{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/626 <br>KARAR NO: 2025/77<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/11/2021<br>NUMARASI: 2016/1119 Esas  2021/826 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında 01/11/2006 tarihinde 5 yıl süreli Kobi Satış Kanalı Sözleşmesi akdedildiğini,sözleşmenin 12/04/2011 tarihinde 5 yıllığına yenilendiğini, müvekkilinin sözleşme ile belirlenen prim ve hak edişlerinin ise sözleşme eki satış kazanç sistemi ile belirlendiğini, prim alacakları ve hak edişlerinin tespiti ve ödenmesi için davalıya her ay gerekli belgelerin gönderildiğini, davalının ise gönderilen belgeler üzerinde yaptığı inceleme sonrasında sözleşmenin eki niteliğinde bulunan satış kazanç sistemi tablosu ile hak ediş bedelini hesaplayarak müvekkiline mail ile bildirdiğini, davalı tarafından bildirilen bu bedel üzerinden davalıya fatura kesilerek sonrasında ödemenin gerçekleştirildiğini, bildirilen hak ediş bedeli sonrasında davalıya fatura gönderilmesine rağmen davalının sözleşmeyi 14.02.2012 ve 24.02.2012 tarihli ihtarnameler ile haksız  feshettikten sonra hak ediş bedellerini ödemediğini, davalının, dayanağı olmayan ceza faturaları düzenleyerek müvekkilinin alacağı olmadığını iddia ettiğini, ancak ceza faturalarının haklı nedenlere dayandığının davalı tarafından ispatlanması gerektiğini belirterek, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasındaki ilişkinin cari hesap şeklinde işlediğini, ticari defterlerde davacının cari hesap bakiyesi bulunmadığı,davacının tüm hak edişlerinin ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşme müvekkilince haklı sebeple feshedildiği, sözleşmenin eki niteliğindeki ceza prosedürü gereği sözleşmesi feshedilen bayinin alacaklarının fesih tarihinden itibaren 6 ay süre ile ödenmediğini, bu sürenin sonunda oluşan primler varsa fraud bedelleri düşüldükten sonra ödendiğini, davacının alacaklarının ise zamanından önce ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının takip dayanağı faturaların davalının ticari defterlerine işlendiği, davacı şirket icra takibinde 90.679,38-TL alacak talebinde bulunmuşsa da, ticari defterlerinde 69.671,81-TL alacaklı olduğu,davacının davalının ticari defterlerinde bulunmayan 19.06.2012 tarihli 3.815-TL ve 12.07.2012 tarihli 7.935,15-TL tutarındaki faturaların tebliğini ve dayanağını kanıtlayamadığından,bedellerini talep edemeyeceği, sonuç olarak davacının 19.06.2012 tarihli 3.815-TL, 19.06.2012 tarihli 7.935,15-TL tutarlı faturaları ile davalının 29.06.212 tarihli 345-TL ve 420-TL tutarlı faturaları düşüldükten sonra davacı alacağının 57.156,66-TL olarak belirlendiği, davalının, davacı şirkete \"... Ceza\" açıklamalı 02.10.2012 tarihli 2.400-TL bedelli faturayı davacıya olan borcundan düştüğü, ayrıca dava dışı BM Kolleksiyon firmasının cari hesabından 2.400-TL virman ile ticari defterlerinde davacı şirkete olan borcundan 05.10.2012 tarihinde ikinci kez düştüğü, her iki işlemin de davacının defter kayıtlarında bulunmadığı, davalı tarafça sunulan dava dışı şirkete 11/10/2012 tarihinde 2.400-TL ödeme yaptığına ilişkin işlem detayı/transaction detail başlıklı bilgisayar çıktısı ödeme belgesi niteliğinde olmadığından, değerlendirilmediği, davacının, davalının düzenlediği 29.06.2012 tarihli 839284 no'lu 25.499,16-TL tutarındaki faturayı Bursa .... Noterliğinin 19.07.2012 tarihli ihtarname ekinde, 29.08.2012 tarihli ... no'lu 26.400-TL tutarındaki faturayı da Bursa ... Noterliğinin 10.09.2012 tarihli ihtarnamesi ekinde iade ettiği, davalı şirketin düzenlediği iki faturanın davacı şirkete tebliğine ilişkin belge ibraz  edilmediğinden, davacı tarafın faturalara 8 günlük sürede itiraz edip etmediği tespit edilememiş ise de, Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/02/2018 tarihli yazısı ekindeki, davacı şirketin Bursa ... Noterliğinden davalı şirkete keşide ettiği 12.10.2012 tarihli ihtarnamede yazılanlardan, davalı şirketin 29.06.2012 tarihli ... (...) no'lu 25.499,16-TL tutarındaki faturayı, 29.08.2012 tarihli ... (...) no'lu 26.400-TL tutarındaki faturayı ve 02.10.2012 tarihli ... (...) no'lu 2.400-TL tutarındaki faturayı Beşiktaş ... Noterliğinin 05.10.2012 tarihli ihtarnamesi ekinde davacıya tebliğ ettiği, davacı şirketin 8 günlük süre içinde 12.10.2012 tarihinde davalı tarafa itiraz ederek iade ettiği tespit edildiğinden bu miktarların davacı alacağından düşülmediği gerekçesiyle,davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 57.156,66-TL alacak üzerinden devamına, fazla istemin reddine, alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kat edilmeden borç muaccel hale gelmeyeceğinden davacının alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı tespit edilmiş olduğundan, davacının ticari defterlerine itibar edilemeyeceğini, müvekkilince BM Koleksiyon firmasına yapılan ödemeye ilişkin dekontun müvekkilince düzenlenen 02.10.2012 tarihli fatura içeriği ile uyumlu olduğunu, söz konusu cezanın davacının usulsüz işlemleri nedeniyle BM Koleksiyon firmasına yapılan ödemeye ilişkin olup, ödemenin yapıldığının dekont ile sabit olduğunu, faturanın iki kez düşüldüğü tesbitinin hatalı olduğunu, müvekkilince düzenlenen faturalara süresinde itiraz edildiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, ancak bu hususun davacı tarafça ispatlanamadığını, buna rağmen mahkemece varsayıma dayalı olarak hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, takip konusu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.  Somut olayda davacı tarafından davalı adına 21.02.2012 tarihli 73.872,70-TL bedelli, 12.07.2012 tarihli 21,50-TL, 2.972,10-TL ve 9.262,71-TL bedelli faturalar ile 24.05.2012 tarihli 4.550,37-TL bedelli faturalar toplamı 90.679,38-TL asıl alacak ile 9.365,82-TL işlemiş faizin tahsili istemiyle ilamsız takip başlatılmıştır.  Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 69.671,81-TL alacaklı olup, davalının ticari defterlerinde ise davacının cari hesap alacağı bulunmadığı, davacının takibe konu faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde yer alan toplam 57.921,16-TL tutarlı ceza faturaları ile BM Koleksiyon firmasına yapılan virman kaydının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, buna karşılık davacının toplam 11.750,15-TL tutarlı iki faturasının da davalının ticari defterlerinde yer almadığı, davacının söz konusu iki faturasının davalıya tebliğine ilişkin delil bulunmadığı, davalının toplam 54.299,16-TL tutarlı 3 adet ceza faturasının davacı tarafından keşide edilen ihtarnameler ekinde davalıya iade edildiği, davacının ticari defterlerinde kayıtlı 69.671,81-TL alacağından davalı defterlerinde kaydı bulunmayan ve tebliği kanıtlanamayan iki fatura bedeli 11.750,15-TL'nin düşülmesi gerektiği, ayrıca davalının 345-TL ve 420-TL tutarlı ceza faturalarının da davacı alacağından düşülmesi sonucunda davacının bakiye alacağının 57.156,66-TL olduğu görüşü bildirilmiştir. Davacının takip dayanağı faturaları davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup, tarafların ticari defterleri arasındaki hesap farkı, davalının davacıya hitaben düzenlediği ceza faturaları ile BM Koleksiyon firmasına yapılan ödeme iddiasına dayalı virman kaydından kaynaklanmaktadır. Söz konusu davalı faturaları 29.06.2012 tarihli mil ceza bedeli açıklamalı 25.499,16-TL tutarlı, 29.08.2012 tarihli mil ceza bedeli açıklamalı 26.400-TL tutarlı, 02.10.2012 tarihli BM Koleksiyon shell çeki ceza açıklamalı 2.400-TL tutarlı ve 26.09.2012 tarihli mil ceza bedeli açıklamalı 457-TL tutarlı faturadır. Davalının söz konusu faturaları davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp, faturalardan 29.06.2012 tarihli 25.499,16-TL tutarlı, 29.08.2012 tarihli 26.400-TL tutarlı ve 02.10.2012 tarihli 2.400-TL tutarlı 3 adet faturanın davacıya tebliğini müteakip davacı tarafından yasal süresinde itiraz edilerek ihtarname ekinde davalıya iade edildiği anlaşılmaktadır. Yine davalının 26.09.2012 457-TL tutarlı faturasının davacıya tebliğine dair herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Ceza faturası niteliğinde bulunan bu 4 adet faturanın ceza prosedürüne istinaden düzenlendiği açıklanmakta ise de,dayanak belgelerin sunulmadığı,bu nedenle  haklı sebeble düzenlendiği kanıtlanamamıştır.Davalının 2.400-TL tutarlı BM Koleksiyon ceza çeki açıklamalı faturası dışında ikinci kez aynı tutarlı virman kaydı ile davacı aleyhine borç kaydı girilmişse de, söz konusu kaydın dayanağı sunulmadığından aynı tutarlı fatura ile mükerrer olarak düzenlendiği sabit olduğu gibi, söz konusu kaydın dayanağı olarak sunulan işlem detayı başlıklı bilgisayar çıktısının dava dışı BM firmasına ödeme yapıldığını kabule elverişli değildir. Bu nedenle mahkemece anılan faturalar dikkate alınmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmeler, davacının takip dayanağı faturalarından önce davalı tarafça keşide edilen 14.02.2012 ve 24.02.2012 tarihli ihtarnameler ile feshedilmiş olup, taraflar arasında ayrıca akdedilmiş bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı gibi, her borcun doğduğu anda muaccel olacağına ilişkin TBK'nın 90. madde hükmü dikkate alındığında, alacağın muaccel olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin cari hesap ilişkisi kat edilmeden borcun muaccel hale gelmediği yönünde ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde değildir. Ayrıca faturalara dayalı alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talep koşulları da oluştuğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan  davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 3.904,37-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 976,10-TL harcın mahsubu ile kalan 2.928,27‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a7b9973c3949f63","SID":"0e76ec04130e7a91"}}