{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2024/2581 <br>KARAR NO: 2025/19<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/10/2024<br>ESAS NO: 2023/447<br>KARAR NO: 2024/855<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t:08/01/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:09/01/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2024 tarih ve 2023/447 Esas 2024/855 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu ve bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslim ettiğini, davalının ise müvekkili kooperatif üyesi olduğu ve ferdileşme suretiyle taşınmazı temin ettiğini, müvekkilinin halen tasfiye sürecine girmediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağı bulunduğunu, kooperatifin söz konusu aidat alacağını tüm üyelere karşı talep etmiş olmakla birlikte kooperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa, ilişik kesme belgesi olsa da söz konusu aidatı ödemesi gerektiğini, davalının, kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150 m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacağını, davalının 2003 yılı ocak ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2023 yılı nisan ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcu, değeri tam olarak hesaplanınca kadar şimdilik 100,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsilini, müvekkili kooperatif tarafından yapılan genel kurullarda tüm üyelerin tek seferlik ödeme yapmasına karar verildiğini, bu ödemenin aidat borcu gibi her ay ödenmesi lazım gelen ödemeler olmayıp tek sefere mahsus şekilde talep edildiğini, ara ödeme, yargıtay içtihatları tarafın ek ödeme yahut ortakların şahsi sorumlulukların ağırlaştırılması olarak bilinen tek seferlik bir alacak kalemi ve yalnızca genel kurul kararı ile alındığını, Kayseri İli Melikgazi İlçesi ... Mah. ... ada, ...parsel C blok Bağımsız Bölüm No 1' de kayıtlı mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydına davalıdır şerhi konulmasını, şimdilik 100,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllı %18 ayık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLUDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:Davalının müvekkilini genel kurullara çağırmadığını, müvekkilinin isminin hazirun cetvellerinde dahi bulunmadığını, müvekkilinin davacının üyesi olmadığını, alınan genel kurul kararı ile üyelikten çıkarıldığını, bu kararır iptali ile ilgili herhangi bir dava açılmadığını,  genel kurullara müvekkilinin çağrılmamasının bu durumun göstergesi olduğunu, müvekkilinin halen kooperatif üyesiymiş gibi aidat talep edilmesinin mümkün olmadığını,  müvekkilinin genel kurul kararı ile üyelikten çıkarılmasının eşitli ilkesine aykırı olmadığını, her yıl aidat borcu yansıtıldığının o yılın ticari defterleri incelenerek ve o yıl yansıtılan aidatın genel kurul kararı incelenerek bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğini, geçmişe yönelik aidat borcu yansıtılmasını kabul etmediklerini, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davacı tarafın iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı, müvekkilini temürrüde düşürmemiş olup haksız ve fahiş faiz talebinin reddi gerektiğini, davacı kooperatifin müvekkilinden aidat talebinde bulunmasına rağmen müvekkiline ait taşınmaz üzerine davalıdır şerhi konulmasının talep etmiş olup dava konusu yapılmayan bir taşınmaza ilişkin olarak şerh konulmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,  açıklanan tüm bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Davalı vekilinin, bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosyanın rapor düzenlenmek üzere bilirkişi heyetine yeniden tevdi ile davalının fazla ödeme iddiasına yönelik ek rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 07/06/2024 tarihli raporda özetle; mahkemenin belirtmiş olduğu Kayseri 1. ATM'nin2022/655 E sayılı dosyası içindeki belgeler ve daha önceki bilirkişi raporu taraflarınca yeniden incelendiği, yapılan incelemelerde davalının iddia ettiği gibi 132.000 TL ödeme yapıldığına ilişkin bir bulguya rastlanılmadığı,  herhangi bir hata yapmamak için davacı kooperatifin kayıtları da taraflarınca yeniden incelendiği,  yapılan incelemede davalının ödemesinin 118.175 TL olarak kayıtlı olduğu ve hesap ekstresi raporunun ekte sunulduğu, davalı tarafın ileri sürdüğü ödeme iddiasına ilişkin belgeleri dosyaya sunması gerektiğinin tespit edildiği bildirilmiştir. Yargıtay 23. HD'nin içtihatlarından anlaşıldığı üzere Genel Kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek olmadan genel kurullarca kararlaştırılan parasal yükümlülüklere ilişkin kararlar daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece tüm üyeleri bağlayacağı, genel kurulca belirlenen aidat miktarı,ara ödeme ve gecikme faizi oranları, genel kurul kararlarına katılsın ya da katılmasın ortaklara ayrıca tebliğinin gerekmediği, toplantıya katılmayan üyeler için de bağlayıcı olduğu, kesinleşmiş olması ve yok hükmünde olmaması halinde bu kararın alacağın dayanağı durumunda olduğu, davacı kooperatifin genel kurul toplantılarında aidat ve ara ödeme alınmasına ilişkin kararların iptal edildiğine veya yok hükmünde olduğuna dair itiraz olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı, bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının ödemesi gereken aidat borcunun 114.835-TL, ara ödeme borcunun ise 121.000 TL olduğunun tespit edildiğinden ıslah dilekçesi doğrultusunda taleple bağlı kalınarak 235.635,00-TL üzerinden davanın kabulüne dair karar verilmiştir.<br>1-Davanın KABULÜ ile, 235.635,00-TL' nin (aidat ve ara ödeme) davanın ıslah tarihi olan 24/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine...\" dair  karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; müvekkilinin davacı kooperatifin üyesi olmadığını, müvekkilinin davacı kooperatifteki üyeliğin devam ettiğini kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için mahal mahkemesinin kabulü doğrultusunda müvekkilinin kooperatif üyeliğinin halen devam ettiğinin kabul edilse dahi kararlılık kazanmış Yargıtay kararları gereği yıllardır aidat talep edilmeyen kişiden en fazla yönetim giderlerinin talep edileceğinin kabul edilmediğini, müvekkilinin genel kurullarına dahi edilmediği yıllara ilişkin olarak aidat ödemelerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin davacı kooperatife evi alırken kooperatif tarafından çıkarılan kesin maliyet hesabı üzerine 2011 yılında peşin olarak ödediği tutarın 2010-2022 tarihleri arası için hesaplanan aidat borcundan mahsup edilirken sanki 2022 tarihinde ödenmiş gibi mahsup edilmesinin de doğru olmadığını, mahal mahkemesince karar dayanarak alınan bilirkişi raporunun davacı kooperatifin defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, lehine delil teşkil etme şartlarını taşıyıp taşımadığı konusunda herhangi bir tespit yapılmaksızın ve davacı kayıtları incelenmeksizin düzenlendiğini, kararın ve yapılan hesaplamaların  denetime elverişli olmadığından kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, dosyada yapılan hesaplamaların yanlış olduğunu, rapora yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, müvekkilinin ucuza konut sahibi olabilmek için kooperatife üye olduğunu, genel  kurul kararı doğrultusunda kurada adına konut isabet etmesi sonrası kredi çekerek borçlanarak faiz ödemek suretiyle kooperatife peşin ödeme yapıldığını, yaptığı ödemeden daha fazlasını da faiz olarak ödemek zorunda kaldığını, aradan yıllar geçtikten sonra ilişiğinin kesildiğini, genel kurul toplantılarına çağrılmadığını, üyesi olarak kabul edilmediğini ve hazirun cetvellerinde adı bulunmayan kooperatiften kendisine fahiş miktarda borç çıkartıldığını, kararın icrası halinde müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararlarının doğmasının muhtemel olduğundan kararın kesinleşmesine kadar icranın geri bırakılmasına karar verilmesini, tüm bu nedenlerle dosyanın istinaf incelemesi sırasında sair sebepler doğrultusunda yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tamamen reddine karar verilmesini, yerel mahkemenin kararın kesinleşmesine kadar icrasının durdurulmasına karar verildiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.  <br>Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>Mahkemece,davanın kabulü ile, 235.635-TL (aidat ve ara ödemeye yönelik olmak üzere)   alacağın ıslah tarihi olan 04/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,  karar verilmiştir.<br> Karara karşı  davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.<br>Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.<br> Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar)<br>Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği  sabittir.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar)<br>Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir.  Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde  alınan kararlar neticesi üyeler   ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D Esas    No\t: 2023/4418 Karar No\t: 2024/375)<br>Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dilekçesinde aidattan başka bir de ara ödeme talebinde de bulunduğu anlaşıldığından , mahkemece öncelikle davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği ara ödemenin tam olarak neye ilişkin olduğu sorulup açıklattırılarak, davacı  Kooperatifin somut olarak  hangi genel kurul ya da kurullarında alınan hangi ara ödeme kararlarına dair olduğu ve içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs ) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup  olmadığı,ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı,varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişi kurulundan  ek rapor da alınıp  oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.(Yargıtay  6. HD 2023/361 Esas  2024/612 Karar;  2023/3162 Esas  2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar)<br>Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 uyarınca  kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/10/2024 tarih ve 2023/447 E - 2024/855 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davalı  tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 08/01/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"52169d7546ff5d3d","SID":"ffce8b5d06d43d21"}}