{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1112 - 2025/23<br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t    \t\t\t           \t\t\t       (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>                 (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın<br>                                                                             Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/1112 <br>KARAR NO\t: 2025/23<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 11/07/2024<br>NUMARASI\t: 2023/405 Esas -  2024/525 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>\t<br>DAVA KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak<br>BİR. DAVA KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 09/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 23/01/2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl ve birleşen dava eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosya davalıları vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili; taraflar arasında 17.05.2017 tarihinde ... Adalar arasında şehir parkı yapılması işi kapsamında sözleme aktedildiğini, davacı tarafından sözleşmeye konu işlerin eksiksiz olarak yapılmış olmasın rağmen karşı yanın sözleşmeden kalan bakiye bedeli ödemediği gibi 2.800.000,00 TL bedelli avans ödemelerine karşılık, 100.000,00 TL  bedelli iş teminatı olarak düzenlenmiş 2 adet teminat çekini de iade etmediğini, alacağın tahsili amacıyla Kartal 4. Noterliğine 25.09.2018 tarihi 26523 yev nolu ihtarname ile bakiye bedelin ödenmesi teminat çeklerinin işlev tamamlandığından ve işin kabulünün de ihale makamınca yapılmış olduğundan iadesini talep edildiğini, karşı yanın cevabi ihtarname gönderdiğini, davacı tarafından ihtarname ile cevabi ihtarnamede yer alan iddialara tek tek yanıt verildiğini, son olarak karşı yanın Ankara 63. Noterliğinin 22.10.2018 tarih 36558 yev nosu ile gönderdiği ihtarnamede bir takım faturalar gönderdiğini, davacı tarafından Kartal 4. Noterliğinin 24.10.2018 tarih 29319 yev nolu ihtarname ile fatura ve içeriklerine itiraz edilerek karşı yana iade edildiğini, sözleşmenin 2. maddesinde işin fiyatının 2.800.000,00 TL + KDV olarak belirlendiği, bu bedelin davacıya ödenmiş ise de karşı yana tebliğ edilen 31.08.2017 ve 24.09.2018 tarihli faturalarda görüleceği üzere yapılan işlerin toplamının KDV ile birlikte 3.489.914,80 TL olduğunu, ödenen 2.800.000,00 TL'lik kısım düşüldüğünde 689.914,80 TL bakiye alacak bulunduğunu ileri sürerek, sözleşmeden kaynaklı toplam alacak miktarından şimdilik 250.000,00 TL'lik kısmının (31.08.2017 tarihli faturadan kaynaklı KDV bedeli olan 117.000,00 TL'lik kısman 31.09.2017 tarihinde itibaren, kalan 133.000,00 TL'lik kısma temerrüt tarihi olan 30.09.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte) tahsiline, ... şubesi 4045715 seri numaralı 2.800.000,00 TL bedelli ve 4045716 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli 2 adet teminat çekinin davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı ... İnş.Taah Enerji San ve Tic.Ltd Şti vekili; ... İş Ortaklığının ... Adalar arasına şehir parkı yapılması işine Gölbaşı Belediyesinden ihale ile yüklenici olarak aldığını, üstlenilen işlerin bir kısımının alt yüklenici olarak davacıya verildiğini, Gölbaşı Belediyesi ile imzalanan sözleşmedeki bu kısım işin yapılmasının Gölbaşı Belediyesinin talimatı ile davacı şirkete verildiğini ve ürünlerin Avrupa'dan ithal edileceğinin belirtildiğini, davalının ihaleyi alması üzerine sözleşme konusu işleri yapması için dava dışı ... firmasıyla 2.350.000,00 TL + KDV üzerinden anlaştığını, ihaleden 7 ay sonra Gölbaşı Belediyesinin isteği ve talimat üzerine oyun ve oyuncak gruplarının Avrupa'dan ithal edileceği ve ithal edilecek firmanın davacı şirket olacağı bu nedenle davacı ile sözleşme imzalanması gerektiğinin kendilerine bildirildiği, idarenin baskısı ile ... firması ile yapılan sözleşmenin sona erdirildiği ve daha yüksek bedelle ve fakat ürünlerin Avrupa'dan ithal edilmesi şartı ile davacı ile 17.05.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 5. maddesine göre iş bedelinin %50'sinin nakit ödendiğini, kalan kısmın vadeli çekler olarak davacıya teslim edildiğini, çeklerin vadelerinde ödendiğini, sözleşmenin 7. maddesine göre işin teslim tarihinin 25.10.2017 olduğunu, davacının işlere 15.11.2017'de başladığını ve 15.12.2018'de bitirdiğini, davacının sebep olduğu gecikmelerden dolayı imalat bedellerini idareden vaktinde alınamadığını, bankalardan kredi kullanılarak çeklerin ödendiğini, geç teslim nedeniyle 273.425,47 TL zarara uğradıklarını, sözleşmenin 1. maddesinde oyun ve oyuncak gruplarının tamının Avrupa'dan ithal edilerek kurulumunun yapılacağın kararlaştırıldığını, ancak asma germe sistemi ile örtü oluşturulması ve ahşap bağlantı köprüsü yapılması işinin davacı tarafça yapılmadığını, davalının yaptırdığını, fatura ile bu iş için davalı tarafından 144.242,00 TL ödeme yaptığını, bu alacaklarının mahsubu gerektiğini, işin kesin kabulü henüz yapılmadığından sözleşmenin 8. maddesine göre teminat çekinin iade edilmediğini, davacını ayıplı imalat yaptığını ve sözleşmeye aykırı hareket ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... Petrol Ürünleri Pazarlama Demir Çelik Madencilik İnş. Nak. Tic. ve San. A.Ş. vekili; Davacının sözleşme ile belirlenen yükümlülüklerine sözleşmede belirtilen şartlarda yerine getirmediğini, Avrupa'dan ithal ürünler getirtilmesi istendiği için davacı şirket ile sözleşmenin Gölbaşı Belediyesinin talimatı ile yapıldığını, davacı ile anlaşılan sözleşme bedelinin ... firması ile yapılan ve Gölbaşı Belediyesinin talimatı üzerine feshedilen sözleşme bedelinden 450.000,00 TL daha yüksek olduğunu, davacının sözleşmede açıkça kararlaştırılan ithal ürün şartına aykırı olarak ürünleri Avrupa'dan ithal etmediğini, yerli ürün kullanmak suretiyle ayıpla imalat yaptığını, ayıplı imalat nedeniyle 450.000,00 TL zararın işin bedelinden indirilmesi gerektiğini, davacının davalıdan sözleşmeden kararlaştırılan bedeli eksiksiz almasına rağmen davalıya sözleşmeye uygun olarak mal tedariki ve hizmet sağlayamadığını, sözleşmenin 7. maddesinde 100.000,00 TL tutarlı teminat çekinin idare tarafından kabuller yapıldıktan sonra iade edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak işin kesin kabulünün henüz yapılmadığını, davacının sözleşme konusu işleri sözleşmede kararlaştırılan sürede yerine getirmediğini, geç teslim nedeniyle 273.425,47 TL zarara uğradıklarını, davacının sözleşme konusu işleri eksik yaptığını, eksik yapılan ancak davalının idareye teslim etmek zorunda olduğu işin bu kısmının davalı tarafça üçüncü bir kişiye yaptırıldığını, bu iş için 144.242,00 TL ödeme yapılığını, var ise davacı alacağından mahsubu gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tBİRLEŞEN ANK. 7. ATM'NİN 2024/96 ESAS SAYILI DOSYASINDA;<br>\tİDDİA\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t          : <br>\tDavacı vekili; taraflar arasında 17.05.2017 tarihinde ... Adalar arasında şehir parkı yapılması işi kapsamında sözleme akdedildiğini, davacı tarafından sözleşmeye konu işler eksiksiz olarak yapılmış olmasına rağmen karşı yan sözleşmeden kalan bakiye bedeli ödemediği gibi 2.800.000,00 TL bedelli avans ödemelerine karşılık, 100.000,00 TL  bedelli iş teminatı olarak düzenlenmiş 2 adet teminat çekini de iade etmediğini, sözleşmenin 2. maddesinde işin fiyatı 2.800.000,00 TL + KDV olarak belirlendiğinini, bu bedelin davacıya  ödenmiş ise de yapılan işler toplamının KDV ile birlikte 3.489.914,80 TL olduğunu, ödenen 2.800.000,00 TL'lik kısım düşüldüğünde 689.914,80 TL bakiye alacak bulunduğunu belirtilerek sözleşmeden kaynaklı toplam alacak  miktarından “Fazlaya dair haklarını saklı” tutarak davalılara karşı 250.000,00 TL'lik kısmının (31.08.2017 tarihli faturadan kaynaklı KDV bedeli olan 117.000,00 TL'lik kısman 31.09.2017 tarihinde itibaren, kalan 133.000,00 TL'lik kısma temerrüt tarihi olan 30.09.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte) tahsiline, ... şubesi 4045715 seri numaralı 2.800.000,00 TL bedelli ve 4045716 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli 2 adet teminat çekinin davacıya iadesi talepli dava açıldığını, Ankara 13. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin   2018/918 Esas sayılı dosyası ile görülen davada 23.02.2022 tarihli ıslah dilekçemiz ile alacak taleplerinin 119.716,00 TL arttırarak toplam 369.716,00 TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsili talep edildiğini, dava dışı Gölbaşı Belediye Başkanlığı ile davalılar arasında düzenlenen kesin kabul tutanağının 15.02.2019 tarihinde dava dışı idarece onaylandığı da dikkate alınarak  mahkemece davamızın kabulüne karar verildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi  31. Hukuk Dairesi'nin  2022/853  Esas,  2023/638 Karar sayılı ilamı ile  kararın kaldırılmasına karar verildiğini, kaldırma kararı üzerine 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/405 Esası ile yargılamaya devam edildiğini, istinaf ilamı kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davacının alacak miktarının   504.000,00-TL hesaplanmış  olup kaldırma kararı kapsamında alınan bilirkişi raporu ile ortaya çıkan ve ıslah edilemeyen, 134.284 TL' nin  30/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etme gereği hasıl olduğunu ileri sürerek, ek davanın kabulü ile, saklı tutulan 134.284,00 TL'nin 30/09/2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavalı ... Tur. İnş. Taah. Enrj. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; taraflarının iddiası olan işin 2018 yılında bittiği iddiasının kabulü halinde veya davacının iddiasına göre 2017 yılında bittiği iddiasının kabulü halinde beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının sözleşmenin birinci maddesi ile belirli olan işlerin tamamını yaptığını, iddia ve ispat etmemiş olup bu işlerin bir kısmının tarihsiz tutanak ile sözleşme kapsamından çıkarıldığını iddia ederek de zaten yapmadığını kabul ettiğini, sözleşme kapsamında bulunan ahşap köprü yapılması ve yerine temini, asma germe sistemi ile örtü yapılması, giriş tagları, sütun ve mekanik ayak işleri, giriş tagları kaplama imalatlarını davacı taraf yapmadığı için davalı şirketin söz konusu işleri tamamladığını ve idareye teslim ettiğini, davacının da kabul ettiği üzere bu işlerin iş ortaklığı tarafından yapıldığını, bu nedenle iş ortaklığı tarafından davacının nam ve hesabına yapılan işler için davacıya faturalar düzenlendiğini, iş ortaklığının ticari defter kayıtları incelendiğinde sunulan faturaların tamamının kayıtlı ve dava dışı yükleniciler ile imzalanan sözleşmelerin konularının davacının taahhüdü kapsamındaki işler olduğunun görüleceği, sözleşmenin imzalanması akabinde davacı işe başlamadan önce işin tamamına ilişkin 2.800.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından işin tamamı için yapılan ödemeye ilişkin fatura düzenlenerek ortaklığa gönderildiğini, ödeme peşin yapıldığından davalı defter kayıtlarına işlendiğini, ancak davacının sözleşme konusu işlerin tamamını yapmadığı için 8 günlük yasal süre içinde iade faturası ve davacı namı hesabına yapılan işlere ilişkin faturalar düzenlendiğini, bu faturaların ihtarname ile davacıya gönderildiğini, iş ortaklığının davacıdan bir çok kez ürünlerin ithal olduğunu gösterir belgeleri sunmasını istediğini ve ihtarname ile de bildirildiğini, davacının ithal belgelerini iş ortaklığına ibraz etmediğini, davacının sözleşme bedelini eksiksiz almasına rağmen sözleşmeye uygun mal tedariki ve hizmeti sağlayamadığını, idarece işin kabulünün yapılmış olmasının davacının işi sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini ispat etmeye yeterli ve elverişli görülmemesi gerektiğini, yerli ithal ürün farkının tespit edilerek davacının yaptığı işin gerçek bedelinin hesaplanması gerektiğini, davacı tarafın işin süresinde tamamlamadığı için 273.425,47 TL faiz ödediğini, bu bedelin de sözleşme bedelinden düşülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... Petrol Ür. Paz. Dem. Çel. İnş. Nak. Tic. ve San. A.Ş. vekili; davacı tarafından talep edilen 134.284,00 TL'nin zamanaşımına uğradığını, davacının bu davaya konu yaptığı alacak miktarının hesaplanmasında esas almış olduğu bilirkişi raporunun hatalı olması sebebiyle bu davanın reddi gerektiğini, kendilerinin de içinde yer aldığı ortaklığın defterlerinde mevcut kayıtlardaki kadar davacının alacağının olduğunun kabulünün gerekliliği dikkate alınmaksızın BAM kararına aykırı olarak tanzim edilen bilirkişi raporu doğrultusunda ek dava ikame edilmesinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacı tarafça 24.09.2018 tarihli 2.722.914,80 TL'lik fatura düzenlenmiş ise de; davalının içinde yer aldığı iş ortaklığı tarafından davacı adına 24.09.2018 tarihinde düzenlenen ve aynı tarihte kayıtlara alınan  faturalar düzenlendiğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, aynı gün düzenlenen iade faturalarının 8 günlük süre içinde iade edildiği, bilirkişi raporu ile ortaya çıktığını, ortaklık defterlerindeki kadar davacı alacağının olduğunun kabulü gerektiğini, davacı tarafın ortaklığın kesmiş olduğu faturalara 8 günlük itiraz süresi içinde itiraz etmediğini, davacının 24.10.2018 tarihli ihtarname ile faturaların kesildiği tarihten 1 ay sonra iade ettiğinin açık olduğunu, bu nedenle iş ortaklığının kayıtlarına göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacının defter kayıtlarına göre dahi 2.800.000,00 TL + KDV (KDV dahil 3.304.000,00 TL) fatura kesilmemiş olduğunun sabit olduğunu, davacı tarafça kesilen sözleşme bedeli faturaların toplamda KDV dahil 3.265.296,00 TL olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Dava; eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen bakiye iş bedelinin tahsili ve teminat çeklerinin iadesi talebi, birleşen dava ise ek dava mahiyetinde bakiye iş bedelinin tahsili talebine ilişkindir.<br>\tAsıl ve birleşen davada davacı ile davalıların oluşturduğu iş ortaklığı arasında imzalanan 17.05.2017 tarihli sözleşmenin 1. maddesinde sözleşme konusunun \" ... Adalar arasına şehir parkı yapılması işi kapsamında oyun ve oyuncak grupları oluşturulması, giriş tagı (tip1 ve tip2) yapılması, teleferik iniş ve kulesi yapılması, asma germe sistemi ile örtü oluşturulması, ahşap bağlantı köprüsü yapılması ve yerine temini, zipline hattı yapılması işlerinin anahtar teslimin götürü bedel usulü ile yapılması işidir...\" şeklinde düzenlendiği görülmüş olup davacı yanca tarafların imzasını içeren tarihsiz tutanak başlıklı belge ile asma germe sistemi ile örtü oluşturulması ve ahşap bağlantı köprüsü yapılması ve yerine temini işlerinin kendileri tarafından yapıldığı ve sözleşme bedeline dahil olan işlerden olmadığı iddia edilmiş, davalı yan ise belirtilen işlerin davacı tarafından yapılmaması nedeniyle bedeli kendilerince ödenmek suretiyle üçüncü kişilere yaptırıldığını ileri sürmüştür. <br>\tHer ne kadar Ankara BAM 31. H.D. ilamında mahkememizce hatalı değerlendirme yapıldığı belirtilmiş ise de; aşamalarda verilen gerekçeli kararda ifade edildiği üzere dava dışı Gölbaşı Belediye Başkanlığı ile davalıların oluşturduğu iş ortaklığı arasında imzalanan ... adalar arasına şehir parkı yapılması işine ilişkin imzalanan sözleşme kapsamında yüklenici ... İş Ortaklığı ile alt yüklenici davacı arasında  imzalanmış olan 17.05.2017 tarihli  sözleşmenin 1. maddesinde alt yüklenici sözleşmesine konu işlerin nelerden ibaret olduğunun belirtildiği, tarafların imzasını içeren tarihsiz tutanak başlıklı belgede belirtilen işlerin idare ile görüşülerek yapılması halinde sözleşme kapsamına dahil edileceği ifade edilmiş ise de tutanak içeriğinde sayılan işlerin 17.05.2017 tarihli sözleşmenin 1. maddesinde belirtilen işlerle aynı olması ve keza bilirkişi heyeti 2. ek raporunda ifade edildiği üzere uygulama projelerinin revize edilmemiş olması karşısında tutanakta belirtilen ve sözleşmenin 1. maddesinde belirtilen işlerle aynı olan söz konusu işlerin ilave iş kapsamında değerlendirilemeyeceği ve götürü bedelli  sözleşme kapsamında yapılmış olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. <br>\tDava konusu alt  yüklenici sözleşmesi kapsamında  yapılan işlerin kabulüne dair bir delil sunulmamış olup alt yüklenici sözleşmesine konu işler dahil olmak üzere dava dışı iş sahibi Gölbaşı Belediye Başkanlığı ile yüklenici ... İş Ortaklığı arasında 19.01.2018 tarihinde geçici kabul tutanağı, 15.02.2019 tarihinde ise kesin kabul tutanağı düzenlenerek onaylandığı, kesin kabul tutanağına göre yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve kesin kabule engel herhangi bir eksik  bulunmadığı belirlenmiş olmakla davacı tarafından 17.05.2017 tarihli sözleşme kapsamında işlerin sözlemeye uygun olarak ifa edildiği ve bu kapsamda iş bedeline hak kazandığı anlaşılmıştır. <br>\tBirleşen davada; sözleşme kapsamında yapılan işlerin kabulüne dair bir delil sunulmamış olmakla alt yüklenici sözleşmesine konu işler dahil olmak üzere dava dışı Gölbaşı Belediyesi tarafından 15.02.2019 tarihinde kesin kabul tutanağı düzenlenerek onaylanmış olması karşısında birleşen davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı gözetilerek davalılar zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.<br>\tDavalı yan, davacının Avrupa'dan ithal ürün yerine yerli ürün kullandığı ve bu kapsamda ayıplı ifada bulunduğunu iddia etmiş ise de  bu yönde yapılmış bir tespite rastlanmadığı gibi dava dışı iş sahibi idare tarafından dava konusu işlerde dahil olmak üzere işin kesin kabulü yapılmış olduğundan davalı yanın bu iddiası kanıtlanamamıştır. Öte yandan davalılar tarafından sözleşme kapsamındaki bir kısım işlerin davacı tarafından yapılmaması nedeniyle davacı nam ve hesabına üçüncü kişilere yaptırıldığı ileri sürülmüş ise de götürü bedelli sözleşme konusu işe ilişkin davalı tarafça sırf fatura sunularak sözleşme kapsamındaki bir kısım işlerin üçüncü kişilere yaptırıldığı iddiasına itibar edilemeyeceği mahkememizce kabul edilmiştir. <br>\tAnkara BAM 31. Hukuk Dairesi ilamında işaret edilen asıl ve birleşen davada davalıların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından tanzim edilmiş olan 24.09.2018 tarihli faturalardan 273.425,47 TL bedelli faturanın sözleşme bedeline ilişkin nakit ve çekle yapılan ödemelerin faiz bedeli açıklaması ile düzenlendiği diğer aynı tarihli 147.705,56 TL, 29.500,00 TL ve 198.074,80 TL bedelli faturaların ise davalı tarafça davacı nam ve hesabına dava dışı firmalara yaptırılan iş bedellerine ilişkin düzenlenmiş olduğu anlaşılmış, davalı tarafça tanzim edilen bu faturalar kendi defterlerine kayıt edilmiş ise de; davacı defterlerine kayıt edilmediği, tek başına fatura düzenlenmesinin faturayı düzenleyen davalı yanı alacaklı hale getirmeyeceği, fatura içeriklerinin istenebilir olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda sözleşme bedeline ilişkin yapılan ödeme nedeni ile faiz alacağı talebini haklı kılan bir sözleşme hükmü bulunmadığı gibi yukarıda ifade edildiği üzere sözleşme konusu olan ve davacının nam ve hesabına üçüncü kişilere yaptırıldığı iddia edilen işler bedelinin davacıdan istenebilir olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından bilirkişi heyeti kök raporunda bakiye iş bedelinin tespitine yönelik A.1 seçeneği ve yapılan hesaplama ve 08.01.2024 tarihli ek rapor içeriği değerlendirilerek davacının davalılardan her iki yanın ticari defterlerinde kayıtlı olan toplam 3.304.000,00 TL iş bedelinden her iki yanın ticari defterlerinde kayıtlı olan 2.800.000,00 TL ödemenin mahsubu ile bakiye 504.000,00 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiş asıl davada davacının ıslah talebi nazara alınarak 369.716,00 TL üzerinden açılan ve kanıtlanan davanın kabulüne, bakiye iş bedeli 134.284,00 TL yönünden ek dava mahiyetinde açılan ve kanıtlanan birleşen davanın kabulüne, asıl ve birleşen davada  davacı ihtarnamesinin tebliği ve verilen 10 günlük sürenin sonu olan 09.10.2018 temerrüt tarihi esas alınarak avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>\t17.05.2017 tarihli sözleşmenin 8. maddesinde alt yüklenici tarafından 100.000,00 TL teminat çeki verileceği, idare tarafından kabulleri yapıldıktan sonra teminatın iade edileceği ön görülmüştür. Ayrıca her iki yanın kabulünde olan  2.800.000,00 TL tutarında avans çekinin davacı tarafından davalıların oluşturduğu iş ortaklığına verildiği, çek görüntüsü ve el yazısını içeren  iş ortaklığının kaşe ve imzası  ile düzenlenmiş tarihsiz belgede sözleşme konusu iş kapsamında avans ödemesine karşılık teminat olarak verilen çekin mal teslimi ve faturaların düzenlenmesinden sonra iade edileceğinin ifade edildiği anlaşılmıştır.<br>\tYargılama safahatında ... Bankası A.Ş yazı cevabında çeklerin 09.12.2021 tarihinde ... İş Ortaklığı tarafından banka şubelerine teslim edilerek iptal edildiği bildirilmekle asıl davada davacının toplam 2.900.000,00 TL tutarındaki teminat çeklerinin iade talebi konusuz kalmış olup bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, 100.000,00 TL bedelli teminat çeki yönünden sözleşmenin 8. maddesinde idare tarafından kabulleri yapıldıktan sonra iade edileceği ön görülmekle idarenin kesin kabulü işbu dava tarihinden sonra 15.02.2019 tarihinde onaylandığından bu çeke yönelik davada, dava tarihi itibariyle iade koşulu oluşmadığından davalılar yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiş, 2.800.000,00 TL bedelli çek yönünden ise davalıların kaşe ve imzasını içeren tarihsiz belgede mal teslimi ve faturaların düzenlenmesinden sonra iade edileceği kabul edilmekle fatura tarihleri ve mal teslimi işbu dava tarihinden önce olduğundan bu çeke yönelik davada dava tarihi itibariyle iadesine ilişkin koşullar gerçekleşmiş olmakla davacı yaranına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine\" karar verilmiştir.  <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının işi bitirme ve fatura tarihlerini baz alarak alacağın muaccel olduğu tarihler ile temerrüt tarihlerini belirttiğini, bunlara göre faiz talebinde bulunduğunu, davaya uygulanması gerekmekte olan 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, yine idarece işin kabulünün yapılmış olmasının davacının işi sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini ispat etmeye yeterli olmadığını, ithal şartına ilişkin ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının sözleşme ile yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini ispat edemediğini, ithal belgelerinin sunulmadığını, yerli - ithal ürün farkının tespit edilerek davacının yaptığı işin gerçek bedelinin hesaplanması gerektiğini, davacı tarafça 24/10/2024 tarihli ihtarname ile faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, yine davacı tarafın iadesini talep ettiği 2.800.000,00 TL bedelli çek yönünden karşı taraf lehine nispi vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, davacının bilinçli olarak keşide tarihlerini yazmadığı çekleri iş ortaklığına teslim ettiğini, davaya konu çeklerin düzenleme tarihi içermemesi nedeniyle çek vasfı taşımadığını, yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, dosya kapsamına sundukları uzman görüşlerinin de mahkemece dikkate alınmadığını, mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... Petrol vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının ithal ürün kullanıp kullamadığı hususunun yerel mahkemece incelenmeden dosyanın karar bağlanmasının hatalı olduğunu, ürünlerin ithal belgelerinin sunulmadığını, ithal şartına ilişkin ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davanın kısmi dava olarak ikame edildiği gözetildiğinde, davacının faiz talebi yönünden ayrım yapılmaksızın doğrudan temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, davacının işi bitirme ve fatura tarihlerini baz alarak alacağın muaccel olduğu tarihler ile temerrüt tarihlerini belirttiğini, bunlara göre faiz talebinde bulunduğunu, davaya uygulanması gerekmekte olan 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafça 24/10/2024 tarihli ihtarname ile faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, mahkemece alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, faiz başlangıç tarihlerinin doğru olarak tespit edilmediğini, mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tAsıl ve birleşen dava, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalılar yüklenicidir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm asıl ve birleşen dosya davalıları vekillerince istinaf edilmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında 17/05/2017 tarihinde imzalanan sözleşme ile davacı şehir parkı projesi kapsamında, oyun ve oyuncak grubu oluşturulması, teleferik ve iniş kulesi yapımı, asma germe sistemi yapımı işini üstlenmiştir. Davacı, davalının iş bedelini eksik ödediğini, teminat çeklerini de iade etmediğini belirterek, alacak davası açmış;  davalı davacının sözleşmeye uygun malzeme kullanmadığını, teminat çeklerinin iade şartlarının da oluşmadığını savunmuştur. Mahkemece Dairemizin 2022/853 Esas- 2023/638 Karar sayılı kandırma kararımızın sonrasında yaptığı yargılama neticesinde iş bedeli talebinin kabulü ile asıl davada 369.716,00 TL'nin davalıdan tahsiline, teminat çeklerinin iadesi talebi konusuz kaldığı gerekçesiyle bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen Ankara 7 ATM'nin 2024/96 Esas sayılı davasının kabulü ile 134.284,00 TL'nin davalıdan tahsiline  dair hüküm kurulmuştur.<br>\tEser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir.  Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi,  2021/3130 Esas, 2021/2836 Karar) <br>\tTBK'nın 147/6 maddesine göre yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç yada gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan bütün davalar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımının başlangıcı da aynı yasanın 128. maddesi uyarınca alacağın muaccel olduğu, yani yüklenicinin edimini yerine getirerek, eseri iş sahibine teslim ettiği tarihten başlayacağı tarihtir. <br>\tMahkemece dava dışı iş sahibi Gölbaşı Belediye Başkanlığı ile davalı yükleniciler arasında 15/02/2019 tarihinde kesin kabul işlemlerinin yapıldığı, birleştirilen davanın 08/02/2024 tarihinde açıldığı belirtilerek birleştirilen davaya karşı yapılan zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında yapılmış bir kesin kabul, işlerin teslimine dair bir tutunuk yoktur. Davacının iş bedeli talepli son faturası 24/09/2018; iş bedeli talepli  noter ihtarnamesi 25/09/2018 tarihlidir. Dosya kapsamındaki tüm belgeler incelendiğinde, davacının işi 2018 yılı eylül ayı  içerisinde tamamladığı anlaşılmaktadır.   Davalı taraf da aşamalardaki savunmalarında  davacının işi 2018 yılında tamamladığını belirmiştir. Asıl dava kısmi dava mahiyetinde olup, Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğu üzere kısmi dava açılması zamanaşımını  kesmez. Birleştirilen dava 08/02/2024 tarihinde açıldığı için birleştirilen dava zamanaşımına uğramıştır. Mahkeme kabulüne göre de; alacak dava dışı iş sahibi ile davalı yükleniciler arasında yapılan kesin kabul ile muaccel hale geldi ise, 27/12/2018 tarihinde açılan asıl dava alacak muaccel hale gelmeden açılmış durumda olacağından,  zamansız açılan asıl davanın reddine karar verilmesi icap edecektir. Bu nedenle mahkeme kararı kendi içerisinde de tutarlı değildir. Mahkemece dava dışı iş sahibi ile davalı yükleniciler arasındaki kesin kabul tarihinin  taraflar arasındaki zamanaşımının başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi doğru olmamıştır. Ek dava niteliğindeki birleştirilen davanın zamanaşımına uğradığı gözetilerek uyuşmazlığının sonuçlandırılması gereklidir.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, asıl ve birleşen dosya davalıları vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Asıl ve birleşen dosya davalıları vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, \t<br>2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/405 Esas, 2024/525 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından asıl ve birleşen dosya davalıları yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan <br> E-imzalıdır<br><br>Üye<br> E-imzalıdır<br><br>Üye<br> E-imzalıdır<br><br>Katip <br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93d541d78bb2e79d","SID":"c3603a8bf509f53b"}}