{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 27/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 06/10/2021<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 27/12/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, Müvekkiller aleyhine Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ....esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkillerin kambiyo senedinde alacaklı görünen ... ile hiç bir ticari ilişki ve irtibatları olmadığını, böyle bir borçlarının da bulunmadığını,  söz konusu kambiyo senedini alacaklı kısmı boş olarak ... sahipleri ... Ve ....a müvekkil ...'ın teslim ettiğini, müvekkil ...'ın .,.. sahipleri ... Ve ,.,. ile kendisine ait ...plakalı .... marka, ... model arabasını satarak bu şahıslarla tanıştığını, daha sonra da müvekkil 08.08.2019 tarihinde ... sahipleri ... Ve ...tan ... plakalı ... model .... markalı arabayı 27.000,00 TL bedelle satın aldığını, ancak bu şahısların müvekkilin nakdi sıkıntısının sorun olmayacağını senet düzenleyerek bu arabayı teslim edeceklerini para ödendikten sonra da noterden satış işlemini gerçekleştireceklerini söylediklerini, yani esasında müvekkilinin arabayı zilyet olarak teslim aldığını, buna istinaden de alacaklısı yazmayan 27.000,00 TL bedelli senet verdiğini, ayrıca kaza ve trafik cezaları için müvekkil tarafından ödeneceğine ilişkin bir sözleşme düzenlediklerini, bu arada da müvekkil ...'ın memleketinde bulunan gayrimenkullerini bazı kanun değişikliklerinden dolayı paraya çeviremediğini, umduğu fiyata satamadığını, müvekkilinin, ... ve ,....memleketteki gayrimenkullerin olduğunu hatta eşinin de babasından kalan kardeşleriyle ortak olan yerleri ve hatta kayıp olan bir yerin de (arazi) olduğunu ve oranın da yaklaşık 7.500 m2 olduğunu yaklaşık 4,5 milyon (dörtbuçuk milyon)TL değerinde olduğunu da söylediğini, bu şahısların da tanıdıkları emlakçılar olduğunu söyleyerek babaları olan ... ile tanıştırdıklarını,  bu şahsın da müvekkile siyasette, ticarette, devlette kolunun uzun olduğunu, her türlü problemi çözebileceğini söylediğini, ancak kendisine satış işlemleri için vekalet çıkarılmasını istediğini, vekalet çıkarılması için notere gidildiğinde müvekkilin eşinin kardeşinin bu şahsın tipinin güven vermediğini söyleyerek vekalet vermekten hep birlikte vazgeçtiklerini, bunun üzerine de ... ve ...müvekkile yaklaşımı tamamen değiştiğini,  müvekkilinin senet vade tarihinde parayı tamamlayamadığını, tarafından 10.000,00 TL ödeme istendiğini, müvekkilinin de parça parça ödeme yapmak istemediğini, müvekkillerin söz konusu şahıslarla tek samimiyetlerinin bu araba alışverişi sonrası evde yapılan düğünlerine uğramak ve onlarında bir kez evlerine yemeğe gelmeleri olduğunu, müvekkillerinin ... isimli şahsı hiç bir şekilde tanımadıklarını, 02.11.2019 tarihinde saat 23:30 sıralarında  ..., ...kapıya ve .,...ise yanlarında müvekkilin tanımadığı birkaç kişi ile birlikte aşağı da arabada müvekkilin evine geldiklerini, müvekkilin evinin kapısında yaptıkları konuşmada ... tehdit ettiğini, yanlarında üç dört kişi olduğundan müvekkilinin dışarı çıkamadığını, satılan arabanın anahtarının istendiğini müvekkilinin de korktuğu için arabanın anahtarını teslim ettiğini, araba için düzenlenen senet, yanında ...ile müvekkil arasında düzenlenmiş olan, kaza ve trafik cezalarının müvekkil tarafından karşılanacağına dair sözleşmenin de o sırada arabada ruhsatın içinde olduğu için bu sözleşmenin de arabayla birlikte gittiğini, dolayısıyla bu belgelerin de bu şahıslar nezdinde bulunmakta olduğunu, bu anlatılanlar ışığında  her ne kadar satış işlemi gerçekleşmemiş ise de satın aldığı arabanın anahtarını vermek zorunda kaldığını, müvekkillerinin 16.03.2020 tarihinde Antalya Varsak Polis Karakoluna giderek olayları anlatıp şikayette bulunduklarını, 04.08.2020 tarihinde yapmış oldukları suç duyurusuyla müvekkilin müşteki, ... şüpheli olduğu \"Hakaret, Hukuki Alacağını Tahsil Etmek Amacıyla Yağma Yapmak, Tehdit\" suçlarından Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını ve yargılamasının devam ettiğini, haklarında icra takibi yapıldığını öğrendiklerini,  icra takibinin müvekkilin eşi ...’a karşı da başlatıldığını, esasında müvekkilin eşinin yapılan alışverişle uzaktan yakından alakası olmasa da bu şahıslar müvekkilin eşinin gayrimenkullerinin değerli olduğunu anladıkları için sonradan müvekkilin eşine de imzalatmış olabileceklerini, müvekkil ve eşinin bu durumu dahi hatırlamadığını, bu durumu da müvekkil ...'IN günlük hayatta kullandığı \",....\" isminin borçlu kısma yazılmış olmasının gösterdiğini, senette alacaklı gösterilen davalı ... isimli şahısla müvekkil ve eşi kesinlikle ticari bir alışveriş yapmadıklarını beyan ederek; menfi tespit talebinde bulunmuşlardır.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davanın senetle ispat kuralına tabi olduğunu, davacının, dava dilekçesinde borçlu olmadığına ilişkin yazılı bir delil sunmadığını, TTK m. 680 hükmü de dikkate alınarak borçlunun iddialarının gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığını, davacı tarafın müvekkillerinin, davalıyı hem tanımadığını söyleyip hem de düğünlerine dahi gittiklerini söylemesinin çelişki olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...davacı taraf (davacılar) üzerine düşen ispat külfetini yerine getirememiştir. İspat yükü altında bulunan tarafın başvurabileceği delillerden biri de yemin delilidir. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümlenmesine etkili olan bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında kanunun belirlediği şekilde mahkeme (hakim) önünde beyanda bulunmasıdır. Medeni Usul Hukukumuzda yemin delili kesin delil niteliğindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2015/22-2376 esas, 2019/370 karar) Davacı vekili, dava dilekçesinde yemin deliline açıkça dayanmamış, \"ve diğer deliller\" ibaresini kullanmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 03.03.2017 gün ve ... E. ....K. no’lu kararı ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde \"sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller\" gibi ibarelerin bulunması halinde tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hâkimin ispat yükü kendisine düşen tarafa 'yemin teklifinde bulunma hakkı'nı hatırlatmayacağına oyçokluğu ile karar verilmiştir. Dava dilekçesinde, davacı taraf yemin deliline dayanmadığından, mahkememizce bu husus hatırlatılmamıştır. Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar, iddianın usulünce ispat edilememesi karşısında, davanın reddine  ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul  ve yasaya aykırı olduğunu, usul yönünden eksik ve hatalı yargılama yapıldığını ve mahkemece sözlü yargılama yapılmadan tahkikat aşamasından sonra karar verildiğini, eksik inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini, müvekkili ve eşinin bir oto galeriden araç satın aldığını ve belirlenen taksidi ödeyemeyince söz konusu oto galerinin sahipleri ..., .,... ve ....bir gece vakti müvekkilinin evine gelerek söz konusu aracın anahtarını aldıklarını,  aracı geri almalarına rağmen müvekkillerinden araca istinaden alınan senedi de ...20'li yaşlarında olan kızı ...'ı alacaklı göstermek suretiyle icra takibine koyduklarını,  müvekkillerinin orta yaşlı emekli olduklarını ve 20'li yaşlarda birinden borç almalarını gerektirir bir durum bulunmadığını, müvekkillerinin davalıyı tanımadığını, olay gecesi şüpheli ....müvekkilinin yanından  ayrılırken “Söz konusu parayı tamamlayıp getirince arabanın satışını ve senedi vereceğim polise gidersen kötü olur bu konu burada kapanmaz ayağını denk al..” şeklinde tehdit ettiğini, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacıların senetteki imzaya itirazının bulunmamasına, davalı hakkında dava konusu senet nedeniyle başlatılan  savcılık dosyasının takipsizlikle sonuçlanmasına,  davacıların, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve bedelsizliği  iddiasını kesin delillerle ispat edememelerine bu sebeplerle  kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu / nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL istinaf karar harcının davacılardan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3bb5b33882e349f","SID":"efebe6ec9b4ab745"}}