{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2550 <br>KARAR NO: 2025/65<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/10/2024<br>ESAS NO: 2022/889<br>KARAR NO: 2024/908<br>DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik  kayıt kabul talebi)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/01/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 14/01/2025<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2024 tarih ve  2022/889  Esas -  2024/908 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın maliki olduğu Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... nolu parselde kayıtlı 657 m² arsasını, Kayseri 8. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye nolu \"Gayrimenkul Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi\" ile müflis yapı kooperatifine devrettiği, sözleşmede müvekkiline ait arsa karşılığında; müvekkile brüt 160 m2 bir adet daire ve 150 m2 yüzölçümlü güney-batı yol cepheli dükkan ve 219.750,00-TL verilmesinin kararlaştırıldığını, müflis yapı kooperatifinin müvekkilinden sözleşme karşılığı aldığı arsayı üçüncü kişilere devrettiğini ve müvekkiline karşı sözleşme edimlerini yerine getirmediğini, davacı arsasının 3. kişilere devri, kooperatif hakkında iflas kararı verilmesi nedeniyle; sözleşme ediminin yerine getirilmesinin müflisin kusuru nedeniyle imkansız hale geldiğini, iflas masasına edimlerin karşılığı ve sözleşmeden kaynaklı (kira, cezai şart vs.) alacakların tam olarak ne kadar olduğu bilinmediği için fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak üzere 832.776,58-TL olarak başvurulduğu ve başvuru dilekçesi ekinde; noter sözleşmesinin eklendiğini, iflas memurluğu tarafından oluşturulan ve dilekçelerinin ekinde sunulan sıra cetvelinde başvurularının farklı rakamlar yazılmak suretiyle tamamının reddedildiği, müvekkilinin ifası imkânsız hale gelen noter sözleşmesi nedeniyle; müflis kooperatife vermiş olduğu arsa üzerine üçüncü şahıslar tarafından apartman yapıldığını, arsanın değerini tam olarak hesaplayamadıklarından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, ancak alacaklarının talep edilen miktarın çok üzerinde olduğunu, bu miktarın bilirkişi tarafından tespit edilmesini talep ettiklerini, yine verilen arsa nedeniyle sözleşmede müvekkiline verilmesi kararlaştırılan daire, dükkân ve para miktarının hesaplanmasında müvekkilinin alacağının mevcut olduğu ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak talep edilen miktarın çok üzerinde olduğunu, bu doğrultuda müvekkilinin vermiş olduğu arsa değerinin, sözleşme nedeniyle uğramış olduğu zarar yani alacak miktarının tespit edilmesi gerektiğini, yine sözleşmede belirtilen cezai şart ve müvekkilin uğramış olduğu zararların bilirkişi vasıtasıyla tespitini ve bu doğrultuda müvekkilin müflis şirketten ifası imkânsız hale gelen sözleşme nedeniyle alacak miktarının belirlenmesini belirterek, müvekkilinin alacağının tamamının sıra cetveline kayıt ve kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br> Davalı müflis kooperatifin iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının tüm talepleri bakımından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının tüm taleplerini kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, davacının, iflas masasına müflis şirketle aralarında akdedilen KKİS dayalı alacak kayıt talebinde bulunduğu ve iflas idaresinin \"Yabancı para alacağı, her ne kadar 30/03/2022 tarihi itibarıyla TL karşılığı üzerinden talep edilmişse de iflas tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden talep edilebileceğinden bu tarihteki kur üzerinden TL karşılığının talep edilen miktar olarak sıra cetvelinde gösterilmesine lakin sunulan belgelerden alacağın varlığı tespit edilemediğinden talebin bu aşamada reddine, yeterli bilgi ve belge sunulduğunda talebin bilahare yeniden değerlendirilmesi\" gerekçesi ile haklı olarak reddedildiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından iflas masasına yapılan soyut alacak kayıt talebinde, davacının haklılığını ispatlar mahiyette bilgi ve belge sunulmadığı, davacı iflas idaresine yapılan başvuruda sadece sözleşme gereği alacaklı olduğunu belirttiği, ancak davacının sözleşme edimini yerine getirdiğine ilişkin açıklama yapılmadığı ve bu konuda hiçbir bilgi ve belge sunulmadığı, bilindiği üzere İflas idaresinin, yargı mercii olmayıp, mahkeme gibi araştırma yapma, delil toplama gibi yetkilerinin mevcut olmadığı, bu nedenle başvuru ekinde sadece sözleşme sunulan ve başkaca bir açıklama yapılmayan başvuru üzerinden; davacı talepleri şartlarının oluşup oluşmadığı adeta bir mahkeme gibi değerlendirilerek, bilirkişi marifeti ile davacının soyut talebini somut ve belirli hale getirerek kayıt ve kabul kararı verebilmesi iflas idaresinin yetkilerini aşar mahiyette olduğunu, ayrıca iflas idaresi kararında belirttiği üzere, davacının temel borç ilişkisinin tespitine yarar mahiyette belge sunarak kararın yeniden değerlendirilmesini talep etme hakkı mevcut olduğundan; işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı, soyut ve alacağın varlığını ispata yarar bilgi ve belgeler sunulmadan yapılmış talep neticesinde iflas idaresi tarafından verilen ret kararına karşı açılan işbu davada; Yargıtay 19. H.D. 07.07.2005 tarih ve 2728/7737 sayılı kararında; “Davacı iflâs masasına kayıt talebinde bulunurken sunmadığı bazı belgeleri davada sunmuş ve bu belgeler gözetilerek davacının talebinde haklı olduğu kabul edilmiştir. İflâs idaresine eksik belge sunulması nedeniyle alacağın kayıt talebinin kabul edilmemesi yerindedir. Bu nedenle iflâs idaresinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir\". (Uyar, Şerh, s. 16464) denildiği, işbu davanın davacının lehine sonuçlanması ihtimalinde dahi yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden iflas masasının sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"...Davacı ile müflis kooperatif arasında Kayseri 8. Noterliği'nin ...tarihli ve ... yevmiye sayılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı, bu sözleşme gereği yüklendiği edimini yerine getirmesine rağmen müflis kooperatif tarafından davacıya verilmesi kararlaştırılan  150 metre karelik dükkanın tapusunun davacıya devredilmediği, mahkememizce mahallinde yapılan keşif icrası ve bilirkişi incelemesi neticesinde anılan dükkanının müflis kooperatifin iflasının açıldığı 10/01/2022 tarihi itibariyle; tamamlanmış durumdaki piyasa rayiç değerinin; 1.850.000-TL olduğu, aralarındaki sözleşme nedeniyle davacının dükkanın değerini iflas masasından talep etmekte haklı olduğu, davacının iflas idaresine  832.776,58 TL alacağının iflas masasına kaydı için başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır. <br> Davacının, başvuru evrakında belirttiği tutarları ıslah etme imkanı yoktur. Emsal bir davada Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/1906 Esas ve 2020/3098 Karar sayılı içtihadında bu davada alacağın ıslah edilemeyeceğine işaret etmiştir. Zira bu dava, dava öncesinde iflas masasına yapılan başvuru çerçevesinde yürütülür. Nasıl ki; herhangi bir davada ıslah dilekçesi ile, davadan önce keşide edilen ihtarname içeriği ıslah edilemiyorsa, kayıt kabul davası öncesinde yapılan başvuru dilekçesinin de ıslahı mümkün değildir. Dolayısı ile dava ıslah edilse bile mahkemece başvuru evrakında talep edilen tutardan fazlasının masaya kayıt ve kabulüne karar verilemez. İstikrar kazanmış yargı kararlarına göre davacı tarafça talep edilen tutarın net olduğu bildirilmediği takdirde brüt istenildiği kabul edilmektedir.<br>Yukarıda yapılan izah ile toplanan tüm deliller, iddia ve savunma ile dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile davacının iflas masasına başvurusu sırasında masaya kaydını talep ettiği davacının 832.776,58-TL alacağının iflas nedeni ile Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Konut Yapı Kooperatifi'nin Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyası üzerinde oluşturulan iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.<br>  Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2019 tarihli, 2016/2864 Esas ve 2019/64 Karar sayılı içtihatı da dikkate alınarak sıra cetveline itiraz davaları maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabi olduğundan mahkememizce maktu harç ile  maktu vekalet ücretine hükmedilmiş...\" gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile davacının 832.776,58-TL alacağının iflas nedeni ile Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Konut Yapı Kooperatifi'nin Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...iflas sayılı dosyası üzerinde oluşturulan iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davalı Tasfiye Halinde ... Konut Yapı Koop. İflas İdaresi  vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı Tasfiye Halinde ... Konut Yapı Koop. İflas İdaresi istinaf başvuru dilekçesinde; \"....Davacı, iflas masasına müflis şirketle aralarında akdedilmiş kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacak kayıt talebinde bulunmuş ve bu talep iflas idaresi tarafından \"Yabancı para alacağı, her ne kadar 30.03.2022 tarihi itibarıyla TL karşılığı  üzerinden talep edilmişse de iflas tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden talep edilebileceğinden bu tarihteki kur üzerinden TL karşılığının talep edilen miktar olarak sıra cetvelinde gösterilmesine lakin sunulan belgelerden alacağın varlığı tespit edilemediğinden talebin bu aşamada reddine, yeterli bilgi ve belge sunulduğunda talebin bilahare yeniden değerlendirilmesine \" gerekçesi ile haklı olarak reddedilmiştir. Kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından iflas masasına yapılan soyut alacak kayıt talebinin haklılığını ispatlar mahiyette bilgi ve belge sunulmamıştır. Davacı, iflas idaresine yapmış olduğu başvuruda sadece sözleşme gereği alacaklı olduğunu belirtmiş ancak hiçbir açıklamada bulunmamış, kendi üzerine düşen edimi yerine getirmiş ise açıklaması yapılmamış, bu edimi yerine getirdiğine dair hiçbir bilgi ve belge davacı tarafından sunulmamıştır. İflas idaresi bilindiği üzere bir yargı mercii olmayıp, mahkeme gibi araştırma yapma , delil toplama yetkileri mevcut değildir.  Bu nedenle başvuru ekinde sadece sözleşme sunulan ve başkaca bir açıklama yapılmayan başvuru üzerinden davacının taleplerinin şartlarının oluşup oluşmadığı adeta bir mahkeme gibi değerlendirilerek, bilirkişi marifeti ile davacının soyut talebini somut ve belirli hale getirerek kayıt ve kabul kararı verebilmesi iflas idaresinin yetkilerini aşar mahiyettedir. Davacı tarafça iflas idaresine yapılan alacak kayıt başvurusunda ve işbu davasında; davacının müflis kooperatif ile aralarında akdedilmiş sözleşme gereği alacaklı olduklarından bahsedilmiş ve sözleşme ile temlik belgesi haricinde bir başka dayanak sunulmamıştır. Burada ayrıca belirtmek istediğimiz husus ise davacının iflas masasına alacak kayıt talebinde sunmuş olduğu 15/08/2011 tarihli satış sözleşmesi temlikname başlıklı belgenin tarafları ile işbu dosyanın tarafları arasında hiçbir bağlantının olmadığıdır. Davacı tarafından alacak kayıt talebinde talep etmiş olduğu miktarın neden döviz cinsinde olduğu ve miktarının ne şekilde belirlendiğinin tespiti de iflas idaresince mümkün değildir. Davacı taraf dava dilekçesinde de sözleşmeden kaynaklı alacağının ne olduğunu açıklamamış olup, bu şekli ile talebin ne olduğu idarece anlaşılabilir değildir. Ayrıca iflas idaresi kararında belirttiği üzere, davacının temel borç ilişkisinin tespitine yarar mahiyette belge sunarak kararın yeniden değerlendirilmesini talep etme hakkı mevcut olduğundan davacının, yerel mahkemece karar verilmiş olan davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Soyut ve alacağın varlığını ispata yarar bilgi ve belgeler sunulmadan yapılmış talep neticesinde iflas idaresi tarafından verilmiş red kararına karşı Yerel Mahkemede açılan davada davaya cevap dilekçemizde özellikle belirtmiş olduğumuz Yargıtay 19.H.D. 07.07.2005 tarih ve 2728/7737 sayılı kararında; “Davacı iflâs masasına kayıt talebinde bulunurken sunmadığı bazı belgeleri davada sunmuş ve bu belgeler gözetilerek davacının talebinde haklı olduğu kabul edilmiştir. İflâs idaresine eksik belge sunulması nedeniyle alacağın kayıt talebinin kabul edilmemesi yerindedir. Bu nedenle iflâs idaresinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir”. (Uyar, Şerh, s. 16464)   ilamı gereğince yargılama giderlerinden müflis iflas idaresinin sorumlu tutulmamasına ilişkin talebimiz göz ardı edilmiş ve müflis kooperatif iflas idaresi yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuştur. Yargıtay ilamı göz önüne alındığında; müflis kooperatif iflas idaresinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulması hukuka aykırı olup, bu hukuka aykırılığın düzeltilmesi gereklidir.<br>Davaya cevap dilekçesinde belirttiğimiz üzere; kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, arsa sahibi ile müteahhit arasında yapılan, arsa sahibinin kendisine devredeceği belirli arsa payı veya daireye karşılık, müteahhidin kendi malzemesiyle arsa üzerine bağımsız bölümler inşa ederek, bir yapı meydana getirmeyi taahhüt ettiği sözleşmelerdir. Kayseri 8. Noterliği'nde tanzim edilmiş  ... tarihli ve ... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi davacı ile müflis kooperatif arasında akdedilmiştir. Ancak  sözleşmeye konu arsası üzerinde ... Belediyesi tarafından 05/09/2011 tarihinde kamulaştırma işlemleri yapılmıştır. Kamulaştırma işlemleri neticesinde sözleşmeye konu arsanın malikinin değişmiş olması nedeni ile davacının müflis kooperatiften herhangi bir alacağı olmayacağı ortadadır. Böyle bir durumda müflis yüklenicinin sorumluluğuna gidilemeyeceği açıktır. Davacının sözleşmeye konu arsası üzerinde ... Belediyesi tarafından 05/09/2011 tarihinde kamulaştırma işlemleri yapılmış olup, bu kamulaştırma işlemi neticesinde söz konusu arsanın müflis kooperatif tarafından kullanılması/kullanılabilmesi söz konusu olmamıştır.<br>Dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda yer alan \"... Kaymakamlığı Tapu Müd. 06.02.2024 tarihli yazı cevabı ve ekli tapu kayıtlarının incelenmesi sonucunda; davacı/arsa sahibine verilmesi taahhüt edilen 150 m² yüzölçümlü dükkan bağımsız bölümün; Kayseri/ ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... parselin tevhidinden oluşan; ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parselde kayıtlı, 1.365,24 m² yüzölçümlü arsa nitelikli taşınmaz üzerinde inşa edilecek; güney-batı cepheli ve Temel Sokağa cepheli olacağı tespit edilmiştir. KKİS’de; brüt 150 m² dükkan bağımsız bölümün, bodrum, zemin, asma kat mı olacağı detayları belirtilmemiş olup, verilecek dükkan bağımsız bölümün tamamının zemin kat olacağı kabul edilmiştir. \" şeklindeki tespitlerin de bir varsayımdan ibaret olduğu ortada olup, rapora karşı itirazlarımız neticesine bu hususa ilişkin net bilgiler içerir mahiyette bilirkişi raporu tanzim olunmamıştır.  Bir varsayıma dayalı olarak dava konusunun niteliğinin belirlenmesinin hukuken kabulü mümkün değildir. <br>Kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının masaya kayıt için başvurduğu talep dilekçesinde ve  dava dilekçesinde görüleceği üzere talep miktarı yabancı para birimi cinsindendir ve  30/03/2022 tarihindeki euro kuru üzerinden karşılığı istenmektedir. Davacının bu talebinin iflas idaresi tarafından kabul edilebilmesi mümkün olmayıp, iflas tarihinde mevcut kura göre hesaplayarak talebe sıra cetvelinde yer verilerek red kararı verilmiştir. Yukarıda izah ettiğimiz üzere iflas idaresi tarafından red kararı verilmesinin sebeplerinden birisi alacağın varlığına yarar yeterli bilgi ve belge sunulmamasıdır. Ayrıca davacının talebinin kabulüne de imkan bulunmamaktadır. Zira Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/5097E, 2021/2375K.  ve 20/12/2021 tarihli kararında \"..İcra İflas Kanunu'nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacakların aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır...\" belirttiği üzere, davacının döviz cinsinden ve iflas tarihinden sonraki bir tarihe ait kurdan yapmış olduğu talebin kabulü mümkün değildir. Bu şekilde kabulü mümkün olmayan bir masaya kayıt talebinin kabulüne karar verilmemiş olmasından dolayı yargılama gideri ve vekalet ücretinin iflas idaresine yükletilmesinin hukuken kabulü mümkün değildir...\" şeklinde Yukarıda arz ve izah ettiği  sebepler ile  re’sen nazara alınacak hususlar dikkate alınarak;İlk derece mahkemesi hükmünün itirazları doğrultusunda kaldırılmasına, yapılacak istinaf incelemesi neticesinde davacının davasının ve tüm taleplerinin  reddine mahkeme Başkanlığı aksi kanaatte ise istinaf sebepleri doğrultusunda yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline  karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; \"....Davalı tarafça Kısaca; Soyut alacak talebinin reddine ilişkin karara karşı açılan davada alacağın varlığının ispatlanamadığı, ispata yönelik belge sunulmadığı, bilirkişi raporunun varsayımdan ibaret olduğu, talebin yabancı para cinsinden olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılması için istinaf dilekçesi sunulmuştur. <br>       İstinaf nedenleri hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi dosya gerçekliği ile de bağdaşmamaktadır. Şöyle ki; <br>1-Davalı iflas idaresince istinaf nedenlerinin tamamı davaya cevap dilekçesi olarak sunulmuş olup zaten yerel mahkemece bu konularda yargılama aşamasında inceleme ve değerlendirme yapılmış ve verilen karara ilişkin gerekçe oluşturulmuştur. Tekrardan cevap dilekçesinde ileri sürülen ve yasal dayanağı olmayan gerekçelerin istinaf gerekçesi olarak ileri sürülmesi süreci uzatmaya matuf olmaya yönelik olduğu açıktır. <br>2-Dosyada başta muflis kooperatifçe müvekkil ile noter aracılığı ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi, müvekkile ait olan ve ferağ verilen pasif tapu kaydı ve neticede mahkemece alınan bilirkişi raporu var iken ispata yönelik belge olmadığının ileri sürülmesinin istinaf nedenlerinin hukuki olmadığını açıkca ortaya koymaktadır. <br>3-Alacak miktarı Türk Lirası karşılığı kayıt başvurusunda ve dava dilekçesin de  belirtilmiş ve verilmeyen dükkanın ve müvekkilin vermiş olduğu arsanın değerinin çok daha fazla olduğu açıkca belirtilmiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da söz konusu verilmeyen dükkan bedelinin  çok daha yüksek olduğu açıkca ortaya konulmuş....\" şeklinde yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle hiçbir hukuki dayanağı olmayan ve süreci uzatmaya yönelik davalı tarafça ileri sürülen istinaf nedenlerinin usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br> HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava, İİK'nun 235. maddesi uyarınca açılan iflas tasfiyesince düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul istemine ilişkindir. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır. Dava, bir alacak ya da tazminat davası olmayıp masaya kayıt davasıdır. Bilindiği gibi kayıt kabul davası bir para alacağının tahsili amacını gütmez; bu dava ile o alacağın o iflas tasfiyesinden pay alıp almayacağı hususu belirlenir.  Kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu sebeple kayıt kabul davalarında maktu karar ve ilam harcı alınması, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.<br>Kayıt kabul davası basit yargılama usulüne tabi olup, bu davalarda ispat yükü kural olarak masaya yazdırılması gereken bir alacağı bulunduğunu iddia eden davacı alacaklıdadır. Alacaklı masaya kayıt talebinde bulunurken alacağının sebep ve delillerini bildirmeli; alacağını genel hükümlere göre ispat etmelidir.<br>Dava  tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190/1. fıkrasında, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu belirtilmiştir. Benzer düzenlemeye, TMK’nun 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan herbirinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür ifadeleri ile yer verilmiştir.<br>Dosya kapsamında somut olayın özelliklerine uygun, denetlenebilir bilirkişi raporu, toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında; davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispatladığı, toplam 832.776,58-TL alacağının kayıt ve kabulüne dair verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davalı yanın istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/10/2024 tarih ve 2022/889 E. - 2024/908 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 09/01/2025\t\t\t<br>\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b82d84279f7d936b","SID":"7e1717b3426777ad"}}