{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/134 <br>KARAR NO:2025/14<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/09/2021<br>NUMARASI:2017/1018 Esas - 2021/792 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:08/01/2025 <br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında 19/04/2017 tarihinde bir protokol akdedildiğini, bu protokol gereğince müvekkili ile dava dışı ... Ltd. Şti.'nin davalılara olan borçlarının tamamını ödemeyi kabul ettiğini, bu kapsamda İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas, İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2014/689 esas ve İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyalarından kaynaklanan ve yine bu çerçevede takibe konu olan ve olmayan tüm alacak iddiaları hakkında 93.130-TL'lik kısmı vekalet ücreti olmak üzere toplam 560.630-TL asıl alacak, faiz ve masraflara ilişkin ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin davalı ...'in iki ayrı banka hesabına toplamda 731.630-TL tutarında ödeme yaptığını, yapılan ödemenin 171.000-TL'lik kısmının hataen yapıldığını, fazla yatan kısmın iadesi için davalılara 14/07/2017 tarihli ihtarname gönderildiğini, davalı ... A.Ş.'nin gönderdiği cevabi ihtarnamede müvekkili şirketçe gönderilen paranın alınmadığının beyan edildiğini, bunun üzerine 171.000-TL asıl alacak ve 4.342,93-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 175.342,93-TL'nin tahsili için davalılar aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatıldığını ancak davalıların takibe itiraz ettiğini, müvekkilinin davalılara karşı olan edimini yerine getirdiğini, bu hususun taraflar arasında akdedilen protokolden, banka dekontlarından ve sözleşmeden anlaşılabileceğini ileri sürerek, davalıların takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin 24/04/2018 tarihli ara kararı üzerine, davacı vekili 24/05/2018 tarihli dilekçesiyle 171.000-TL harca esas değere ek olarak 4.342,93-TL işlemiş faiz yönünden de borca itirazın iptalini talep edildiğini ve eksik harcın tamamlandığını belirtmiştir.<br>CEVAP:Davalılar vekili, taraflar arasında 2013 yılından itibaren devam eden davaların müvekkili şirketler lehine sonuçlanması üzerine, davacı ile müvekkili şirketlerin, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyalarına ilişkin olarak toplam 560.630-TL'nin ödenmesi konusunda anlaştıklarını, davacının protokol konusu olan 560.630-TL'yi 20/04/2017 tarihinde müvekkili Avukat ...'nın ...Bankası hesabına, ptotokol konusu olmayan 161.000-TL'yi ise Avukatın protokolde yazılı olmayan ... Bankası hesabına ödediğini, havalenin bir borç ödeme vasıtası olduğunu, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi konusunda yasal karine teşkil ettiğini, bu karinenin aksinin yani havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını iddiasının ispatlanması gerektiğini, dava konusu yapılan 161.000-TL havalenin, davacının müvekkili şirketlere olan protokol dışı borcu sebebiyle gerçekleştirildiğini, müvekkili diğer davalı şirketin vekili ...'nın da gönderilen 161.000-TL' ödemeyi aynı gün diğer davalı müvekkili ... A.Ş.'nin ... Bankası hesabına gönderdiğini, dava konusu 161.000-TL bedelli dekontta gönderiliş sebebiyle ilgili bir açıklama bulunmadığını, bu halde paranın mevcut bir borcun ödenmesi için gönderildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, davacı tarafından protokol konusu dışında kalan ödemenin protokolden farklı bir hesaba açıklamasız bir şekilde göndermesinin hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, ödeme vasıtası olan havalenin mevcut bir borcun ödendiğini gösterdiği, bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerektiği, davacı tarafça sehven yapıldığı iddia edilen ödemeye ilişkin dekontta herhangi bir açıklama bulunmadığı, davacının davalılara yapılan ödemelerin sehven yapıldığını, protokol kapsamında olmadığını davanın değerine göre yazılı delille ispat etmesi gerektiğinden ispat yükünün davacı tarafta bulunduğu; davalı tarafından davacının yaptığı 161.000-TL ödemenin protokol dışı borç sebebiyle yapıldığının beyan edildiği, davalının bu beyanının vasıflı ikrar olduğu ve Türk hukukunda vasıflı ikrarının bölünemeyeceği kabul edildiğinden bu husustaki ispat yükünün davalıya geçmeyeceği ve davacı üzerinde kalmaya devam edeceği; mali müşavir bilirkişi raporunda davacı tarafından fazla yapıldığı beyan edilen ödemeye ilişkin herhangi bir kayıt olmadığının belirlendiği, davacının yemin deliline başvurmayacağını beyan ettiği, davacının iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği ve kötüniyet tazminatı şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, davalıların sorumluluğunu saptayan heyet bilirkişi raporunun dikkate alınmamasının doğru olmadığını; mahkemenin dava konusunu yanlış değerlendirdiğini, dava konusunun 4 adet ödeme neticesinde 171.000-TL'nin fazla ödeme yapılması olduğunu, davalıların savunmalarının sadece 161.000-TL'ye ilişkin olduğunu, 10.000-TL'ye dair bir itiraz sürülmediğini; fazla ödemenin sübut bulduğunu; mahkemenin vasıflı ikrardan dolayı ispat yükü değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davalıların protokol dışında bir borçtan söz etmiş olmaları karşısında davalının aslında bileşik ikrarda bulunduğunu ve ispat külfetinin davalı tarafa geçtiğini, davalı şirketin takipten önceki ihtara verdiği cevapta ödemelerin kayıtlarında bulunmadığını bildirdiğini, zaten davalı ...'nın davalı şirkete gönderdiği 161.000-TL'nin davalı ... adına kayıtlarda tutulduğunun belirlendiğini ve mali müşavir bilirkişinin tespitlerinin değerlendirilmediğini belirterek,kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, davacı ile davalı şirket arasındaki borç ödemesine ilişkin protokol kapsamında banka havalesiyle fazla yapıldığı iddia edilen ödemenin iadesi için başlatılan icra takibine davalıların itirazının iptali istemine ilişkindir.6098 sayılı TBK nın  555 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay HGK'nın 2017/13-2137 E., 2018/1860 K. sayılı ve 06/12/2018 tarihli ilamı). TBK'nın 102. maddesinde kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda, ödemenin muaccel borç için yapılmış sayılacağı kabul edilmelidir (Yargıtay 13. HD'nin 2015/27484 E., 2018/2268 K. sayılı ve 21/02/2018 tarihli ilamı). Uyuşmazlık konusu olmayan 19/04/2017 tarihli \"Protokol\"de\" davacı, dava dışı ... Ltd. Şti., davalı ... A.Ş. ve bu şirketle birleşmiş ... Ltd. Şti. arasında imzalanmıştır. Protokol, \"1) ... arasındaki cari hesaplardan kaynaklanan borçların tümü ve buna mukabil açılan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... ve İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/689 esas sayılı dosyaları ile İstanbul Anadolu 2. İcra Dairesinin” ... sayılı dosyalarından kaynaklanan ve bununla birlikte takibe konu olan ve olmayan bütün alacak iddialarına ilişkin tüm borca karşılık 93.130- TL'si vekalet ücreti olmak üzere toplam 560.630,- TL asıl alacak, faiz, harç, dosya masrafları ve vekalet ücreti ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İş bu bedel ...'in göstereceği hesaba gönderilecektir. 2) Tarafların bu bedel dışında birbirlerinden herhangi bir hak ve alacak talebi bulunmayıp birbirlerini gayri kabili rücu olarak ibra ederler. İş bu bedel her ne kadar ...k tarafından ödenmiş olsa da ödenen bu bedel bütün borçlara karşılık olup ...'in .. da gayri kabili rücu olarak ibra ettiklerini kabul ve beyan eder. 3) ... takibe başladığı İstanbul Anadolu ... İcra Daire'sinin ... sayılı dosyası ve İstanbul Anadolu ... İcra Daire'sinin ... sayılı dosyalarından iş bu bedel ödendikten sonra takip etmeyeceğini ve bu şekilde dosyayı düşüreceğini, dosyada var ise hacizleri fek edeceğini, dosya borçluları hakkında herhangi bir işlem yapmayacağını kabul ve taahhüt eder.\" hükümlerini içermektedir.Davacı da protokole göre, alacaklı şirketlerin avukatı ve eldeki davanın da davalısı olan ...'nın kendisine bildirdiği hesaplarına açıklama bulunmayan havale işlemiyle 20/04/2017 saat 13:40'ta ...bank'tan... Bankası hesabına 161.000-TL; \"19.04.2017 tarihli protokol gereğince\" açıklamalı havale işlemiyle 20/04/2017 saat 15:44'te ... Bankası'ndan...bank hesabına 154.000-TL; açıklama bulunmayan havale işlemiyle 20/04/2017 saat 16:01'de ...bank'tan ...bank hesabına 260.000-TL ve \"19.04.2017 tarihli protokol gereğince\" açıklamalı havale işlemiyle 20/04/2017 saat 16:34'te ...bank'tan...bank hesabına 156.630-TL olmak üzere toplam 731.630-TL göndermiştir. Ancak davacı, protokol uyarınca 560.630-TL göndermesi gerekirken bankaya verilen talimat işlemlerinden dolayı sehven 171.000-TL'nin fazla gönderildiğini, para davalılar tarafında iade edilmediğinden tahsili için icra takibine girişildiğini ileri sürmüştür.Davalılar vekili de, davacının açıklama bulunmayan müvekkili ...'nın ... Bankası hesabına gönderilen 161.000-TL'nin davacının davalı şirketlere olan protokol dışı borcu sebebiyle müvekkili Avukat ... aracılığıyla ödendiğini, bu ödemenin müvekkili ... tarafından müvekkili ... A.Ş.'nin ... Bankası .. nolu hesabına gönderildiğini; protokole konu borç ödemelerinin müvekkili ...'nın ...bank hesabına, dava konusu 161.000-TL'nin ise özel olarak ... Bankası hesabına açıklamasız olarak gönderildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.Mali müşavir bilirkişi tarafından, davacı ve davalı şirketlerin ticari defter-kayıtları ile davalı ...'nın banka hareketleri incelenmiştir. Buna göre, davacının 20/04/2017 tarihinde toplam 731.630-TL ödeme yaptığı; aynı gün davalı ...'nın saat 13:43'te havale işlemiyle davalı ... A.Ş.'nin hesabına 161.000-TL; saat 16:24'te havale işlemiyle davalı... A.Ş.'nin hesabına \"... tahsilat ödemesi\" açıklamasıyla 400.000-TL; saat 16:29'da kendi hesabına 3.000-TL; 16:38'de havale işlemiyle davalı... A.Ş.'nin hesabına \"... tahsilat ödemesi\" açıklamasıyla 67.500-TL ve saat 16:40'ta havale işlemiyle dava dışı eşi ...'in hesabına ... para\" açıklamasıyla 100.000-TL gönderdiği; yani 628.500- TL'yi davalı... A.Ş. hesabına aktardığı, 103.310-TL'nin ise davalı ...'nın uhdesinde kaldığı tespit edilmiştir. Davacı şirketin defterlerinde, ödemelerin \"Gönderilen havale 20.04.2017 ...Tic.\" adı altında, davalı ... A.Ş. hesabına borç yazılarak kayıtlara alındığı; davalı ... A.Ş. kayıtlarında ... tarafından havale edilen 467.500- TL ödemenin \"... davası gelen havale...bank\" adı altında kayıtlara alındığı; davalı ... tarafından havale edilen 161.000-TL ödemenin de \"Banka 061512 Evrak ile Avukat\" adı altında ... hesabına alacak yazılarak kayıtlara alındığı ve bedelin ...'nın hesabında takip edildiği belirlenmiştir.Davacının takipten önce davalı ... A.Ş.'ye (ve onunla birleşen ... Ltd. Şti.'ye)gönderdiği 14/07/2017 tarihli ihtarnameyle, protokol ve toplam 731.630-TL ödemeden bahsedilerek fazla ödendiği belirtilen 171.000-TL'nin en geç üç gün içinde 20/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesinin istenildiği, ihtarın muhataplara 18/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı ... A.Ş. 24/07/2017 tarihli cevabi ihtarıyla ... Ltd. Şti. ile birleştiklerini, protokolde iddia edilen ödemelere kayıtlarına rastlanılmadığı ifade edilmiştir. Dava dilekçesinde, davalı şirket tarafından bu şekilde cevap verildiğinden icra takibinde davalı ...'ya da talebin yöneltildiği açıklanmıştır.Ticaret sicil kayıtlarına göre davalı-borçlu olarak gösterilen ... Ltd. Şti., diğer davalı şirketle 12/04/2017 tarihinde yani icra takibinden önce birleşmiştir. Dolayısıyla davada esasen iki davalı yani davalılar ... A.Ş. ve ... bulunmaktadır. Davaya dayanak teşkil eden ve 02/08/2017 tarihinde başlatılmış icra takibinde davacı, borçlu olarak davalı ... A.Ş.'yi ( ve onunla birleşen  ... Ltd. Şti.'yi) ve diğer davalı ...'yı borçlu olarak göstermiş, 171.000-TL asıl alacak ve   4.342,93-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 175.342,93-TL'nin asıl alacağa 30/07/2017-01/08/2017 arasında %9 yasal faiz olarak hesapladığını belirtmiştir. Somut olayda, davacının 19/04/2017 tarihindeki borç ödeme protokolünün imzalanmasından sonra 20/04/2017 tarihinde davalı şirketin avukatı olan davalı ...'nın banka hesaplarına toplam 731.630-TL gönderilmiştir. Davalılar fazla gönderilen bir para olmadığını, davacının havaleyle gönderdiği 161.000-TL'nin davacının davalı şirkete protokol kapsamı dışındaki bir borç için gönderildiğini savunmuştur.Davacı ve davalı şirket arasında imzalanan 19/04/2017 tarihli protokolde davacı, davalı şirket ve dava dışı Yemenoğulları şirketi arasındaki cari hesaplardan kaynaklanan borçların tümü ve buna mukabil açılan İstanbul Anadolu 2. ve 12. İcra Dairesi ile İstanbul Anadolu 3. ATM dosyalarından kaynaklanan ve bununla birlikte takibe konu olan ve olmayan bütün alacak iddialarına ilişkin tüm borca karşılık 93.130-TL'si vekalet ücreti olmak üzere toplam 560.630-TL asıl alacak, faiz, harç, dosya masrafları ve vekalet ücreti ödeneceği kabul ve taahhüt edilmiştir. Bu bedelin ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. vekili (davalı) avukat...'nın göstereceği hesaba gönderileceği kabul edilmiştir. Ayrıca tarafların bu bedel dışında birbirlerinden herhangi bir hak ve alacak talebi bulunmayıp birbirlerini gayri kabili rücu olarak ibra edecekleri kabul edilmiştir. Yani davalıların savunmasında belirttiklerinin tersine davacının, davalı şirkete başkaca bir borcu olmadığı davaya konu ödemelerin yapıldığı 20/04/2017 tarihinden bir gün önce 19/04/2017 akdedilmiş protokolde hüküm altına alınmıştır. Davacı protokole istinaden yapması gereken 560.630-TL'yi davalı şirketin avukatı davalı hesabına ödemiştir. Zaten davalıların da protokolün gereğinin yerine getirilmediği hususunda bir itirazları yoktur. Dolayısıyla protokolün davacı tarafından ifa edildiği ve tüm borçlar için davacının ibra edildiği kabul edilmelidir.Davacı 310.630-TL'lik iki adet havale işleminde protokol açıklamasıyla ...'a; kalan 421.000-TL'lik iki adet havale işleminde ise (161.000-TL ... Bankası'na ve 260.000-TL ...bank'a) açıklamasız olarak ödeme yapmıştır. Görüldüğü gibi davalılar açıklamalı havalelerin tamamını yani 310.630-TL'yi ve açıklamasız havalelerden 260.000-TLnin protokol için olduğunu; kalan 161.000-TL'yi ise protokol harici bir borç için kabul ettiklerini savunmuştur. Fakat protokoldeki alacak miktarı 560.360-TL olmasına rağmen, kabul ettikleri miktar toplamı 570.630-TL olup, aradaki 10.000-TL için bir beyanda bulunmamışlardır. Ayrıca protokolde ödemelerin hangi bankaya yapılacağı belirlenmemiş olup, davalı ...'nın banka hesaplarını bildireceği düzenlenmiştir. Davanın konusu davacının yaptığı toplam ödeme ve protokole göre ödemesi gereken toplam bedel üzerinden değerlendirilmiştir.Protokolde davacının, davalı şirkete 560.360-TL dışında hiç bir borcu olmadığı ve ödeme yapıldığında, davacının ibra edileceği kararlaştırıldığından davacının  fazla ödemeyi hataen yaptığının kabulü gerekir.Davacı havaleye ilişkin karinenin aksini, davalının taraf olduğu yerine getirilmiş yazılı protokolle ispatlamıştır. Buna karşın, davalılar yargılamanın hiç bir aşamasında açıklama bulunmayan havalelerden dolayı alacaklı olduğunu iddia ettiği protokol harici borç ilişkisinin ispatı yönünde delil sunulmamıştır.Bunun sonucu olarak da, davacının davalıya yaptığı 171.000-TL fazla ödemenin davacıya iadesi gerekir. Fakat bu ödemeler davacı tarafından davalı ...'ya, davalı şirketle aralarındaki vekalet (avukatlık) ilişkisinden dolayı yapılmıştır. Bundan dolayı söz konunu 171.000-TL'nin iadesinden davacıya karşı davalı şirketin sorumlu olduğu; eldeki dava açısından paranın kendisine vekaleten gönderildiği tartışmasız olan davalı ...'nın bir sorumluluğu bulunmadığından kendisine pasif husumeti yöneltilemeyeceği anlaşılmıştır. Davacı, icra takibinde işlemiş faiz de talep etmiştir. Ancak takipten önce  gönderdiği ihtarnamede 3 günlük atıfet mehli verdiği ihtar  davalı şirkete 18/07/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Buna göre davalı şirketin 22/07/2017 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, takipte 01/08/2017'ye kadar %9 yasal faiz istediği gözetildiğinde 67.870-TL üzerinden 10 gün için 167,35-TL işlemiş faiz hesap edilmiştir.Ayrıca protokole göre fazla ödeme yapıldığı belli olan bu hususun aksi davalılarca ispatlanamamış likit ve belirlenebilir alacak için de, davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmelidir. Şartları oluşmadığından ve ilk derece mahkemesince davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine ilişkin karar istinaf edilmediğinden kesinleşmiştir.Öte yandan her ne kadar hakkında davanın reddine karar verilmiş olan davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, HMK'nın 327. maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırı olacak şekilde davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp, kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verdiğinden ve yargılama boyunca savunmasıyla bu durumu devam ettirdiğinden, lehine yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görüldüğünden  davanın 171.000-TL asıl alacak ve 167,35-TL işlemiş faiz için daval ... A.Ş. açısından kısmen kabulü ve diğer davalı ... açısından da pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın yazılı gerekçeyle her iki davalı bakımından reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilerek davalı şirket bakımından davanın kabulüne ,diğer davalı bakımından pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1018 Esas - 2021/792 Karar sayılı 16/109/2021 tarihli kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \"1-Davalı ... A.Ş. Açısından davanın  kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 171.000-TL asıl alacak ve 167,35-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 171.167,35-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 oranını geçmemek üzere yasal faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine,Alacağın %20'si oranda hesaplanan 34.233,47-TL icra inkar tazminatının davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 2-... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, Davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine,\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;\"Alınması gereken 11.692,45-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine  yatırılan 2.043,55-TL peşin harç ve 74,17-TL tamamlama harcı, icra dosyasına yatırılan 876,71-TL olmak üzere toplam ‬2.994,43-TL'nin mahsubu ile kalan 8.698,02‬-TL'nin davalı ... A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 3.025,83‬-TL peşin harçların davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan davalı ... için yapılan giderler ayrık tutularak hesaplanan  2.400-TL bilirkişi ücreti ve 287-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.687-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.625-TL'sinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı ... tarafından yapılan 14,25‬-TL yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, Davalı  ... A.Ş. lehine taktir olunan 4.175,58-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Davalı ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\"Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 60,50-TL istinaf yargı giderinin davalı ...AŞ den alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"479080fc6e3ba325","SID":"f91128ab9a9a7e1e"}}