{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/2046 <br>KARAR NO:2024/2291<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:08/06/2022<br>NUMARASI:2020/522 Esas - 2022/419 Karar<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.07.2017 günü davalı ... A.Ş.’ye ait, davalı sürü ...’ın idaresindeki, davalı ... A.Ş’ye sigortalı ... plakalı aracın geri manevra yaparak yol kenarında durmakta olan yaya müvekkiline çarptığı, sol el bileğinin çok parçalı kırılmasına, sol bilek ve dirsek arasındaki ince kemiğin çatlamasına ve yaralanmasına sebebiyet verdiği, davalı araç sürücüsünün asli tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, müvekkilinin hem maddi hem manevi zarar gördüğü, mali yönden ağır bir yükle karşılaştığı, beden gücü kayıp oranının %9 belirlendiği, bedensel zararların giderilmesi için davalı sigorta şirketine 13.12.2019 tarihinde talep edilmesine rağmen zararını gidermeyecek bir miktarda 18.02.2020 tarihinde 55.132,00 TL ödeme yapıldığı, son derece yetersiz olduğu, kaza tarihinde aşçı olarak çalıştığı, asgari ücretin üzerinde 1.700,00-1.750,00 TL maaş ve ilaveten her ay 150,00-200,00 TL arasında prim, klüp parası aldığı, yaralanma nedeniyle uzun bir tedavi süreci geçirdiği, %9 oranında çalışma gücünün azaldığı ve ekonomik geleceğinin sarsıldığı müvekkilinin uğradığı bedensel zarar miktarının tespit edilerek 500,00 TL maddi tazminatın davalı ... ve işleten ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 22.07.2017 tarihinden, sigortacı ... A.Ş. yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihi olan 22.12.2019 tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin ruhsal olarak gördüğü zararın tazmini için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... A.Ş. ve ...’dan kaza tarihi olan 22.07.2017 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, maddi zarardan sorumluluğun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe azami teminat limitiyle sınırlı olabileceği, davacı yanca yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açılarak alınan aktüer raporu ile tespit edilen tazminat rakamı olan 55.132,00 TL’nin 18.02.2020 tarihinde karşı yana ödendiği, müvekkilin sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek davanın reddini talep  etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;... plakalı aracın müvekkili firma adına kayıtlı olduğu ancak emtia taşıma sözleşmesi ile müvekkili firma tarafından ... A.Ş.’ye kiralandığı, sözleşmenin 01.06.2015 tarihinde imzalandığı ve bu tarih itibarı ile ... firmasının tasarrufu altında bulunduğu, mesnetsiz manevi tazminat talebinin reddi gerektiği, davanın ... A.Ş.’ne ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davalı  ... A.Ş. yönünden davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar ... ile... A.Ş. yönünden davacının davasının reddine, manevi tazminat davası yönünden; davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilin sürekli maluliyetinin tespitine ilişkin Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim Araştırma Hastanesi raporu ile Adli Tıp  raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden müvekkilin sürekli maluliyetinin bulunmadığına dair Adli Tıp İhtisas Dairesince verilen raporun mahkemece bağlayıcı olmamasına rağmen bu rapora dayanarak mahkeme tarafından maddi tazminat hesaplaması yapılması açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Yargıtay İçtihatlarında Adli Tıp Kurumuna başvurmanın zorunlu olmadığına ilişkin kararlar verildiğini, bu kararlarda, Adli Tıp Kurumu raporlarının yetersiz bulunması durumunda, başka bilirkişi kurullarından rapor alınması öngörüldüğünü, mahkeme tarafından davalı ... A.Ş.'nin kazaya karışan araç üzerinde işletenlik sıfatının bulunmadığı şeklindeki değerlendirmesi ve pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasalara aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarının da  kabulü mümkün olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 22.07.2017 günü saat 14:00 sıralarında davalı sürücü ...  sevk ve idaresindeki, davalı ... A.Ş. adına tescilli, 01.06.2015 tarihinde akdedilen “Emtia Taşıma Sözleşmesi” ile 19.12.2016 tarihinde imzalanan protokol ile sözleşme bitiş tarihi olan 28.02.2019 tarihine kadar ihbar olunan ... A.Ş.’ne ürünlerini taşıması amacıyla 500,00 Euro navlun bedeli ile tahsis edilen, davalı ... A.Ş. tarafından 28.01.2017-28.01.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı ticari yük nakli amaçlı kapalı kasa kamyonet ile İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, ... mahallesinde bölünmemiş, tek yönlü... caddesi yolunun sağ kenarında bulunan ...Market’e ekmek bırakmak amacıyla market önündeki paletleri kaldırdıktan sonra aracına binip yol kenarına park etmek için geri manevra ile ilerlediği esnada arka kesimleri ile minibüse binmek için kaplama üzerinde bulunan davacı yaya Hatice'ye çarpması ve çarpmanın şiddeti ile yere düşmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları).İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 15/10/2021 tarihli  İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesince düzenlenen maluliyet raporunun (Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin  kaza tarihinden itibaren 4  aya kadar uzayabileceği) dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı \"işleteni\" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, \"İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" hükmüne yer verilmiştir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır.Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.Somut olayda ibraz edilen kira sözleşmesine göre kazaya karışan ... plakalı aracın davalı .... A.Ş  tarafından emtia taşıma işi nedeniyle uzun süreli olarak dava dışı .. A.Ş.'ye kiralanarak teslim edildiği ve kaza esnasında da aracın .... A.Ş. personeli tarafından kullanıldığı dikkate alındığında aracın dava dışı ... A.Ş. tarafından kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işletildiği ve araç üzerinde fiili tasarrufun anılan firmada bulunduğu anlaşılmakla, kira sözleşmesi, süresine göre uzun süreli kira sözleşmesi niteliğinde olduğundan mahkemece davalı.... A.Ş yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesi ve  22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi, ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarrının manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygundur. Bu nedenle bu yöndeki istinaf iddia ve itirazı  da yerinde değildir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c9da533317fd5f2","SID":"5c11ed6287d28073"}}