{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/1539 <br>KARAR NO:2024/1265<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:05/11/2020<br>NUMARASI:2016/1044 Esas, 2020/594 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:24/12/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser  sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili içi davacı yan tarafından başlatılan icra takibine davalı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili;  taraflar arasında  hizmet alımından doğan cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davacının alacağının tahsili için davalı hakkında 2 numaralı hak ediş olarak 05/04/2014 tarih ... nolu 15.591,93 TL bedelli fatura düzenlendiğini,  davalıya Beyoğlu ... Noterliği 02/08/2016 tarih ve ... nolu ihtarname gönderilerek temerrüde düşürüldüğünü,  ihtarname tebliğine rağmen  herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun ise kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptalini, alacağın % 20 si oranın da icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davacının sözleşme konusu yüzer iskelelerin montaj işlemlerinin gerektiği gibi yapmadığını, kullandığı malzemenin kalitesiz oluşu sebebiyle koçboynuzu, baba, roller guide gibi yüzer iskelenin kullanımı açısından hayati önem taşıyan parçalarda ayıplar ortaya çıktığını, davacının kendisine sözlü, e-posta yoluyla ve  ihtarname ile bildirilmiş olan  ayıpları gidermediğini,  her ikisi de tacir olan taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, takibe konu edilen \"cari hesap alacağı\" dayanaksız olduğunu, bu nedenlerle likit bir alacak söz konusu olmayıp davacı tarafın icra inkâr tazminatı taleplerinin de reddi gerektiğini, işin gereği gibi yapılmadığını, dolayısıyla alacağının doğmamış olduğunu bilerek icra takibi başlatan davacı hakkında  %20’si oranında tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 05/11/2020 tarihli  karar ile; taraflar arasında yüzer iskele montajı yapımı konusunda eser sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bedelinin 115.000 Euro olduğu, davacı tarafından sözleşme kapsamındaki işin yapıldığı ve davalı tarafından bir kısım ödemelerin gerçekleştirildiği  davacı tarafından ödenmeyen bakiye fatura alacağının tahsili için icra takibi yapıldığı, davalının takibe süresi içerisinde itiraz ettiği,  davalı tarafından davacıya Beyoğlu ... Noterliğinden davacı tarafından yapılan yüzer iskelede iskelenin kullanımıyla ortaya çıkan ayıplar yönünden ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin muhattaba tebliğ edilememiş olsa da tebligat yapılan adresin sözleşmede belirtilen adres olduğu ve sözleşmenin 1. Maddesinde belirtilen adreslerin tebligat adresi olarak kabul edileceğinin kararlaştırıldığı, bu çerçevede gönderilen  ihtarnamenin usulüne uygun  olduğu, teknik bilirkişiden alınan rapora göre yüzer iskelenin kullanımıyla birlikte alüminyum rayın yırtılması ve koçboynuzunun yuvasından çıkması nedeniyle yüzer iskelede hasarın meydana geldiği, iskele üzerinde yapılan inceleme sonucu iskelenin bağlı olduğu dikmelerin sistem montajlarında hatalar olduğu, ayıpların iskelenin kullanılmaya başlanmasıyla ortaya çıktığı, yüzer iskelenin kurulumunda gizli ayıplar olduğu iş bu ayıpların ve hasarın giderilmesi için toplam tutarın 16.126 Euro olduğu ve sözleşme kapsamında bu zarardan yüklenici davacının kusurlu montaj işlemi nedeniyle sorumlu olduğu  anlaşılmakla davalının  ayıplar nedeniyle ödeme yapmamakta haklı olduğu, edimini tam ve eksiksiz yerine getirmediği anlaşılan davacının bakiye bedeli talep etmesinin mümkün olmadığı, davalının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın ve  kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile,  mahkemece davanın red gerekçesi olarak yüklenici tarafından yapılan işin % 90 'lık kısmının tamamen teslim edilmiş sayılabileceğini, davalının eksik ücret ödemesinde haklı olduğunun  belirtildiğini,  kararın eksik inceleme ile hatalı bilirkişi raporuna göre tesis edildiğini, davalı tarafça açılan bir karşı dava olmadığını, davalı tarafça usulüne uygun süresinde yapılan bir ayıp ihbarının da bulunmadığını, davalı şirketin itirazın iptali davası açıldığında problemleri olduğunu  ilettiğini, bu açıdan ayıp ihbarı olduğu yönündeki tespitin  hatalı olduğunu,  davalı şirketle imzalanan söz konusu işin teslimine dair  düzenlenen 12.08.2014 tarihli tutanak üzerinden yıllar geçtiğini  ve 2 yıllık sürenin  dolduğunu, bu teslim tutanağında davalı şirket kaşesi ve imzasının da bulunduğunu, yani yüzer iskelenin 01.11.2015 tarihinde teslim edildiği iddiasının geçersiz bir iddia olduğunu, TBK nun 231. Maddesine göre davalı şirketin yüzer iskelenin tesliminden yıllar sonra 02.09.2016 tarihinde ayıba ilişkin ihtarname gönderdiği iddiasında bulunduğunu, ayıbın ise 15.06.2016 tarihinde ortaya çıktığını iddia ettiğini, bu tutanakta davalı şirket çalışanlarının isimleri bulunmadığını, bu tarihin gerçek olmadığını, bu tarihten sonra 02.09.2016 tarihinde yapılan usulüne uygun olmayan  ihbarın bile  teslim tarihinden 2 yıl geçtikten sonra yapıldığını,  davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olmadığını, gemi konusunda uzman inşaat mühendisinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını ve dosyanın deniz ticaret mahkemesi sıfatıyla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 'ne gönderilmesi taleplerinin  dikkate alınmadığını ve uzman olmayan kişinin raporuna göre karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davacı yüklenici, davalı yandan yüzer iskele montajı işine dair bakiye alacağı bulunduğunu iddia etmiş, davalı yan ise iskele de bir çok ayıplı iş bulunduğunu bu nedenle de bakiye ödemeyi yapmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Dosyanın içeriğinden; iskelede ancak kullanım sonrası ortaya çıkabilecek hayati ve gizli ayıplar bulunduğu, davalı yanın süresinde bu ayıpları davacı yana bildirdiği, yerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile bu ayıpların giderilmesi için gereken bedelin 16.126,00 Euro olarak tespit edilmiş olması nazara alındığında mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/11/2020 tarih ve 2016/1044 Esas, 2020/594 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"80b3e7ba23db346a","SID":"0743dbd9b4d66bcc"}}