin yetkili olduğunu, Fikri ve sınai haklar hukuk makemesinin görevli olduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının sunduğu evraklar itibari ile tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ürüne ait faydalı model belgesi, marka patent belgesi sunmadığını, davacının ürettiği ürün ile iltibas yaratacak herhangi bir eylem olmadığını, davalının tedbir ile telafisi güç ve imkansız zararlara uğradığını, davacıdan önce ürünü üreten firmalar olduğunu ve buna ilişkin evrakların dosyaya sunulduğunu, davacının haksız fiil hükümlerinden faydalanması için hak sahibi olduğunu kesin olarak ispat etmesi gerektiğini, davacınında ürünü diğer firmalardan kopyaladığını, davacının ürünü haklı olarak kullanıyor olduğunu ispatlaması gerektiğini, davacının tescilli olmayan ürüne karşı haksız rekabet iddiasının dayanaksız olduğunu, davacının DSİ ihalelerinde tekel olmak istediğini, davacınını talebinin kötüniyetli olduğunu, davacının maddi manevi tazminat taleplerinin yersiz olduğunu belirterek tebdir kararının kaldırılması ile davanın reddinin talep edildiği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"...    Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça davalının haksız rekabet içeren eylemleri nedeni ile haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, delillerin toplanmasından sonra bilirkişi heyetlerinden 19/10/2021 tarihli ve 18/02/2022 tarihli raporlar alınmış ve raporda davalının eyleminin iltibas tehlikesi oluşturduğunun tespiti üzerine davacının zararının belirlenmesi için bilirkişiden 14/01/2023 tarihli rapor alınmış ve raporda davalının ürün satışı nedeni ile 13.693,12 TL net karının olduğunun belirtildiği görülmüştür. Raporların karar vermek için yetersiz olması ve davalı tarafın rapora itiraz etmesi nedeni ile İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile talimat yolu ile farklı bir bilirkişi heyetinden 30/11/2023 tarihli rapor alınmış ve raporda davalının haksız rekabeti olmadığı ve bu nedenle davacının tazminata hak kazanamayacağının tespit edilmesi üzerine raporlar arasında çelişki olduğu anlaşılarak çelişkinin giderilmesi için Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile talimat yolu ile farklı bir bilirkişi heyetinden 27/06/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve alınan bu raporda da davalının haksız rekabeti olmadığından davacının tazminata hak kazanamayacağının belirtilmiş olması karşısında alınan son rapora itibar edilerek davalının haksız rekabet içeren eylemi olmadığı anlaşılmış...\"gerekçesiyle  davanın reddine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Hükme esas alınan raporun dosya kapsamına uygun olmadığını, zira dosyada mevcut 19/10/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda;\"... San. ve Tic. A.Ş.'den deney için alınan sayaçlara ait fotoğraflardaki ürünlerin üzerinde “...”yazılı olması ve ayrıca yine ürün belgelendirme raporları ekinde ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait “Yerli Malı Belgesi” ve “CE Belgesi” nin bulunması halinin, başkasının haklı olarak kullandığı iş ürünlerinin aynen kullanımı olduğu,\" denilmek sureti ile davalının müvekkiline ait sayaçları aynen kullandığı tespit edilmiş olmasına rağmen hatalı değerlendirme ile  davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yine  18/02/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda: \"Davalı ürün detaylarının su sayacı hesaplama ünitesi ve ön yükleme ünitesi ara yüzleri, üç boyutlu şekilleri bağlamında davacı ürününe ayniyet derecinde benzerlik taşıdığı ve bilinçli tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet vereceği, açıklanan sebeplerden ötürü davacı ürününün (sayaç) yönünden iltibas tehlikesi oluşturduğu\"  tespit edildiğini, davalının  2015-2019 yılları arasında uyuşmazlık konusu olan kopya ürünleri sattığı ve bu  satışlardan 13.693,12 TL net kar elde ettiği  yine dosya kapsamında alınan  14/01/2023 havale tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davalının müvekkiline ait ürünün  birebir aynısını yapması ve  kamu ihalelerinde kullanmasının edimin ifasına fesat karıştırmak sureti ile haksız rekabet oluşturduğunu ve müvekkili şirketi gerek maddi gerekse manevi zarara uğrattığını, uyuşmazlık konusu ultrasonik su sayaçlarının davalı tarafça  2016 yılından itibaren satıldığı davalının ticari defter ve faturaları incelenmek sureti ile oluşturulan bilirkişi raporundan da anlaşılmakta olup ürünlerin koruma süresi içerisinde satıldığı hususunun  da mahkemece değerlendirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu olayda TTK'da yer alan haksız rekabet hükümlerinin uygulanmayacağından bahsedilmekte ise de tasarım hakkı SMK m.58/3 gereği  haksız rekabete dair TTK veya FSEK hükümleri ile eş zamanlı olarak korunabileceğini, şartları oluşan tasarımın haksız rekabet hükümlerine göre korunacağı: \"Tescili yapılmamasına rağmen yasal koşulları sağlayan bir tasarımın haksız rekabet hükümlerine göre korunacağı sabittir.\" (Güneş, Fikri ve Sınai Mülkiyet, s.102) denilmek sureti ile belirtildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket ürünlerinin korunma süresi geçmiş olsa dahi davalı kullanıcıyı yanıltmak sureti ile müvekkili zarara uğratmış olup müvekkilinin tazminata hak kazanacağını, izah ettiği sebeplerle ve resen gözetilecek nedenlerle yapılacak istinaf incelemesi sonunda istinaf talebinin kabulü ile, Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/10 /2024 tarih 2019/443 E.-2024/924 K. sayılı ilamı ile davanın reddine dair verdiği kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde: İstinafa cevap dilekçesinde arz edilen ve resen gözetilecek sebeplerle; davacının zarara uğramamış olup tazminat taleplerinin yersiz olduğunu, davacının istinaf talebinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini  talep etmiştir. <br> HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. <br> Dava, davacının ultrasonik su sayacının davalının kullanmasından kaynaklı haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>Mahkemece aldırılan 30.11.2023 ve 27.06.2024 tarihli iki farklı  bilirkişi heyet raporu incelendiğinde; davacının ultrasonik su sayacı için tasarım, patent veya faydalı model başvurusunun bulunmadığı, tasarımın kamuya sunulduğu, koruma hakkının bulunmadığı, haksız rekabet koşullarının oluşmadığının belirtildiği görülmüştür. Dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporunun, gerekçeli, somut olayın özelliklerine  uygun olduğu bu haliyle hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmış olması nedeniyle davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>  Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değe<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 23/10/2024 tarih ve 2019/443 E. - 2024/924  sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 16/01/2025\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6f9cab699493aa4","SID":"9e6f678c62fca46c"}}