{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2569 <br>KARAR NO\t: 2025/64<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/06/2024<br>ESAS NO: 2023/183<br>KARAR NO: 2024/635<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/01/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 14/01/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/06/2024 tarih ve 2023/183 Esas, 2024/635 sayılı kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından keşidecisi ... olan ve hamiline düzenlenen, Denizbank ... şubesi ... Hesap Nolu hesaba ait, \"...\" ve \"...\" seri numaralı, 19.02.2022 ve 09.02.2022 keşide tarihli, Kayseri Keşide yerli, 55.000,00 TL (ElliBeşBinTürkLirası) bedelli iki adet çekin ciro yoluyla iktisap edilmiş olduğunu, iktisap edilen bu çeklerin davacı firma tarafından, keşidecisinin güvenilir olmaması nedenleriyle ciro edene iade edilmiş olduğunu ancak bu çeklerin her nasılsa davalı tarafından iktisap edilerek muhatap bankaya ibraz edilmiş ve \"karşılıksızdır\" işlemi yapılmış olduğunu, oysa ki; bahse konu çeklerin davacı tarafından kendisine ciro eden ... Tic. Ltd. Şti.’ne (VKN:...) iade edildiğini, bu nedenle davacının nasıl iktisap ettiğini bilmediği davalı ... Vergi Kimlik Nolu ... Tic. San. Ve Tic. Ltd.Şti.’ne bahse konu çeklerle ilgili herhangi bir borcu bulunmadığını ancak davalı, bahse konu bu çekler ile Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile davacı firma aleyhine icra takibi başlattığını, başlatılan bu takip hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olup evvela durdurulması ve takibin iptali gerekmekte olduğunu, izah edilen sebeplerle işbu menfi tespit davasını ikame etme zorunluluğu hâsıl olduğunu, davacı firma olan ... Tic. Ltd.Şti. ile dava dışı 3. kişi konumundaki ... Tic. Ltd. Şti. (VKN:...) arasında ticari ilişki bulunmakta olduğunu, dava dışı 3. kişi konumundaki firma ile davacı firma arasında yapılan vadeli satışlar karşılığında müşteri çekleri ile ticari hayata uygun şekilde tahsilât sağlanmakta olduğunu, Davacı firma olan ... San. Tic. Ltd.Şti. ile 3. kişi konumundaki firma arasında yapılan ticaret karşılığında 21.12.2021 tarihinde 4 adet çek davacı tarafından teslim alınmış olduğunu, alınan bu 4 çekin, Denizbank ...Şubesine ait ... Hesap Nolu Hesaba ait ...’in keşidecisi olduğu Kayseri Keşide yerli 09.02.2022 Keşide Tarihli, ... Çek Nolu ve 55.000.00 TL Bedelli, Denizbank ...Şubesine ait ... Hesap Nolu Hesaba ait ...’in keşidecisi olduğu Kayseri Keşide yerli 19.02.2022 Keşide Tarihli, ... Çek Nolu ve 55.000.00 TL Bedelli, Denizbank ...Şubesine ait ... Hesap Nolu Hesaba ait ...’in keşidecisi olduğu Kayseri Keşide yerli 05.03.2022 Keşide Tarihli, ... Çek Nolu ve 65.000.00 TL Bedelli, Denizbank ... Şubesine ait ... Hesap Nolu Hesaba ait ...’in keşidecisi olduğu Kayseri Keşide yerli 19.03.2022 Keşide Tarihli, ... Çek Nolu ve 65.000.00 TL Bedelli çekler olduğunu, davacı firma tarafından yukarıda belirtilen çeklerden iki tanesinin 03.01.2022 tarihinde Türkiye İş Bankası ... Şubesine tam ciro ile devir/teslim ve temlik edilmiş olduğunu, bu iki çekin, Denizbank ...Şubesine ait ... Hesap Nolu Hesaba ait ...’in keşidecisi olduğu Kayseri Keşide yerli 09.02.2022 Keşide Tarihli, ... Çek Nolu ve 55.000.00 TL Bedelli, Denizbank ...Şubesine ait ... Hesap Nolu Hesaba ait ...’in keşidecisi olduğu Kayseri Keşide yerli 19.02.2022 Keşide Tarihli, ... Çek Nolu ve 55.000.00 TL Bedelli çekler olduğunu, davacı firma tarafından çeklerin henüz vadeleri gelmeden keşidecinin istihbaratının bozulması nedeniyle 3. kişi konumundaki firma (... Tic. Ltd. Şti) ile iletişime geçilerek yukarıda belirtilen 4 adet çekin yerine yeni çekler alınmış, davacı firmanın bankadaki ve portföyündeki çekler 3. kişi konumundaki firmaya iade edilmiş olduğunu, bankadan iade alınan çeklerdeki davacı firmaya ait cirolar silinmemiş ve cirolar iptal edilmeden 3. kişi konumundaki ... Tic. Ltd. Şti.’ne (VKN:...) iade edilmiş olduğunu, bu şekilde ciro edilen ancak cirosu iptal edilmeyen çekler yukarıda da bilgisi verilen keşidecisi ... olan, hamiline düzenlenen, Denizbank'a ait olan \"...\" ve \"...\" seri numaralı, 19.02.2022 ve 09.02.2022 keşide tarihli, Kayseri yerleşim yerli, 55.000,00 (elli beş bin)'er TL'lik iki adet çek olduğunu, diğer iki çekte ise davacı firma tarafından henüz ciro işlemi yapılmadığı için o şekilde iadesi sağlanmış olduğunu, davacı firma tarafından 3. kişi konumundaki ... Tic. Ltd. Şti.’ne (VKN:...) iade edilen çekler farklı bir firma ve işbu davada davalı olan ... Tic.San. Ve Tic.Ltd. Şti. tarafından her nasılsa iktisap edilmiş ve ilgili bankaya ibraz edilerek \"karşılıksızdır\" işlemi yapılmış olduğunu ayrıca davalı tarafından iktisap edilen çeklerde 19.02.2022 tarih ve \"...\" seri no'lu çekin keşide tarihi değiştirilerek 10.02.2022 olarak ve çekin sağ üst kısmına yazı yazılarak çek tahrifata uğratılmış olduğunu,  davacı firmanın iade edilen ve tahrifata uğratılan çeklerden dolayı herhangi bir borcu olmayıp bunun tespitini mahkemenizden isteme zorunluluğu hâsıl olduğunu ayrıca Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına da tahrifata uğratılan çek/çekler hakkında suç duyurusunda bulunmak için haklarını saklı tuttuklarını, çekler üzerinde tahrifat yapılması nedeniyle davacı firmanın herhangi bir borcu olmadığını, \"...\" seri no'lu çek incelendiği takdirde çek üzerindeki tarih kısmında ve çekin ön yüzündeki sağ üst bölümünde tahrifat yapıldığı çıplak gözle yapılan basit inceleme ile dahi anlaşılabilir nitelikte olduğunu, Mahkemenin gerekli görmesi halinde bilirkişi incelemesi sonucunda da bu husus ortaya çıkacağını, Yargıtay 12.  Hukuk Dairesi 2011/8343 E. , 2011/26386 K. 05/12/2011 tarihli bir ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, somut olayda da değiştirilen keşide tarihinin çekin çek vasfını etkileyecek ve çek vasfını kaybetmesine neden olacak olduğunu, işbu durumda davacı firmanın çek vasfını kaybeden çekten ötürü davalıya herhangi bir borcunun olmadığının kabulü gerekmekte olduğunu, bir diğer hususun ise \"...\" seri no'lu çek ile \"...\" seri no'lu çekin ciro silsilesinde kopukluk olduğunu, dava konusu olayda izahtan vareste şekilde görüldüğü üzere düzgün ciro zinciri bozulmuş ve kopukluk meydana gelmiş olduğunu, daha net şekilde izah etmek gerekirse \"...\" seri no'lu çek ile \"...\" seri no'lu çekler; önce dava dışı firma olan... Vergi Kimlik Nolu ... Tic. Ltd. Şti. tarafından ciro edilmiş, davacı firma da tam ciro yoluyla çekleri Türkiye İş Bankası A.ş.'ye devir ve temlik etmiş ancak yukarıda da açıklandığı üzere keşidecinin güvenilir olmaması nedeniyle cirosunu iptal ederek çekleri ... Vergi Kimlik Nolu ... Tic. Ltd. Şti’ ne iade etmiş olduğunu ancak bu duruma rağmen Türkiye İş Bankası A.ş.ye yapılan tam ciro işleminin varlığı kabul edilse dahi, İş Bankası tarafından yapılan bir ciro işleminin bulunmaması nedeniyle ciro silsilesinde kopukluk meydana geldiğini, davacı firma ile davalı firma arasında herhangi bir bahse konu borç oluşturacak ticari ilişki bulunmadığını, davacının borçlu olduğunun kabulü durumunda davalı sebepsiz zenginleşmiş olacağını, çeklerden birinin tahrifata uğraması nedeniyle çek vasfını yitirmesi ve tarafların belirtilen tarihlerde ticari ilişkilerinin bulunmaması sebepleriyle davacının herhangi bir borcunun olmadığının kabulü gerektiğini, Denizbank A.Ş tarafından davacı firmaya mail yoluyla gönderilen mesajda da ciro silsilesinin bozuk olduğu belirtilmiş olduğunu, ... vergi kimlik nolu ... tic. san. ve tic. ltd. şti.’ nin yetkili hamil sıfatı bulunmadığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2013/17747 E. , 2014/1078 K. 13.01.2014 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini belirterek, ciro silsilesindeki kopukluktan dolayı teminatsız olarak Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının Tedbiren Durdurulmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise mahkemece belirlenecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bahse konu çeklerden dolayı davalının hiçbir şekilde borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli olarak takip yaparak haksız bir şekilde davacının mağduriyetine sebebiyet veren davalının %20 den aşağı olmamak kaydıyla Kötüniyet Tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ikame ettiği dava usul ve yasaya aykırı olup bu sebeple de reddi gerekmekte olduğunu, davacı taraf açtığı dava kapsamında dava şartı arabuluculuk yoluna başvurmadan dava açmış olup bu sebeple de açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın açtığı dava kapsamında icra takibinin tedbiren durdurulmasını talep etmiş olmasına rağmen dava kapsamında davacı tarafın takibin durdurulmasını tedbiren talep edemeyeceğini, zira eldeki dava takipten sonra açılmış bir menfi tespit davası olup bu tür davalarda tedbiren takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, bu kapsamda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi  2017/7853 E. 2019/4067 K. Sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, dava konusu çeklerin hamiline düzenlenmiş senetler olduğunu, davacı tarafın açtığı davanın İİK md. 169 kapsamında yapılan bir borca itiraz niteliğinde olup bu dava kapsamında takibin iptaline değil ancak takibin durdurulmasına karar verilebileceğini, Davacı tarafın ise dava dilekçesinin sonuç istem kısmında takibin iptalini talep etmiş olup taleple bağlılık kuralı gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, bunun yanında davacı taraf takibin tedbiren durdurulmasını istemiş ise de İİK md. 169 gereği itiraz satıştan başka icra işlemlerini durdurmayacağını, Takibin geçici olarak durdurulmasına karar verilebilmesi için İİK 169-a/2 maddesi gereği \" borçlunun itiraz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği veya senedin metninden zamanaşımına uğradığı veya borçlunun borçlu olmadığı yahut icra dairesinin yetkili olmadığı\"nın anlaşılması gerekmekte olduğunu, Davacı tarafın ise dava dilekçesinin ekinde böyle bir belge sunamamış olup bu sebeple de takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir kararının reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacı taraf icra takibine konu edilen ... seri nolu çekin tahrif edildiğini iddia etmekte ise de ilgili senette bir tahrifat değil bir keşide tarihinin düzeltilmesi sebebiyle yapılmış paraf söz konusu olduğunu, çeki keşide eden kişi keşide tarihini düzelttikten sonra üzerine el yazısı ile tarihi yazdıktan sonra altını da kendi imzası ile paraf etmiş olduğunu, Çek keşidecisinin imzanın kendisine ait olmadığı yönünde bir itirazı da bulunmadığına göre çekte ciranta statüsünde olan davalı tarafın çekin üzerinde bulunan parafın keşideciye ait olmadığını iddia etme hakkı bulunmadığını, Çekteki keşide tarihi süresi içerisinde müracaat hakkının kullanılıp kullanılmadığını etkilediğine göre mantık olarak bir tahrifat yapılacaksa bunun geri tarihli değil ileri tarihli olarak yapılması gerekeceğini, zira daha ileri olan bir keşide tarihinin tahrifatla geriye çekilmesinde çek hamili bakımından bir yarar bulunmadığını, kaldı ki davacı taraf ilk keşide tarihinin 19.02.2022 olduğunu iddia ettiğine göre bu tarihin 10.02.2022 şeklinde tahrif edilmesinde davalının herhangi bir menfaati bulunmadığını, dava konusu icra takibi kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip olup bu takibe karşı başvurulabilecek itiraz yolları İİK'da özel olarak düzenlendiği gibi tahdidi olarak da sayılmış olduğunu, İİK Madde 168- 169’in dikkate alınması gerektiğini, İİK md. 169'a göre kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe ancak borçlu olmadığı, borcun itfa edildiği, mehil verildiği veya alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçeleri ile dava yoluyla itiraz edilebileceğini, Mahkeme de yapacağı incelemeyi ancak bu iddialarla sınırlı kalarak inceleyebileceğini, bunun haricinde işin esasına girerek inceleme yapamayacağını, Davacı tarafın dava kapsamındaki iddialarının hiç birisi İİK md. 168/5'te sayılan itirazlar mahiyetinde olmayıp bu sebeple de açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacı taraf icra takibine konu çeklerdeki ciro silsilesinin bozuk olduğu savunmasında bulunmuş ise de, icra takibine konu edilen çeklerin hamiline düzenlenmiş çekler olduğunu, Hamile yazılı senetlerin devrinde ciro yapılması, çekin devrine ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayacağını, diğer bir deyişle, hamile yazılı çeklerin cirosunda temlik (senetten doğan hakların devri) işlevi söz konusu olmadığını; zira ciro olmasa bile, teslim ile birlikte hakların devredilmekte olduğunu, benzer şekilde böyle bir senedin cirosunun hak sahipliğini teşhis işlevi de bulunmadığını, hamile yazılı bir çekin arka yüzünde hiç ciro kaydı bulunmasa ya da kopuk ciro zinciri bulunsa dahi, muhatap senedi elinde bulunduran hamile, ödeme yapmak zorunda olduğunu, diğer bir deyişle, hamile yazılı bir çekin ciro zincirinin kopuk olması, hamilin yetkili hamil olmasını engellemeyeceğini, hamile yazılı bir çekin ciro edilmiş olmasının, senedi emre yazılı hale getirmediğini, bu kapsamda, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2008/7274 E. 2008/9538 K. Sayılı ilamının, 12. Hukuk Dairesi 2009/8411 E. 2009/17411 K. Sayılı ilamının, 19. Hukuk Dairesi 2013/8163 E. 2013/12850 K.sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, hamiline yazılı bir çekte muntazam bir ciro silsilesinin varlığı aranmadığını, bu sebeple de davacı tarafın ciro silsilesinde kopukluk olduğu iddiası dava konusu çekler bakımından dinlenilemeyeceğini, icra takibine konu olan çekler hamiline düzenlenmiş olup bu sebeple de davacı tarafın çeki İş Bankasına tam ciro ile devretmesinin davalının hak sahipliği bakımından bir önemi bulunmadığını, davacı taraf tacir olup basiretli tacir gibi davranma borcu altında olduğunu, dilekçede İş Bankasından çeklerin iade alınarak dava dışı ... şirketine iade edildiği iddia edilmekte ise de çekte ciro işlemi yapan bir tacirin kendi cirosunu silmeden söz konusu çekleri geri iade etmesi buna ilişkin çek yaprağının arkasına da herhangi bir şerh düşmemesi basiretli tacir gibi davranma yükümüne aykırı olduğunu, Bu sebeple de davacı tarafın iddialarını kabul etmenin mümkün olmadığını, Davacı tarafın davalı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, dolayısıyla da çekin davalıya verilmesini gerektirecek bir sebep bulunmadığından borçlu olmadığını iddia ederek, ticari defterlerin incelenmesini talep etmiş ise de, davacı tarafın talebi icra mahkemesince incelenebilecek bir husus olmadığını, ayrıca icra takibine konu çekler hamiline yazılı çekler olup davalının bu çekleri davacı taraftan devralmasının da şart olmadığını, Hamiline yazılı çeklerde çek hamillerinin çeki ciro etmesi durumunda ciro işleminin çekte belirtilmesi şart olmayıp buna rağmen çekin arka yüzünde bir ciro işlemi görünüyor ise cirantaların çek borcundan sorumluluğu doğacağını belirterek, davacı tarafın öncelikle ihtiyati tedbir talebinin reddine, sonrasında davasının reddine, kötüniyetli itiraz sebebiyle takip miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konulan çekler nedeni ile davalıya borçlu olunmadığı belirtilerek Mahkememizde menfi tespit davası açılmış ve dava konusu takip iptal edilmiş olsa da, davacı tarafça Mahkemeden takibe konu çeklerden kaynaklı borçlu olunmadığının tespitinin talep edilmiş olması nedeni ile davaya devam edilmesi ve esas hakkında karar verilmesi gerekmiş olup, deliller toplanmış ve davacının defterlerinin incelenmesi üzerine bilirkişiden 12/01/2024 tarihli rapor alınmış ve raporda, dava konusu çeklerin dava dışı ... şirketi ile yapılan ticari ilişki kapsamında davacı defterinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Dava konusu 10/02/2022 tarihli 55.000 TL bedelli çek üzerindeki tarih değişikliğin keşideci ... tarafından paraflanması nedeni ile çekin bu yönden kambiyo vasfı yönünden sorun olmadığı Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2023/98 E, 2023/324 K sayılı kararı ile anlaşılmış, ciro silsilesindeki kopukluğun davacı imzasından öncesine dayandığı ve çekler üzerinde davacı imzası bulunduğu, çeklerin iade alınmasından sonra davacının cirosunu kaldırmadığı, Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2023/98 E, 2023/324 K sayılı kararının takip hukukuna ilişkin olup davalının çekten kaynaklı alacak hakkını sona erdirmediği, Kayseri C. Başsavcılığının 2023/12809 soruşturma sayılı dosyasında takipsizlik kararı verildiği görülmüş ve bütün deliller birlikte dikkate alınarak davacının dava konusu çekler nedeni ile borcu olmadığına yönelik davasını ispat edemediği ve yeminin hatırlatılmasına rağmen başvurmadığı anlaşılmış ve böylece, Davanın REDDİNE, Mahkememizce verilmiş ve uygulanmış bir tedbir kararı olmadığından, davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 72/4 gereğince reddine karar vermek gerekmiş...\" gerekçesiyle Davanın reddine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Müvekkili tarafından, keşidecisi ... olan ve hamiline düzenlenen, Denizbank ... şubesi ... Hesap Nolu hesaba ait, \"...\" ve \"...\" seri numaralı, 19.02.2022 ve 09.02.2022 keşide tarihli, Kayseri Keşide yerli, 55.000,00 TL bedelli iki adet çek ciro yoluyla iktisap edildiğini, müvekkili firma olan ... Tic. Ltd.Şti. ile dava dışı 3. kişi konumundaki ... Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava dışı 3. kişi konumundaki firma ile müvekkil firma arasında yapılan vadeli satışlar karşılığında müşteri çekleri ile ticari hayata uygun şekilde tahsilât sağlandığını, davacı müvekkili firma olan ... San. Tic. Ltd.Şti. ile 3. kişi konumundaki firma arasında yapılan ticaret karşılığında 21.12.2021 tarihinde 4 adet çek davacı müvekkili tarafından teslim aldığını, alınan bu 4 çekin bilgileri dava dilekçemizin 1. maddesine detaylıca belirtildiğini, çeklerin iade edildiğinin dosyada mevcut bilirkişi raporuyla da bir kez daha ispatlandığını, bankadan iade alınan çeklerdeki müvekkili firmaya ait ciroların sehven silinmemiş ve cirolar iptal edilmeden 3. kişi konumundaki ... Ltd. Şti.'ne iade edildiğini, bu şekilde ciro edilen ancak cirosu sehven iptal edilmeyen çekler yukarıda da bilgisi verilen keşidecisi ... olan, hamiline düzenlenen, Denizbank'a ait olan \"...\" ve \"...\" seri numaralı, 19.02.2022 ve 09.02.2022 keşide tarihli, Kayseri yerleşim yerli, 55.000,00 TL'lik iki adet çek olduğunu, diğer iki çekte ise müvekkili firma tarafından henüz ciro işlemi yapılmadığı için o şekilde iadesi sağlandığını, müvekkili tarafından çeklerin ilk cirantası olan ... Ltd. Şti'ne teslimine ilişkin bordro işbu 2023/183 Esas sayılı dosyaya sunulduğunu, çekin düzenleme tarihindeki ilgililerinin onaylamadığı her değişikliğin tahrifat niteliğinde olduğunu, çekte tahrifat yapılması nedeniyle müvekkili firmanın herhangi bir borcunun mevcut olmadığını, bu çekin davalı tarafından tahrifata uğratıldığını, Yargıtay 12.  Hukuk Dairesi'nin 05/12/2011 tarihli 2011/8343 E., 2011/26386 K. sayılı ilamının somut olayla birebir uyuştuğunu, çeklerden birinin tahrifata uğraması nedeniyle çek vasfını yitirmesi ve tarafların belirtilen tarihlerde ticari ilişkilerinin bulunmaması sebepleriyle müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığının kabulü gerektiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin  13.01.2014 tarihli 2013/17747 E., 2014/1078 sayılı kararının emsal olduğunu, yerel mahkemenin, ilamında geçen \"...yeminin hatırlatılmasına rağmen başvurmadığı...\" gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, yemin delilinin bilindiği üzere bir vakıaya ilişkin ispat yükü kendisine düştüğü halde bunu diğer kesin delilerle  ispatlayamayan tarafın, son çare olarak karşı tarafın kutsal değerlerine sığınarak, vakıanın doğru olmadığı konusunda kanuna uygun şekilde beyanda bulunmasını istemesi gerektiğini, yYemin niteliği gereği bir vakıa hakkında bilgi vermeye elverişli olmadığını, sadece taraflardan birisinin ispatsız kalan bir vakıanın doğru olduğunu \"kanunda belirtilen özel bir şekle riayet edilerek\" bildirilmesi durumunda onun bu beyanının\" doğru kabul edilmesi\" söz konusu olduğunu, anlaşıldığı üzere yeminin ispatlanamadığını, vakıaların ispatı için son çare olduğunu, oysa müvekkili nezdinde yemin deliline ihtiyaç duyulan bir hal bulunmadığını, istinaf dilekçesinde izah edilen ve mahkemece re'sen nazara alınacak nedenlerle; istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulüyle yerel mahkemenin mesnetsiz kararının kaldırılmasını, esas hakkında yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini ve her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinafa cevap dilekçesinde arz ve izah olunan  sebeplerle davacı tarafın öncelikle ihtiyati tedbir talebinin reddine, sonrasında davasının reddine, kötüniyetli itiraz sebebiyle takip miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 26/06/2024 tarih ve 2023/183 Esas, 2024/635 Karar sayılı ilamla davanın reddine dair nihai olarak karar verilmiştir. Davacı 02/12/2024 tarihli istinaf dilekçesi ile ilk derece mahkemesinin işbu ilamına karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu, gerekçeli kararın davacıya 18/11/2024 tarihinde tebliğ olduğu, davacı yanın istinaf dilekçesinin davalıya 07/12/2024 tarihinde tebliğ olduğu, davalının 10/12/2024 tarihinde sunduğu istinafa cevap dilekçesiyle kötüniyet tazminatı yönünden istinaf talebinde bulunduğu, davalı yönünden  kararın katılma yoluyla istinaf talebi vasfında olduğundan davalının da kararı katılma yoluyla istinaf etmiş oldukları görülmüştür.<br>HMK'nın 344/1.maddesi: \"İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.\" <br>HMK'nın 348.maddesi; \"(1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.  (2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir. \"<br>HMK'nın 352.maddesi: \"(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir: a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması, b) Kararın kesin olması, c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması, ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi, d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi, (2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir. (3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır.\" <br>Dosyanın yapılan ön incelemesinde; HMK'nın 344, 348 maddesine göre istinaf eden tarafın istinaf kanun yoluna başvuru için  gerekli  harç ve giderleri yatırması gerektiği, dosya kapsamında davanın reddine karar verildiği, istinaf eden davacının istinaf dilekçesine davalının  katılma yoluyla  kararı istinaf etmiş olmakla HMK 344  uyarınca davalının 615,40 TL maktu istinaf karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcını ve tebliğ giderlerine ilişkin masraf avansını peşin olarak yatırması gerekirken yatırmamış olduğu ayrıca işbu dilekçesinin bir suretinin de HMK 348 uyarınca  asıl istinaf eden davacı tarafa tebliği işlemlerinin yapılmadığı UYAP kayıtlarından da görüldüğünden, HMK 348 maddesi kapsamında sözkonusu tebliğ işlemlerinin yapılması, yasal cevap süresinin beklenmesi ile davalıya da bir haftalık kesin süre verilerek işbu eksik istinaf harçlarının tamamlanması, aksi taktirde katılma yoluyla istinaf başvurusunun reddedileceği  bildirilerek, bildirilen sürede harç eksikliğinin tamamlanmaması halinde mahkemece başvurunun  yapılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği  anlaşılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 344, 348 ve 352. Maddeleri gereğince işbu işlemlerin kararı veren mahkemece eksiksiz olarak yapılıp tamamlanması davalının istinafa cevap/katılma yoluyla istinaf dilekçesinin davacıya usulüne uygun olarak tebliği işlemlerinin yapılıp tamamlanması, tebliğ evrakının dosyaya eklenmesi, davacının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık cevap sürelerinin beklenmesi ve katılma yoluyla istinaf eden davalının 615,40 TL maktu istinaf karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcını ve tebliğ giderlerine yatırılmasına dair ilgili makbuzun da dosyaya eklenmesinden sonra dizi listesine bağlı olarak tekrar dairemize gönderilmesi için HMK 352/1-ç maddesi gereğince dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>HMK'nun 344,346 ve 352. maddeleri gereğince katılma yoluyla istinaf eden davalının yukarıda hesaplanan yatırması gereken eksik kalan 615,40 TL maktu istinaf karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcını ve tebliğ giderlerine yatırdığına/tamamladığına dair ilgili makbuzun dosyaya eklenmesi, iş bu işlemlerin kararı veren ilk derece mahkemesince eksiksiz olarak yapılıp tamamlanmasından sonra dosyanın HMK nun 347/3. Maddesi gereğince dizi listesine bağlı olarak tekrar dairemize gönderilmesi için HMK 352/1-ç maddesi gereğince dosyanın kararı veren KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GERİ ÇEVRİLMESİNE, <br>Dair, sair hususlar incelenmeksizin, dosya üzerinden yapılan ön incelemeyle, HMK 352/1-ç uyarınca KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi. 09/01/2025\t\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0021f2ff7ac620c","SID":"4848f20fb364c826"}}