{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO\t: 2024/2557 <br>KARAR NO\t: 2025/22<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/10/2024<br>ESAS NO: 2023/829<br>KARAR NO: 2024/978<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:09/01/2025<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2024 tarih ve 2023/829 Esas 2024/978 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacı şirketten mal tedarik ettiğini, 2023 yılında nakit, çek veya başka bir ödeme aracı vermeyerek ödemede bulunmadığını, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında 255.736,85-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığını, davalı şirket vekillerinin davacıya borç olmadığını belirterek yapılan takibe, takip konusu borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini belirterek yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatına ve vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞ CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Müvekkili firma ile davacı firmanın yaklaşık 3 yıldır boya işi ve makine bakımı konusunda birlikte çalıştıklarını, davacının, davalı firmanın kullandığı makineye ... marka Kanada malı boya kullanımı için sistem kurduğunu, bu sistemin sıkıntısız çalışırken, davacı firmanın ... marka boyanın artık gelmeyeceğini, muadili olan ... marka boyalarla devam edeceğini bildirdiğini, müvekkilinin bu değişiklikten sonra yaptığı işlerinde sürekli sıkıntı yaşadığını, boya tutunumu az olduğundan müvekkili firmanın yaptığı işlerden sürekli şikayetlerin geldiğini, müşterilerin zararlarını tazmin etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin yaşadığı sıkıntıyı görsel olarak davacı firmaya bildirdiğini, zararlarının karşılanmasını istediğini ancak davacı tarafça bu yönde bir adım atılmadığını belirterek davanın reddine, kullanılan boyalardan kaynaklı zararlarının giderilmesine  ve davalının yazılım için ödediği ücretin iadesi ile orijinal yazılım bedelinin iadesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Tüm Dosya Kapsamı Değerlendirildiğinde: Davalının cevap dilekçesinde ayıp  iddiasında bulunduğu , tarafların her ikisinin de tacir sıfatı bulunduğundan ticari mallardaki ayıp iddiasının TTK md.23 hükmünce belirlenen süre ve usulde ileri sürülmesinin zorunlu olduğu, davalının muayene ve ihbar yükümlülüğüne göre süresinde ve usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında bulunduğuna dair delil ibraz etmediği, yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince ayıp iddiasının yazılı delille ispatı mümkün olup tanıkla ispat edilemeyeceği (Yargıtay 11. HD 2022/6353 Esas, 2024/2912 Karar ile Yargıtay 11. HD 2023/1950 Esas, 2024/4835 Karar),  takip dayanağı faturaların davacının usulüne uygun tutulmuş olan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça HMK'nın 222/(3). maddesine uygun ihtaratı içerir şekilde tebligat yapılmasına rağmen ticari defterlerinin ibraz edilmediği veya bulundukları yeri bildirilmediği, bu nedenle davacının usulüne uygun tutulmuş olan ticari defterlerinin lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla bilirkişi raporunda da tespit olunan 225.736,85 TL üzerinden davanın  kabulüne karar verilmiştir. Davacı, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. İİK'nun 67/2.maddesine göre \"Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın \"yüzde yirmisinden\" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Somut olayda alacağın faturadan kaynaklı likit bir alacak olması ve davacının talebi gözetilerek, itirazın iptaline karar verilen 255.736,85 TL'nin takdiren % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.1-Davanın  KABULÜ ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 255.736,85-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren  %11,75 değişen oranlarda faiz uygulanarak takibin devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine...\"  dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; müvekkili firma ile davacı firmanı yaklaşık 3 yıldır boya işi ve makine bakımı konusunda birlikte çalıştıklarını, davacının müvekkili firmanın kullandığı makineye ... marka kanada malı boya kullanımı için sistem kurulduğunu, bu sistemin sıkıntısız çalışmakta iken davacı firma ... marka boyanın artık gelmeyeceğini muadili olan ... marka boyalarla devam edeceğini bildirdiğini, bu zamana kadar sıkıntısız çalışan müvekkilinin bu değişiklikten sonra yaptığı işlerde sürekli sıkıntı yaşadığını, müvekkilinin baskı makinesinde kurulu olan bu sistem nedeniyle müvekkili firmanın başkaca bir boya takmadığını, müvekkili firmanın yaşadığı sıkıntıları davacı firmaya bildirdiğini, müvekkili firmanın bu boyayı kullanmasından dolayı oldukça zarar ettiklerini, bu boyayı kullanmak istemediklerini, davalı firmaya bildirilmesine rağmen bu boyayı göndermeye devam ettiklerini, firmanın distribürtör firma değişince bu sorunun boyadan kaynaklandığını ve ... firmasının boylarını getirmelerinin sebebinin tamamen kendilerinden kayaklandığını öğrenmeleri ayıbın gizli ayıp olduğunun en bariz göstergesi olduğunu, davacı firmanın boyalarının hatalı yani ayıplı olduğunu bilmesine rağmen, müvekkili firmaya makinesinde hata olduğunu söyleyerek bu makine üzerinde oynama yapmak suretiyle hatalı boya satarak ağır  kusurlu davrandığını, dosyaya sundukları Yargıtay kararlarında makinelerin mekanik elektronik sistemi ve tasarımıyla ilgili hataların ya da boyanın kimyası ile ilgili tespitlerin uzmanlık gerektiren tespitler olduğunu bu ayıpların müvekkili firma tarafından bilinebilmesi veya kontrolle anlaşılabilmesinin imkansız olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi tarafından verilen davanın kabulüne dair kararın kaldırılmasını, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle: yerel mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararının kaldırılmasına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dava, faturaya dayalı takibe vaki itiraz nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Dosya kapsamında toplanan delillere, davalının cevap dilekçesindeki  savunmalarına, mahkemece konusunda uzman bilirkişiden alınıp hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere, davacı yanın ticari defterlerini usulüne uygun  tutmuş olduğunun saptanmış olmasına, davalı yanın ise ticari defterlerini ibraz etmemesinin yasal sonuçları hatırlatılarak istenilmiş olmasına rağmen işbu ticari defter ve belgeleri sunmamış olmasına, 6100 sayılı HMK'nun 222/3 maddesinde bunun sonucunun ''İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.'' olarak tanımlanmış olmasına, somut olayda  ispat yükünün ( gönderilen malların ayıplı olduğunu iddia eden) davalı taraf üzerinde olmasına ve davalının ispat yükünü yerine getiremediğinin dosya kapsamındaki delillerden anlaşılmış olmasına göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.<br>Sonuç itibariyle; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu, dolayısıyla usul ve yasaya uygun mahkeme kararına yapılan istinaf itirazlarının  yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Belirtilen nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 25/10/2024 tarih ve  2023/829 Esas 2024/978 Karar sayılı ilamına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalıdan alınması gerekli  olan 17.469,49TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 4.367,37TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 13.102,12TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf eden davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>4-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359/4 maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 08/01/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"712912924939db7a","SID":"756f30a9ddbb7789"}}